Toplam 14 mesajın 1-14 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    Tuman Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.03-2008
    Son Giriş
    18.03-2008
    Saat
    12:15
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    MUTLAK SEVECEKSİN

    Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
    Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
    Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
    Bir sır ki bu,ölsen bile asla açamazsın...

    Anlatması imkansız olan öyle bir an ki,
    Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki...
    Bak emrediyoraldığın alemden uyan ki,
    Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

    Hüseyin Nihal Atsız

    DAVETIYE


    Ey benito musolini! Ey gayet yüce,
    İtalyanlar başvekili muhterem Duce!
    Duydum ki, yelkenleri edip de fora
    Gelecekmiş orduların yeşil Bosfora.
    Buyursunlar... Bizim için savaş düğündür;
    Din arabın, hukuk sizin, harp Türklüğündür.
    Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa
    Türk eri de oyle gider kanlı savaşa.
    Hem karadan, hem denizden ordular indir!
    Carpışalım, en doğru söz süngülerindir!
    Kalem, fırça, mermer nedir? birer oyuncak!
    Şaheserler süngülerle yazılır ancak!
    Çağrı Beg'le Tuğrul Beg'in kurduğu devlet
    İtalyalı melezlerden üstündür elbet;
    Bizim eski uşakları alda yanına
    Balkanlardan doğru yürü er meydanına;
    Çelik zırhlı kartalları göklere saldır...
    Fakat zafer sizin için söz ve masaldır...
    Dirilerek başınıza geçse de Sezar
    Yine olur Anadolu size bir mezar.
    Belki fazla bel bağladın şimal komşuna,
    Biz güleriz Cermenliğin kuduruşuna,
    Tanıyoruz Atilla'dan beri cermeni,
    Farklı mıdır prusyali yahut ermeni?
    Senin dostun cermanyaya biz Nemşe deriz,
    Bir gün yine bec önünde düğün ederiz.
    Söyle, kara gomlekliler etmesin keder;
    Ölüm-dirim savaş bir gün mukadder!
    Gerçi bugün eskisinden daha çok diksin;
    Fakat yine biz Osmanli, sen Venediksin!
    Tarihteki eski Roma hoş bir hayaldir,
    Hayal bütün insanlarda olan bir haldir.
    Bu hayaller zamanları hizla aşmalı,
    GökTürklerle Romalılar karşılaşmalı!
    Görmüyorsan gönlümüzün içini, körsün!
    Kılıçlarımız kınlarından çıkmayagörsün!
    Top sesleri, bomba sesi bize saz gelir;
    17'ye karşı 44 milyon az gelir.
    Arnavudu yendim diye kendini avut,
    Yigit Türkle bir olur mu soysuz Arnavut?
    Kayalara çarpmalidir korkunç türküler!
    Dalmalıdır gövdelere çelik süngüler!
    Sert dipçikler ezmelidir nice başları!
    Ecel kuşu ayırmalı arkadaşları!
    En yiğitler serilmeli en önce yere!
    Kızıl kanlar yerde taşıp olmalı dere!
    Ülkü denen nazlı gelin erde şan ister!
    Büyük devlet kurmak için büyük kan ister.
    Damarında var mı senin böyle bol kanın?
    Türk'ün kanı bir eşidir lavlı volkanın!
    Tarihteki eski Roma hoş bir hayaldir,
    Kurulacak yeni Roma boş bir hayaldir,
    Karşısında olmasaydı şanlı "Türk Budun"
    Belki gerçek olacaktı bir gün umudun,
    İnsan oğIu ümitlerle dolup taşmalı,
    Aryalarla Turanlılar karşılaşmalı.
    Tabiatın yürüyüşü belki yavaştır;
    Hız verecek biricik şey ona savaştır!
    Keskin olur likörlerden ayranla kımız,
    Karnerayı yere serer Tekirdağlımız.
    Yurdumuzun çok tarafı olsa da kuru
    Makarnadan kuvvetlidir yine bulguru...
    Biz güleriz facyoların felsefesine,
    Dayanır mı kırkı bir tek Türk efesine?
    Bizim yanık Fuzuli'miz engin bir deniz!
    Karşısında bir göl kalır sizin danteniz!
    Bizler ulu bir çınarız, sizler sarmaşık!
    "General"ler "Paşa" larla atamaz aşık!..
    Ey İtalyan başvekili! Ey musolini!
    İki ırkın kabarmalı asırlık kini...
    Hesabını göreceğiz elbette yarın
    Yedi yüzlü, yedi dilli Italyanların!
    Irkınızı hiçe saydı Hazreti Fatih.
    Biraz daha yaşasaydı Hazreti Fatih
    Ne Venedik kalacaktı, ne Floransa...
    Hoş geldiniz diyecekti bize Fransa!
    Haydi, hamle kafirindir... İlkönce sen gel
    Ecel ile zaman bize olmadan engel!
    Burda tanklar yürümezse etme çok tasa;
    Süngülerle carpışmadır savaşta yasa.
    Olma boyle sinsi çakal, yahut engerek!
    Bozkurt gibi, kartal gibi dögüşmek gerek!
    Kılıç Arslan öldü sanma, yaşıyor bizde!
    Atilla'nın ateşi var içimizde!
    Kanije'nin gazileri daha dipdiri!
    Sınırdadır Plevne'nin kırkbir askeri!
    Edirne'de Şükrü Paşa bekliyor nöbet!
    Dumlupınar denen şeyi bilirsin elbet!
    Şehitlerden elli milyon bekçisi olan
    Aşılmaz bir kayadır bu ebedi vatan!

