Sayfa 3 / 5 İlkİlk 12345 SonSon
Toplam 70 mesajın 31-45 arasındakiler

Konu: Can Yücel

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    WaLe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.07-2005
    Son Giriş
    27.10-2013
    Saat
    16:22
    Mesaj
    304
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    AŞK VE AYAKKABILAR

    Bedenin yükünü ayaklar taşır, ruhun yükünü yürekler..

    Bütün ağırlığınızı ve yorgunluğunuzu kaldıran ayaklarınız için rahatlığı ve şıklığı bir arada barındıran ayakkabıyı seçersiniz. İçinizin acılarını, sıkıntılarını, kırgınlıklarını ve hayallerini yüklenen yüreğiniz için de huzur verici ve "güzel" bir aşk ararsınız.

    Zaten aşklar da ayakkabılar gibidir... Bazıları çamur yağmur, toz toprak kar buz gibi her türlü "kötü hava" koşullarına dayanıklıdır. Bazıları ise ummadığınız kadar kısa zamanda çabucak "yamrulur" ilk yağmurlu havada "altı açılır" veya güzel havalarda bile "iki günde bozulup" gider. Aşkları da ayakkabılar kadar "itinayla" seçmezseniz, tıpkı ayağınızda olduğu gibi yüreğinizde nasır oluşabilir.

    Dar gelen bir ayakkabıyı sadece tarzını beğendiğiniz için "zamanla açılır" diyen satıcıya inanarak alırsanız, zaman içinde ayak kemiklerinizde "deformasyon" başlar. Ruhunuzu daraltan bir aşk için de yalnızca fiziksel beğeniye kapılıp "zamanla düzelir" diyenlere kanarsanız, yine zamanla içinizdeki olumlu duyguların "çarpıldığını" görebilirsiniz.
    Aşık olabileceğiniz insan türü, tıpkı ayakkabılar kadar değişik stillerde, farklı kalitelerde ve sayısız "renktedir".... Aşkı bir çeşit serüven olarak "spor" gibi yaşayanlar, aynen "spor ayakkabı" gibi dikkat çekici ve rahat kişileri bulurlar. Tersine aşkta tutucu ve istikrarlı olmayı benimseyenler "klasik ayakkabı" gibi muhafazakar çizgiler taşıyanlara tutulurlar. Dekolte ayakkabılar gibi sadece cinsellik ve eglence zevkleriyle ateşlenen aşklar vardır. Bez "ayakkabılar gibi kısa ömürlü "tatil aşkları" ise hemen herkesin kişisel tarihinde mevcuttur. "Marka" ayakkabı alır gibi, sevgilinin kariyerine ve maddi durumuna "tutulan" aşıklar görürsünüz. Katı plastikten "yağmur çizmesi" edinir gibi mantık süzgecinden geçirip "işe yarar" biçimde yaşamak isteyenleri de bilirsiniz.

    Ayrıca ne tuhaf ki, psikolojik testlerde "zaafı" olup evine sayısız çeşitte ayakkabılar yığan insanların aynı zamanda "değişik" türde aşklara da zaafı olduğu söylenir.

    Evet, aşk "ayakkabıdır". Aynen ayakkabınıza bakım yapmayıp "hor" kullandığınız zaman kolayca eskittiğiniz gibi, aşkınıza da dikkatli davranmayıp özen göstermediğiniz zaman kısa sürede "eskitirsiniz". Ve nasıl ki "delik" bir ayakkabıyı tamir ettirdiğinizde yalnızca "bir miktar" ömrünü uzatmış olursanız; "delik" bir aşkı onarmaya kalkıştığınızda da "asla eskisi gibi olmayacaktır"!

    CAN YÜCEL

  2. #32
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    29.11-2017
    Saat
    15:58
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.344
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    16
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SENİNLE YAŞLANMAK İSTİYORUM

    Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum.
    Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim
    ol istiyorum.
    Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.
    Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.
    Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.
    Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.
    Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.
    Güzel günlerimizi, evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla
    kutlamalıyız.
    Yada bazen dostlarla ucuz biralar içerek...
    Böylece yaşamalıyız işte.


    Sonra çocuğumuz olmalı,
    Düşünsene senin ve benim olan bir canlı.
    Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız.
    Sen arada mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı.
    Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın.
    Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.
    Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı.
    Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden
    Mutluda olsa, kötüde olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı.
    Saçlara düşünce aklar, yada gidince aklar, çocukları güvence
    altına alıp gitmeli bu şehirden.
    Kavgasız, her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz.

    Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız.
    Eve gelip benden kahve istemelisin.
    Çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli
    günlerimizi anımsamalıyız.
    Ben, "Bey" demeliyim sana, sende "Hanım".

    Öyle sevmelisin ki beni bu yazdıklarım korkutmamalı seni.
    Tebessümler açtırmalı yüzünde.
    Birgün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde.
    Birbirimizi sevmenin gururu olmalı herşeyde...

    Can Yücel

  3. #33
    Üye
    barefoot Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.04-2006
    Son Giriş
    04.04-2012
    Saat
    21:49
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    38
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben bu şiirini çok severim

    GİTMEK

    bugünlerde herkes gitmek istiyor
    küçük bir sahil kasabasına,
    bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...
    hayatından memnun olan yok,
    kiminle konuşsam aynı şey
    her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği
    öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok
    bir kendisi...
    bu yeter zaten,
    her şeyi, herkesi götürdün demektir.
    keşke kendini bırakıp, gidebilse insan,
    ama olmuyor.
    hadi kendimize razıyız diyelim,
    öteki de olmuyor,
    anı her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınamıyor.
    böyle gidiyor işte...
    bir yanımız "kalk gidelim"
    öbür yanımız "otur" diyor.
    "otur" diyen kazanıyor,
    o yan kalabalık zira
    iş, güç, sorumluluk, çoluk-çocuk, aile
    güvende olma duygusu
    en kötüsü alışkanlık
    alışkanlığın verdiği rahatlık, monotonluğun
    doğurduğu bıkkınlığı yeniyor
    kalıyoruz...
    kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz.
    evlenmeler...
    bir çocuk daha doğurmalar...
    borçlara girmeler...
    bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
    misal ben...
    kapıdaki rex'i bırakıp gidemiyorum.
    değil bu şehirden gitmek,
    iki sokak öteye taşınamıyorum
    alıp götürsem gelmez ki...
    bütün sokağın köpeği olduğunun farkında
    herkes onu, o herkesi seviyor.
    hangi birimizle gitsin?
    "sırtında yumurta küfesi olmak"
    diye bir deyim vardır;
    evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin
    kendi imalâtımız küfeler.
    ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünya
    ölüm var zira.
    ölüme inat tutunmak lazım
    bari ufak kaçışlar yapabilsek
    var tabii yapanlar, ama az
    sadece kaymak tabakası
    hepimiz kaçabilsek...
    bütçe, zaman, keyif...
    denk olsa.
    gün içinde mesela...
    küçücük gitmeler yapabilsek,
    ne mümkün.
    saat 09:00, akşam 18:00,
    sonra başka mecburiyetler,
    sıkışıp kaldık.
    sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
    bu kadar ağır olmamalı.
    hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
    BİR ÖMÜR KARŞILIĞI BİR ÖMÜR YANİ
    ne saçma!
    bahar mıdır bizi bu hale getiren?
    galiba...
    ben her bahar aşık olmam,
    ama her bahar gitmek isterim,
    gittiğim olmadı hiç
    ama olsun... İSTEMEK DE GÜZEL

    CAN YÜCEL

  4. #34
    Üye
    ken@n Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.05-2006
    Son Giriş
    22.07-2008
    Saat
    00:16
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    4
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YAŞASIN CUMHURİYET

    Gölköy adında bir yer varmış gelibolu'da
    Televizyonda gösterdiler geçen gün.
    Gelenek edinmiş köy halkı,
    "ben kendimi bildim bileli bu böyledir"
    Diyor muhtar:
    29 ekim'de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını...
    Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
    Kirvesi tutmuş kolundan
    Yatırdılar bir kamp yatağına,
    Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
    Elinde bıçağıyla,
    Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
    "Yaşasın Cumhuriyet" diye
    Bunun üzerine de ekran karardı

    Korkarım bu, sade gölköylülerin değil, umumuzun
    Sade küçüklerimizin değil, büyüklerimizin de
    Düştüğü bir tarihsel yanılgı
    Çünkü sünnet değil, farzdır cumhuriyet

    CAN YUCEL


    Yaşasın CUMHURİYET

  5. #35
    Üye
    barefoot Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.04-2006
    Son Giriş
    04.04-2012
    Saat
    21:49
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    38
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SU GİBİ

    Dostlar ırmak gibidir
    Kiminin suyu az, kiminin çok
    Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
    Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya

    İnsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,
    Bulanık bir göl gibi...
    Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.
    Uzaktan görünümü çekici, aldatıcı
    İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı....
    Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz;
    Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!

