Sayfa 3 / 7 İlkİlk 1234567 SonSon
Toplam 99 mesajın 31-45 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    COMANDANTE Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2005
    Son Giriş
    27.03-2012
    Saat
    18:35
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Kore'de Ölen Bir Yedek Subayımızın Menderes'e Söyledikleri

    DİYET

    Gözlerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey,
    iki gözünüzle bakarsınız,
    iki kurnaz,
    iki hayın,
    ve zeytini yağlı iki gözünüzle
    bakarsınız kürsüden Meclis'e kibirli kibirli
    ve topraklarına çiftliklerinizin
    ve çek defterinize.
    Ellerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey,
    iki elinizle okşarsınız,
    iki tombul,
    iki ak,
    vıcık vıcık terli iki elinizle
    okşarsınız pomadalı saçlarınızı,
    dövizlerinizi,
    ve memelerini metreslerinizin.
    İki bacağınızın ikisi de yerinde, Adnan Bey,
    iki bacağınız taşır geniş kalçalarınızı,
    iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna Eisenhower'in,
    ve bütün kaygınız
    iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri
    halkın tekmesinden korumaktır.
    Benim gözlerimin ikisi de yok.
    Benim ellerimin ikisi de yok.
    Benim bacaklarımın ikisi de yok.
    Ben yokum.
    Beni, Üniversiteli yedek subayı,
    Kore'de harcadınız, Adnan Bey.
    Elleriniz itti beni ölüme,
    vıcık vıcık terli, tombul elleriniz.
    Gözleriniz şöyle bir baktı arkamdan
    ve ben al kan içinde ölürken
    çığlığımı duymamanız için
    kaçırdı sizi bacaklarınız arabanıza bindirip.
    Ama ben peşinizdeyim, Adnan Bey,
    ölüler otomobilden hızlı gider,
    kör gözlerim,
    kopuk ellerim,
    kesik bacaklarımla peşinizdeyim.
    Diyetimi istiyorum, Adnan Bey,
    göze göz,
    ele el,
    bacağa bacak,
    diyetimi istiyorum,
    alacağım da.

    NAZIM HİKMET RAN
    25.06.1959

  2. #32
    Üye
    COMANDANTE Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2005
    Son Giriş
    27.03-2012
    Saat
    18:35
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    (şiirin ismi yok )


    Ben
    senden önce ölmek isterim.
    Gidenin arkasından gelen
    gideni bulacak mı zannediyorsun?
    Ben zannetmiyorum bunu.
    İyisi mi, beni yaktırırsın,
    odanda ocağın üstüne korsun
    içinde bir kavanozun.
    Kavanoz camdan olsun,
    şeffaf, beyaz camdan olsun
    ki içinde beni görebilesin...
    Fedakârlığımı anlıyorsun :
    vazgeçtim toprak olmaktan,
    vazgeçtim çiçek olmaktan
    senin yanında kalabilmek için.
    Ve toz oluyorum
    yaşıyorum yanında senin.
    Sonra, sen de ölünce
    kavanozuma gelirsin.
    Ve orda beraber yaşarız
    külümün içinde külün,
    ta ki bir savruk gelin
    yahut vefasız bir torun
    bizi ordan atana kadar...
    Ama biz
    o zamana kadar
    o kadar
    karışacağız
    ki birbirimize,
    atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
    yan yana düşecek.
    Toprağa beraber dalacağız.
    Ve bir gün yabani bir çiçek
    bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
    sapında muhakkak
    iki çiçek açacak :
    biri sen
    biri de ben.
    Ben
    daha ölümü düşünmüyorum.
    Ben daha bir çocuk doğuracağım.
    Hayat taşıyor içimden.
    Kaynıyor kanım.
    Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
    ama sen de beraber.
    Ama ölüm de korkutmuyor beni.
    Yalnız pek sevimsiz buluyorum
    bizim cenaze şeklini.
    Ben ölünceye kadar da
    bu düzelir herhalde.
    Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
    İçimden bir şey :
    belki diyor.

    NÂZIM HİKMET RAN

  3. #33
    Üye
    KUZEY Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2005
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    11:32
    Yaşadığı Yer
    walton/ingiltere
    Mesaj
    706
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ) o kominist kardasim bu agaca niye adini verdiler gecen yil
    bir tv kanali bursanin bir koyunde olmali yasli bir cinar agacina
    burada nazim yatiyor diye bir levha asmislar bazi koyluler karsi
    cikiyorlar indiriliyor sonra
    bu haber istanbulda bir ogretmen tarafindan duyuluyor dogruuu koye
    koyluye nazimin kurtulus savasiyla ilgili yazmis oldugu siirler okunuyor
    onun vatanseverligi halk sevgisi anlatiliyor bu iki saatin ardindan
    koylu yaw bu komunistlik kotu birseyde degilmis demeye basliyorlar
    ) (komun toplu uretim toplu paylasim anadoluca ifade edersek yarin
    yanagindan gayri heryerde hepbirlikte esit paylasim) nazim hikmet
    gonlumuzde yasamaya devam ediyor................

