Toplam 10 mesajın 1-10 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    bayramali Avatarı

    Gerçek Adı
    Bayram Ali Erdinç
    Üyelik Tarihi
    23.09-2007
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    23:37
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    55
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    MONA ROZA

    Mona Roza, siyah güller, ak güller
    Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Ah, senin yüzünden kana batacak
    Mona Roza siyah güller, ak güller

    Ulur aya karşı kirli çakallar
    Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
    Mona Roza, bugün bende bir hal var
    Yağmur iğri iğri düşer toprağa
    Ulur aya karşı kirli çakallar

    Açma pencereni perdeleri çek
    Mona Roza seni görmemeliyim
    Bir bakışın ölmem için yetecek
    Anla Mona Roza, ben bir deliyim
    Açma pencereni perdeleri çek...

    Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
    Bende çıkar güneş aydınlığa
    Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
    Seni hatırlatıyor her zaman bana
    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

    Zambaklar en ıssız yerlerde açar
    Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
    Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
    Işıksız ruhumu sallar da durur
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar

    Ellerin ellerin ve parmakların
    Bir nar çiçeğini eziyor gibi
    Ellerinden belli oluyor bir kadın
    Denizin dibinde geziyor gibi
    Ellerin ellerin ve parmakların

    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
    Saat onikidir söndü lambalar
    Uyu da turnalar girsin rüyana
    Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

    Akşamları gelir incir kuşları
    Konar bahçenin incirlerine
    Kiminin rengi ak, kimisi sarı
    Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
    Akşamları gelir incir kuşları

    Ki ben Mona Roza bulurum seni
    İncir kuşlarının bakışlarında
    Hayatla doldurur bu boş yelkeni
    O masum bakışlar su kenarında
    Ki ben Mona Roza bulurum seni

    Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
    Henüz dinlemedin benden türküler
    Benim aşkım sığmaz öyle her saza
    En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

    Artık inan bana muhacir kızı
    Dinle ve kabul et itirafımı
    Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
    Alev alev sardı her tarafımı
    Artık inan bana muhacir kızı

    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
    Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
    Bir gün gözlerimin ta içine bak
    Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

    Altın bilezikler o kokulu ten
    Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
    Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
    Bir tüy ki kapalı gece ve güne
    Altın bilezikler o kokulu ten

    Sezai Karakoç

  2. #2
    Askıda Üyelik
    tarelif Avatarı

    Gerçek Adı
    Elif Köse
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul-Erzurum-Gemlik
    Mesaj
    408
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sezai Karakoç'un şiirlerinden en sevdiklerimden biri Mona Rosa.

  3. #3
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:27
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Rüzgar

    Uçurtmamı rüzgâr yırttı dostlarım!
    Gelin duvağından kopan bir rüzgâr...
    Bu rüzgâr yüzünden bulutlar yarım;
    Bu rüzgâr yüzünden bana olanlar...

    O ceviz dalları, o asma, o dut,
    Gül gül, mektup mektup büyüyen umut...
    Yangından yangına arda kalmış tut.
    Muhabbet sürermiş bir rüzgâr kadar.

    Sezai Karakoç

  4. #4
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KAN İÇİNDE GÜNEŞ

    Polonyanın kanı beyazdı
    İsyan bir bayraktı süt içinde
    Porselenlerden yapılmış Polonya
    Kırılan heykel ve heykel aşkları
    Ve Venüsün kırık kolu Polonya

    Polonya Polonya sana günaydın
    Karanlıklardan çekip kaderini
    İlk aydınlığa çıkardın

    Ama ben Peşteye dönüyorum
    Peşte bir kan çemberi
    Işıklı çemberler içinde ölüler
    Konuşturuyorlar sfenksleri
    Öğretiyorlar kelimeyi doğan
    Çocuklara kutsal kelimeleri
    Kelime en güçlü silahtır
    Tutar şehri ve insanı

    Elektrik lambalarının altında
    Kadın kanları
    Kadınlar susmuştu
    Konuşan erkekti
    Kadın gömlekleri yırtılıyordu
    Anne gömlekleri
    Ve mesut dakikaları beklemiş
    Bütün saatler
    Tırak deyip durdu

    Günah duvarına düşmüş
    Şehrin beyaz kaderi
    Ve kan aynasında
    Macar gölgesi
    Macar kası gergin

    Kan büyüyordu
    - İşin kötüsü gözüm görmüyor
    - Silah ıslandı atamıyorum
    - Çevrem kıpkırmızı oldu
    Ellerim yapış yapış
    - Kelimelerimi duyuyor musun?

    Dünyaya kan ismi veriniz

    Sokak fenerlerine asılmış
    Güzel ve canlı ölüm
    Aydınlatıyordu gerçeği
    Telgraf direklerine çekilmiş
    Düşman ölüleri bir bütün
    Apayrı bir varlık insandan
    Günah kadar çirkin
    Ve Tanrı düzenine aykırı
    Bir ur kocaman

    Ölüm yayılıyordu ölüyordu gece bile
    İşleyen makinalar kalmıştı yalnız
    Ve onların kolları insanlar
    Zalim kelimesinin gözbebeği
    İnsan değil alet
    Aletin aleti
    Kör
    - Tanrı onlarsız değil
    Ama onlar - Tanrısız

    Geride ve Peştede kan vardı
    Budanın bir kelimelik heykeli kan içinde
    Ve güneş yavaş yavaş yükseliyordu Peşte dağlarında
    Ve kan pırıl pırıldı
    Kızgın ve kaynar
    Bin güneş yanıyordu kanda
    Küçük fakat sağlam

