Toplam 3 mesajın 1-3 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    21:51
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    VAZGEÇMELER USTASI

    Dünya kirletilmişse,

    Üstünüze sıçramış

    Bir şey vardır mutlaka.

    Benimki aşktan bir leke,

    Kazındıkça kendini temize çeken

    Gizlice. Sürtündükçe kıvılcımlar saçan

    Çakaralmaz renk cümbüşü işte.

    Ya sizinki?



    Ben vazgeçmeler ustasıyım.

    Reddedemem önerinizi,

    Paylaşalım elbette:

    Lekeniz sizde kalsın,

    Ben aşk'ı alırım sadece.



    Dünya kirletilmişse,

    Üstünüze sıçramış

    Bir şey vardır mutlaka.

    Benimki iki soluk arasında

    Gelip geçen zaman.

    Hangisi ölüm hangisi yaşam?

    Ya sizinki?



    Ben vazgeçmeler ustasıyım.

    Yaşadığınız bir ömür değil mi?

    Seçimi siz yapsanız, istediğiniz sahneyi seçseniz:

    İster ilkincisi olsun ister sonuncusu fark etmez ki,

    - Başarımızı arttıracaktır provalardaki performansınız -

    Artanıyla yetinirim zaten ben, ilk gösteri için

    siz önden buyrunuz lütfen!



    Dünya kirletilmişse,

    Üstünüze sıçramış

    Bir şey vardır mutlaka.

    Benimki korkusuz ve kuşkusuz bir aşk,

    Başdöndürücü ve anısız,

    Fısıldaşmaları dalgınlıklara takılı.

    Ya sizinki?



    Hala anlamadınız mı?

    Demiştim:

    Ben vazgeçmeler ustasıyım.

    Aşk'ı bana terk etmiştiniz zaten,

    Üstü...kalabilir sizde...


    Tuğrul Asi BALKAR


    GÖLGESİ

    hep bir gölgeyle saklandı yüzüm fark edilmedim

    kimi mutluluktan derdi kimi umutsuzluktan

    bense bilirdim senin gibi, yıllar öncesi

    alnımda seken bir kurşunun parlamasından

    alnımda seken o kurşunun

    beni hayata bağışlamasından

    (durur izi sol üst köşesinde alnımın

    yaşama atılmış bir çentik gibi)

    hep bir gölgeyle saklandı yüzüm fark edilmedim

    güneş doğudan doğardı sırtımı ona verirdim

    güneş batıdan batardı sırtımı ona verirdim

    tepede yükselirdi güneş her öğle vakti

    bir saçak altı bulur beklerdim

    uzasın diye gölgem – uzardı gölgem

    uzasın diye gölgem – uzardı gölgem

    (gölgem uzundur günahlarım gibi

    gölgem uzundur günahlarım gibi)

    öyle de denir - ki doğrudur:

    gölgesi uzun olur hayata kısa gelenlerin gövdesi.

    istemekle,

    insanın başına gelmesi arasındaki fark! işte bu:

    hayata kısa kalan bir adamın uzun gölgesi.

    Tuğrul Asi BALKAR

    KANIT

    yalnız çığlığım var elimde yokoluşu kanıtlamak için

    dengede tutmak için aşkın ve kurtuluşun cesaretini
    unutulmaz ki senin şakaların terazisinde
    hep acının kefesinde dara olduğun
    aşkı tadışın rakıyı yudumlayışın
    susmayı küsüşün sesi ünleyişin
    anımsanır her eflatun düşüne
    yalancı ama yeni bir aşkı yakıştırdığın

    behçetim don değiştirmiş hezarfenim
    çıkarmış yüreğinin kanatlarını
    madımak'ta uçmaklığa kavuşur
    söyledikçe sır tutmaz aynalar
    ele veriyor kimliğini
    koşuyor kış tozuyor bahar
    bitiyor güz kavuruyor yaz yakıyor
    kırılıyor boynu kuğuların pervanelerin
    hasretlerin metinlerin asafların
    gösterdikçe gizi yitiyor görüntülerde
    kirletilen insanlığın
    behçetim don değiştirmiş hezarfenim
    çıkarmış yüreğinin kanatlarını
    madımak'ta uçmaklığa
    biliyorum gülüşün deprem
    biliyorum haykırışın boran
    susturur. ama ya acıyı
    biliyorum soluğu cana can verir, olsun!dur
    nasıl da yakışıklıdır gözleri: giritli, göçmen
    dudakları çarpışırken dilinin erdemine
    dişleri şahmeran kalesinin temel taşları
    düşleri, ne de olsa askeri bir tıbbiyeli, eyy!
    behçetim don değiştirmiş hezarfenim
    çıkarmış yüreğinin kanatlarını
    madımak'ta
    sen ki görkemli voltanı atarken
    tutulur kapıları insanlığın ve umarsızlığın
    belki bir unutkanlıktır kalır: kardeşlik
    pasaportunun ritsos'la paylaşılması
    biliyorsun yaşam yaşatmaktır
    kanın dolaştığı her yerde ve insanlığı
    kimin gücü yeter 'yangında ilk kurtarılacaktır' demeye
    behçetim don değiştirmiş hezarfenim
    çıkarmış yüreğinin kanatlarını
    (çıkarınız yüreğinizi
    bu ülkenin sahibi kim: bilmiyorum
    ben acılarelininkini: biliyorum)
    behçetim
    ağabeyim
    kendi çığlığımdır ancak ses veren çığlığıma

    Tuğrul Asi BALKAR

  2. #2
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    21:51
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KUŞATMALAR COĞRAFYASI'NDAN

    altı

    o bendim, beni unutma
    diyen sesinin çınlamasıyla şaşkın
    ellerimi tuttuğunda uslu bir çocuk
    gözlerini kapayınca karanlıkta kalan
    o bendim
    bir düşten uyanmışçasına sersem
    bir güle baktıkça solan
    bir serçe salıverince köle
    aklı hep o şarkıya takılı
    gider mi gider gitme desen de


    yedi

    o bendim, gökyüzüne bakarak
    yıldız kaymalarından kendine umut biçen
    her yıldızın bir ömrün
    bedeli olduğunu bilmeyen
    yanılan yıkılmış ve sürgün
    o bendim
    boşlukta dağılan
    ellerimle dalgın
    kirlenmiş düşlerimden
    soyunup
    bekleyen,
    seni bekleyen
    çoktandır yaşamayan birine
    arada gelen mektuplar için
    şiirler yazan, uçurumun kıyısında
    uyuyan ve uyanan
    gider mi gider gitme desen de

    Tuğrul Asi BALKAR

  3. #3
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    21:51
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    TUNÇTAN BİR YALNIZLIK

    ilk o geldi rıhtıma demirlediği umutlarıyla
    durdu. artık yaşamaktan yoruldum
    diye yanıtladı oğlunu
    ufku izledikçe sonsuzluğun çizgileri
    yerleşirken alnına
    uykusuzluk, soluğunu kesen öksürük nöbetleri ve kan
    sığ sularında tekneler yüzdürdüğü kasaba:
    bodrum, her insan bir bodrum burada
    bir yalnızlık kalesi ve poyraz
    poyraz olmalıydı uykularımın son limanı
    de oğul kimin ağına takıldı ki
    mutluluk, kimin
    çekilirken deniz ağlardan.

    tunçtan bir yalnızlık kalesi babam
    gözleri çakır.

    Tuğrul Asi BALKAR