  4. #34
    Üye
    TEMPO90 Avatarı

    Gerçek Adı
    Emre
    Üyelik Tarihi
    11.07-2006
    Son Giriş
    19.11-2017
    Saat
    02:59
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    41
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YATAR BURSA KALESİNDE

    Sevdalınız komünisttir,
    on yıldan beri hapistir,
    yatar Bursa kalesinde.

    Hapis ammâ, zincirini kırmış yatar,
    en âlâ mertebeye ermiş yatar,
    yatar Bursa kalesinde.

    Memleket toprağındadır kökü,
    Bedreddin gibi taşır yükü,
    yatar Bursa kalesinde.

    Yüreği delinip batmadan,
    şarkısı tükenip bitmeden,
    cennetini kaybetmeden,
    yatar Bursa kalesinde.

    NÂZIM HİKMET RAN

  5. #35
    Üye
    COMANDANTE Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2005
    Son Giriş
    27.03-2012
    Saat
    18:35
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ŞEHİTLER

    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
    mezardan çıkmanın vaktidir!
    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
    Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler
    Dumlupınar'dakiler de elbet
    ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler,
    siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
    yatarsınız al kanlar içinde.
    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
    siz toprak altında derin uykudayken
    düşmanı çağırdılar,
    satıldık, uyanın!
    Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
    kalkıp uyandırın bizi!
    uyandırın bizi!
    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
    mezardan çıkmanın vaktidir!

    NAZIM HİKMET RAN

    1959

  6. #36
    Üye
    zafer76 Avatarı

    Gerçek Adı
    Zafer
    Üyelik Tarihi
    23.07-2004
    Son Giriş
    17.11-2017
    Saat
    13:06
    Yaşadığı Yer
    dünyanın her yeri yaşamam için yeter,o nedenle bir yere sığınmam.
    Mesaj
    49
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ustam yok,dünyam karanlık.Dünyaya karanlık hükmediyor.Bir tek ışık hüzmesi yok dünyada.Karanlıklar içinde elimde kalan tek şiirlerin.Şimdi Sen yoksunya,yada olmadın.Bir vatanı olmayan yaşamamış sayılmazmı acaba.Bir şaiir vurldu güpegündüz sokak ortasında.Ellerine kanlı mendilleri kaldi katillerin.Vulunanın Başucunda duranlar ölümlerimi izlediler ancak ö denli zavallıydılar kendi ölümlerinin farkında değillerdi.
    Bütün toplumları çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıran aydınlarıdır,bizde aydınlara sürgün,hapis ya da idam ve hatta diri diri mamakta ölümler layık görüldü.Kimki bu ülkenin geleceğine dair kaygılarını dile getirdiyse o zaman leş kargaları gibi üstüne tünedik.Ahmet Telli ustanın deyimmiyle biz cellattık tarih süratımıza tükürürken onlar bir kez bile bağışlanmayı dilemediler.
    şimdi bir çok aydınımız sürgünlerde vatan özlemiyle hala yanıp tutuşmakta ve bir çoğu bu ülkenin vatandaşı bile sayılmıyor.Bu yüzden olmalı bütün şairlerin vatansız oluşu... Siz sakın şiir yazmayın dostlar,cellatlar bitiverir kapınızda....

  7. #37
    Üye
    ken@n Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.05-2006
    Son Giriş
    22.07-2008
    Saat
    00:16
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    4
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
    Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
    bu memleket bizim.

    Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
    ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
    bu cehennem, bu cennet bizim.

    Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
    yok edin insanın insana kulluğunu,
    bu dâvet bizim...

    Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
    ve bir orman gibi kardeşçesine,
    bu hasret bizim...

