Toplam 2 mesajın 1-2 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    KÜÇÜK BİR EV

    Küçük bir ev,
    Nohut oda
    Bakla sofa misali,
    Yürürken
    Gıcırdayan tahtalar,
    Belki
    Tozlu bir tavan arası,
    Kilidi kırılmış
    Eski bir sandık.
    İpek örtülere bürünmüş
    Gibi duran koltuklar,
    Tozların altında
    Silinmiş resimler,
    Bizden öncekilerin giydiği
    Renklerini kaybeden giysiler,
    Hiç yaşanılmamış gibi
    Ölü bir sessizlik.
    Küçük bir ev,
    İçeriye sızan güneşin
    Kırılmış ışıkları,
    Eski halının üstündeki
    Kaybolmamış ayak izleri,
    Kasvetli müzeler misali
    Sıralanmış lambalar,
    Konsol üstündeki
    Sırları dökülmüş ayna,
    Tedirgin ruhların bıraktığı
    Ölü bir zaman,
    Yas tutulmuş evden artakalan
    Yok edilmiş hazin bir yaşam.

    Zeynep Nilgün GÖKÇEÖZ

  2. #2
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    KENDİMİ ARIYORUM

    Kendimi arıyorum
    Pulsuz bir mektubun adresi bilinmeyen rüzgarlarında,
    Bazen kimliği bulunmamış düşlerin yolculuğunda.

    Kırık bir şarkı gibiyim kararsız
    Dört mevsimin sokak aralarında.
    Kimisi yüzünü güneşe dönmüş
    Kimi kapalı perdelerin ardında.
    Ama…hepsi saklanmış aynı şarkının nakaratında.

    Kendimi arıyorum
    Buğulanmış albümlerin katmer katmer dökülen yapraklarında,
    Biraz mahcup, toprakların yağmur kokan kırılganlıklarında.

    Gülüşünde yaralar saklayan
    Yazgımı düşlüyorum sararmış gecelerde.
    Ne Leylası olabiliyorum sevdaların
    Nede çöllerde hasretin damlası.
    Yeminliyim sanki susuzluktan ölmeye.

    Kendimi arıyorum
    Bayramlığını giymiş çocukluğumun adımlarında,
    İçinden nice güneşler doğacak sihirli kutularda.

    Tüm gayretim bir çocuğun saçlarına dokunabilmek.
    Martı ürkekliğinde ki hayallerini
    Deniz suyuyla yıkayabilmek,
    Ve güneşe sormak
    Yalınayak karanlıklarda koşabilirmiyim diye…

    Başka bir adı varmıdır
    Gözlerine menekşe yerleştirilmiş hüzünlerin.
    Kim anlatabilr geceye sığmayan düşlerin göğsünde uyumayı.
    Bir çocuktan başka kim başarabilir
    Tebessümleri paylaşmayı.

    Kendimi arıyorum
    Sessiz bir ıslığın gökyüzüne sürgünlüğünde.
    Avuçlarımdan doğan güneş dans ederken okyanuslarla.
    Ruhuma süzülüyor şimdi gümüşi şafaklar,
    Zümrüt-ü anka kuşunun kanatlarında
    Yeniden doğuyorum her şafağın aydınlığında.

    Zeynep Nilgün GÖKÇEÖZ