    H. Nihal Atsız

    TÜRK KIZI


    Pınar başına geldi
    Bir elinde güğümü;
    Çattı yay kaşlarını
    Görünce güldüğümü,
    Bağlamıştı gönlümü
    Saçlarının düğümü.
    Bilmiyordum bu örgü
    Acaba bir büğü mü?

    Sordum: Nerdedir yerin?
    Nedir senin değerin?
    Yedi kıral vurulmuş,
    Ne bu ceylan gözlerin?
    Hangisine varırsın
    Bu yedi ünlü erin?
    Şöyle dedi bakarak
    Göklere derin derin:

    Kıralların taçları
    Beni bağlar büğü mü?
    Orduları açamaz
    Gönlümdeki düğümü.
    Saraylarda süremem
    Dağlarda sürdüğümü.
    Bin cihana değişmem
    Şu öksüz Türklüğümü...

    Hüseyin Nihal Atsız


    AY YÜZLÜ GÜZEL KONÇUY

    Mestim bugün aşkınla ay yüzlü güzel konçuy,
    Gönlümde esip çınla, ay yüzlü güzel konçuy.

    Şevkinle serab ettin, aşkınla harab ettin,
    Payında türab ettin,ay yüzlü güzel konçuy.

    Sensiz yaşamak boştur, birlikte ölüm hoştur,
    Coştum, daha çok coştur, ay yüzlü konçuy.

    Sevginle geçip serden, bildim yaralar nerden;
    Eyvah kara gözlerden, ay yüzlü güzel konçuy.

    Zulmetteki mahımsın, gönlümdeki ahımsın,
    Ömrümde günahımsın, ay yüzlü güzel konçuy.

    Lebler sücü, bir tas ver; hem neş`e ve hem yas ver;
    Hançer mi o kirpikler, ay yüzlü güzel konçuy.

    Almış beni albızlar, gönlümde yaran sızlar,
    Kurban sana Atsızlar, ay yüzlü güzel konçuy...

    12 Mayıs1945
    Hüseyin Nihal Atsız

  2. #2
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.622
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    O GECE

    O gece ne kadar güzeldi mehtap
    Gönülden fışkıran nağmeler gibi.
    Ruhumu yıkayan bir seldi mehtap
    En tatlı ilk ve son buseler gibi.