    İnsanlar vardır; derin bir okyanus...
    İlk anda ürkütür, korkutur sizi.
    Derinliklerinde saklıdır gizi,
    Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;
    Yanında kendinizi içi boş sanırsınız.

    İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu...
    Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler.
    Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!
    Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz;
    Bu tip insanla bir ömür dolmaz.

    İnsanlar vardır; sakin akan bir dere...
    İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.
    Yanında olmak başlı başına bir mutluluk.
    Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

    İnsanlar vardır; çeşit çeşit, tip tip.
    Her biri başka bir karaktere sahip.
    Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı.
    Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı...

    İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.
    Boşa gitmez ne kadar güvenseniz.
    Dibini görürsünüz her şey meydanda.
    Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.
    İçi dışı birdir çekinme ondan.
    Her sözü içtendir, her davranışı candan...

    CAN YÜCEL

  6. #36
    Üye
    Ankilozan P.Böceği Avatarı

    Gerçek Adı
    Ömer
    Üyelik Tarihi
    06.03-2006
    Son Giriş
    22.11-2017
    Saat
    17:26
    Yaşadığı Yer
    Bilecik
    Mesaj
    55
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    MARE NOSTRUM

    En uzun koşuysa elbet Türkiye'de de Devrim,
    O, onun en güzel yüz metresini koştu
    En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
    En hızlısıydı hepimizin,
    En önce göğüsledi ipi...
    Acıyorsam sana anam avradım olsun,
    Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

    CAN YÜCEL

    Bu da benim en çok sevdiğim şiiriydi Can Babanın.

  7. #37
    Üye
    marina Avatarı

    Gerçek Adı
    metin SAYIT
    Üyelik Tarihi
    03.04-2006
    Son Giriş
    26.07-2011
    Saat
    19:49
    Yaşadığı Yer
    balıkesir
    Mesaj
    89
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY

    başka türlü bir şey benim istediğim
    ne ağaca benzer, ne de buluta
    burası gibi değil gideceğim memleket
    denizi ayrı deniz,
    havası ayrı hava..

    bir başka yolculuk dalından düşmek yere
    yaşadığından uzun

    bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
    ağacın yüksekliğince
    dalın yüksekliğince rüzgarda
    ve bir yeni ömür
    vardığın çimen yeşilliğince

    nerde gördüklerim
    nerde o beklediğim
    rengi başka
    tadı başka..

    CAN YÜCEL

  8. #38
    Üye
    CEREN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.10-2005
    Son Giriş
    27.02-2016
    Saat
    15:38
    Yaşadığı Yer
    İstanbul/Denizli
    Mesaj
    1.605
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YAŞAYARAK ANLADIM

    Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.

    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
    Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

    Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayipmış,
    Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
    Neden hiç ağlamadığını anladım..

    Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
    Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..

    Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
    Çok acıttığında anladım..

    Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

    Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
    Yüreğini elime koyduğunda anladım..

    ''Sana ihtiyacım var, gel! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
    Sana ''git'' dediğimde anladım..

    Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
    Git dediklerinde gittiğimde anladım..

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

    Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
    olmak,
    Gerçekten pişman olduğumda anladım..

    Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

    Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
    Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..

    Sevgi emekmiş,
    Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

    CAN YÜCEL

  9. #39
    Üye
    CEREN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.10-2005
    Son Giriş
    27.02-2016
    Saat
    15:38
    Yaşadığı Yer
    İstanbul/Denizli
    Mesaj
    1.605
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yorgunluk

    Kuşlar vardır,cana benzer havalarda
    Soğuksa kar,baharsa yaprak;
    Bir başına büyür toprakta ömrümüz,
    Güneşle yeşil elleriyle çıplak;

    Uslu ayaklarla başlamış yolculuk-
    Yürünmez öyle,bazen durulur,
    Ve iner erenler katına yorgunluk;
    Kapanır sükun üzre kitaplar.


    Nefeslerle sürüp giden yaşamımız
    Bir su kenarına gelir durur;
    Ekmekten,saraptan öte nimetler vardır;
    Yürünmez öyle hep,bazen susulur.

    Can Yücel

  10. #40
    Üye
    CEREN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.10-2005
    Son Giriş
    27.02-2016
    Saat
    15:38
    Yaşadığı Yer
    İstanbul/Denizli
    Mesaj
    1.605
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yapraktı

    Bir başka yolculuk dalından düşmek yere,
    Yaşadığından uzun;
    Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere.

    Ağacın yüksekliğince,
    Dalın yüksekliğince rüzgarda;
    Ve bir yeni ömür
    Vardığın çimen yeşilliğince.


    Can Yücel

  11. #41
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bilmelisin ki ...

