Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 33 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Attila İlhan anısına

    Kısa bir süre önce yaşama veda eden yazar ve şair Attila İlhan, anısına düzenlenen özel bir geceyle anılıyor. Atilla Birkiye'nin hazırladığı gecenin müzikleri Serdar Yalçın'a, sahne düzeni Ethem Özbora'ya ait. Sahne uygulamasında ise Metin Belgin'in imzası var. İlhan'ın şiirlerinin okunacağı ve kendi sesinden İstanbul Ağrısı adlı şiirinin dia gösterisi eşliğinde sunulacağı bu özel gece 19 Aralık saat 20:00'de Afife Jale Sahnesi'nde.
    Arsen Gürzap, Yeşim Gül Akşar, Metin Belgin, Bülent Emin Yarar ve Uğur Polat: İlhan'ın şiirlerinden örnekler sunacak.

    Geceye şarkılarıyla renk katacak olan Zafer Erdaş'a piyanoda Ender Ormanlar eşlik ediyor. Geceye katılanlar Attila İlhan'ın “İstanbul Ağrısı” başlıklı şiirini ise kendi sesinden dinleme olanağı bulacak.
    Giriş ücretsiz, ancak rezervasyon gerekli.

  2. #2
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    19 Aralık gecesi bir kaç dostumuzla bu gecedeydik. Bir şaiir böylesine güzel mi anılır.?....

    Hiç bir yozluğa kaçmadan su gibi duru bir anlatımla bu denli güzel mi sunulur.?...

    Şiirlerinde o anlatım görsel olarak müzikle bu kadar güzel mi sunulur.?..

    Her zaman şiirlerindeki anlatımı, şiirlerindeki o güzel ve kendine özgü yorumu,Türkçe yi ustalıkla kullanmasına hayran olduğum Attila İlhan bir daha büyüdü büyüdü içimde...

    O gecenin anısına cincin in fotoğrafından bir kareyle sonluyorum bu yazıyı. Bundan sonra şiirleri gelsin buraya;

    img23772pn - Attila İlhan

  3. #3
    Üye
    CinCin Avatarı

    Gerçek Adı
    Gülçin
    Üyelik Tarihi
    19.04-2004
    Son Giriş
    07.03-2017
    Saat
    19:59
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    227
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Son zamanlarda yaşadığım en güzel gecelerden biriydi bu gece....
    Şiirler harikaydı ,yorumlar harikaydı,arkadaşlarım harikaydı....
    O kadar çok şey geçtiki kafamdan şiirleri dinlerken ;bir çok an ı tekrar yaşadım meğer ne çok yerleşmiş yaşantıma Atilla İlhan.

  4. #4
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AN GELİR

    An gelir
    Paldır küldür yıkılır bulutlar
    Gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
    O eski heyecan ölür.
    An gelir biter muhabbet
    Çalgılar susar, heves kalmaz
    Şataraban ölür.

    Şarabın gazabından kork
    Çünkü fena kırmızıdır
    Kan tutar/ tutan ölür
    Sokaklar kuşatılmış
    Karakollar taranır
    Yağmurda bir militan ölür.

    An gelir
    Ömrünün hırsızıdır
    Her ölen pişman ölür
    Hep yanlış anlaşılmıştır
    Hayalleri yasaklanmış...
    An gelir şimşek yalar
    Masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
    Direkler çatırdar yalnızlıktan
    Sehpada Pir Sultan ölür

    Son umut kırılmıştır
    Kaf Dağının ardındaki
    Ne selam artık ne sabah
    Kimseler bilmez nerdeler
    Namlı masal sevdalıları
    Evvel zaman içinde
    Kalbur saman ölür.

    Kubbelerde uğuldar Baki
    Çeşmelerden akar Sinan
    An gelir
    Kanuni Süleyman ölür

    Görünmez bir mezarlıktır zaman
    Şairler dolaşır saf saf
    Tenhalarında şiir söyleyerek
    Kim duysa/ korkudan ölür
    -tahrip gücü yüksek-
    Saatli bombalar patlar
    An gelir
    Attila İlhan ölür.