  5. #5
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ŞEHRAZAT

    Sen gecenin gündüzün dışında
    Sen kalbin atışında kanın akışında
    Sen Şehrazat bir lamba bir hükümdar bakışında
    Bir ölüm kuşunun feryadını duyarsın

    Sen bir rüya geceleyin gündüzün
    Sen bir yağmur ince hazin
    Sen şarkılarca büyük hüzün
    Sen yolunu kaybeden yolcuların üstüne
    Bir ömür boyu yağan bir ömür boyu karşın

    Sen merhamet sen rüzgar sen tiril tiril kadın
    Sen bir mahşer içinde en aziz yalnızlığı yaşadın
    Sen başını çeviren cellatbaşının güne
    Sen öyle ki sen diye diye seni anlıyamayız
    Şehrazat ah Şehrazat , Şehrazat
    Sen Sevgili Sen Can Sen Yarsın ..

    Sezai KARAKOÇ

  6. #6
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ÖLÜM (LEYLA İLE MECNUN)

    Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde
    Bir kış güneşliğinde
    Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir
    Tabiatı aşan bir bildiriştir
    Ne güz ne renk bu göçü anlatır
    Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır
    Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil
    Görünüşte öç hakikatte değil
    Faninin sonsuzla barışması
    Affın mağfiretle yarışması
    Yaprağın düşüşü değil bu toprağa
    Bir yıldırım çarpışıdır dağa
    Sonbahar değil ilkbahardır
    Ölümden sonra ölümsüz hayat vardır
    Bulutlar açılır güneş çıkar
    Yağmur taneleri inci tanelerine dönüşür
    Deniz çalkanır saçar ortaya hazinesini


    Anladım onlar ölmediler
    Ölüm adına
    Ölüm maskesini takınarak
    Dönüştüler Bir Işığa ..

    Sezai KARAKOÇ

  7. #7
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:27
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ey Sevgili

    Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
    Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
    Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
    Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
    Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
    O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
    Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
    Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
    Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
    Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
    Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
    Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
    Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
    Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili

    Sezai Karakoç

  8. #8
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    EY SEVGİLİ

    Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
    Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
    Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
    Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
    Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
    Uzatma dünya sürgünümü benim
    Güneşi bahardan koparıp
    Aşkın bu en onulmazından koparıp
    Bir toz bulutu gibi
    Savuran yüreğime
    Ah uzatma dünya sürgünümü benim

    Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
    Ayaklarımdan belli
    Lambalar eğri
    Aynalar akrep meleği
    Zaman çarpılmış atın son hayali
    Ev miras değil mirasın hayaleti
    Ey gönlümün doğurduğu
    Büyüttüğü emzirdiği
    Kuş tüyünden
    Ve kuş sütünden
    Geceler ve gündüzlerde
    İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili
    Uzatma dünya sürgünümü benim

    Bütün şiirlerde söylediğim sensin
    Şuna dedimse sen Leyla dedimse sensin
    Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome’nin Belkıs’ın
    Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
    Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
    Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
    Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
    Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili
    Uzatma dünya sürgünümü benim

    Yıllar geçti sapan olumsuz iz bıraktı toprakta
    Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
    Çatı katlarında bodrum katlarında
    Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
    Hep Kanlıca’da Emirgan’da
    Kandilli’nin kurşuni şafaklarında
    Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
    Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
    Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
    Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
    Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
    Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
    Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili
    Uzatma dünya sürgünümü benim

    Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
    Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
    Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
    Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
    Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
    Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
    Verilmemiş hesapların korkusuyla
    Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
    Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili
    Uzatma dünya sürgünümü benim

    Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
    Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
    Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
    Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
    Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
    O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
    Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
    Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
    Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
    Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
    Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
    Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
    Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
    Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
    Sevgili
    En sevgili
    Ey sevgili

    Sezai KARAKOÇ

  9. #9
    Üye
    Selin_ Avatarı

    Gerçek Adı
    Selin
    Üyelik Tarihi
    16.12-2012
    Son Giriş
    04.04-2017
    Saat
    02:16
    Yaşadığı Yer
    Trabzon
    Mesaj
    475
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    PİNG PONG MASASI

    ...............................
    Beyaz iplik sert iplik ve tak tak
    Yuvarlak top küçük top ve tak tak
    Ping-pong masası varla yok arası
    Ben ellerim kesik varla yok arası
    ...... Öpüçüğüne eyvallah ve tak tak
    Beraber sinemaya ... evet ... ve tak tak
    Ping-pong masası varla yok arası

    Öküzün gözü veya dananın kuyruğu
    Kadifekale veya Sen nehri
    Ha Sezai ha ping-pong masası
    Ha ping-pong masası ha boş tüfek
    Bir el işareti eyvallah ve tak tak
    Gözlerin ne kadar güzel ne kadar iyi
    Ne kadar güzel ne kadar sıcak
    Tak tak tak tak tak tak tak

    Sezai KARAKOÇ

  10. #10
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.546
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    8546d1487592489t sezai karakoc sezai karakoc 1 - Sezai Karakoç

    ANNELER VE ÇOCUKLAR

    Anne öldü mü çocuk
    Bahçenin en yalnız köşesinde
    Elinde siyah bir çubuk
    Ağzında küçük bir leke

    Çocuk öldü mü güneş
    Simsiyah görünüyor gözüne
    Elinde bir ip nereye
    Bilmez bağlayacağını anne

    Kaçar herkesten
    Durmaz bir yerde
    Anne ölünce çocuk
    Çocuk ölünce anne

    Sezai Karakoç