    Duvarda asılı diplomalar
    insanı insan yapmaya yetmez.

    Bilmelisin ki ...
    Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
    anlam yükü o kadar azalır.

    Bilmelisin ki ...
    Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında,
    çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

    Bilmelisin ki ...
    Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
    Gerçek aşkların da!

    Bilmelisin ki ...
    Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
    ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

    Bilmelisin ki ...
    Aile hep insanın yanında olmuyor.
    Akrabanız olmayan insanlardan
    ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
    Aile her zaman biyolojik değil.

    Bilmelisin ki ...
    Ne kadar yakın olursa olsunlar
    en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
    Onları affetmek gerekir.

    Bilmelisin ki ...
    Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
    Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

    Bilmelisin ki ...
    Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
    dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

    Bilmelisin ki ...
    Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
    Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.

    Bilmelisin ki ...
    İki kişi münakaşa ediyorsa,
    bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
    Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
    Bilmelisin ki ...
    Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
    Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
    Bilmelisin ki ...
    Sevgiyi çabuk kaybediyorsun,
    pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

    Can Yücel

  12. #42
    Üye
    halaz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.09-2006
    Son Giriş
    24.06-2011
    Saat
    20:34
    Yaşadığı Yer
    Eskisehir
    Mesaj
    133
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    FINDIK FARESİ...

    Kafka'nın "Fare" öyküsü üzre,
    Gözüme nasıl büyük görünürdü
    Şu Sirkeci Garı'nın lokantası!
    Sekiz-on yıl kapalı durup yeniden açıldığında.
    Gittim baktım ki götiçi kadar kalmış
    O hangar gibi yer...
    Garsona sordum: Niye küçülttüler, dedim burasını?
    Yok, amca, dedi, dokunmadılar hiç enine boyuna.
    Siz fazla şişmanladığımızdan, size öyle geliyor.
    Doğru dediği belki de...
    (Üstelik garson Kafka'nın gençlik resimlerinden
    birine pek benziyordu.)
    Ola ki yaşlandıkça, yaşlanıp şişmanladıkça,
    Hiçdurma küçülen bu zemin-vatan ve tavan arasında
    dönmüşümdür ben de Kafka'nın faresine...
    Yarın, meselâ, orta yerimden çatlasam ne lâzım gelir?...
    Yine de içimden bir ses: Sen sen ol! diyor,
    Kafka'nın öyküsündeki fare emsal,
    Cirit oyna oynayabildiğin kadar,
    Bulduğun neyse mekân!
    Ellerin, ayakların ve çükünle değilse de,
    Hâlâ genç kalan aklınla koşmaca oyna,
    Duvarlara vursan da başını,
    O tavanarası kadar kaldığında cürmün ve cirmin,
    Ölmek ki senin
    başlayıp da bitiremediğin
    allah bilir kaçıncı bin şiirin...

    Can Yücel

  13. #43
    Üye
    Yavuz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.09-2004
    Son Giriş
    02.06-2010
    Saat
    22:50
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    116
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SEN SAĞ BEN SELÂMET

    Kurtarıcılar kurtara kurtara
    Kurtardılar Memleketi memleket olmaktan

    Can YÜCEL

  14. #44
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    21:19
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DENLİ

    Deniz ki pirinç semaver
    En sakin deminde çayın
    Çınnnn

    Mineli fincan elinde
    Kıraathanesine
    Yeats ile Pavese'nin
    Buyrun...

    Dönis ki Güzel'in sevgilisi
    Görmedim dişçiymiş keriz
    Kıskancımın dalgaları içinden
    Kalan iki köpek dişimi
    Damat, siz çeker misiniz?

    Deniz ki Güler'le Güzelbahçe'deydik
    Patladı Eşek İmbatı
    Bu poyraz lekesi, bu liken
    Dönünce dehşet lodosa
    Huu dedim, huhuu
    Secdeyettim laciverdiye

    Deniz ki Hemingway'den mürebbiye
    Saldı mıydı üstümüne aslanlarını
    Göynümüzün en hayvan hayvanat bahçesinden
    En LİYON'suz yeleleriyle

    Aslan olalım hepimiz
    Öfkesiz sevgi
    Denizsiz kara
    Erkeksiz karı
    Eteksiz erkek
    Olmayalım
    Öyle ölmeyelim diye

    CAN YÜCEL

  15. #45
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    21:19
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    SABAH SABAH

    Bu gül birşeyin anısı olacak ama neydi unuttum
    Kimbilir belki de sabah sabah yeniden açan umudum

    CAN YÜCEL




Sayfa 3 / 5 İlkİlk 12345 SonSon