    ATTİLA İLHAN

  5. #5
    Üye
    CinCin Avatarı

    Gerçek Adı
    Gülçin
    Üyelik Tarihi
    19.04-2004
    Son Giriş
    07.03-2017
    Saat
    19:59
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    227
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    NASIL BİR SEVDAYSA

    Ay çok mu gecikti nerdeyse çıkar
    Sen yalnızlığıma varır varmaz
    Az sonra yağmuru durduracaklar
    Rüzgarı değiştirdim
    Ustura ağzı poyraz
    Yok canım yıldızları unutmadık
    Mutlaka yerlerinde bulunacaklar
    Kenarı yaldızlı mavi bir karanlık
    Sütlü çıplaklığını örtecek kadar
    Senin için olduğu asla bilinmeyecek
    Yapraklarını birden dökecek dutlar
    Şafak sökerken sekiz on kadar şimsek
    Balkonda işlemeli müstesna bulutlar
    Ayak bastığın an şehir de değişebilir
    Yoksa Moskova'mı
    Belki Berlin belki Dakar
    Belki 30'lardan mehtap yorgunluğu İzmir
    Körfez'de şerefine donatılmış vapurlar
    Nerede ne zaman kaç kere yaşadık
    Nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar
    Bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık
    Dudaklarımızda birbirimizden mısralar.

    ATİLLA İLHAN

  6. #6
    Üye
    Tweety Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.10-2005
    Son Giriş
    27.06-2008
    Saat
    19:15
    Mesaj
    44
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ADIMLA NASIL BERABERSEM

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
    koşar gibi yürüyüşün
    karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
    karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

    adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
    seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
    gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
    koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
    ve sonra her zaman her ölümlüye
    aynı şartlar altında kısmet olmıyan
    gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın

    ATTİLA İLHAN

  7. #7
    Üye
    Tweety Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.10-2005
    Son Giriş
    27.06-2008
    Saat
    19:15
    Mesaj
    44
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AYRILIK SEVDAYA DAHİL

    Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
    En görkemli saatinde yıldız alacasının
    Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
    Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
    Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
    Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
    Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
    Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
    Bir yerlere yıldırım düşüyorum
    Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
    Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
    Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
    Tedirgin gülümser
    Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
    Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
    Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
    Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
    Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
    Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
    Yansımalar tutmuş bütün sahili
    Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
    Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
    Çünkü ayrılanlar hala sevgili
    Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
    Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
    Su tozları yağıyor üstümüze
    Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
    Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
    Karanlık çöktü denize
    Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
    Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
    Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
    Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
    Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
    Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
    Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
    Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
    Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
    İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
    Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
    Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
    Hâlâ kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek AŞKIMIZ.

    ATTİLA İLHAN

  8. #8
    Üye
    Tweety Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.10-2005
    Son Giriş
    27.06-2008
    Saat
    19:15
    Mesaj
    44
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ELDE VAR HÜZÜN

    söyleşir
    evvelce biz bu tenhalarda
    ziyade gülüşürdük
    pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
    ne meseller söylerdi mercan köz nargileler
    zamanlar değişti
    ayrılık girdi araya
    hicrana düştük bugün
    ah nerde gençliğimiz
    sahilde savruluşları başıboş dalgaların
    yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
    elde var hüzün

    o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan
    çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
    sırılsıklam âşık incesaz
    kadehlerin mehtaba kaldırılması
    adeta düğün
    hayat zamanda iz bırakmaz
    bir boşluğa düşersin bir boşluktan
    birikip yeniden sıçramak için
    elde var hüzün

    ATTİLA İLHAN

  9. #9
    Üye
    Tweety Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.10-2005
    Son Giriş
    27.06-2008
    Saat
    19:15
    Mesaj
    44
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BEN SANA MECBURUM

    Ben sana mecburum bilemezsin
    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    Büyüdükçe büyüyor gözlerin
    Ben sana mecburum bilemezsin
    İçimi seninle ısıtıyorum

    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
    Bu şehir o eski İstanbul mudur?
    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
    Sokak lambaları birden yanıyor
    Kaldırımlarda yağmur kokusu
    Ben sana mecburum sen yoksun

    Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
    Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
    Durup köşe başında deliksiz dinlesem
    Sana kullanılmamış bir gök getirsem
    Haftalar ellerimde ufalanıyor
    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
    Ben sana mecburum sen yoksun

    Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
    Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
    Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
    Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Bu kurtlar sofrasında belki zor
    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Sus deyip adınla başlıyorum
    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
    Hayır başka türlü olmayacak
    Ben sana mecburum bilemezsin..

    ATTİLA İLHAN

  10. #10
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SEN BENİM HİÇBİR ŞEYİMSİN

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Yazdıklarımdan çok daha az
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Lüzumundan fazla beyaz
    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Varlığın yokluğun anlaşılmaz

    Galiba eski liman üzerindesin
    Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
    Dudaklarınla cama çizdiğin
    En fazla sonbahar otellerinde
    Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
    Yalnızlığı öldüresiye çirkin
    Sabaha karşı öldüresiye korkak
    Kulağı çabucak telefon zillerinde

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
    Henüz boş bir roman sahifesinde
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Ne çok çığlıkların silemediği
    Zaten yok bir tren penceresinde

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Yabancı bir şarkı gibi yarım
    Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Uykumun arasında çağırdığım
    Çocukluk sesimle ağlayarak

