Sayfa 4 / 5 İlkİlk 12345 SonSon
Toplam 70 mesajın 46-60 arasındakiler

Konu: Can Yücel

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #46
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    BUNAYDIN

    Bir limon kalmış güneşten
    Bi de daluçlarında buhur
    Bulutlar ki kar
    Bulutlar yağıyor
    Dizdüşümlerime...
    Bir tahtaboştasın loş
    Sarmanlar gelip gidiyor
    Silüsler beyazdan da yılan
    Sen bu tipiden çıkmıyacan...
    Bir limon kalsada güneşten
    Bide ölümcül umut
    Sen bu umuttan iflah
    Olamaya
    Can. .

    Can Yücel

  2. #47
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DÜNYA HALİ

    Çingene benleri, ne dersiniz, pembe olmalıydı
    değil mi?
    Ama dünyada her şey olması gerektiği gibi

    olmuyor ki...

    Can Yücel

  3. #48
    Forum Moderatörü
    mac72 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ercihan
    Üyelik Tarihi
    17.01-2009
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:31
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    40.809
    Alınan Beğeniler
    52
    Verilen Beğeniler
    56
    Blog Mesajları
    10

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Boşver yaşı başı!

    gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
    şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
    sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
    koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
    gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
    gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
    Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
    ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
    bırak aksın yollarına.
    yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
    sen inan yüreğine,
    hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
    büyü büyü... bak ellerin ayakların kocaman.
    aklın da maaşallah yerinde,
    e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
    akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
    boşver yaşı başı,
    aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
    takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
    o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
    atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir
    kış günü, öl gitsin...
    parayı pulu savurup,
    bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
    savrul gitsin...
    Boş ver be yaşı başı, kim tutar seni kim,
    kendi yüreğinden başka kim?.
    Aklını al da öyle git,
    ister bir duvara, ister bir od aya, ister kıra
    bayıra vur da git.
    Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle
    bırakmadıkça birine.
    O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
    seveceksen ve öleceksen uğruna...
    yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...
    yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
    sen mi biteceksin?
    çekeceksen bile bayrağı,
    yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?

    Can Yücel

  4. #49
    Üye
    İRENNA Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.07-2006
    Son Giriş
    24.09-2012
    Saat
    23:58
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    93
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgi emekmiş,
    Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

    CAN YÜCEL

    HEPSİ BİRBİRİNDEN HARİKA CAN BABAAA..

  5. #50
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Öyle Sabah Uyanır Uyanmaz Yataktan Fırlama


    Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
    Yarım saat erkene kurulsun saatin
    Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
    Penceri aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin
    Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
    Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
    Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
    Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
    Bak güzelim kahvaltının keyfine..
    Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis, önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
    Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile
    Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
    Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
    Ohhh şöyle bir hafifle
    Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de
    Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
    Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
    Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
    Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..
    Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok darda iken kimler seni ferahlattı,
    Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
    Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
    Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
    Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
    Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..
    Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
    Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
    Saklama tabakları, bardakları misafire
    Sizden ala misafir mi var bu dünyada
    Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,
    vazife yapar gibi hiç değil,
    şöyle keyife keyif katar gibi,
    lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi
    tadına var akşamının..
    Gece evinde, dostların olsun
    Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..
    Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?
    Ama en önce ve illaki sağlık olsun!

    Can Yücel

  6. #51
    Üye
    mehmet_barcin Avatarı

    Gerçek Adı
    mehmet
    Üyelik Tarihi
    24.08-2008
    Son Giriş
    05.03-2015
    Saat
    19:04
    Yaşadığı Yer
    izmir/buca
    Mesaj
    57
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Buda benim en sevdiğim şiiri bide bu şiiri grup kutupyıldızının bestelemesiyle dinlemek dünyanın en güzel zvklerinden biridir

