Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 19 mesajın 1-15 arasındakiler

Konu: Nietzsche

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    WaLe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.07-2005
    Son Giriş
    27.10-2013
    Saat
    16:22
    Mesaj
    304
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Şiir Niçe'ye (kızmayın Türkçe okunuşu böyle ..) Türkçeye çevirisinin ise Can YÜCEL' e ait olduğunu hatırlıyorum. vede eksik olmuş sizin için tamamını paste' lıyorum.
    KORKARAK YAŞIYORSAN

    Öyle bir hayat yaşadım ki;
    Cenneti de gördüm cehennemi de

    Öyle bir aşk yaşadım ki,
    Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.

    Bazıları seyrederken hayatı en önden
    Kendime bir sahne buldum oynadım.

    Öyle bir rol vermişler ki;
    Okudum, okudum anlamadım.

    Öyle bir hayat yaşadım ki;
    Son yolculukları erken tanıdım

    Öyle çok değerliymiş ki zaman
    Hep acele etmem bundan anladım.

    Kendi kendime konuştum bazen evimde
    Hem kızdım, hem güldüm halime.

    Sonra dedim ki,
    Söz ver kendine!

    Denizleri seviyorsan,
    Dalgaları da seveceksin.

    Sevilmek istiyorsan,
    Önce sevmeyi bileceksin.

    Uçmayı seviyorsan,
    düşmeyi de bileceksin

    Korkarak yaşıyorsan,
    Yalnızca; hayatı seyredersin...


    Friedrich Wilhelm NİETZSCHE

  2. #2
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: PReNS
    Şiir Niçe'ye (kızmayın Türkçe okunuşu böyle ..) Türkçeye çevirisinin ise Can YÜCEL' e ait olduğunu hatırlıyorum. ve de eksik olmuş sizin için tamamını paste' lıyorum.
    Niye kızalım Sevgili PReNS, dilimiz zaten çorbaya dönmüş durumda.. :evil: Kural, diye bir şey kalmadı artık. ops: Kimi okunduğu gibi yazıyor, kimi yazıldığı gibi okuyor.. Çoğu da kendi yazdığını bile okumuyor. :evil: Biliyor; okumaya kalksa düzeltilecek o kadar çok yeri var ki.. Kim uğraşacak onlarla.. ops: Allah, Türkçe öğretmenlerine sabır versin..

    Bu şiiri googol'da bir aratsan o-hooo neler bulursun neler.. :wink: "Şebnem Ferah" bile sahiplenmiş..

    Aslında Cellmaam'ın yazdığı biçimi daha doğru. Üstelik seninkinden 4(5) satır daha fazla. :wink:

  3. #3
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YURTSUZ

    Dört nala koşan atlar
    Uzaklara götürür beni,
    Korkmadan, doludizgin.
    Gören tanır beni,
    Ve tanıyan
    Yurtsuz Adam diye seslenir.
    Haydi, haydi!
    Asla bırakma beni,
    Yazgım, ey parlak yıldız!

    Kimse bana soramaz,
    Nerelisin diye.
    Asla bağlanmadım bir yere
    Ve geçip giden zamana.
    Özgürüm kartallar gibi.
    Haydi, haydi!
    Asla bırakma beni,
    Yazgım, ey tatlı Mayıs!

    Neden inanayım ki?
    Bir gün öleceğime,
    Kekre ölümü öpeceğime.
    Mezara mı düşeyim,
    Bir daha içmeyeyim mi
    Yaşamın nazenin köpüğünü?
    Haydi, haydi!
    Asla bırakma beni,
    Yazgım, ey renkli düş!

    (1859)
    Friedrich NİETZSCHE

  4. #4
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YALNIZ

    Haykırışan kargalar
    Darmadağın uçuşuyor kente doğru
    Nerdeyse yağacak kar
    Yeri yurdu olanlara ne mutlu!

    Donmuş kalakaldın,
    Hanidir gözlerin arkada!
    Boşuna kaçışın, ey çılgın,
    Kıştan uzaklara!

    Dilsiz ve soğuk binlerce çöle
    Açılan bir kapıdır dünya!
    İnsan senin yitirdiğini yitirse
    Bir yerlerde duramaz bir daha!

