Toplam 10 mesajın 1-10 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    KENZ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.11-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    ATEŞ ve RAKS

    ben oyumu felakete veriyorum şeyda
    sana dönük yanımda çengiler mat oluyor
    saadet-zedelerin morga çevirdiği bir dünyada
    bana alevden kostümlerle dans etmek düşüyor
    ve şeyda ben oyumu felakete veriyorum

    yolum uzadıkça kabaran direncimi
    her düştüğüm yeri öperek bileyliyorum
    kolay gele demek de nerden çıktı şeydam
    gürbüz doğumlarda bir nice ananın harcandığını
    imbatla gelenin kabayelle gittiğini biliyorum

    senin aldanmak dediğin bana merhem oluyor
    gördüm kışı zorlu geçmeyen yılın baharını da
    saksıya dikme gülleri ilk güneşle soluyor
    işte bu kısrak yokuşta çatladı demen için şeyda
    dünyanın tüm düzlüklerine kin besliyorum.

    geç bi yol, nazlı güleryüzlü şiirler yazamam ben
    esenlik şölenleri bitti vakt-i cerağanda
    vakt-i kahırda hüzün fasılları demidir bu dem
    gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta
    ama ne Raks'ı ne Ağıt'ı ben Endülüs'ü evetliyorum

    artık bol kahkahalı çok şükürleri bıraktım
    esenlik bildirilerini harcıalem mutlulukları
    denizi uslu gösteren kartpostalları yaktım
    fakat şeydam bir avuç külü yakamadığım için
    ben oyumu felakete veriyorum.

    MUSTAFA İSLAMOĞLU

  2. #2
    Üye
    KENZ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.11-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    HAKİ ZAMANLAR

    Bu zeytuni, bu mecbur edildiğim
    Öylesine aşufte bir hayatı
    Çıkarttım gözümden
    Çektirdiğim resimleri, cop izlerini…
    Koynuma iki yılan gibi sokulan o yıllar
    Hayatımın hava parasıydı, ödedim
    Konuş dediler konuştum, sustum sus dediler
    Bana hainliğin yakıştığını söylediler
    Gereği gibi oynadım verilen tüm rolleri
    Yuhalandım ve alkışlandım, ama şimdi
    Söndü sahne ışıkları
    Ardımda kötü bir isim
    Dostlar,
    Sessizce terkediyorum burayı
    Bir haki zamanın sır tutanağı
    Bu belgeyi bırakıyorum geleceğe
    Kafesler içinde kafesler
    İniltiye dönüşen ninniler var şimdi içimde
    Bir ihtilal gibi yayılıyor acı
    Geçmişime
    Geleceğime
    Kalbimle aramdaki o girilmez vadiye
    Ben bir yasak işledim, sorgum yapıldı
    Suçsuzum dedim, ama değildim:
    İmrenerek bakmıştım uçan bir kuşa
    Katilini emziren bir ananın acısı bendeki
    Bir seyyahın ki ölümümü sırtımda taşıyorum
    Sanki yaşıyorum bu minval üzre
    Bir gün bana darağacı olacak
    Bu söğüdü sulamak zorunda kalışım
    Çaresizliğim
    Çaresizliğim
    Kendimi vuracak bir kıyı bulursam
    Biraz daha kahır yüklenirim
    Sokaklara çıkmam ne de balkonlara
    Çekilirim gönlümün sıkıyönetim olmayan diyarına

    MUSTFA İSLAMOĞLU

  3. #3
    Üye
    asmina Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.10-2008
    Son Giriş
    04.12-2008
    Saat
    13:39
    Mesaj
    9
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok Sevdiğim yazarlardan bir tanesi sağol paylaşımın için...