    İŞÇİ MARŞI

    hava döndü işçiden işçiden esiyor yel
    dumanı dağıtacak yıldız-poyraz başladı
    bahar yakın demek ki mevsim böyle kışladı
    bu fırtına yarınki sütlimanlara bedel
    hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

    tekliyor işte çağın çarkına okuyan çark
    ve durdu muydu birgün bu kör, avara kasnak
    bir zincir yitirenler bir dünya kazanacak
    sen de o dünyadansın sınıfın bil safa gel
    hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

    köylükler uykusunda döndü dönüyor sola
    güne bakıyor bebek büyüyen yumruğuyla
    başaklar göverdi bak başkoydular bu yola
    şaltere uzanıyor allaha açılmış el
    hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

    senlik-benlik bitip de kuruldu muydu bizlik
    asgari ücret değil, hür ve günlük güneşlik
    bir türkiye olacak aldığın son gündelik
    halk kalacak geride bitince bu zalim sel
    hava döndü,işçiden, işçiden esiyor yel

    tarihle yürüyenler, tarihle adım adım
    safları sıklaştırın tarihle hızlanalım
    lakin hızlandık derken, kolu dağıtma sakın
    başları bozuklar var şimdi bize tek engel
    hava döndü, işçiden, işçiden esiyor yel

    sen ki ferhatsın işçi günün senin gelecek
    indir külüngün indir, del, şu karanlığı del
    del ki dağlar ardından önümüzde bir çiçek
    gibi açsın aydınlık tekmil olunca tünel
    hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

    Can Yücel

  7. #52
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ERKEK DEDİĞİN ...

    Seni Elinin Tersiyle değil Avucunun İçiyle Kavrayacak.
    Bileceksin Ki Emin Ellerdeyim,
    Başkası Tutamaz Elimi Böyle.
    Rahat Olacaksın Yanında,
    Çok Konuşmayacak, Beynini Didiklemeyecek.
    İnce Olacak; Seni Senin Kadar Düşünecek.

    Erkek Dediğin, Sen Onu Merak Ettiğinde
    Kendisine Hesap Soruluyor Havalarına Girmeyecek.
    Senin İnceliğine Karşı Umursamaz Sözler Sarf Etmeyecek.

    Erkek Dediğin, Kadının Sinirini Bozmayacak,
    Cinlerini Tepesine Çıkarmayacak, Sanki Sen Onun İçin Varmışsın
    Her Ne Zaman İstese Emrine Amadeymişsin, O Ne Yaparsa Yapsın
    Her İstediğinde Yanında Elinin Altında Olacakmışsın Tiplerine Girmeyecek.

    Erkek Dediğin, Sen Ona Sevgini Hissettirdiğinde,
    Sen Ona Kayıtsız Şartsız Asıkmışsın Gibi Havalara Girmeyecek.

    Erkek Dediğin İlgi Gördüğünde İlgiyle,
    Sevgi Gördüğünde Sevgiyle Karşılık Verecek.

    Erkek Dediğin, Sen Onun İçin Kendine Baktığında,
    Sırf Ona Daha Güzel Görünmek İçin Giyinip Kuşandığında
    Hiçbir Şey Olmamış Gibi Davranmayacak.

    Erkek Dediğin, Ruhunu Okşamasını Bilecek.
    Romantik Olacak Kimi Gün Habersizce Kucağında
    Çiçeklerle Çıkıp Gelecek.
    Özel Günleri Unutmayı Marifet Sanmayacak.

    Erkek Dediğin, Kayıtsız Olmayacak Senin Bütün Zarafetine Karşı.
    Gerçekten Seven Bir Kadın Sevgi Ve İlgi Bekler,
    Erkeğine Verdiği Aşkın Karşılığında Küçük Bir Tatlı Söz,
    Kısa Bir Mesaj, Bir Çağrı Bile Onu Mutlu Edebilir.

    Erkek Dediğin Bütün Bunları Cebinden Para Harcıyormuş Gibi
    Cimrilikle Yapmayacak.

    Erkek Dediğin, Ben Aranmayı, Çok Aramayı Sevmem Demeyecek.

    Erkek Dediğin, Her Şey Kendi İstediği Gibi Olsun İstemeyecek.
    Sadece Kendi Caninin İstemesine Bağlamayacak Her Şeyi.

    Erkek Dediğinin, Hissettiğiyle Yaptığı Şey Arasında Uçurum Olmayacak.