    O gece o müthiş deniz durgundu,
    Ömründe susmayan rüzgar yorgundu,
    En kara gönüller aya vurgundu
    Leyla’yı içinde bulan er gibi.

    O gece zevkini duydum hayatın,
    Sırrını anladım mükevvenatın.
    Gönlümde yıkılan bir kainatın
    Sesini işittim giryeler gibi.

    O gece hayatım sanki masaldı,
    Şuurum o anın içinde kaldı,
    Kalbime ışıktan bir füsun doldu
    İnsanı çıldırtan handeler gibi.

    O gece felekten bir gece çaldım,
    Ömrümde son defa bahtiyar oldum;
    Ölürken yaşadım, yaşarken öldüm
    Ve, sustum, sükutu besteler gibi.

    O gece ne kadar güzeldi mehtap,
    Sandım ki ruhumda yükseldi mehtap,
    Gönlümü yıkayan bir seldi mehtap,
    Rüyada çalınmış buseler gibi.

    O gece gönlüm de aya vuruldu;
    İçimde küllenen ateş dirildi.
    Dünyada ne varsa yere serildi,
    “O” kaldı... Kalbimi seyreder gibi.

    O gece sevgim coşkun ırmaktı,
    Kalbimden taşarak o kalbe aktı;
    ...................

    Gözlerime en keskin bakışla baktı:
    ”Ben de seni Atsız, ben de ..” der gibi ..


    H.Nihal ATSIZ

  3. #3
    Üye
    RUHİ Avatarı

    Gerçek Adı
    Ruhi
    Üyelik Tarihi
    02.04-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    .
    Mesaj
    133
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Selam
    İcim yine sevinçlerle dolup yanıyor;
    Ruhum sanki deniz olmuş,dalgalanıyor.
    Uzak uzak ülkelere döndüm seferden;
    Yaralarim ağır,fakat mestim zaferden;
    Zafer ümit kaynağının bir çeşmesidir
    Zafer bir çok gönüllerin birleşmesidir.
    Gönülleri birleşenler ölse de bir gün
    Gök kubbede kalacaktır seslerinden ün.

    Gönülleri birleşenler!Selam sizlere!
    Uzaklarda dertleşenler!Selam sizlere!
    Selam sana hücrelerde benzi solan genç!
    Selam sana ey yılları heba olan genç!
    İstikbalim gitti diye yaslanma sakın!
    Istikbalin değil, ruhun Tanrı'ya yakın!
    O yalancı istikbale bir perde indir!
    Gerçek yarın unutma ki bir gün senindir!
    Selam sana yavrusundan ayrılan kadın!
    Kimbilir sen gizli gizli nasıl ağladın!
    Ne bir damla gözyaşı dök, ne yasla dövün;
    Sen yaşarken öksüz kalan yavrunla övün!
    Gür sütünle aşladigin erlik cevheri
    Yapacaktır onu yarın yaman bir çeri...
    Tek bir kadın değilsin sen...Sen bir ocaksın!
    Madem ki bir adin Atsız, katlanacaksın!
    Kafkasyada can veren bir şehidin kızı
    Bir çeliktir...Yüreğinde erir her sızı...
    Varsın bağrın firkatiyle yavrunun yansın...
    Yansın,dayan!Çünkü sen de bir kahramansın!

