Sayfa 4 / 4 İlkİlk 1234
Toplam 53 mesajın 46-53 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #46
    Forum Moderatörü
    mac72 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ercihan
    Üyelik Tarihi
    17.01-2009
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    40.794
    Alınan Beğeniler
    52
    Verilen Beğeniler
    56
    Blog Mesajları
    10

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    KUM

    Sen, kum nedir bilmezsin
    Deniz görmedin ki
    Yum gözlerini zamanı düşün
    Deniz bir gözünde
    Kum bir gözündedir
    Sen kül nedir bilmezsin
    Ateş yakmadın ki
    Uzat ellerini gökyüzüne,
    Ateş bir elinde
    Kül bir elindedir
    Sen aşk nedir bilmezsin
    Beni sevmedin ki
    Ağla ağlayabildiğin kadar
    Bütün güzellikler sende
    Aşk bendedir.

    Ümit Yaşar OĞUZCAN

  2. #47
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.622
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BANA BİR ŞARKI SÖYLE

    Özledim sesini ne olur konuş
    Bir gül açtır zamanların ötesinden
    Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
    Gök mavisinden, deniz mavisinden
    Bana bir şarkı söyle ..


    İçimde bir şey kımıldıyor
    Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
    Bir baksana ne haldeyim deli divane
    Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
    Bana bir şarkı söyle ..

    Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
    Dökül karanlığıma ışıklar gibi
    Al beni, en uzaklara götür
    Sesin aksın içimde bir pınar gibi
    Bana bir şarkı söyle ..

    Bütün renkleri kat birbirine
    Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
    Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
    Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
    Bana bir şarkı söyle ..

    Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin
    Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
    İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel
    En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
    Bana bir şarkı söyle ..


    Ümit Yaşar OĞUZCAN



  3. #48
    Üye
    burgazkartal Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.05-2007
    Son Giriş
    25.07-2012
    Saat
    12:54
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    37
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BENİ UNUTMA

    Bir gün gelir de unuturmuş insan
    En sevdiği hatıraları bile.
    Bari sen her gece yorgun sesiyle
    Saat on ikiyi vurduğu zaman
    Beni unutma.

    Çünkü ben her gece o saatlerde
    Seni yaşar ve seni düşünürüm
    Hayal içinde perişan yürürüm.
    Sen de karanlığın sustuğu yerde
    Beni unutma.

    O saatlerde serpilir gülüşün
    Bir avuç su gibi içime, ey yâr.
    Senin de başında o çılgın rüzgar
    Deli deli esiverirse bir gün
    Beni unutma.

    Ben ayağımda çarık, elimde asa
    Senin için şu yollara düşmüşüm.
    Senelerce sonra sana dönüşüm
    Bir mahşer gününe de rastlasa
    Beni unutma.

    Hâlâ duruyorsa yeşil elbisen
    Onu bir gün benim için giy.
    Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
    Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
    Beni unutma.

    Büyük acılarla tutuştuğum gün
    Çok uzaklarda da olsan yine gel
    Bu ölürcesine sevdiğine gel.
    Ne olur tanrıya kavuştuğum gün
    Beni unutma.

    Ümit Yaşar Oğuzcan

  4. #49
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Güzeldiniz



    Bir zamanlar sizi de sevmistik hatirlar misiniz
    Güzelsiniz demistik gerçekten güzeldiniz
    Her gece ayla beraber çikardiniz gökyüzüne
    Gün olur günesler dogardi aydinliginizdan
    Gözlerinizin savki vururdu duvarlara
    Gün olur dag rüzgariyla gelirdiniz
    Insani büyüleyen bir havaniz vardi
    Güzelsiniz demistik gerçekten güzeldiniz

    Tutunca avuçlarimizda eriyecek sanirdik elleriniz
    Öyle beyazdilar, inceydiler anlatilmaz
    Ya dudaklariniz yaban erigi kokulu
    Insani deli divane eden dudaklariniz
    Hiç öpmemistik ama bilirdik tadini öpmüsçesine
    Zekiydiniz aklimizdan geçenleri bilirdiniz
    Bir tanri yüregiyle severdik sizi
    Güzelsiniz demistik gerçekten güzeldiniz

    Nereye gitsek sizi bulurduk karsimizda
    Yürüsek gölgemizdiniz uyusak düsümüzdünüz
    Kir çiçekleri açardi bastiginiz yerde
    Iyot kokulari gelirdi uzak denizlerden
    Gözlerinize gemilerin biri gelir biri giderdi
    Yosun yesili elbiseler giyerdiniz
    Bilseniz nasil da yarasirdi size

    Simdi ne desek faydasiz yoksunuz
    Bir karanliktir biraktiniz arkanizda
    Yüzünüzü görmek mümkün degil artik
    Kulaklarimizda yalniz aksi kaldi gülüslerinizin
    Hani yoklugunuz bu kadar uzun sürmeyecekti
    Hani giderken gelirim demistiniz
    Vefasizlik bile yakisti size
    Güzelsiniz demistik gerçekten güzeldiniz

  5. #50
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    09:36
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    59
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aşk Mıydı O?

    Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi
    Neydi çekip kendine, beni bağlayan
    Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
    ...Elleri ta içimde o dev miydi
    Etime bir alev değmişçesine
    Nasıl da yakardı öptüğü zaman
    Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan
    Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine
    Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı
    Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe
    Hani, o var olmalarımız öpüştükçe
    O delice sürdürmeler yaşantımızı
    Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka
    Sarıldıkça güçlenmek, bütünlenmek
    Kudurmuş arzularla zamanı yenmek
    Ve en kuytularda buluşmak korka korka
    Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden
    Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara
    Varmak için o sevgiyle açılmış kollara
    Apansız düşmek yükseklerde bir yerden
    Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de
    Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık
    Avunmak... Kırık dökük anılarla artık
    Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de

    Ümit yaşar oğuzcan.

  6. #51
    Üye
    ENGELİ1968 Avatarı

    Gerçek Adı
    mehmet
    Üyelik Tarihi
    17.06-2008
    Son Giriş
    18.05-2017
    Saat
    00:30
    Yaşadığı Yer
    istanbul Esenyurt
    Mesaj
    85
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    1.MEKTUP

    Geceydi...Bütün insanların çırılçıplak olduğu bir zamandı.
    Onları düşünüyordum; gümüş tepsilerdeki kristal kadehlerden zamanı
    yudumlayan insanları düşünüyordum. İrili ufaklı aynaların karşısında enseleri
    bembeyaz kadınlar boyanıyordu.

    Uzun uzun parmakları vardı kadınların ..Öpülmeye alışmış olgun dudakları vardı. Kocaman kocamandı kalçaları.
    O kadınları düşünüyordum.
    Bir kurt bir geyiği kovalıyordu yüreğimde. Geyik soluk soluğaydı, yorgundu,
    bitkindi. Karların üzerinde akıp giden bir yıldız gibiydi. Koşuyordu. Koşmak
    kurtuluş değildi belki, ama bir ümitti. Koşmalıydı.
    Oysa birer namlu ağzıydı kurdun gözleri. Avına güvenle, şehvetle yaklaşıyordu.
    Yeni bilenmiş, sedef saplı bıçaklara benziyordu dişleri , bütün dileği et ve kandı.
    İstese geyiğe hemen yetişebilirdi, ama uzasın istiyordu bu şehvetli koşu,
    bu bütün damarlarına yayılan sarhoşluk bitmesin istiyordu.
    Ben seni düşünüyordum. Çünkü geceydi. Sevişme zamanıydı insanların.
    Yalnızdım. Beni kuşatan duvarlar birer beyaz çarşaftı bu saatte. Kapılar
    tüylü, yumuşak battaniyelere benziyordu.
    Ben seni düşünüyordum. Kim bilir ne güzeldin soyunduğun zaman? Nasıl kadındın?
    Nasıl öpüşürdün kim bilir? Nasıl kadın kadın kokardı her yerin? Tutup avuçlarıma
    sığdırıyorum seni, gözlerime, dudaklarıma sığdırıyorum.
    Sensiz kahrolmak vardı. Seninle yaşamak vardı dolu dizgin.
    Seninle her gece birbirimizi yenilemek vardı odalarda.
    Odalara sığmamak vardı. Bir sel gibi taşmak vardı gecelerden.
    Elimi uzatsam tutabilirdim seni. öyle yakındın. Zamana kokun sinmişti.
    Belki de uzaktan günlerce koşsam yetişemezdim sana. Zamana kokun sinmişti.
    Tuttum resmini indirdim duvardan.
    Duvar ağlamaya başladı.....

    Ümit Yaşar Oğuzcan



    2.MEKTUP

    Aramak... Ömür boyunca aramak... Yalnız seni aramak.. Paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, ağaç diplerinde, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. Belki bu şehirde değilsin. Ne çıkar? Seni arıyorum ya. Belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. Sonra akşamı bekliyorsun, alacakaranlığı... Beni bekliyorsun yada bir başkasını, bir başkasını..