    Sen şimdi solgun, sarı
    Kış gurbetlerine lânetli,
    Hep soğuk gök katlarını
    Arayan bir duman gibi.

    Uç git, kuş, söyle ezgini
    Issız çöl kuşlarının sesiyle!
    Göm, gizle, ey çılgın, kanayan kalbini
    Buzların, alayların içine!

    Haykırışan kargalar
    Uçuşuyor kentten yana, dağınık:
    Nerdeyse yağacak kar
    Yeri yurdu olmayana çok yazık!

    Friedrich NİETZSCHE

  5. #5
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KÖPRÜNÜN ÜSTÜNDE

    Köprünün üstünde durmuşum geçende
    Karanlık geceye bürünmüşüm.
    Bir türkü duyulur uzaklardan
    Altın damlalar yağardı bir de
    Ürperen aynasına suyun.
    Gondollar, ışıklar, bir de musiki
    Geçmiş kendinden,yüzdüler alacakaranlığa doğru.
    Ruhum, şu görünmez parmakların
    Dokunduğu çalgı,
    Bir Venedik türküsü söyledi gizlice,
    Boyam boyam mutluluklar içinde ürpererek.
    -Bir duyan var mı dersin?

    Friedrich NİETZSCHE

  6. #6
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Buraya, bu başlığa illa yazmak istiyorum..İlla yazmak istediğim halde, bir türlü akmıyor
    kaç gündür kelimeler..Merdiven olup kuyudan çıkamıyor cümleler..Yazmayı kuyudan
    çıkmaya benzetirim ben..Düşünceler tutunur birbirine kelimelerle, uzar boyları..Hop
    yeryüzene atlayıverirler..

    NİETZSCHE...Hayatımı alt üst eden, Dünyadaki herkesten fazla beni etkileyen düşün adamı.
    Dost desem, hiç dinlenemedim yanında.. Düşman desem, ondan daha çok veren olmadı bana..

    Kültüre dayanak olan ortaçağ din düşüncesinin çözülmeye başladığı dönemde ortaya çıkan
    bu düşün adamı; Tanrının öldüğü savıyla, yetim kalan insanlara, güçlerinin olduğunu,
    güçlü olabileceklerini ve yeni bir üstün insan oluşması gerektiğini anlatmaya çalışmıştır..

    Dünya da onun düşüncelerinden etkilenmeyen hiç bir politik, kültürel yada felsefi akım
    yoktur bana göre..Üstelik tek sayfalık düşüncelerinden koca koca felsefi akımlar,
    sanat eserleri doğmuştur..

    O ne mi diyor insanlara? Sen insansın diyor..Kendine yetecek üstün insan ol diyor..
    Senin kültürünün temelini zayıflık, korku ve sığınmacı hayaletler oluşturuyor diyor..
    Git o hayaletlerinden kurtuldiyor..Kendi gücünü koy, kültürünün temeline ve köle ruhlu
    olmaktan kurtul diyor..Üstün insanın ruhu, efendi ruhudur diyor..Yeni efendi sizsiniz...

    Çok şey der daha, Zerdüşt böyle buyurdu'da..O aslında insanlığın vicdanıdır..O ordan
    bağırdığı sürece insan rahat uyuyamayacaktır..Hep kafalar o tarafa bakıp ; Ulan bu herif
    ne zaman susacak denilecektir..Utanılacaktır..Başlar öne eğilecektir, o konuştuğu sürece..

  7. #7
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ECCE HOMO

    Evet, bilirim nereden geldiğimi
    Alev gibi doymamış, aç
    Yanar, tüketirim kendimi.
    Işık olur, ne tutarsam,
    Küldür arkamda kalan.
    Ben ateşim besbelli.

    Friedrich NİETZSCHE

  8. #8
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YENİ DENİZLERE DOĞRU

    Oraya gitmek istiyorum, oraya
    Artık güvenim var koluma, kendime
    Önümde uzanan açık deniz
    Bir gemi taşıyor beni engine.

    Her şey pırıl pırıl, daha yeni
    Uyur mekânda, zamanda öğle vakti
    Yalnız senin gözlerin, ey sonsuz!
    Senin bakışın seyreder beni.