    Erkek Dediğin, Cesur Olacak Cesur.
    Seni Seviyorum Derken Korkmayacak,
    Başka Şeylerin Arkasına Gizlenmeyecek.
    Seviyorum Deyip Bir Sonraki Perdede Kaçmayacak,
    Özlüyorum Diyorsa Gelecek, Kaybetmek İstemiyorum Diyorsa Kaybetmeyecek.

    Erkek Dediğin Aşkına Sahip Çıkacak.
    Korkak Olmaz Erkek Dediğin.

    Aşksız Yatmayacak Yatağa Ve
    Sen Bunu Bileceksin.
    Bir Baba Şefkatiyle Seni Alnından Öptüğünde Bileceksin Ki
    Sevgisi Geçici Ve Zayıf Değildir.

    Erkek Dediğin, Ve Sevgiyle Öptüğünde
    Dudaklarından Bileceksin Ki Opusun Tek Sebebi Şehvet Değildir.

    Erkek Dediğin Aldatmayacak. Aldatmak Basitliktir.
    Seviyorum Diyorsa Aldatmaz Erkek Dediğin.

    Aldatıyorsa Sevmiyor Demektir.

    Erkek Dediğin Yakışıklı Olacak, Çekici Olacak Ama
    Bundan Çok Daha Öte Bir Şey...

    Erkek Dediğin, Zeki Olacak. Kadının Küçük Yalanlara,
    Bahanelere İnanmayacağını, Kendisini Kendi Gibi Tanıdığını Bilecek.
    Kadının Zekasını Küçümsemeyecek Kadar Zeki Olacak.
    Zeki Olacak, Seni Bir Hamur Gibi Karmasını Bilecek, O Hamura Kendisini Katmasınıda.

    Erkek Dediğin, Değerlerini Bir Anlık Hevesler Uğruna Satmayacak.
    Yan Gözle Hatun Kesmeyecek, Üstüne Sevgili Edinmeyecek.

    Erkek Dediğin Önce Sevecek. Kendini Sevmeyen Erkekten
    Kimseye Hayır Gelmez.
    Bir Bakarsın Ki Yıllar Sonra Bu Adamla
    Ne Yatağa Sığıyorsun, Ne Toprağa...
    Koluna Girip Gezmesini Bileceksin Gururla Koynuna Alıp Sevişmesini De.

    Erkek Dediğin, Babalığını Da Bilecek, Ana-Babaya Hürmet Etmeyi,
    Kadir Kıymet Bilmeyi, Vefakarlığı, Fedakarlığı. ..

    Erkek Dediğin Seni Koruyacak,Kuşatacak .
    O Nerede Olursa Olsun Seni Koruyacağını Bileceksin.

    Pısırık Olmayacak Erkek Dediğin.

    Erkek Dediğin Erkek Olacak Güzelim.
    Seni Sadece Sen Olduğun İçin Sevecek.
    Parayla Pulla, Kariyerle, Güçle, Kimin Ne Dediğiyle Hareket Etmeyecek.
    Hem Sevgilin, Hem Arkadasın Olacak

    CAN YÜCEL

  8. #53
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ELLERİMDE BİR GÖZTAŞI

    Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
    Ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu
    Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde
    Giritli bir ölümüm varmış, bir balıkçı fitil gibi
    Patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim
    Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mi
    Ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç
    Kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış
    Ne zaman boğulsam böyle yosun kokuyordu ışık
    Sabahçı kahvelerde bir çiroz ötüyordu
    Ve dalgalarımı geçen o deniz şoförleri
    Böyle uyur düşlere bindirmiş gemiler
    Uyuklar gibi üstünde mermer masaların
    Bir tahta parçasıydım, osmanlı bir kazadan kalmış
    Yüzüyordum, islam kaptanın ahşap ayağında
    Öbür tahtalara öbür insanlara doğru
    Cumhurdu mürekkep balığı, simsiyah yüzüyordum
    Ne bileyim, bir korkunun böyle destan olduğunu
    Ağardım, nişanlayınca gece ve yavrulayan yalnızlık
    Ya da ilk insanın doğdugu, öldüğü dağdi Moby Dick
    Nefes aldıkça filbahriler köpürüyordu sulardan
    çanlar çalıyor kulaklarımda, yunuslar yarışıyordu
    Alyuvarlar, dolkuşları ve rüzgar midyeleri
    Dedim, dünya gibi bulut yok dünya üstünde
    Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
    Ne bileyim, bir türkünün böyle Veysel olduğunu
    Açıldım, çıkmaz bir sokak gibi, kapanınca denizde.