    Sen benim hiçbir şeyimsin

    ATTİLA İLHAN

  11. #11
    Üye
    elif candan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.06-2005
    Son Giriş
    11.02-2006
    Saat
    12:03
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    5
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BEN ARTIK KÜSÜM

    beni de kırdılar içimde kırdılar
    karanlık camlardan sular akıyordu
    şimşekli bir boşluta saat vurdu
    beni de kırdılar belki yalnızdılar
    belik onların da çocukluğu yoktu
    bütün şarkılara kapalıydılar

    beni de kırdılar ben artık küsüm
    yağmurları yağmuyor ağaçlarına
    sularında içmiyorum susadım ama
    soğuk bir ölüm
    beni de kırdılar çevik bir bıçak gibi çekildi
    oysa bir şarkıyım yeniden aklıma
    doğan günüm bütün şarkılara kapalıydılar.

    ATİLLA İLHAN

  12. #12
    Üye
    COMANDANTE Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2005
    Son Giriş
    27.03-2012
    Saat
    18:35
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    TUT Kİ GECEDİR

    tut ki gecedir
    karanlık sıvaşır ellerine camlardan
    birden kırmızıya döner
    trafik ışıkları
    kükürtlü dumanlar yükselir
    korkuya batmış
    camkırığı adamlardan
    tehlikeye büyür sakalları

    tut ki gecedir
    ihbarlar birer sansar
    bir telefondan bir telefona atlar
    yeraltı örgütleri tetik üstünde
    adres değiştirmiş silah kaçakçıları
    fahişeler birbirinden kuşkulanıyor

    tut ki gecedir
    katiller huzursuz
    hırsızlar sinirli
    hainler ürkekçedir
    elleri telefona kendiliğinden uzanıyor
    ihanete gece müthiş bir gerekçedir
    ihbarlar birer sansar
    bir telefondan bir telefona atlar

    ihanet bir bilmecedir

    ATTİLA İLHAN

  13. #13
    Üye
    iskenderun Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.11-2004
    Son Giriş
    29.10-2017
    Saat
    23:59
    Yaşadığı Yer
    iskenderun
    Mesaj
    58
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    PİA

    ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
    ellerini bir tutsam ölsem
    böyle uzak uzak seslenmese
    ben bir şehre geldiğim vakit
    o başka bir şehre gitmese
    otelleri bomboş bulmasam
    içlenip buzlu bir kadeh gibi
    buğulanıp buğulanıp durmasam
    ne olur sabaha karşı rıhtımda
    çocuklar pia'yı görseler
    bana haber salsalar bilsem
    içimi büsbütün yıldız basar
    bir hançer gibi çıkıp giderdim

    ben bir şehre geldiğim vakit
    o başka bir şehre gitmese
    singapur yolunda demeseler
    bana bunu yapmasalar yorgunum
    üstelik parasızım pasaportsuzum
    ne olur sabaha karşı rıhtımda
    seslendiğini duysam pia'nın
    sırtında yoksul bir yağmurluk
    çocuk gözleri büyük büyük
    üşümüş ürpermiş soluk
    ellerini tutabilsem pia'nın
    ölsem eksiksiz ölürdüm

    ATTİLA İLHAN

  14. #14
    Üye
    ismet tanış Avatarı

    Gerçek Adı
    ismet tanış
    Üyelik Tarihi
    02.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2013
    Saat
    20:01
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    458
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AĞUSTOS ÇIKMAZI

    Beni koyup koyup gitme
    ne olursun
    durduğun yerde dur
    kendini martılarla bir tutma
    senin kanatların yok
    düşersin yorulursun
    beni koyup gitme
    ne olursun

    bir deniz kıyısında otur
    gemiler sensiz gitsin bırak
    herkes gibi yaşasana sen
    işine gücüne baksana
    evlenirsin çocuğun olur
    sonun kötüye varacak
    beni koyup koyup gitme
    ne olursun

    elimi tutuyorlar ayağımı
    yetişemiyorum ardından
    hevesim olsa param olmuyor
    param olsa hevesim
    yaptıklarını affettim
    seninle gelemeyeceğim attila ilhan
    beni koyup koyup gitme
    ne olursun

    ATTİLA İLHAN

  15. #15
    Üye
    COMANDANTE Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2005
    Son Giriş
    27.03-2012
    Saat
    18:35
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

    gözlerin gözlerime değince
    felaketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felaketim olurdu ağlardım

    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgar aklımı alırdı
    sessizce bir cigara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felaketim olurdu ağlardım

    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felaketim olurdu ağlardım

    ATTİLA İLHAN




Sayfa 1 / 3 123 SonSon