Toplam 4 mesajın 1-4 arasındakiler

Konu: Lermontov

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Düşünce

    Kaygıyla bakıyorum bizim kuşağa!
    Geleceği ya boş ya karanlık görünüyor.
    Böyleyken, bilincin ve kuşkunun yükü altında
    Eylemsizlik içinde kocuyor.

    Zenginiz biz, ta beşikten beri
    Babalarımızın yanlışlıkları ve akılsızlıklarıyla!
    Yaşam üzüyor bizi; dümdüz amaçsız bir yol gibi,
    Bir şölen gibi yabancı bir bayramda.

    Utanç verici bir umursamazlığımız var iyiye ve kötüye,
    Solup gidiyoruz kavgaya girmeden daha;
    Yüz kızartıcı korkaklarız tehlikeyi görünce
    Ve iğrenç tutsaklarız iktidar karşısında.

    Cılız bir yemiş gibiyiz, erkenden olgunlaşan,
    Okşamayan gözleri ve beğenileri,
    O öksüz yabancı gibi, çiçekler arasında asılı duran,
    Ve düşüp giden, onların açma mevsimi.

    Kuruttuk aklımızı yararsız bilimlerle,
    En içten umutlarımızı ve o soylu sesi
    Gizledik kıskançlıkla en yakınlarımızdan bile
    İçimizde alaya alınmış tutkuların güvensizliği.

    Henüz varıyorken tadına mutluluğun,
    Genç güçlerimizi koruyamadık;
    Duygunluk korkusuyla her sevinçli duygunun
    Özünü sonsuzca çıkardık.

    Şiirsel imgeler, sanat yapıtları
    Tatlı bir çoşku vermiyor bize;
    Göğsümüzdeki yarasız gömüyü ve son duygu kırıntısını
    Koruyoruz açgözlülükle.

    Sevgimiz de raslantısal iğrentimiz de,
    Kurban vermiyoruz ne kine ne aşka,
    Kanımızın kaynadığı an bile
    Gizemli bir soğukluk egemen onda.

    Sevmiyoruz atalarımızın görkemli eğlencilerini,
    Uçarılıklarını, ölçülü ve çocukça;
    Alaylı bir bakışla süzüp gerileri
    Koşuyoruz, mutsuz ve silik tabuta.

    Sevimsiz ve unutulmaya yazgılı bir kalabalık halinde
    Geçeceğiz gürültüsüz ve izsiz, dünyadan.
    Çağlara ne bir verimli düşünce, ne de
    Deha ürünü bir yapıt bırakmadan.

    Çocuklarımız horgörüyle anacaklar bizi,
    Aşağsayarak anacaklar, bir yargıç ve yurttaş sertliğiyle.
    Aldatılmış bir çocuğun acı alayı gibi
    Savruk ve batkın babası üstüne!


  2. #2
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Parlıyor altın işlemesi hançerimin.
    Gövdesi kusursuz ve sağlamdır.
    Gizemli direnci çeliğinin
    Doğunun savaşçılığındandır.

    Dağlarda bir dağlıya çalıştı yıllarca
    Hizmetine karşılık ücret beklemedi.
    Açtı birçok göğüste birçok korkunç yara
    Deldi birçok çelik giysiyi.

    Eğlenirken bir köleden de uysaldı, ama
    Çınlardı bir söz kırdı mı onurunu.
    O günler, oymalı, zengin bir süs ona
    Yabancı, utanç verici bir giysi olurdu.

    Onu,yiğit bir Kazak, Terek nehri ötesinde
    Soğumuş ölüsünden almıştı sahibinin.
    Sonra, fırlatılmış, yatıp durdu uzun süre
    Gezici dükkânında Ermeninin.

    Şimdi öz kınlardan, savaşta hırpalanmış,
    Yoksundur zavallı yoldaşı kahramanın.
    Altın bir oyuncak halinde, şerefsiz ve zararsız
    Parlayıp duruyor üstünde duvarın.

    Artık özenli, alışkın bir elle
    Onu silen, okşayan kalmadı.
    Ve dua ederek şafaktan önce
    Okumuyor kimse üstündeki yazıtı.

    Şair! İşte bu gevşek çağda sen de
    Böylesin! Yitirdin önemini!
    O altınla değiştirdiğin kudrete
    Dünya saygıyla kulak verirdi.

    Güçlü sözcüklerin ölçülü sesiyle
    Savaşçı ateşlenirdi savaşa.
    Tütsü dua saatine nasıl gerekliyse
    Kadeh şölene nasıl, gerekliydin halka.

    Şiirin tanrısal bir ruh gibi, kalabalığın üzerinde -
    Uçup dururdu ve soylu düşünceler, yankılanan -
    Çınlardı o çan gibi,halkın bayram ve yıkım günlerinde -
    Kurultay kulesi üstünde çalan.

    Şimdi yalın ve onurlu bir dil sıkıyor bizi, yalnız;
    Eğleniyoruz parlak pullar ve aldatılarla.
    Yıpranmış bir güzellik gibi, ki yıpranmış dünyamız
    Alışkındır kırışıklıklarını gizlemeye allıklar altında.

    Ey alay edilmiş peygamber,yeniden uyanacak mısın?
    Ya da intikam çağrısına hiçbir zaman -
    Altın kınlardan çıkarmayacak mısın
    Kılıcını, hakaret pasıyla kaplanan?...




  3. #3
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    HAYIR BÖYLE TUTKUYLA SEVDİĞİM SEN DEĞİLSİN


    Hayır böyle tutkuyla sevdiğim sen değilsin
    Güzelliğinin parıltısı etkilemiyor beni.
    Sende, geçmiş yılların acılarını seviyorum
    Ve yıkılıp giden gençliğimi.
    Sana baktığımda kimi zaman,
    Dalıp gittiğimde gözlerine,
    Gizemli bir konuşmaya dalmışımdır,
    Seninle değil ama, yüreğimle.
    Konuştuğum, sevgilisidir genç günlerimin,
    Başka çizgileri arıyorum seninkilerde…
    Çoktan susmuş dudakları, canlı dudaklarında senin,
    Sönmüş gözlerin ateşini, senin gözlerinde…

  4. #4
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Neden kırgın düşer yağmur toprağa,
    Neden ağlamazlar bulutlar sessiz.
    Ve bir karanlık çöker siyah renginde,
    Hayat, kadınlara benzer hep savunmasız.

    Kim hayal etti hayal etmeyi,
    Kim düşürdü dile yalan sözleri,
    Ve geçmiş gölgelerin altında yaşar,
    Hayat, kadınlara benzer ağlar gözleri.

    Umutsuz insanlar yaşar şehirde,
    Çürür dar sokaklarda gizemli doğa,
    Ne zaman bakacak ölen kalbine,
    Hayat, kadınlara benzer vurulur ağa.

    Neden esaretin büyüsü kanlı,
    Bütün demirlerin kaderi aynı,
    Ölüm basit geçer bütün canları,
    Hayat, kadınlara benzer öldürür avı.

    Çalar, St. Petro’nun çanları öğlen,
    Kilise büyük Şeytanı oynamaktadır,
    Bazen de benim gibi yanar azizler,
    Hayat kadınlara benzer kutsanmalıdır,
    Hayat, kadınlar gibi yaşanmalıdır