    NAZIM HİKMET RAN


    DÜNYADA ÜÇ ŞAİİR ARASINDA SIRALAMA YAPILAMIYOR. BUNLARDAN BİRİ DE NAZIM HİKMET.
    OLACAKSA BÖYLE OLSUN VATAN HAİNİ

  8. #38
    Üye
    oya Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.11-2004
    Son Giriş
    30.11-2008
    Saat
    13:50
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    170
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ÇAY SİMİT VE PEYNİRLE

    basit yaşayacaksın, basit.
    mesela susayınca su içecek kadar basit...
    dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
    tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
    tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
    sevince lafı dolandırmadan söylediğin "seni seviyorum" gibi.
    basit bir öpücük yetecek sana...
    basit, sıcak bir öpücük; ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
    o öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
    öpücük için yiyeceksin, hayatının dayağını.
    kabak çekirdeği verecek, sana rakamların veremediği mutluluğu.
    el yazısıyla yazılmış, eğri büğrü bir mektup olacak,
    en değerli kağıdın, hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
    iki harekette giyiniverecek, iki harekette soyunuvereceksin.
    kısacık olacak uyanman ve yola çıkman arasında geçen süre;
    kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve
    kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını; bakışların bile anlatabilecek kendini.
    beklentilerin de basit olacak, kaf dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
    bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
    ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz romanını;
    pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
    zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
    bir kaşarlı tost olacak aradığın, nasıl oturacağını bilemediğin sofrada,
    parmakların en kıymetli çatalın, yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
    iskender'in kılıcı duracak, avukat rehberinin yanında.
    bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana, kontraplak bir gitarda
    doğru basılmış bir fa diyezin mutluluğunu,
    makyajı, ilk "a"sına kadar bilmen yetecek, temizlik kokacak en pahalı parfümün.
    "bilmiyorum" diyebileceksin bilmediğinde ve çok normal olacak "bilemeyişin".
    tek dereden su getirmen yetecek, bir "istemiyorum" diyebilmeye,
    ne durduğu fark etmeyecek abanın altında.
    saatin, sadece saati gösterecek,
    telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
    küçük bir not defteri olacak, "bilgini" en hızlı "sayan".
    basit yaşayacaksın, basit.
    sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit...
    çay, simit ve peynirle...

    NAZIM HİKMET RAN

  9. #39
    Forum Moderatörü
    Life Avatarı

    Gerçek Adı
    ---
    Üyelik Tarihi
    17.07-2005
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:58
    Yaşadığı Yer
    Türkiye
    Mesaj
    2.702
    Alınan Beğeniler
    85
    Verilen Beğeniler
    75

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KADIN

    Kimi der ki kadın
    uzun kış gecelerinde yatmak içindir.

    Kimi der ki kadın
    yeşil bir harman yerinde
    dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.

    Kimi der ki ayalimdir.
    boynumda taşıdığım vebalimdir.

    Kimi der ki hamur yoğuran

    Kimi der ki çocuk doğuran

    Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
    O benim kollarım bacaklarım başım
    Yavrum, annem, karım, kızkardeşim
    hayat arkadaşımdır.

    NAZIM HİKMET RAN

  10. #40
    Üye
    wedo Avatarı

    Gerçek Adı
    WEDO
    Üyelik Tarihi
    07.03-2005
    Son Giriş
    09.06-2017
    Saat
    01:34
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    332
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 5 Ekim 1945

    İkimiz de biliyoruz, sevgilim,
    öğrettiler:
    aç kalmayı, üşümeyi,
    yorgunluğu ölesiye
    ve birbirimizden ayrı düşmeyi.
    Henüz öldürmek zorunda bırakılmadık
    ve öldürülmek işi geçmedi başımızdan.

    İkimiz de biliyoruz, sevgilim,
    öğretebiliriz :
    dövüşmeyi insanlarımız için
    ve her gün biraz daha candan
    biraz daha iyi
    sevmeyi...

    NAZIM HİKMET RAN

  11. #41
    Üye
    wedo Avatarı

    Gerçek Adı
    WEDO
    Üyelik Tarihi
    07.03-2005
    Son Giriş
    09.06-2017
    Saat
    01:34
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    332
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SENİ DÜŞÜNMEK

    Seni düşünmek güzel şey,
    ümitli şey,
    dünyanın en güzel sesinden
    en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    ben artık şarkı dinlemek değil,
    şarkı söylemek istiyorum...

    NAZIM HİKMET RAN

  12. #42
    Üye
    zeytinnn Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.12-2006
    Son Giriş
    24.08-2009
    Saat
    08:51
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    16
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİR AYRILIŞ HİKAYESİ

    Erkek kadına dedi ki:
    -Seni seviyorum,
    ama nasıl,
    avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
    parmaklarımı kanatarak
    kırasıya
    çıldırasıya...
    Erkek kadına dedi ki:
    -Seni seviyorum,
    ama nasıl,
    kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
    yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
    yüzde hudutsuz kere yüz...
    Kadın erkeğe dedi ki:
    -Baktım
    dudağımla, yüreğimle, kafamla;
    severek, korkarak, eğilerek,
    dudağına, yüreğine, kafana.
    Şimdi ne söylüyorsam
    karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
    Ve ben artık
    biliyorum:
    Toprağın -
    yüzü güneşli bir ana gibi -
    en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
    Fakat neyleyim
    saçlarım dolanmış
    ölmekte olan parmaklarına
    başımı kurtarmam kabil
    değil!
    Sen
    yürümelisin,
    yeni doğan çocuğun
    gözlerine bakarak..
    Sen
    yürümelisin,
    beni bırakarak...
    Kadın sustu.
    SARILDILAR
    Bir kitap düştü yere...
    Kapandı bir pencere...
    AYRILDILAR...