    Can Yücel

  9. #54
    Üye
    E®KAN Avatarı

    Gerçek Adı
    ERKAN
    Üyelik Tarihi
    11.05-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.348
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Fark Etmeli İnsan

    Bir damlacık sudan
    nasıl yaratıldığını fark etmeli.


    Anne karnına sığarken
    dünyaya neden sığmadığını
    ve en sonunda bir metre karelik yere
    nasıl sığmak zorunda kalacağını
    fark etmeli.

    Şu çok geniş görünen dünyanın,
    ahirete nispetle
    anne karnı gibi olduğunu
    fark etmeli.

    Henüz bebekken
    Dünya benim! dercesine
    avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu,
    ölürken de aynı avuçların
    her şeyi bırakıp gidiyorum işte!
    dercesine apaçık kaldığını
    ve kefenin cebinin bulunmadığını
    fark etmeli.


    Baskın yeteneğini
    fark etmeli sonra.

    Azrailin her an
    sürpriz yapabileceğini,
    nasıl yaşarsa
    öyle öleceğini
    fark etmeli insan.

    Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte
    ama kendisinin
    güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada
    yemek yediğini
    fark etmeli.

    Yaratılmışların en güzeli olduğunu
    fark etmeli
    ve ona göre yaşamalı.

    Gülün hemen dibindeki dikeni
    dikenin hemen yanı başındaki
    gülü fark etmeli.

    Evinde kedi, köpek beslediği halde
    çocuk sahibi olmaktan korkmanın
    mantıksızlığını fark etmeli.

    Eşine seni çok seviyorum! demenin
    mutluluk yolundaki müthiş gücünü
    fark etmeli.

    Dolabında asılı 25 gömleğinin
    sadece üçünü giydiğini ama
    arka sokaktaki komşusunun
    o beğenilmeyen gömleklere
    muhtaç olduğunu fark etmeli.


    Zenginliğin ve bereketin
    sofradayken önünde biriken
    ekmek kırıntılarını yemekte
    gizlendiğini fark etmeli.

    Annesinden doğarken
    tertemiz teslim aldığı gırtlağını ve
    aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini
    fark etmeli.

    Fark etmeliyiz çok geç olmadan
    Ömür dediğin
    üç gündür,
    dün geldi geçti
    yarın meçhuldür.

    O halde
    ömür dediğin
    bir gündür,
    o da bugündür

    Can Yücel

  10. #55
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yaşamak Zamanı

    Yemek de boş, içmek de,
    Hatta yeri gelmeden sevişmek de.

    Tam zamanında öpmelisin mesela güzel gözlünü,
    Tam zamanında söylemelisin sevdiğini
    Gözlerinin içine baka baka.

    Bisikletinin gidonunu
    Tam zamanında çevirmelisin
    Düşmemek için.

    Tam zamanında frene basmalı,
    Tam zamanında yola koyulmalısın.

    Tam zamanında okşamalısın başını
    O üzüm gözlü çocuğun
    Hıçkırıklar tam dizilmişken boğazına,
    Tam ağlamak üzereyken.

    Tam zamanında koymalısın elini omzuna
    En sevdiğin dostunun babası öldüğünde.
    Tam zamanında tutmalısın düşerken
    Üç yaşındaki sehpaya tutunan çocuk.

    Tam zamanında acımalı yüreğin
    Afyon’da Hasan Ağabey’ in evi yıkılınca başına
    Evsiz kalınca çoluk çocuk
    Ki uzatasın elini bir parça.

    Tam zamanında açmalısın kapını
    Hayatına girmek isteyenlere.
    Tam zamanında çıkarmalısın
    Sevginden şımarmaya başlayanları.

    Tam zamanında affetmelisin kardeşini
    Biliyorsan yüreğinde kötülük olmadığını
    Seni gecenin üçünde arayıp da
    Kafasının iyi olduğunu söylediğinde.