    Hiç gel demeyeceğim sana.. Aramak neredeyse ben oradayım. Ayaklarım ne güne duruyor? Yok yok birden karşıma çıkma. Kaç saklan Seni aramak istiyorum.

    Git bu şehirden haydi git. Dağlara çık, o uzak dağlara. Rüzgarların krallığında hüküm sür. Baktın ki oraya da geldim, yine kaç. Başını al açıl denizlere. Gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. Ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. Seni arıyorum ya!

    Bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. Yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. Okyanus dalgaları üstünde bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. Yalınayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. Çöllerden geçmeli yolu, yanmalı kavrulmalı. Sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. Buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.

    Bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. Ayaklarını Afrika'dan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım. Saçların Sibirya’da olmalı dudakların Çin’de. Gözlerin Hindistan'da bir mabudun gözleri olmalı. Ellerin İtalya'da bir heykelin elleri. Bulursam seni parça parça bulmalıyım. Yine de bir yerin eksik olmalı. Yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım.

    Ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim..


    Ümit Yaşar Oğuzcan

  7. #52
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.622
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SANA BİR TANRI GETİRDİM


    Hani o iki kişilik dünyalar bizimdi
    Hani sen iyiydin
    Halden anlardın
    Hani sen git demeyecektin bana
    Ve ben herşeye rağmen gelecektim
    İçimde bir umut
    Ellerimde olgun meyveler
    Dünya nimetleri
    Gözlerimde yanıp yanıp sönen bir pırıltı
    Ama ne sen gel dedin
    Ne de ben gelebildim herşeye rağmen
    Aşkımız ayrılıklarla başladı

    Deli dolu akan nehirlerden, tas tas sular içtik
    Öyle ateşlerle doluydu yüreklerimiz öyle tutkundu
    Karlı dağların serinliğinde uyurduk geceleri
    Deniz fenerinin ışığında yıkanırdık
    Köpükten bir çalkantıydı içimizde zaman
    Ne yana baksak denizdi maviydi ışıktı
    Sonra bir çaresizlikti zifir
    Akıntıya kapılmıs gemiler gibiydik

    Bir org çalınır gibi yanıbaşımızda
    Öyle kendinden geçmiş öyle başıboş
    Öyle derin duygular içindeydik anlatılmaz
    Sarhos rüzgarlara bıraktık kendimizi
    Aldığını geri vermez dalgalara
    Görmediğimiz ülkeler gördük gün doğuşunda
    Tatmadığımız yemişlerden tattık günahkar olduk
    Alevden bir tasta eridi günler
    Bir cehennem ateşiydi aşk içimizde
    Hiç sönmeyecekmiş gibi yanıyorduk


    Tutsaklığımız nasıl başladı bilinmez
    Paslı demir kapılar kapandı üstümüze
    Taş duvarlarda kayboldu boğuk seslerimiz
    Çaresizliğimizi bize aynalar söyledi inanmadık
    Kuşatıldık ansızın kederle, ayrılıkla
    Aman vermez karanlıklar sardı dört yanımızı
    Yalnızlık bir ağrı gibi çöktü başımıza
    Uyuduk bir daha uyanamadık

    Şimdi bir kutup var sana çeker beni
    Bir kutup var senden öteye
    Ben onun için böyle ortalıklarda kaldım
    Dağ yollarında caddelerde sokaklarda
    Onun için bulup bulup yitirdim seni
    Hangi kapıyı çaldıysam sen açtın bana
    Hangi gözümü yumduysam seni gördüm
    Zamandın, zamandan öte bir şeydin
    Yıllarca bir meşale gibi yandın uzaklarda.


    Bu manyetik alanda boğulmam senin yüzünden
    Bu zincirleri sen vurdun ellerime
    Sen getirdin bunca karanlıkları
    Al şunu mum yak
    Korkuyorum ..
    Bir taş aldım attım denize
    Günahlarımdan kurtuldum
    Alfabenin yirmisekizinci harfindeyim
    Öteye gidemem
    İtme beni ..