    Ey ekmeği alınanlar!Selam sizlere!
    Ey rütbesi çalınanlar!Selam sizlere!
    Kardes yahut arkadaştır diye evleri,
    Ocaklari dağıtılan ülkü devleri
    Selam size! Üstünüzde bütün bakışlar,
    Bir gün olur,tarih sizi elbet alkışlar!
    Ey ciğeri parcalanan kahpe veremden
    Ne beklersin dünyadaki sahte keremden?
    Ciğerlerin sönüyorken Tanrı'yi andin;
    Tasa etme,gerçeklesir mukaddes andın.
    Hepinize sevgilerle coşkun selamlar!
    Şehitlerimiz bile sizi belki selamlar
    İçtiginiz ıstıraplar size kımızdır
    Bu acılar mazimize selamımızdır.
    En tatlı bir hayalimdir bu selam benim
    Kırk derece sıcaklikta erirken tenim...
    Çekiyoruz bunalarak fakat ne çıkar?
    Ulu Tanrı bir gün elbet bizi yargılar.
    Bütün dünya sağırlaşsa o bizi dinler
    Onun rahmet denizinde ruhlar serinler.
    Ey hırçın genç,ey güzel kız! Bırakın yası...
    Yeter temiz gönüllerin bizi anması...
    Toprak ana uyuturken koynunda bizi
    Yarinkiler biçecektir ektiğimizi,
    Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
    İste o gün ruhlarimiz şad olacaktır!

    Selam şanlı mazimize! Selam yarına!
    Selam zafer ordusunun silahlarına!
    Ey geçmişin yigitleri! Selam sizlere
    Ey yarının sehitleri! Selam sizlere!
    Siz tarihe yazıyorken sanli bir satır
    Aranizda bulunacak güleç bir batır;
    Atsız oğlu Yağmur denen bu yağız çeri
    Atılarak hepinizden daha ileri
    Güldürecek babasinin yanik ruhunu
    Ruh ve yürek sagirlari anlamaz bunu
    Karisinca gövdem yurdun topraklarina
    Ruhum uçar irkimizin bayraklarina,
    Varligin sevgisi onlara tasir
    Kendisi de ay-yildiza belki karisir
    Bir gün gelip irkimizin gürbüz erleri
    Adim adim dolasirken kutlu yerleri
    Vaktiyle bir Atsiz varmis derlerse ne hos
    Anilmakla hangi bir ruh olmaz ki sarhos?
    Haydi artik dinsin bütün iztiraplarin
    Ufuklardan sanli bir gün dogacak yarin
    Güzellikle sıcaklikla ve ihtisamla...
    Kumandasiz hazir olup onu selamla!
    Gönlündeki yaralarin kanini dindir...

    Yüzdeyüz Türk oldugun gün cihan senindir...

    H.nihal ATSIZ

  4. #4
    Üye
    Gül_Güzeli Avatarı

    Üyelik Tarihi
    05.04-2008
    Son Giriş
    05.06-2008
    Saat
    14:06
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    38
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!

    AŞKINLA

    Aşkınla senin bunca gönül etmede nale...
    Uğrunda akan gözyaşımız oldu şelale.
    Onmaz kara sevdamızı kan söndürecektir...

    O füsunkar ve güzel gözleri her kalbi deşen
    Öyle bir nazlı kızın aşkına düştüm ben ki...

    Ey bir eşi bulunmaz fedakar,mert arkadaş!
    Kıskandırdın bizi sen,bak ölümün ne kadar şanlı!

    Arkadaşımızın mert ve şan dolu göğsünde
    Şehitliğin nişanı kızıl bir gül açıldı....
    Hüseyin

    Nihal Atsız

  5. #5
    Üye
    RUHİ Avatarı

    Gerçek Adı
    Ruhi
    Üyelik Tarihi
    02.04-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    .
    Mesaj
    133
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ÖZLEYİŞ

    Özledim... Yanıklık canıma değdi...

    Özledim, yıllarca daha özlerim.

    Hasret türkü olsa, ben onu çalsam,

    Kırılıp giderdi nice sazlarım...


    Yatın ümitlerim, uykuya yatın!

    Bitin hasretlerim, tükenip bitin!

    Ayrılık ateşi çetinmiş, çetin;

    Onunla dikleşir bütün düzlerim.


    Yanımda sanrım, bakarım düştür;

    Güldüm zannederken gözlerim yaştır.