  4. #4
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevda

    beni benden alıp alıp götüren
    saçını rüzgara katarsın sevda
    şaşma ufuk gibi yandığıma sen
    bende doğar bende batarsın sevda
    âfet yakar diye duyulmuş gözün
    bir çift namlu gibi oyulmuş gözün
    beni çıldırtmaya koyulmuş gözün
    mermini şurama atarsın
    sevda ağlayışın yaman, gülüşün yaman
    pençende yüreğim başımda duman
    ciğer kebap olup, yandığım zaman
    su değil, baldıran tutarsın sevda
    ben gün doğusunda beklerken seni
    neden hep lodosa açtın yelkeni
    turnalar mı alıp gitti neşeni
    şimdi hangi koyda yatarsın sevda
    bırak sürükleme suyuna beni
    hedef bendim, gerdin yayına beni
    ne dehşet getirdin oyuna beni
    betersin, betersin, betersin sevda

    Mustafa İSLAMOĞLU

  5. #5
    Üye
    KENZ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.11-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ey insan
    içimde büyüttüğüm tüm çiçekleri
    sana adıyorum
    ıtırları, yaseminleri, menekşeleri
    lale bana kalsın
    kapına çiçeklerin karalısını sunmaktan
    utanıyorum

    dua çıkmayan göğe sevdalar çıkar mıymış?
    bülbülünü kaybetmiş bu evrensel bahçede
    dikenler bile bir hoş, gayrı gül kokar mıymış?

  6. #6
    Üye
    KENZ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.11-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİR KIRIK EZGİ

    sevinmem sevince benzemiyor
    ne de üzülmem üzüntüye
    gözden geçirilmiş sözler söylüyorum
    ömrüme ilişkin
    belki birazcık avutur beni diye
    ağlamayasın için susuyorum
    benden almayasın kara haberi
    ağlama ki sakinleşirsin diye korkuyorum
    fırtına hebercisi gözlerinde
    yarasalar uçuşuyor yine
    gözyaşların bir kurşun ta şurama saplanır
    sen ağlama İbrahim Erciyes gazaplanır

  7. #7
    Üye
    KENZ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.11-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YA-SİN

    İnsanlık Güzeli’ne adanmıştır-

    ey insan
    ey yüz akı gönül aydınlığı
    kabul olmuş sadaka kadar güzel
    bir duygu sarıyor seni anan yüreğimi
    bastığın toprakla yıkadığın gözüme
    şimdi güneş bile siyah görünüyor
    ey yüz akı gönül aydınlığı

    ben kendime ağlarken Uhud’da ağlar mıymış
    Hıra’yı mahzun gördüm soramadım sevgili
    hasretinin dışında başka derdi var mıymış?

    ey insan
    içimde büyüttüğüm tüm çiçekleri
    sana adıyorum
    ıtırları, yaseminleri, menekşeleri
    lale bana kalsın
    kapına çiçeklerin karalısını sunmaktan

    utanıyorum
    dua çıkmayan göğe sevdalar çıkar mıymış?
    bülbülünü kaybetmiş bu evrensel bahçede
    dikenler bile bir hoş, gayrı gül kokar mıymış?

    ey insan
    göklerin öğrencisi, yerlerin öğretmeni ey
    sen öğrettin taşa konuşmayı
    ağaca selam vermeyi
    aya yarılmayı, toprağa dürülmeyi
    göklere kurulmayı, durmayı zamanı
    yılana ve deveye sevmeyi
    ölmeyi, öldürmeyi
    yaşamayı sen öğrettin insana

    o bengisu gözünden fışkıran pınar mıymış?
    baharların kaynağı ve yolunu gözleyen
    bir ben sevda şehidi, bir de şu çınar mıymış?

    ey insan
    ey tebessümünden cennetler yaratılan
    gül bahar geliyor, ağla gök seviniyor
    gözyaşını karanfil diye göğüslerine takan melekler
    kapında divan durup ağlamanı bekliyor
    hüzün kuruluyor ekmekten önce sofrana
    bunun için bir bir uçuyor sevdiklerin
    bu yüzden öksüz, bu yüzden yetim kalıyor
    efendisi yetimlerin.

    niçin döndü bu rüzgar yol vermez dağlar mıymış?
    yine Ferhat kesildin bu ne canhıraş gönlüm
    bağrını deldin diye dağlar da ağlar mıymış?

    ey insan
    sen olmasaydın
    insanlar ölmeyi öğrenmeden öleceklerdi
    yaşamanın özgül ağırlığını
    keşfetmeden yaşayacaklardı
    hayat fahişe erkeklerin elinde
    bir yosma gibi hırpalanacak
    hangi mevsime el atsak
    elimizde yapış yapış bir şeyler kalacaktı

    acımı tartamayan aşkımı tartar mıymış?
    gönlüme yol vermeyen şu zifiri perdeyi
    o cennet elleriyle lûtfedip yırtar mıymış?