    Tam zamanında öğretmelisin oğluna
    Gerekiyorsa yumruk atmayı
    Tam burnunun üstüne
    Tiksinmeden pisliğinden,
    Yukarı mahallenin sümüklü bebesi
    Misketlerini zorla almaya çalışırsa.

    Tam zamanında bağırmalısın
    Acıyınca bir yerin.
    Tam zamanında gülmelisin
    Kemal Sunal küfür edince filmin bir yerinde.

    Tam zamanında yatmalısın
    Yola çıkacaksan ertesi gün
    Ve arabayı kullanan sensen
    Sana emanetse çoluk çocuk
    Ve kendin.

    Tam zamanında bırakmalısın içmeyi
    Son kadeh bozacaksa seni
    Ve üzeceksen birilerini
    Ertesi gün hatırlamayacaksan.
    Tam zamanında ayrılmalısın misafirliklerden.

    Tam zamanında konuşmalı
    Tam zamanında şarkı söylemeli
    Tam zamanında susmalısın.

    Tam zamanında terk etmelisin gerekiyorsa
    Annenin babanın evini,
    Tam zamanında başka bir şehre gidip
    Ayaklarının üzerinde durmaya çalışmalısın.
    Tam zamanında dönmelisin memleketine.

    Tam zamanında için titremeli,
    Tam zamanında aşık olmalı
    Deli gibi sevmelisin güzel gözlünü.

    Tam zamanında toplamalısın oltanı
    Belki de seni şampiyon yapacak
    En büyük balığı kaçırmadan.

    Tam zamanında yaşlandığını hissetmeli
    Tam zamanında ölmelisin.
    Iskalamak istemiyorsan hayatı.

    Haydi şimdi kalk bakalım
    Silkin şöyle bir
    At üzerinden hayatın yorgunluğunu,
    Vakit zannettiğinden daha az
    Haydi kalk bakalım,
    Şimdi YAŞAMAK ZAMANI…..

  11. #56
    Üye
    serkan005 Avatarı

    Gerçek Adı
    serkan
    Üyelik Tarihi
    27.06-2008
    Son Giriş
    20.06-2017
    Saat
    20:45
    Yaşadığı Yer
    mersin
    Mesaj
    896
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    HAYATI
    Can Yücel, 1926′da İstanbul’da doğdu.Hasan Ali Yücel’in oğludur.
    Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı.
    Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum’da turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.
    Son yıllarında Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten yargılanan Yücel, 18 Nisan seçimlerinde ÖDP`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu. 12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça’ya gömüldü.

    Akdeniz Yaraşıyor Sana


    Akdeniz yaraşıyor sana
    Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
    Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
    Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
    Köpekler havlıyor uzaktan
    Demin bir çocuk havladı
    Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
    Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir
    Denizi tokmaklıyor balıkçılar
    Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
    O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği
    Hayatta yattık dün gece
    Üstümüzde meltem
    Kekik kokuyor ellerim hala
    Senle yatmadım sanki
    Dağları dolaştım
    Ben senden öğrendim deniz yazmayı
    Elimden düşmüyor mavi kalem
    Bir tirandil çıkar gibi sefere
    Okula gidiyor öğretmenim
    Ben de ardından açılıyorum
    Bir poyraz çizip deftere
    Bir ada var sırf ebabil
    Dönüyor dönüyor başımda
    Senle yaşadığım günler
    Gümüş bir çevre oldu ömrüm
    Değince güneşine
    Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını
    Gözlerim kamaşınca senden
    Ölüm belki sularından kaçırdığım
    O loş suda yıkanmaktır
    Durdukça yosundan yeşil
    Kulaç attıkça mavi
    Ben düzde sanırdım yıkıntım
    Örenim alkolik asarım
    Mutun doruğundaymışım meğer
    Senle çıkınca anladım
    Eski Yunan atları var hani
    Yeleleri bükümlü
    Gün inerken de öyle
    Ağaçtan izdüşümleriyle
    Yürüyor Balan tepeleri
    Yürüyor bölük bölük can
    Toplu bir güzelliğe doğru
    Kadınım Yaraşıyorsun sen Akdenize