    Umduğum ne varsa hepside boştur;

    Yinede bekliyor onu gözlerim.


    Sazlar var: Durmadan gurbeti çalar;

    Hayal var: Gözümü, gönlümü çeler.

    İçimde bir bülbül şakıyıp çiler:

    Özledim, yıllarca daha özlerim...

    H.nihal ATSIZ.

  6. #6
    Üye
    CEREN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.10-2005
    Son Giriş
    27.02-2016
    Saat
    15:38
    Yaşadığı Yer
    İstanbul/Denizli
    Mesaj
    1.605
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Geri Gelen Mektup

    Rûhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
    Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
    Pervâne olan kendini gizler mi alevden?
    Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...

    Gün senden ışık alsa bir renge bürünse;
    Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
    Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
    Yalnız o yeşil gözlerinin nûru görünse...

    Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
    Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!..
    Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince,
    Çehren bana uğrunda ölüm hâzzı verince,
    Gönlümdeki azgın devi rüzgârlara attım;
    Gözlerle günâh işlemenin zevkini tattım.
    Gözler ki birer parçasıdır sende İlâh'ın,
    Gözler ki senin en katı zulmün ve silâhın,
    Vur şanlı silâhınla gönül mülkü düzelsin;
    Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!

    Bir başka füsûn fışkırıyor sanki yüzünden,
    Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
    Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
    Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
    Dinmez! Gönlün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
    Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
    Görmek seni ukbâdan eğer mümkün olaydı.

    Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
    Tek bendeki volkanları söndürse denizler...
    Halâ yaşıyor gizlenerek rûhuma "Kaabil";
    İmkânı bulunsaydı, bütün ömre mukabil
    Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
    Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

    Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur.
    En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
    Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur,
    Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik!

    Hüseyin Nihal Atsız

  7. #7
    Üye
    CEREN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.10-2005
    Son Giriş
    27.02-2016
    Saat
    15:38
    Yaşadığı Yer
    İstanbul/Denizli
    Mesaj
    1.605
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    (Şehit Tayyareci Kurmay Yüzbaşı KÂMİ’nin büyük hâtırasına)

    KAHRAMANLARIN ÖLÜMÜ

    Gerilir zorlu bir yay
    Oku fırlatmak için;
    Gece gökte doğar ay
    Yükselip batmak için.
    Mecnun inler, kanını
    Leyla’ya katmak için.
    Cilve yapar sevgili
    Gönül kanatmak için.
    Şair neden gam çeker?
    Şiir yaratmak için.
    Dağda niçin bağırılır?
    Feleğe çatmak için.
    Açılır tatlı güller
    Arılar tatmak için.
    Göğse çiçek takılır
    Solunca atmak için.
    Tanrı kızlar yaratmış
    Erlere satmak için.
    İnsan büyür beşikte
    Mezarda yatmak için.
    Ve..............................
    Kahramanlar can verir
    Yurdu yaşatmak için...
    1931

    DÜN GECE

    Dün gece ne kadar güzeldi âlem,
    Göklerin şanlı mehtabı vardı.
    Sevdânın topraktan taştığı bu dem
    Günâh-ı aşkın da sevâbı vardı.

    Dağlar birbirine yaslanıyordu,
    Kuşlar çiçeklere sesleniyordu,
    Tabiat gizlice süsleniyordu,
    Eşyada vuslatın serabı vardı.

    Gönlümü göklere açmak istedim,
    Dağları bağrımda koçmak istedim,
    Mehtabı doyası içmek istedim,
    Nurunda sevginin şarabı vardı.

    “O”nu duydum öten kuşun sesinde,
    “O”nu gördüm göğün mor çehresinde,
    Ecza-yi hilkatin her zerresinde
    Mecnun’un Leyla’ya hitabı vardı.

    Kâinat aşk ile gelmişti dile,
    Bülbül şiir okuyordu bir gonca güle (*)
    Rüzgârın hıçkıran sesinde bile
    Sevdanın nağme-i rebâbı vardı.