    ey insan
    sen olmasaydın
    Yusufçuk kuşunun ne dediğini
    yılanların niçin toprak yediğini bilmeyecektim
    herşey çift yaratılırken niçin birşey tek?
    bilmeyecektim bir gövdede mücevhere dönüşen taşı
    hem yol, hem yolcu, hem hedef olanın
    içinde kopan amansız savaşı
    olmasaydın sen
    çekilen dizde derman gözümdeki fer miymiş?
    kendimi bir kum diye atıversem çölüne
    ona vurgun bulutlar üstümde gezer miymiş?

    ey insan
    senin sırrın
    gözyaşının terkibinde saklıymış
    bu gerçeği bir denizin dudağından öğrendim
    gecenin bir vaktinde bir sevgili ağlarken
    bir dişi varlığını varlığına adarken
    bir erkeğin ellerinde
    ölüm havlu atarken
    haklıymış

    söyle gönlüm bu sevda mahşere kalır mıymış?
    alışılmış sözcükler yükleyip kanadına
    ona doğru uçursam katına alır mıymış?

    ey insan
    ey güneş hamilesi
    bir kere doğarmışsın
    bin kez doğururmuşsun
    parmakların sevdanın kesilmeyen çeşmesi
    onun için ağlıyor yeni doğan bebekler
    doğur, doğur ki dünya kaybetti gözlerini
    doğur ey İsrafil’in nefesi
    ey güneş hamilesi

    sen olmazsan gemide bu tufan diner miymiş?
    gemilerin de yandı sil aklından dönüşü
    vakt indi yüreğim gidenler döner miymiş?

    ey
    ey ins
    ey insan
    hıncını hıncıma kat
    sancını sancıma kat
    pamuktan ellerini geçir yürek halkama
    ister ayağın katına çek
    istersen yerlere at.

  8. #8
    Üye
    KENZ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.11-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nuveyba

    Öfkemin hançerine su ver sen
    kalkalımbir seher vakti Nuveyba
    işgaledilmiş topraklarımız üstüne
    güneşdoğmadan önce

    hertaşın dibine bir yıldız gömmüşler
    şudenizden hala kırbaç sesi gelir
    atlılarıen son ne zaman görmüştün Nuveyba
    nezaman öpmüştün ayağını Selahaddin’in

    kolkırılır yen içinde kalır
    yabaş koparsa Nuveyba
    bugövde bir düşerse yere ya
    kantutar dağları, atom santrallerini
    yeryüzünü ve umutları sel alır

    geriyeandın, aşkın ve adın kaldı
    andınıçocuklar içti Nuveyba
    aşkınyüreklere düştü
    adıncellatların kirli elinde
    Filistinaskısına dönüştüm
    kan akacak bu topraklarda kan
    kendileri benimkini
    demirden atlarıseninkini icecek
    bircan düşecek toprağa
    Sabra
    bir can kalkacak.

    Ramallah’ta tarlalara çocuk ektikNuveyba
    taşlarıylaebabiller dönüştü tomurcuğa
    güz ekinidir bilirsin verirseMevla
    yüreklerinbuz kestiği bir mevsimin ardından
    her bir çiçek kesebilir çocuğa

    sihirbazınçırağını hatırlarsın Nuveyba
    ohendekte hala tüter annelerin şarkısı
    ogün bu gün hala utanır güneş

    adınateş, andın ateş, aşkın ateş.

    Mustafa İslamoğlu

  9. #9
    Üye
    üzeyirnuveyba Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2010
    Son Giriş
    14.04-2010
    Saat
    00:34
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Adnan Aydın !ın mustafa islamoğlu'nun şiirlerinden oluşan göçmen kuşlar albümü çıktı.. bu albümden nuveyba eserini Dailymotion - ADNAN AYDIN NUVEYBA - Müzik Kanalı den dinleyebilirsiniz..
    Ayrıca Adnan Aydın duyduğum kadarıyla Özel eğitim öğretmeniymiş... bu site içinde güzel bir tevafuk oldu...

  10. #10
    Üye
    RAVZA54 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    sakarya
    Mesaj
    2.637
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    cok güzellerdii tşk ederim sundugunuz için