Toplam 4 mesajın 1-4 arasındakiler

Konu: Andre Breton

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    O TARAÇALARIN

    O taraçaların en üstlerinden biz kuşları daim büyüyen sen
    Her gece çiçekli bir dal yapan omuzlarından o kuşlar biz o canım
    Arabanın kollarına
    O kuşlarınız biz kıvılcımlardan daha parlak fışkıran bileğinden
    O iç çekişleriyiz camdan heykelin o dirsekleri üzerinde kalkıp
    doğrulan uyurken biri
    gedikler açılan o pırıl pırıl yatağında
    gedikler ki oradan mercan ormanlarda o düzlüklerde
    geyikler görünür
    Sonra çırılçıplak kadınlar ta derinlerinde bir
    Maden ocağının
    Hatırlarsın sonra sen uyanır trenden inerdin
    Şöyle bir durup bakayım demezdin o koca koca barometrimsi
    Köklerin peşindeki lokomotife şöyle bir
    O ki sızlanır durur bakir ormanlarda ölümcül kazananlardan
    Sızlanır durur o sümbül tüten bacalardan gömlek değiştiren
    Mavi yılanlardan
    O zaman biz senin önünden gidiyorduk biz o değişmelere
    Bağlı bitkiler
    Birinin her zaman suçüstü yakalayabileceği o her gece işaretler
    Yapan biz
    O hani evi yıkılırken hani birbirine karışmış bir yığın acayip şeyin
    Önünde şaşırıp kalan
    Sonra yatağını sofayı merdivenini arayan hani
    Merdiven dallanır budaklanır büyür durmadan
    Götürür değirmen taşından bir kapıya genişler nasıl bir
    Alanda birdendire
    Kuğular gibi sırtını çıkarır kanadını açar bir sahanlık yapar
    Bir yerini ısıracakmış gibi kendi üstüne kıvrılır
    Ama basamakların ayağımızın altında çekmeceler gibi birer birer
    Açılışına bayılır
    Ekmek çekmecelerin şarap sabun ayna merdiven çekmeceleri
    O bir tutamlık saçın ten çekmeceleri
    Tam bu sırada bakarsınız binlerce Vaucanson ördeği
    Tüylerini parlatır
    Sen şimdi geriye dönmeden göğüslerini yapan o malayı alıyorsun
    Biz sana gülüyoruz sen bizi uzunlarımıza tutuyorsun
    Sonra senin isteğin gibi duruyoruz işte
    Göz kapaklarımızın altında öyle kımıldamadan hiç
    Hani o yattığı neden sonra bir bakmak isteyen
    Kadın gibi hani




  2. #2
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İLK SAYDAMLIKLAR

    Nasıl istersen işte kurşunlar atılıyor bir kez daha
    işte meydan okuyan bir edayla pencereye dayanan mürekkep balığı
    ve işte ışıldayan çirkef kafesini nereye açacağını bilmeyen
    gözleri cebinde
    bembeyaz yörüngenin kuklası
    hindistan cevizi kokar kadınlar
    ve en önemlisi pastiller ağırlıyor kardeşlerini büyük günlerle
    turnikeli elbisesini üstüne örten rüzgarı
    çılgın kılavuz düğmeli mantarin
    sayın bay kağıt parçalarını evlerin tavanından tabanına
    selamlıyorlar birbirlerini...


  3. #3
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Olmak

    Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.. kanatsız, akşam vakti,

    Deniz kıyısında bir tarasada, kaldırmış bir sofrada kalmak diye bir sorunu yok onun.. umutsuzluk, ortalık kararır kararmaz bir karıktan kalkıp öbürüne konan tohumlara benzeyen, o bir sürü küçük küçük olayların dönüşü değil bu.. bir taşın üstündeki köpük ya da su bardağı değil..

    O.. kardan elenmiş bir gemi o, ya da düşmüş kuşlara benzetebilirsiniz, ama kanları yok gibidir.. büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.. başa takılan mücevherlerle çevrilmiş küçük bir şey o.. umutsuzluk o.. kopçası bulunmayan inci gerdanlık , bir ipe gelmez, böyle bir şey işte umutsuzluk.. gerisini geçelim.. başlamışsak bitirmeyiz umutsuzluğu.. saat dört sularında avizeden umutsuzlanırım ben, gece yarısına doğru da yelpazeden umudumu keserim, tutukların sigaralarından umut-suzlarım.. büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.. kalbi yoktur, el umutsuzluktan hep soluk soluğa kalır, umutsuzlukta kalır öyle aynalar, bize asla ölüp ölmediğini söylemezler.. beni büyüleyen umutsuzluğu gördüm ben.. yıldızların türkü söyledikleri vakti gökyüzünde uçan bu mavi sineği seviyorum ben.. şaşılacak, o uzun dolu tanelerine benzeyen umutsuzluğu, o kibirli, o öfke küpü umutsuzluğu büyük çizgilerle tanıyorum.. her gün herkesler gibi kalkıyorum, kollarımı çiçekli bir kağıda uzatıyorum, hiçbir şeyciler hatırlamıyorum, ama hep umutsuzluğun yardımıyla o geceden koparılmış o canım ağaçları görüyorum..

    odanın havası davul tokmakları gibi güzel.. bir zaman içinde, bir zaman.. büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.. bana bir sırık uzatan perdenin rüzgarı gibi o.. böylesi bir umutsuzluk akla gelir mi? yangın var! ah yine geliyorlar.. imdat! işte merdivenlere düştüler.. ve o gazete ilanları, o kanal boyunca ışıklı sayılar sonra.. bir kum yığını! büyük çizgileriyle önemli değil umutsuzluk.. bir orman yapmaya giden angarya ağaçlar, bir gün daha yapmaya giden bir yıldız angaryası, ömrümü uzatan bir angarya günleri daha..




    Andre BRETON

  4. #4
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Denizlere karşı seviyorum seni
    Kırmızı yumurta gibi yeşil olduğu zaman
    Bir düzlüğe götürüyorsun beni
    Ellerin bıldırcın gibi yumuşacık
    Kadının karnına dayıyorsun beni
    Sedef renkli bir zeytine dayarmış gibi
    Dengeliyorsun beni
    Yatağa yatırıyorsun
    Yaşamış olmaya bakarak
    Önce ve sonra
    Kauçuk gözkapaklarının altında