    Bitmeyen yolların oldum yoldaşı,
    Dinledim uzaktan munis bir kuşu,
    Benimle konuştu ayın on beşi,
    Sandım ki bana bir itâbı vardı.

    Gözlerim esrar-ı hüsn ile şaşkın
    Dolaştım pür-sükûn, bi-huzur, coşkun;
    Gönlümde ezeli, lâyemut aşkın
    Husuf kabul etmez mehtâbı vardı.

    Gönlümde güneşler ve aylar battı,
    Yıldızlar derdime yeni dert kattı.
    Rüzgârlar otlara beni anlattı,
    Her şeyin neşve-i şebabı vardı.

    Dün gece tabiat nasıl vakurdu?
    Allah'ın da nabzı aşk ile vurdu...
    Yollarda bir garip dolaştı, durdu,
    Elinde sevdanın kitabı vardı.

    1933

  8. #8
    Üye
    Dumanlar68 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    25.05-2009
    Saat
    21:08
    Yaşadığı Yer
    Kırşehir
    Mesaj
    36
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar emeklerinize yüreklerinize sağlık..
    Atsız hocamın şiirlerini burada bizimle paylaştığınız için teşekkürler ..

  9. #9
    Üye
    Dumanlar68 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    25.05-2009
    Saat
    21:08
    Yaşadığı Yer
    Kırşehir
    Mesaj
    36
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    TÜRKLERİN TÜRKÜSÜ

    Dilek yolunda ölmek Türklere olmaz tasa,
    Türke boyun eğdirir yalnız türeyle yasa;
    Yedi ordu birleşip karşımızda parlasa
    Onu kanla söndürüp parçalarız, yeneriz.

    Biz Turfanı yarattık uyku uyurken batı,
    Nuh doğmadan kişnedi ordularımızın atı.
    Sorsan şöyle diyecek gök denilen şu çatı:
    Türk gücü bir yıldırım, Türk bilgisi bir deniz.

    Delinse yer, çökse gök, yansa, kül olsa dört yan,
    Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
    Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan,
    Ölümlerle eğlenen tunç yürekli TÜRKLERİZ...

  10. #10
    Üye
    Grafiker Avatarı

    Gerçek Adı
    Fatih
    Üyelik Tarihi
    04.07-2005
    Son Giriş
    03.06-2010
    Saat
    01:44
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    336
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YALNIZLIK



    Yine aklımda bugün sen varsın,
    Yine derdinle hayalim hasta.
    Bürüsün kalbimi derdin sarsın;
    Bir ümit var bu tükenmez yasta.

    Bir yaram var! Ona merhem vurman,
    Bir hayaldir ki gönülden taşıyor.
    Ayırırken bizi yollar ve zaman,
    Sana kalbim daha çok yaklaşıyor.

    Nerde bilmem o geçen günlerimiz?
    Artık onlar yeniden gelmeyecek.
    Nerde kırlar, uzayan yol ve deniz,
    O öten kuş, o güzel pembe çiçek?

    Göklerin ziyneti mes’ut kuşlar
    Ötüşürlerdi yağarken yağmur.
    Şimdi onlarda melul olmuşlar,
    Çünkü artık ne ışık var, ne de nur.

    Dinledik rüzgarı sessiz sessiz
    Okuyorken bize bir gamlı kitap.
    Suya çizmişti gümüşten bir iz,
    Yükselirken gece dağdan mehtap.

    Şimdi hülyaya gömülmüş ölüyüm;
    Ne gelen var, ne giden var, ne soran.
    Iztırap yaylasıyım gam çölüyüm;
    Esiyor sadece gönlümde boran.

    Bir hayal alemi ardında; uzak,
    Sisli iklimlere sürdüm, gittim.
    Varlığım burda sönüp kaybolacak...
    Belki ben şimdiden öldüm... Bittim...