    Friedrich NİETZSCHE

  9. #9
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Anladım

    Öyle bir hayat yaşıyorum ki
    Cenneti de gördüm,cehennemi de
    Öyle bir aşk yaşadım ki ;
    Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de,
    Bazıları seyrederken hayatı en önden,
    Kendime bir sahne buldum oynadım.
    Öyle bir rol vermişler ki,
    Okudum,okudum anlamadım.
    Kendi kendime konuştum bazen evimde
    Hem kızdım,hem güldüm halime
    Sonra dedim ki “söz ver kendine”
    Denizleri seviyorsan ,dalgaları da seveceksin,
    Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin
    Uçmayı seviyorsan ,düşmeyi de bileceksin.
    Korkarak yaşıyorsan ,yalnızca hayatı seyredersin .
    Öyle bir hayat yaşadım ki ,son yolculukları erken tanıdım.
    Öyle çok değerliymiş ki zaman ,
    Hep acele etmem bundan ,anladım.

    Nietzsche

  10. #10
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Türküler

    öylesine geniş ki yüreğim bir deniz gibi,
    güler yüzün bir güneş ışığınca
    tatlı ve derin yalnızlığında,
    dalganın dalgaya sessiz karıştığı yerde.
    gece mi bastırdı? gün mü yoksa? bilmiyorum.
    güler bana o tatlı o sevimli
    güneş ışıltılı yüzün,
    ben bir çocuk gibi mutluyum.

    gece yarısı bir de rüzgar
    yavaştan yavaştan pencereme çarpar.
    bir sağnak başlamış inceden
    damlar odama yavaşça.
    mutluluğumun düşüdür benim,
    rüzgar gibi yalar geçer yüreğimi.
    bir buğudur o bakışında senin.
    bir yağmur tadıyla sarar yüreğimi.

    Nietzsche

  11. #11
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ariadne'nin Yakınması

    Kim ısıtır, kim sever beni daha?
    Sıcak eller uzatın bana!
    Yürek mangalları uzatın bana!
    Vurulup düşürülmüş çırpına çırpına,
    can çekişenler gibi, ayakları ovuşturulan,
    sarsılmışım, ah! Bilinmeyen ateşlerle yana yana,
    sen peşimdesin, ey Düşünce!
    Adlandırılamaz! Açıklanamaz! İğrenç!
    Sen, ey bulutların ardındaki avcı!
    Yerle bir olmuşum senin şimşeklerinle,
    sen alaycı göz, dikmişin gözünü bana karanlıklardan!
    Yatıyorum öyle,
    kıvrılarak, çırpınarak, işkencesiyle
    bütün sonsuz ezaların,
    vurdun beni
    sen ey zalim avcı,
    sen ey tanınmaz - T a n r ı...
    ur, daha derine vur!
    Bir kez daha, haydi vur!
    Kopar, parçala bu yüreği!
    Niye bu işkence
    körelmiş oklarla?
    Neye göz koydun böyle,
    usanmadın mı bu insan işkencesinden,
    acı vermekten haz duyan Tanrı şimşeği gözlerle?
    Öldürmek değil istediğin,
    yalnızca eziyet, eziyet etmek mi?
    Bana - niye eziyet ediyorsun,
    sen, ey acı vermekten haz duyan tanınmaz Tanrı?

    Ha ha!
    Usul usul sokuluyorsun
    böylesi gece yarısında? ...
    Ne istiyorsun?
    Konuş!
    Üstüme geliyorsun, sıkıştırıyorsun beni,
    Ha! Çok yaklaştın yanıma!
    Soluğumu duyuyorsun,
    yüreğimi dinliyorsun,
    kıskanç seni!
    - neden kıskanıyorsun beni?
    Git! Defol!
    O merdiven de niye?
    İçeri mi girmek istiyorsun,
    yüreğime tırmanmak,
    en mahrem
    düşüncelerime tırmanmak?
    Utanmaz! Tanınmaz! Hırsız!
    Ne çalmak istiyorsun?
    Ne gözetlemek istiyorsun?
    Ne işkencesi etmek istiyorsun?
    Sen ey işkenceci!
    sen - Cellat - Tanrı!
    Yoksa köpek gibi,
    taklalar mı ataydım karşında?
    teslim mi olaydım, kendimden geçerek
    sevginle - sırnaşarak?

