Sayfa 2 / 7 İlkİlk 123456 ... SonSon
Toplam 99 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    zamansiz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.08-2005
    Son Giriş
    30.09-2005
    Saat
    21:28
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    14
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    SENİ DÜŞÜNMEK

    Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
    Dünyanın en güzel sesinden
    En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    Ben artık şarkı dinlemek değil,
    Şarkı söylemek istiyorum.

    NAZIM HİKMET RAN

  2. #17
    Üye
    medcezir_ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.08-2005
    Son Giriş
    30.11-2005
    Saat
    02:19
    Mesaj
    19
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    HOŞ GELDİN

    Hoş geldin!
    Kesilmiş bir kol gibi omuz başımızdaydı boşluğun...
    Hoş geldin!
    Ayrılık uzun sürdü.
    Özledik.
    Gözledik...
    Hoş geldin!
    Biz bıraktığın gibiyiz.
    Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta,
    dostu düşmandan ayırmakta...
    Hoş geldin.
    Yerin hazır.
    Hoş geldin.
    Dinleyip diyecek çok.
    Fakat uzun söze vaktimiz yok.
    YÜRÜYELİM...

    NAZIM HİKMET RAN

    Yüreklere hep hoş geliyorsun...

  3. #18
    Üye
    CaKi Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.10-2004
    Son Giriş
    31.07-2006
    Saat
    15:15
    Yaşadığı Yer
    ütopya
    Mesaj
    28
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    MAVI GÖZLÜ DEV, MINNACIK KADIN
    VE HANIMELLERI


    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Kadının hayali minnacık bir evdi,
    bahçesinde ebruliii
    hanımeli
    açan bir ev.

    Bir dev gibi seviyordu dev.
    Ve elleri öyle büyük işler için
    hazırlanmıştı ki devin,
    yapamazdı yapısını,
    çalamazdı kapısını
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan evin.

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Mini minnacıktı kadın.
    Rahata acıktı kadın
    yoruldu devin büyük yolunda.
    Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
    girdi zengin bir cücenin kolunda
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan eve.

    Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
    dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
    bahçesinde ebruliiiii
    hanımeli
    açan ev..

    NÂZIM HİKMET RAN

  4. #19
    Üye
    bleak06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    19.09-2004
    Son Giriş
    10.09-2014
    Saat
    00:48
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    12
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ANGİNA PEKTORİS

    Yarısı burdaysa kalbimin
    yarısı Çin'dedir, doktor.
    Sarınehre doğru akan
    ordunun içindedir.

    Sonra, her şafak vakti, doktor,
    her şafak vakti kalbim
    Yunanistan'da kurşuna diziliyor.

    Sonra, bizim burda mahkûmlar uykuya varıp
    revirden el ayak çekilince
    kalbim Çamlıca'da bir harap konaktadır
    her gece,
    doktor.

    Sonra, şu on yıldan bu yana
    benim, fakir milletime ikrâm edebildiğim
    bir tek elmam var elimde, doktor,
    bir kırmızı elma :
    kalbim...

    Ne arteryo skleroz, ne nikotin, ne hapis,
    işte bu yüzden, doktorcuğum, bu yüzden
    bende bu angina pektoris...

    Bakıyorum geceye demirlerden
    ve iman tahtamın üstündeki baskıya rağmen
    kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor...

    NAZIM HİKMET RAN

    nazım hikmet
    için ne denilebilir ki
    sevdasına umut aşkına ölüm memleketine hasret yakmışdır nazım hikmet dilinde memleket yüreginde hep ufak bir aşk vardı
    ondan bu kadar yüregine ve memleketine sevdalandım dedi saygımla anıyorum onu biraz geç oldu ama yazımız barış gürol sanada teşekür ederim nböyle bir şeyi buraya aktardıgın için

  5. #20
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SEVİYORUM SENİ

    Seviyorum seni
    ekmeği tuza banıp yer gibi
    Geceleyin ateşler içinde uyanarak
    ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
    Ağır posta paketini
    neyin nesi belirsiz
    telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi

    Seviyorum seni
    denizi ilk defa uçakla geçer gibi
    İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
    içimde kımıldayan birşeyler gibi

    Seviyorum seni
    Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

    Ne zaman seni düşünsem
    Bir ceylan su içmeye iner
    Çayırları büyürken
    Büyürken görünür gülüm her sabah
    Her akşam seninle
    Yeşil bir zeytin tanesi
    Bir parça mavi deniz alır beni...

    Seni düşündükçe
    Gül dikiyorum ellerim değdiği yere
    Atlara su veriyorum
    Daha bir seviyorum dağları gülüm
    Her akşam seninle
    Yeşil bir zeytin tanesi
    Bir parça mavi deniz alır beni...

