Toplam 5 mesajın 1-5 arasındakiler

Konu: Onur Caymaz

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Tango Dersleri


    1.
    tango öğretirdim gramafon bir zamanda
    gümüş iğneli rozeti kalbine batan
    pikap başladı mı durmaz bir cızırtılı dünya
    çay vakitlerde sarmaşıklarla konuşan
    yarası kanırtılmış gözlerime bak da anla
    geçmeyecek şeyler var aramızda


    2.
    tango öğretirdim ellerin ellerden aktığı
    ipek bir tramvay teninin yağmurlu raylarında
    son durağı hiç olmayan bir bulvar
    yalılarda usulca kan öksüren kadınlar
    tek sayfalık ermenice bir hüzün marmara
    en eski gazete piyano akşamlarım olurdu
    içini yakan bir mumdan sevgilim
    parmaklarımdan kaçıp döndükçe

    3.
    yenilmiş ordularıma bak da anla zorunlu savaş
    senden bana akan bir şey aramızda
    tango öğretirdim adım eski şarkı
    kar yağardı sobasız öğretmen aşklarıma
    uzun hikayeydi her şey kimseye anlatmadım
    tango öğretirdim yarım bir zamanda

    4.
    gözlerim bir atın tozduman ettiği yollar
    albümlerden çıkıp gezinirdi boğdurulan paşalar
    tango öğretirdim çamlıcada bir köşkte
    dans hep tümleçti sevmek ayrı yazılan bir ek
    soyunsa sevgilim istanbul gözlerimin önünde

    5.
    tango öğretirdim geçen hevesler değildi gençtim
    yüzlerdi evlerdi içkilerdi küçüktü işte hepsi
    gömleğim tenime sığmaz hüzün bir zamanda
    ansırım bir gün sevgilim ıpıslak öptü beni
    yürüyerek kırık bir köprüden geçtim

    tango dedimse anla bir sezindi yalnızca bir ceren
    kırmızı çiçekler sunularak edilmiş bir lütuftu
    belki tango
    yapamadım ki hiç
    ağlardım her şarkıda

  2. #2
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KİM Kİ KELEBEK


    serin bir çiçek sabaha çıkıyor
    kar kıpırtısı sokak eskizi limon kolonyası
    kim ki kelebek öksüz bir gemicinin
    göğü okşayan kanatları
    gündüz yüzündeki yankısı ovanın
    takvimin tütsü kokan yaprakları

    kırık vazo kadransız saat fersiz göz
    markizde bıyık tarayan bir çapkının
    çiçek kokan papyonları
    kırgın bir beyit içime ağrıyor
    nane likörü tango dersleri çini mürekkebi
    kim ki kelebek sarhoş bir adamın
    göğü yoran kolları
    yolcusuz vagonlarıyla bir tren
    tam saatinde kalkıyor hep içimden
    kırık gözlük kadransız anı fersiz lamba
    iyi günlerde yaşayan kızların
    hüzün kokan ayakları
    günlerdir sesimde ekşi bir koku
    sensizim sessiz elsiz bensizim
    kim ki kelebek yalnız bir kadının
    göğü inciten şarkıları
    terleyen boynundaki gümüş kolye
    yağmur altında ıslanmış karşı kıyı
    kırık gözlük kadransız öpüş fersiz alkol
    çanda demire vuran sarkacın
    ceset kokan kasıkları

  3. #3
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yağmur yağdığında yürürüm altında

    kimse sormaz nedendir? sebep nedir diye
    karanlıkta otururum hep ışıktan kaçarım
    bakıp giderler sadece umursamaz gözlerle
    gündüzleri, çıkmam evden kapatırım tüm perdeleri
    kapıları kilitler söndürürüm ışıkları
    merak eden bile olmaz kapımı bir tık yapan bile olmaz
    açarım televizyonu ama kısarım sesini
    anlarım zaten görüntüden ne olduğunu
    spikerin söylemesine gerek yok
    yine ölüm var, yine hüzün, yine keder
    yüreğimi bir isyan kaplar
    haykırmak isterim yeter diye
    ölmek isterim bir çırpıda ya da acılar içinde
    ama cesaretim yoktur
    ne haykırmaya ne de bu bedenden vaz geçmeye
    işte yeni bir sabah oluyor
    yine ölümler, yine hüzünler ve yine ağlamaklı gözler
    ama bu sabah farklı bir sabahtı
    çiçekler solmuş, denizler hırçın ama donmuş ve ağaçlar boyun bükmüştü
    ağlıyorlardı sanki ama sadece onlar deyil
    insanlar bile suskundu
    güneş dünyaya bakmıyor, yıldızlar uzaklaşıyordu
    karanlığa boğuluyordu dünya, hüzne boğuluyordu
    anlayamadım neden böyle diye
    benim içimde de aynı şey var dı
    çözemedim araştırsam bile
    bir ses geliyor kulağıma hemde çok yakından

    O ÖLMEDİ ÖLEMEZ, ÖLEMEZ, ÖLEMEZ

    haykırıyor insanlar ve dağlar taşlar
    o zaman anladım ki dünyadan bir YÜREĞİN daha gittiğini
    bi durgunlaştım, gözlerimden yaş yerine hüzün yağdırdım
    ve bir anda sordum tüm dünyaya MELEKLER ÖLÜR MÜ? diye

    MELEKLER ÖLMEZ, MELEKLER ÖLMEZ

    cevaplarına karşılık ağlayarak ve haykırarak

    BİR MELEK ÖLDÜ, BİR MELEK ÖLDÜ


    Onur CAYMAZ

  4. #4
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    MİNÖR


    ıskalıyorum gözlerine inen denizde benzin
    yanması gibi kesin bir şarkı duyuluyor açık penceredir
    sessizce uyanan çocuk çarparak yalnızlığa

    bir nedendir ömür ıslak kirpiklerin
    her sevişmede açığa çıkan sokaklarında kör bir
    akşamın topal çıtalarla yaralı uçurtma gül işli cigara
    kutusu metal ömrümün savunmasız bir gecesi
    pikeler örtünen ova rüzgarı maviden bir fa sesi

    yüzündeki o kilise yıkığı puslu çanı çalıyor
    her sabah ihtiyar adam gemi batığı sır
    çiçekçi kadınlar yüzün define haritam
    ıssız adanda

    şiir defterimi kaybettiğim bir akşamsın

  5. #5
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Sirkecide Bahar


    bu sabah çıkmış henüz elleri terli
    bir kelepçe soğuğu gece çayları unutmadığı
    tokalaşıp çıktığı bir hemşeri gardiyan içerden
    gözler duman yüzü esmer sokaklar bahar

    cigara yanığı bir adam Sirkeci’de
    akşamdan kalma aşk lekeleri Galata Kulesi’nde
    bu sabah çıkmış bir haftadır kirli gömleği
    kumaşlar masum güvercinler gri özlemler bahar

    yırtık bir kadın resmi iç cebinde
    bu sabah çıkmış günlerdir sesinde zemheri
    boğulmuş cariye çığlıkları Sarayburnu’ndan
    askerler izinli buluşmalar gül rengi yalnızlık bahar

    gidecek yeri yok bir adam Sirkeci’de
    sevinir durur kepenkler Mahmutpaşa’da
    bu sabah çıkmış aylar olmuş kuşları görmeyeli
    gelinlere basma çocuklara simit damatlar bahar

    bu sabah çıkmış on yıldır kıpır kıpır yüreği