    Hüseyin Nihal Atsız

    Bozkurtların Ölümü - Bozkurtlar Diriliyor romannı 3 kez okumuştum. Sinemaya taşınması gereken bir kitap diye düşünüyorum.

  11. #11
    Üye
    yeşim ş Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.05-2011
    Son Giriş
    27.02-2012
    Saat
    23:58
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    34
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kahramanlık

    Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
    Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
    Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
    Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.

    Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından
    Koşar adım gitmeli onların arkasından.
    Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından
    İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.

    Yırtıcılar az yaşar... Uzun sürmez doğanlık...
    Her ışığın ardında gizlidir bir karanlık.
    Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık;
    Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir.

    Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
    Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
    Bunun için ölüme bir atılış gerekir.
    Atıldıktan sonra bir daha dönmemektir...
    Hüseyin Nihal Atsız





    Sona Doğru

    Bilsin cihan ki ben bu cihanın nesindeyim,
    Bir ülkünün mehabetinin zirvesindeyim.
    Dünya denen mezellete dalsın her isteyen,
    Ben ırkımın şeref taşan efsanesindeyim.
    Herkes bir özleyişle yaşar... bende öylece
    Altaylar’ın ve Tanrıdağ’ın çevresindeyim.
    Merdanelikle şöyle bakıp ayrılıklara
    Son menzilin hüzün dolu kaşanesindeyim.
    Artık veda zamanına pek fazla kalmadı;
    Yorgun ve kimsesiz ölümün bahçesindeyim...
    Hüseyin Nihal Atsız





    Yolların Sonu

    Bu gün yollanıyorken bir gurbete yeniden
    Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.
    Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden
    itler bile gülecek kimsesizliğimize

    Gidiyorum: gönlümde acısı yanıkların...
    Ordularla yenilmez bir gayız var kanımda.
    Dün benimle birlikte gülen tanıdıkların
    Yalnız bir hatırsı kaldı artık yanımda.

    Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz;
    Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağına.
    Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin
    Değişilir topuda bir sokak kaltağına.

    İster düşün... Kendini ister hayale kaptır...
    Uzar uzar, çünkü hiç sonu yoktur yolların.
    Bakarsın aldanmışsın, gördüğün bir seraptır
    Sevimli bir hayale açılırken kolların.

    Ey doğunun anlımı serinleten rüzgarı!
    Ey karanlıkta bana arkadaşlık eden ay!
    Arzularım bir oktur, aşar ulu dağları.
    Düştüğü yer uzakta “DİLEK” adlı bir saray.

    O sarayda bulunca Tanrılaşan erleri
    Artık gözüm arkaya bir daha dönmeyecek.
    Hepsi sussa da “Kür şad” uzatarak elini;
    “Hoş geldin oğlum ATSIZ, kutlu olsun! ” diyecek.