    NÂZIM HİKMET RAN

  6. #21
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SENİ SEVİYORUM

    Çömeldim, bakıyorum toprağa.
    Otlara bakıyorum, böceklere bakıyorum.
    Mavi mavi çiçek açmış dallara bakıyorum,
    Sen bahar toprağı gibisin sevgilim
    sana bakıyorum

    Sırtüstü uzandım görüyorum gökyüzünü,
    Ağacın dallarını görüyorum.
    Sen, bahar mevsiminde gökyüzü gibisin sevgilim
    seni görüyorum

    Gece kırda ateş yaktım, ateşe dokunuyorum
    Suya dokunuyorum,
    Kumaşa dokunuyorum,
    Gümüşe dokunuyorum,
    Sen yıldızların altında yakılan ateş gibisin sevgilim
    sana dokunuyorum

    İnsanların içindeyim seviyorum insanları
    Hareketi seviyorum
    Düşünceyi seviyorum
    Kavgamı seviyorum
    Sen kavgamın içinde bir insansın sevgilim,
    SENİ SEVİYORUM.

    NÂZIM HİKMET RAN

  7. #22
    Üye
    iskenderun Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.11-2004
    Son Giriş
    29.10-2017
    Saat
    23:59
    Yaşadığı Yer
    iskenderun
    Mesaj
    58
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENİN !

    Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına
    inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
    olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
    yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
    yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

    Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya
    hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı
    neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile
    karsılaşabilirsin.. İki ucu keskin bıçaktır bu işin.
    Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her
    zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi
    halin cezanda indirim sağlamaz.

    Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu
    yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen
    karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
    karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması
    gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın,
    güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.

    "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur
    aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
    engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik
    yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
    için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
    Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o
    lüksü sonuna kadar yaşasın.

    Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak"
    yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani,
    yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu
    hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir
    eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken
    de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin
    sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif
    verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında.
    Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de
    cabası....

    Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun
    asolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip
    de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın
    sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter
    ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda
    duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o
    zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler
    değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

    NÂZIM HİKMET RAN

  8. #23
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    TAHİR İLE ZÜHRE MESELESİ

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
    bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
    yani yürekte.

    Meselâ bir barikatta dövüşerek
    meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
    meselâ denerken damarlarında bir serumu
    ölmek ayıp olur mu?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    Seversin dünyayı doludizgin
    ama o bunun farkında değildir
    ayrılmak istemezsin dünyadan
    ama o senden ayrılacak
    yani sen elmayı seviyorsun diye
    elmanın da seni sevmesi şart mı?
    Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    NÂZIM HİKMET RAN
    1949

  9. #24
    Üye
    akdeniz34 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.03-2006
    Son Giriş
    31.03-2006
    Saat
    02:38
    Yaşadığı Yer
    seyyah
    Mesaj
    2
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİR DAKİKA

    Deniz, durgun göl gibi gitgide genişliyor
    Sular kayalıklarda nur'dan izler işliyor,
    Engine sarkan gökler, baştan başa yıldızlı..
    Şimdi göğsümde kalbim, çarpıyor hızlı hızlı.

    Göklerden bir yıldızın gölgesi düşmüş suya
    Dalmış suyun koynunda bir gecelik uykuya.
    Bazan uzunlaşıyor, bazan da kıvranıyor,
    Durgun suyun altında bir mum gibi yanıyor.

    Yakın olayım diye bu gökten gelen ize
    Öyle eğilmişim ki, kayalardan denize
    Alnımdan düşen saçlar yorulmuş suya değdi
    Baktım geniş ufuklar başımın üstündeydi.

    Bilemem nasıl oldu, geldi ki öyle bir an
    Yenilmez bir haz duyup denize atılmaktan
    Kurtulmak ne kolaymış faniliğimden dedim
    Doğruldum atılırken bir dakika titredim.

    Bir dakika sonsuzluk doldu, taştı gönlümden
    Bir dakika, bir ömrü kurtarmıştı ölümden.

    NÂZIM HİKMET RAN

  10. #25
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:34
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.873
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.229

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nazım'ın en melodik şiirlerinden biridir benim için...

    TUNA ÜSTÜNE SÖYLENMİŞTİR...

    Gökte bulut yok
    Söğütler yağmurlu
    Tuna'ya rastladım
    Akıyor çamurlu çamurlu
    Hey Hikmet'in oğlu, Hikmet'in oğlu
    Tuna'nın suyu olaydın
    Karaorman'dan geleydin
    Karadeniz'e döküleydin
    Mavileşeydin mavileşeydin mavileşeydin
    Geçeydin Boğaziçi'nden
    Başında İstanbul havası
    Çarpaydın Kadıköy iskelesine
    Çarpaydın çırpınaydın
    Vapura binerken Memet'le anası.