    Boşuna!
    Sürdür batırmanı!
    Zalim diken!
    köpek değilim - avınım yalnızca senin,
    zalim avcı!
    en gururlu esirinim,
    en ey bulutların ardındaki haydut...
    Konuş artık!
    Ey şimşeklerin ardına gizlenen! Tanınmaz! konuş!
    Ne istiyorsun, ey Eşkiya... b e n d e n?

    Nasıl?
    Fidye mi?
    Ne istiyorsun fidye diye?
    Çok iste - böylesi yaraşır gururuma!
    ve az konuş - böylesi yaraşır öteki gururuma!

    Ha ha!
    Beni - istiyorsun ha? beni?
    herşeyimle beni? ...
    Ha ha!
    Ve işkence ediyorsun bana, delisin ya işte,
    gururumu kırıyorsun işkencenle?
    S e v g i ver bana - kim ısıtır ki beni daha?
    kim sever ki beni daha?
    sıcak eller uzat bana,
    yürek mangalları uzat bana,
    bana, yalnızların en yalnızına,
    buzunu ver ah! yedi kat donmuş buz,
    düşmanları bile
    düşmanları özlemeyi öğreten,
    ver, evet, teslim et,
    ey zalim düşman
    bana - k e n d i n i!

    Kaçıyor!
    Bu kez o kaçıyor,
    tek yoldaşım,
    en büyük düşmanım, tanınmazım benim,
    Cellat-Tanrım benim! ...

    Hayır!
    gel geri!
    bütün işkencelerinle birlikte geri gel!
    Bütün gözyaşlarım
    sana akıyor,
    yüreğimin son alevi
    seni aydınlatıyor.
    Gel, geri gel,
    tanınmaz Tanrım! A c ı m benim!

    son mutluluğum benim! ...

    Nietzsche

  12. #12
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Öyle bir hayat yaşıyorum ki

    Gidene kal demeyeceksin…
    Gidene kal demek zavallılara
    Kalana git demek terbiyesizlere
    Dönmeyene dön demek acizlere,
    Hak edene git demek asillere yakışır.
    Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme,
    Yoksa değersiz olan hep sen olursun…

    Düşün…
    Kim üzebilir seni senden başka?
    Kim doldurabilir içindeki boşluğu,
    sen istemezsen?
    Kim mutlu edebilir seni,
    sen hazır değilsen?
    Kim yıkar,
    yıpratır seni izin vermezsen?
    Kim sever seni,
    sen kendini sevmezsen?
    Her şey sende başlar, sende biter..

    Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme
    İçindeki yaşama sevgini…
    Ya çare sizsiniz ya da çaresizsiniz.

    Nietszche

  13. #13
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Öyle bir hayat yaşıyorum ki (Devamı)
    ........
    Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
    Cenneti de gördüm, cehennemi de.
    Öyle bir aşk yaşadım ki,
    Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
    Bazıları seyrederken hayatı en önden,
    Kendime bir sahne buldum oynadım.
    Öyle bir rol vermişler ki,
    Okudum okudum anlamadım.
    Kendi kendime konuştum bazen evimde.
    Hem kızdım hem güldüm halime
    Sonra dedim ki ' söz ver kendine '
    Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.
    Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin.
    Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
    Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
    Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.
    Öyle çok değerliymiş ki zaman,
    Hep acele etmem bundandı
    Anladım...


    F. Nietzsche

  14. #14
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gece Düşünceleri

    Işığa baktım, bir sivrisinek
    Uçuşuyordu etrafımda, iskemleye yığıldım:
    Alıştığım çevreden geçip gitmiş,
    Alıştığım zevkleri içip bitirmiştim.
    Saçımı rüzgara, göğsümü sellere,
    Kalbimi alacakaranlığa, dostça sunmuş,
    Ve hafifçe kaynaşan kanımı usulca uyandırmışım,
    Ölüleri anarak, en sevilen ölüleri.

    Gördüm bulutlarda duranları -
    Yalnızdım ve arada bir bakıyordum.
    Bu onların güzel tavırları mı? Belli belirsiz
    Sallıyor gece rüzgarı titreşerek yelpazesini.
    Bu onlardı, onlardı. Aralarında mısın sen de?
    Benim için öldün sen, ama göğsümdeki her şeyden
    Daha mı çok seviyordum seni? Sen de mi gittin?
    Hayır, sevgin öldü senin ve geçip gitti öteye!