    Can YÜCEL

    Can YÜCEL

  12. #57
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİR NUMARALI HALK DÜŞMANI

    reis bey dedim reis bey
    asın beni dedim dövün öldürün... beni
    suçluyum dedim kahpenin soysuzun biriyim ben
    vatan hainiyim belki de
    çalmadım öldürmedim ama
    daha kötüsünü yaptım
    n’aptım biliyor musunuz

    halim beyin deposunda hamaldım geçen yıl
    kaçıncı balyaydı kimbilir
    kaçırmışım keçileri birara
    arabalar evler sokaklar alıp başını gitmiş
    bi ova bi ben bi gökyüzü
    sırtımda bir pamuk tarlası
    çıkmış üstüne güneş terter tepinir
    tek dur dedim güneşe
    hayvanlığın lüzumu yok
    baktım oralı değil
    yıktım oracığa pamuk tarlasını
    aldım ayağımın altına güneşi

    yer misin yemez misin
    neden sonra uyanmışım
    karanlıklar basmış geceler olmuş
    bir ayçiçeği açmış sağ elimde
    solumda yediveren yedi amele
    almışız denizi karşımıza
    çatır çatır dişimizde ayçiçekleri
    bi güzel ağlamışız

    adamın gözleri reis beyadamın gözleri
    bir koltuk meyhanesiydi
    izmir’in meyhane boğazında
    bir dumandır uğruyor dışarı bir duman
    dumanın yanısıra bir kerih türkü
    gel dedi gel girdim içeri
    koluma yapıştı birden
    gördün mü dedi şu deyyusları
    köşede üç herif oturuyordu
    nedense çürük dişlerim geldi aklıma
    o keçiler var ya dedi o namussuzlar

    onlar yedi benim başımı
    bigün bile yaşatmam o itleri ama
    şükretsinler gene kafakâğıdımı kaybettim
    ah bir kafa-kağıdım olsa
    ben bilirim yapacağımı
    adamın gözleri bir bursa bıçağıydı
    çıkardım cebimden nüfus kâğıdımı
    tutuşturdum eline

    cıvıl cıvıldı gözleri
    yeni dağılmış bir ilkokul gibi

    işte böyle dedim reis hey
    başınızı ağrıtmayayım
    yoksa bunlara gelinceye dek daha ne haltlar karıştırmadım
    biliyorum suçluyum razıyım cezama
    çalmadım öldürmedim ama
    daha kötüsünü yaptım

    na’aptım biliyor musunuz reis bey
    tuttum insanları sevdim ...

    Can YÜCEL

  13. #58
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Baharla ölüm konuşmaları
    (..)
    ıı
    içimdeki karanlığı patlatacağım
    zifiri bir su akacak
    ... kamışımdan toprağa
    bir kedi yavrulayacak
    köpek dişli bir kedi
    ve böğürtlenler köpürecek ağzından
    yedikçe
    kendi
    kendini
    mayhoş
    ya da posta nazırı dedemden kalma
    mors'un en morundan bir karga
    konacak karşıki direğin doruğuna

    düşmanlarım öyle doldurmuşlar ki onu
    ne kadar taşlasan boş
    oynamıyor yerinden
    ben kargadan korkmam ama
    bunun gözleri baykuş
    ve tüyleri güngörmedik deniz dipleri kadar ıslak
    ve ötüyor
    ötüyor
    ötecek
    beni ışığa bağlayan
    (bağlayın beni ışığa !
    gerin telleri gerin !)
    beni ışığa bağlayan
    o gelin telleri
    o gelin telleri
    kopuncaya dek...
    ak pembe bahar yelkenleriyle
    güneşin rüzgarına gerilmiş
    bir badem ağacı gibi...
    içimdeki karanlığı patlatacağım
    ve beynimin en ölümcül yaşlarıyla
    ağlaya
    ağlaya
    yepyeni bir insan
    pırıl pırıl bir can
    bitecek toprağa...

    CAN YÜCEL

  14. #59
    Editör
    KKELEBEKK Avatarı

    Gerçek Adı
    Kısmet
    Üyelik Tarihi
    23.10-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    21:34
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    22.063
    Alınan Beğeniler
    192
    Verilen Beğeniler
    82

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİRAZ DEĞİŞTİM

    Biraz değiştim,
    Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar
    Değiştim,
    Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
    Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
    ...Ben benimle savaşıyorum,
    Seninle değil!
    Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
    Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
    Sorun değil!