    NÂZIM HİKMET RAN
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  11. #26
    Üye
    KUZEY Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2005
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    11:32
    Yaşadığı Yer
    walton/ingiltere
    Mesaj
    706
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AÇLIK ORDUSU YÜRÜYOR

    Açlık ordusu yürüyor
    yürüyor ekmeğe doymak için
    ete doymak için
    kitaba doymak için
    hürriyete doymak için.
    Yürüyor köprüler geçerek kıldan ince kılıçtan keskin
    yürüyor demir kapıları yırtıp kale duvarlarını yıkarak
    yürüyor ayakları kan içinde.
    Açlık ordusu yürüyor
    adımları gök gürültüsü
    türküleri ateşten
    bayrağında umut
    umutların umudu bayrağında.
    Açlık ordusu yürüyor
    şehirleri omuzlarında taşıyıp
    daracık sokakları karanlık evleriyle şehirleri
    fabrika bacalarını
    paydostan sonralarının tükenmez yorgunluğunu taşıyarak.
    Açlık ordusu yürüyor
    ayı ini köyleri ardınca çekip götürüp
    ve topraksızlıktan ölenleri bu koskoca toprakta.
    Açlık ordusu yürüyor
    yürüyor ekmeksizleri ekmeğe doyurmak için
    hürriyetsizleri hürriyete doyurmak için açlık ordusu yürüyor
    yürüyor ayakları kan içinde.

    NÂZIM HİKMET RAN

  12. #27
    Üye
    KUZEY Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2005
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    11:32
    Yaşadığı Yer
    walton/ingiltere
    Mesaj
    706
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GÜNEŞTE

    Güneşte
    denizin sonunda mavi bir duman gibi
    gözümde tütüyorsun.
    Yeşil bir erik dalı yüreğim
    sen altın tüylü bir yemiş
    sallanıyorsun.
    Fakat ben seni böyle bir yemiş
    ve bir duman gibi görmenin yerine
    sahiden görmek istiyorum çıplak ayaklarını
    sahiden dokunmak istiyorum uzun parmaklı ellerine!...

    NAZIM HİKMET RAN

  13. #28
    Üye
    KUZEY Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2005
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    11:32
    Yaşadığı Yer
    walton/ingiltere
    Mesaj
    706
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YİRMİNCİ ASRA DAİR

    - Uyumak şimdi,
    uyanmak yüzyıl sonra, sevgilim...

    - Hayır,
    kendi asrım beni korkutmuyor
    ben kaçak değilim.
    Asrım sefil,
    asrım yüz kızartıcı,
    asrım cesur,
    büyük
    ve kahraman.
    Dünyaya erken gelmişim diye kahretmedim hiçbir zaman.
    Ben yirminci asırlıyım
    ve bununla övünüyorum,
    Bana yeter
    yirminci asırda olduğum safta olmak
    bizim tarafta olmak
    ve dövüşmek yeni bir âlem için...

    - Yüz yıl sonra, sevgilim...

    - Hayır, her şeye rağmen daha evvel.
    Ve ölen ve doğan
    ve son gülenleri güzel gülecek olan yirminci asır
    (benim şafak çığlıklarıyla sabaha eren müthiş gecem)
    senin gözlerin gibi, Hatçem,
    güneşli olacaktır.

    NAZIM HİKMET RAN
    12. 11. 1941

  14. #29
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    JAPON BALIKÇISI

    Denizde bir bulutun öldürdüğü
    Japon balıkçısı genç bir adamdı.
    Dostlarından dinledim bu türküyü
    Pasifikte sapsarı bir akşamdı.

    Balık tuttuk yiyen ölür.
    Elimize değen ölür,
    Bu gemi bir kara tabut,
    Lumbarından giren ölür.

    Balık tuttuk yiyen ölür
    Birden değil ağır ağır,
    Etleri çürür dağılır.
    Balık tuttuk yiyen ölür.

    Elimize değen ölür,
    Tuzla güneşle yıkanan
    Bu vefalı, bu çalışkan
    Elimize değen ölür.
    Birden değil ağır ağır
    Etleri çürür, dağılır,
    Elimize değen ölür...

    Badem gözlüm beni unut,
    Bu gemi bir kara tabut,
    Lumbarından giren ölür.
    Üstümüzden geçti bulut.

    Badem gözlüm beni unut
    Boynuma sarılma gülüm,
    Benden sana geçer ölüm
    Badem gözlüm beni unut.

    Bu gemi bir kara tabut.
    Badem gözlüm beni unut.
    Çürük yumurtadan çürük
    Benden yapacağın çocuk.
    Bu gemi bir kara tabut
    Bu deniz bir ölü deniz.
    İnsanlar ey, nerdesiniz?
    Nerdesiniz?

    NAZIM HİKMET RAN

  15. #30
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    24 EYLÜL 1945

    En güzel deniz:
    Henüz gidilmemiş olanıdır.
    En güzel çocuk:
    Henüz büyümedi.
    En güzel günlerimiz:
    Henüz yaşamadıklarımız.
    Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
    Henüz söylememiş olduğum sözdür...

    NAZIM HİKMET RAN




Sayfa 2 / 7 İlkİlk 123456 ... SonSon