    Etrafım sessiz. Perdenin arasından
    Dikkatle bakıyor soluk yüzlü ay.
    Burada ne arıyor ay? Uçuşan hayaletler gibi
    Çevresinde dolanıyor, incecik narin bulutlar.
    Duvarıma vuruyor titreşen yansıları -
    Seviyorum onların titreşmesini -
    Görüyor gibiyim, düşüncelerin ara sıra dansını
    Çevresinde sakin mezarların.

    Önümde, açılmış kitaplar,
    Arasında yazılı bir sayfa;
    Kitaplar öylesine ölü - ben tedirgin,
    Uzanıyorum mektuba: yazı yorgun,
    Ölmüş onu yazan el,
    Ölmüş o ele emreden yürek.
    Bu mektuba yansımış bütün sevişim,
    Bu satırlara bütün çilem.

    Ve gene de ölü değilsiniz, ey siz kalın ciltler,
    Siz, bilgelik dolu karınlar, ölü değilsiniz -
    Alıyorum şimdi, dostça, seni ellerime
    Bana teselli verdin, şarap ve ekmek verdin
    Acılar beni yıktığında, sen, benim Shakespeare'im;
    Ruhum bunu unutmamalı:
    Onlar ay gölgesi gibi gittiler,
    Sense bana sadık kaldın, ey derin anlamlı yüz!

    Tükenmiş nerdeyse ışık - ve yeniden canlanıyor,
    Aydınlatıyor odayı, göğsümün içini:
    Uyan yüreğim, çık mezardan
    Ve çıkart sabahın yeni zevkini!
    Daha sönmedi ruhunun ateşi,
    Daha saçabilirsin uzaklara parlak kıvılcımlar,
    Paslanmış yatıyor demir kılıcın kumlar içinde -
    Al kayaları, şimşekleri, bilemek için onu!

    Çöktü, söndü ışığın son pırıltısı da,
    Hızla koşuşuyor artık ayın gölgeleri.
    Pencere camı tıkırdıyor - gece bakıyor içeri soluk soluk,
    Sallıyor iniltiyle gece rüzgarı yelpazesini.
    Elim uyuşmuş, yazmaktan nihayet yorgun,
    Gözlerim bezgin, hüzün dolu.
    Sivrisinek vızıldıyor gece türküsünü yavaşça -
    Dinleniyorum, kendi içime dalmış, koltukta.

    NIETZSCHE

  15. #15
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    İŞARET ATEŞİ

    Burada, adanın denizlerin ortasında çıkıverdiği,
    bir kurban taşı gibi birdenbire yükseldiği yerde,
    burada, kara göklerin altında tutuşturuyor
    Zerdüşt koca ateşini,
    yollarını kaybetmiş gemicilere işaret ateşi,
    bir cevap verebileceklere soru işareti...

    Beyaz-gri karınlı bu alev
    -arzulaması yalıyor soğuk uzaklıkları,
    hep daha arı yüksekliklere uzatıyor boynunu-
    sabırsızlıkla dikelmiş bir yılan:
    bu işareti takıyorum kendi kendime.
    Benim ruhumdur bu alev:

    Kanmazca susuz hep yeni uzaklıklara,
    durgun yalazını fırlatıyor, yukarlara.
    Ne demeğe kaçtı Zerdüşt hayvandan da insandan da?
    Ne demeğe bıraktı sağlam karaları?
    altı yalnızlığı tanımıştı bile
    ama yetmedi ona denizin yalnızlığı,
    ada bıraktı tırmansın, tepe bıraktı yansın, alev olsun,
    bir yedinci yalnızlığı, yukarıya,
    attı şimdi oltasını arayışla,
    Ey yollarını kaybetmiş denizciler! Ey sönmüş yıldızların artıkları!
    Siz ey geleceğin denizcileri! Ey keşfedilmemiş gökler!

    İşte atıyorum bütün yalnızlara oltamı:
    bir cevap verin alevin sabırsızlığına,
    yakalayın bana, yüksek dağlarda bekleyen balıkçıya
    yedinci, sonuncu yalnızlığımı!

    NIETZSCHE




Sayfa 1 / 2 12 SonSon