    Benim de bir insan tarafım vardı
    Bakma böyle kötü olduğuma
    Benim de dileklerim vardı
    Benim de bir beklediğim vardı yaşamaktan
    Yeter artık vurma yüzüme çirkinliğimi
    Hergün bir kadın ağlar benim yüzümde
    Büyük dertler için benim ellerim
    Anlamıyor musun ?
    Sen sevildiğin için güzelsin bu kadar
    Ben sevilmediğimden böyle çirkinim


    Bütün kötü yerlerde ben korkarım
    Biliyorum
    Bir hayvan leşiyim öleli kırk gün olmuş
    Fabrika bacalarında bir kara dumanım
    Zehirim akrep kuyruklarında
    Kötüyüm sevemediğin kadar
    Öyle fenayım
    Kapanmış bıçak yaralarında
    Bu pis çöp tenekelerinde unut beni
    Unut artık
    Bayat bir ekmek gibi
    Çürümüş bir elma gibi

    Sarı badanalı evlerde kazanlar kaynar
    Sarı badanalı evlerde günahlar işlenir her gece
    Sarı badanalı evlerde ölüler yıkanır
    Sarı badanalı evleri sev biraz
    Bu evlerde zaman benim akşamlarımdır yitirilmiş
    Bu kazanlarda benim gözbebeklerimdir kaynayan
    Bu sarılarda benim yüregim bir ölür bir dirilir
    Anladım
    Bu dünyada benden başka kimse yok beni anlayan

    Tosca' dan bir arya hatırlıyorum şimdi
    Sus biraz
    Ensemde bir akrep yürüyor
    Bırak yürüsün
    Sabaha asacaklar beni
    Dokunma
    Yedi canım vardı ikisi gitsin
    Bunca ölümler az gelir bana

    Kalbimi yardım
    Bir damla kan aktı
    Kutuplara kar yağıyordu
    Üşüdüm
    Failatun vezniyle seni çağırıyorum
    Bana imbiklenmiş yeşilligini getir
    Dur gitme
    Beş kuruşum vardı kaybettim
    Dur gitme
    Isırgan otlarından kurtar beni

    Deniz analarının gözlerini çaldım
    Sana bakmak için
    Güneşi üçe böldüm
    Al biri senin olsun
    Yüzümde beş bıçak yarası var
    Bir de sen vur
    Barut kokusunu severim
    Bir portakalı dilim dilim soy
    Acıktım
    Tut ki ben yoğum artık yeryüzünde
    Tut ki bir marul yaprağıydım
    Öldüm ..

    Al şu serçe parmağım sende kalsın.
    Ben kötüyüm
    Allahsızım
    Korkunç çirkinim
    Ben seksensekizinci tul dairesiyim
    Sağ gözümün üç kirpigini kestim
    Al
    Ben lanetlendim


    Chopin' in cenaze marşı çalınıyor
    Ölüler ayağa kalktı
    Görüyor musun
    Şu soldan ikinci benim
    Senin yüzünden öldüm ..
    Şimdi seni getiriyorlar karanlığıma
    Aglıyorum
    Biraz sev beni
    Gül biraz
    Yaklaş biraz
    Seni affediyorum


    Kuşkonmaz dallarına astım kendimi
    Sedir ağaçlarına gül yapraklarına
    Başımı taşlara vurdum
    Gözbebeklerimde büyük camlar parçalandı
    Tanrısal duygular içindeydim
    Bütün tanrısızlıgımdan uzakta
    Bir kemiklerinin sertliğini aldım,
    Bir teninin aklığını
    Sonra sıcaklığını dudaklarının
    Gel bak,
    Sana bir Tanrı getirdim
    Gel bak,
    Bir Tanrı yarattım senden ..

    Ümit Yaşar OĞUZCAN

  8. #53
    Üye
    AlternanSS Avatarı

    Gerçek Adı
    Mete
    Üyelik Tarihi
    13.04-2016
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    179
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ÖYLE BİR KADIN İÇİN SONE
    Art›k öyle bir kad›ns›n›z benim için
    Hiçbir erkeğe hay›r demeyen, merhametli
    Ǜr›lç›plak ortas›nda kanc›k gecelerin
    Gürül gürül akan sebil çeşmeler gibi
    Öyle bir kad›ns›n öpülen m›nc›klanan
    Kâh güzelliği her yerinin bir yerine sinmiş
    Kâh güzel bir koku sarhoş dudaklarda kalan
    Kimi gün bir eski k›r›lm›ş, incinmiş
    Öyle bir kad›ns›n›z dedim anlamad›n›z m›?
    Hani o s›kt›ran memelerini sonra şey eden
    Kimi gün en sevdiğinizi b›rak›p giden
    Öyle bir kad›ns›n›z dudaklar› hep k›rm›z›
    Elleri kalçalar› severek okşanmaya susam›ş
    Öyle bir kad›ns›n›z art›k kad›nl›ktan usanm›ş.

    ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN




Sayfa 4 / 4 İlkİlk 1234