O ADAM - (18)

Güneş mızrak boyunda Haziran sıcağıydı
Usul usul sahile iniyordu O adam
Deniz koynunu açmış sanki yâr kucağıydı
Bir hüzün teknesine biniyordu O adam

Gözleri takılmıştı balıkçı tayfasına
Bir şeyler karaladı kalbinin sayfasına
Feryat karıştı yine inleyen sayhasına
Kaderini bin kere kınıyordu O adam

Bir el sallanıyordu dalganın beyazında
Sitem savruluyordu canhıraş avazında
Kalbi Temmuz yangını beden Mart ayazında
İliklerine kadar donuyordu O adam

Sırtını umut ile taşlara dayıyordu
Masmavi hayalleri siyaha boyuyordu
Kendini bir delinin yerine koyuyordu
Yalnızlığın ardına siniyordu O adam

Deniz bile kararmış boz bulanık renkteydi
Dev dalgalar durulmuş sahil ile denkteydi
Yürek muharebede duyguları cenkteydi
Sanki gelecek gibi sanıyordu O adam

Güneşin batışını izledi derin derin
Fehmindeydi hisleri hüsran dolu o yerin
Lâyıkımıydı peki böylesi bir kaderin
Cehennem ateşiyle yanıyordu O adam

Zamana karşı yine mağlup olmuştu garip
Mutluluk yokmu bilmem bir gün vuslata erip
Her daim yaşadığı o sonuçtan muzdarip
Çaresizce evine dönüyodu O adam ..

Zeki BEKAR