    NAZIM HİKMET RAN

  13. #43
    Üye
    berfin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    18:17
    Yaşadığı Yer
    dünya
    Mesaj
    123
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    9

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ('Nâzım Hikmet'in 105. doğum gününde, bizlere kalan “mirası” bugün mülkiyet düzeninin kafesi içinde. Şiirlerinin “telif hakkını” oğlu Memet Nâzım'dan satın almış olan Yapı Kredi (Bankası!) Yayınları son olarak internet sitelerinden kaldırmaya başladı bile!!'Nazım'ın eserlerini bu zihniyetlerin eline vermek Nazım'n mirasına sahip çıkmamak demektir!'!!)

    33gj0 - Nazım Hikmet Ran
    Nazım Hikmet'i 105.doğum gününde saygı ve sevgiyle anıyorum...

  14. #44
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:59
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİR GEMİCİ TÜRKÜSÜ

    Rüzgâr,
    yıldızlar
    ve su.
    Bir Afrika rüyasının uykusu
    düşmüş dalgalara.
    Işıltılı, kara
    bir yelken gibi ince
    direğinde geminin.
    Geçmekteyiz içinden
    bir sayısız
    bir uçsuz bucaksız yıldızlar âleminin.
    Yıldızlar
    rüzgâr
    ve su.
    Başüstünde bir gemici korosu
    su gibi, rüzgâr gibi, yıldızlar gibi bir türkü söylüyor,
    yıldızlar gibi
    rüzgâr gibi
    su gibi bir türkü.
    Bu türkü diyor ki, «Korkumuz yok!
    İnmedi bir gün bile gözlerimize
    bir kış akşamı gibi karanlığı korkunun.»
    Bu türkü
    diyor ki,
    «Bir gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz
    ölümün önünde sigaramızı.»
    Bu türkü
    diyor ki,
    «Çizmişiz rotamızı
    dostların alkışlarıyla değil
    gıcırtısıyla düşmanın
    dişlerinin.»
    Bu türkü diyor ki, «Dövüşmek..»
    Bu türkü diyor ki, «Işıklı büyük
    ışıklı geniş ve sınırsız bir limana
    dümen suyumuzda sürüklemek denizi..»
    Bu türkü diyor ki, «Yıldızlar
    rüzgâr
    ve su...»
    Başüstünde bir gemici korosu
    bir türkü söylüyor;
    yıldızlar gibi
    rüzgâr gibi,
    su gibi bir türkü..

    NAZIM HİKMET RAN

  15. #45
    Üye
    lenin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.04-2007
    Son Giriş
    13.07-2014
    Saat
    03:47
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    13
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Bir tanem!
    Son mektubunda :
    "Başım sızlıyor
    yüreğim sersem!"
    diyorsun.
    "Seni asarlarsa
    seni kaybedersem;"
    diyorsun;
    "yaşıyamam!"
    Yaşarsın karıcığım,
    kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
    yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı
    en fazla bir yıl sürer
    yirminci asırlılarda
    ölüm acısı.
    Ölüm
    bir ipte sallanan bir ölü.
    Bu ölüme bir türlü
    razı olmuyor gönlüm.
    Fakat
    emin ol ki sevgili;
    zavallı bir çingenenin
    kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
    geçirecekse eğer
    ipi boğazıma,
    mavi gözlerimde korkuyu görmek için
    boşuna bakacaklar
    Nâzıma!

    Ben,
    alacakaranlığında son sabahımın
    dostlarımı ve seni göreceğim,
    ve yalnız
    yarı kalmış bir şarkının acısını
    toprağa götüreceğim...
    Karım benim!
    İyi yürekli,
    altın renkli,
    gözleri baldan tatlı arım benim;
    ne diye yazdım sana
    istendiğini idamımın,
    daha dâva ilk adımında
    ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
    kellesini adamın.
    Haydi bunlara boş ver.
    Bunlar uzak bir ihtimal.
    Paran varsa eğer
    bana fanile bir don al,
    tuttu bacağımın siyatik ağrısı.
    Ve unutma ki
    daima iyi şeyler düşünmeli
    bir mahpusun karısı.




Sayfa 3 / 7 İlkİlk 1234567 SonSon