    Elbet alışırım,
    Biraz alıştım,
    Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
    Alıştım,
    Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
    Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
    Bir yanım bırak diyor bir yanım ama,
    Kesin değil!

    Henüz tanıştım,
    Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
    Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
    Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
    Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
    Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
    Samimi değil!

    Bir hayli kırıldım,
    Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
    Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
    Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
    Aslında ne sana, ne olanlara
    Kendime kırgınım
    Maziye hiç değil, ana kırgınım.
    Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
    Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
    Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına
    Bir hayli kırgınım
    Beni ben kırdım oysa,
    İyi değil!

    Galiba yoruldum,
    Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
    Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
    Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
    Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum.

    Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum
    Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum
    Şu kalp denen beni bana sorgulatıyor artık
    Ki seni sorgulamamasını nasıl beklerim
    Toprağa bakan yanım senden zaten ayrı
    Sana bakan yanımsa toprakla aynı
    Ne yaparsan yap gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin
    Gözlerim yorgun dudaklarım hissizDokunulmadan geçen yıllar bana ağır
    Sarılmadan geçip giden uğurlamaların kavuşmaları hep beklentisiz
    Söyleyemediklerini söylesen de şimdi sesine aşina yanım onca sessizlikten sonra artık sağır!
    İsteyerek değil!

    Çok çalıştım
    Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı “git” izine
    Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine
    Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
    Gitmek için bitmek için sana huzur vermek için çok çalıştım
    Daha önce de gitmiştim kendi isteğimle!
    Anladım ki daha önce sevmemiştim
    Çok çalıştım inan
    Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye
    Her defasında daha da tozlaşan canımı kırmadan korumaya
    Ve alışmaya kendime bu göz gözü görmez dumanlı halime
    Çok alışmaya çalıştım hem de
    Tanıştım seninle doğan yanımla da ölen yanımla da
    Birini yaşattım yaşatıyorum da hala ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da!
    Yorulmak dinlenmekle geçmiyor
    An be an çöküyor insanın içindeki güç
    Işığı sönüyor beyaza dönüyor rengi gitgide hissizleşiyor
    Ne yormak istedim seni ne de yormak kendimi
    Çok çalıştım
    Gitmeye de kalmaya da
    İkisi de aynı acı
    Kolay değil..

    Can Yücel

  15. #60
    Üye
    kutup yıldızı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    05.10-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    .....
    Mesaj
    4.518
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ATEŞ VE SU

    Ateş bir gün su'yu görmüş yüce dağların ardında,
    Sevdalanmış onun deli dalgalarına.
    Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
    Yüreğindeki duruluğa.
    Demiş ki su'ya:
    Gel sevdalım ol,
    Hayatıma anlam veren mucizem ol...


    Su dayanamamış ateş'in gözlerindeki sıcaklığa,
    'Al...'demiş:
    'Yüreğim sana armağan.'
    Sarılmış ateş'le su birbirlerine,
    Sıkıca,kopmamacasına...


    Zamanla su,buhar olmaya,
    Ateş kül olmaya başlamış.
    Ya kendi kül olacakmış,ya aşkı...
    Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de,
    Yüreğindeki kaderi de,
    Alıp gitmiş uzak diyarlara su...


    Ateş kızmış,ateş yakmış ormanları.
    Aramış su'yu diyarlar boyu,
    Günler boyu,geceler boyu,
    Bir gün gelmiş,su'ya varmış yolu.
    Bakmış,o duru gözlerine suyun,
    Biraz kızgın,biraz hırçın.


    Ve o an anlamış:
    Aşkın bazen gitmek olduğunu.
    Ama gitmenin yitirmek olmadığını...
    Ateş durmuş,susmuş,sönmüş aşkıyla.


    İşte o zamandan beridir ki:
    Ateş su'dan,
    Su ateşten kaçar olmuş...


    Ateş'in yüreğini sadece su,
    Su'yun yüreğini,
    Sadece ateş alır olmuş...

    Can YÜCEL

    (AŞKINIZA HER ZAMAN DEĞER VERİN!)




Sayfa 4 / 5 İlkİlk 12345 SonSon