    1932
    Hüseyin Nihal Atsız

  12. #12
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Selam

    İçim yine sevinçlerle dolup yanıyor,
    Ruhum sanki deniz olmuş dalgalanıyor,
    Uzak uzak ülkelerden döndüm seferden,
    Yaralarım ağır, fakat mestim zaferden.
    Zafer ümit kaynağının bir çeşmesidir.
    Zafer birçok gönüllerin birleşmesidir.
    Gönülleri birleşenler ölsede bir gün
    Gök kubbede kalacaktır seslerinden ün.
    Gönülleri birleşenler! Selam sizlere!
    Uzaklarda dertleşenler! Selam sizlere!
    Selam sana hücrelerde benzi solan genç!
    Selam sana ey yılları heba olan genç!
    İstikbalim gitti diye yaslanma sakın!
    İstikbalin değil ruhun Tanrı'ya yakın!
    O yalancı istikbale bir perde indir!
    'Gerçek yarın' unutma ki bir gün senindir!
    Selam sana yavrusundan ayrılan kadın!
    Kimbilir sen gizli gizli nasıl ağladın!
    Ne bir damla göz yaşı dök, ne yasla dövün,
    Sen yaşarken öksüz kalan yavrunla övün!
    Gür sütünle aşladığın erlik cevheri
    Yapacaktır onu yaman bir çeri...
    Tek bir kadın değilsin sen...Sen bir ocaksın!
    Madem ki bir adın Atsız katlanacaksın!
    Kafkasyada can veren bir şehidin kızı
    Bir eliktir...Yüreğinde erir her sızı...
    Varsın, bağrın firkatiyle yavrunun yansın...
    Yansın,dayan! Çünkü sende bir kahramansın!
    Ey ekmeği alınanlar! Selam sizlere!
    Ey rütbesi çalınanlar! Selam sizlere!
    Kardeş yahut arkadaştır diye evleri,
    Ocakları dağıtılan ülkü devleri,
    Selam size! Üstünüzde bütün bakışlar,
    Bir gün olur tarih sizi elbet alkışlar!
    Ey ciğeri parçalanan kahpe veremden
    Ne beklersin dünyadaki sahte keremden?
    Ciğerlerin sönüyorken Tanrı'yı andın;
    Tasa etme gerçekleşir mukaddes andın.
    Hepinize sevgilerle coşkun selamlar!
    Şehitlerimiz bile sizi belki selamlar
    İçtiğiniz ızdıraplar size kımızdır.
    Bu acılar mazimize selamımızdır.
    En tatlı hayalimdir bu selam benim
    Kırk derece sıcaklıkta erirken tenim...
    Çekiyoruz bunalarak, fakat ne çıkar?
    Ulu Tanrı bizi elbet yargılar.
    Bütün dünya sağırlaşsa o bizi dinler,
    Onun rahmet denizinde ruhlar serinler.
    Ey hırçın genç, ey güzel kız! Bırakın yası...
    Yeter temiz gönüllerin bizi anması...
    Toprak ana uyuturken koynunda bizi
    Yarınkiler biçecektir ektiğimizi,
    Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
    İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır!
    Selam şanlı mazimize! Selam yarına!
    Selam zafer ordusunun silahlarına!
    Ey geçmişin yiğitleri! Selam sizlere!
    Ey yarının şehitleri! Selam sizlere!
    Siz tarihe yazıyorken şanlı bir satır,
    Aranızda bulunacak güleç bir batır;
    Atsız oğlu Yağmur denen bu yağız çeri
    Atılarka hepinizden daha ileri
    Güldürecek babasının yanık ruhunu;
    Ruh ve yürek sağırları anlamaz bunu...
    Karışınca gövdem yurdun topraklarına
    Ruhum uçar ırkımın bayraklarına,
    Varlığının sevgisini onlara taşır;
    Kendiside ay-yıldıza belki karışır.
    Bir gün gelip ırkımızın gürbüz erleri
    Adım adım dolaşırken kutlu yerleri
    'Vaktiyle bir Atsız varmış...' derlerse ne hoş!
    Anılmakla hangi ruh olmaz ki sarhoş?
    Haydi artık dinsin bütün ızdırapların,
    Ufuklardan şanlı bir gün doğacak yarın
    Güzellikle, sıcaklıkla ve ihtişamla...
    Kumandansız hazır olup onu selamla!
    Gönlündeki yaraların kanını dindir...
    YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN GÜN CİHAN SENİNDİR! ! !

    Hüseyin Nihal Atsız

    şiirleri

  13. #13
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "Bu devlet ve vatan büyüyecektir. Çünkü uğrunda ölmeye hazır olanlar var."

    Hüseyin Nihal Atsız

  14. #14
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Ezilmekten çekinme ... Gerilemekten sakın!
    İradenle olmalı bütün uzaklar yakın,
    Dolu dizgin yaparken ülküne doğru akın,
    Ateşe atılmalı, denize dalmalısın.

    -Hüseyin Nihal ATSIZ

    TEŞKİLAT -feyz alıntı