Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 23 mesajın 16-23 arasındakiler

Konu: Meral Vurgun

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Aşkolsun

    sen ey
    çakmak taşında yanan ateş
    elimi yaktı eline düştüğü avuçlar
    aşkolsun be sana
    aşkolsun aşk adına
    elimi uzatsam
    tutacaktım aşkı

    gitmekse, gittin
    sitemse, ettin
    bir avuç köz kaldı senden geriye
    göm yüzünü şimdi kendi küllerine

    gelsen ne olur artık
    kalsan kim ölür
    söndü gökteki yıldızlar
    ama söylesene
    nasıl sönecek içimdeki yangınlar


    Meral Vurgun

  2. #17
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Şair Ölür Şiir Doğar

    yapayalnız düşersin uçurumuna
    ıpıssız uzanır önünde gece
    savunmasız kalır içinin kaleleri
    bakışların dipsiz bir kuyudur artık
    bütün yıldızlarını döker de gökyüzü
    dehşet olur gözlerin

    haykırsan dibe vurur çığlığın
    başlar içinde savaş çanları çalmaya
    bir saman çöpü gibi savrulursun
    yoktur çünkü kendinden başka gidecek bir yerin
    ve bir külçe gibi düşersin yine kendi içine

    ölüm bu sevgili
    olmadık bir anın şair ölümü
    imge yeşertir üstünü örten toprak
    şiir ağlar başucunda
    öyle içli
    öyle derin

    Meral Vurgun

  3. #18
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Şiir Deposu

    boşuna bir kolaylık arıyorum
    dağılmalar buluyorum biraz
    çevirirken Nazım Hikmet’in lirik sayfalarını
    meyhane kapısında Noel donanımları
    gece katlamış kendini güne
    oturuyorum bilinmeyen bir ahşap bank üstünde
    bira kavranmaya hazır, duruyor önümde
    olsaydı keşke bir şiir deposu
    dolması için boş kafalarımızın
    uygun bir zaman
    bakışlarım ayrılmıyor servis kadının dolgun kıçından
    gözleri temelli yanmış, gülümseyen ağzı
    ayça gibi
    meyhane kısa bir hortum
    selamet

    boşuna kolaylık arıyorum
    düşünceler sessiz ve tedirgin meyve sinekleri gibi
    geçiyor ruhumun önünden
    yolculuk bu günden yarına
    huzursuzluktur
    bilinmeyen ahşap bir bankta oturan
    bira bardağına hazırlanan bir misafirim
    Nazım Hikmet lirikleri gözler önünde
    garson kadının dolgun kalçası gibi mi
    olsaydı bir şiir deposu keşke dolması için
    boş kafalarımızın
    uygun bir zaman
    yabancı insanlar dokunuyor duygularıma
    sanki bir sanat eseriymiş gibi şefkatle düzenlenmiş
    bir serginin
    meyhane masalarında gaz lambaları yanıyor
    kendini kasan bir kadının boş göbeği
    anne bebeğini alıyor pusetinden
    göğsünde sallıyor
    küçük yaratık yakalıyor bir parmağını
    ışıldıyor gözlerimiz

    gece günü getirdiğinde
    donatılmış şehrin soğuk kışında
    boşuna bir kolaylık arıyorum
    kronik bir dumağı altında inliyor ruhum
    olsaydı bir şiir deposu dolması için
    boş kafamın
    uygun bir zaman

    Meral Vurgun

  4. #19
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Tepeme Çıkan Şiir

    “bak cin gibi çarparım bütün cinlerini
    bütün uykularını kara delikler gibi deşerim
    tir tir titrersen yapayalnızlığının okyanusunda
    getirmez beni adımların sahiline - bilesin-
    yak gitsin postumu bu ıssız dağlara” Yaşar Doğan


    TEPEME ÇIKAN ŞİİR


    başımın ağrısı ki
    üzerime karabasan gibi çöken zaman
    bütün sınırları aşmış –yasaklar ihlal-
    kanatlarını düşlerimde okşadığım şahin
    türküsüdür zirvelerin

    yaslandığım dağ olsun omuzbaşın
    kanata kanata karanlığın omurgasını
    yedi iklim dört kıta’ya
    şan veren sözcükler biriktirdim sana
    işte başımın ağrısı, tepeme çıkan şiirin öyküsü

    bizden önce de buradaydı bu gökyüzü
    toprağımıza düşürüp salkımlarını
    gülerken güneşin yüzü, misafirdim
    koynuma gelmişti kirpiklerin –pır pır uçarak-
    yıldızlardan süzülüp alnından öpmüştük ay’ı
    derimizi etimizden soyarak
    Meral Vurgun

  5. #20
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sus Bu Gece

    sus gözlerimde bu gece
    dumanı tütmez mangal misali
    narı sinemde küllendi
    harman yeri yangındır sevdan
    estirme nefesini sakın
    savrulur, kor olur yüreğini yakarım

    bakma, görme
    binbir öfke demlenir yıllardır içimde
    çözme
    düğümlü kalsın dilimde her hece
    çağlar, coşar bendini yıkarım

    bu cehennem
    bu susku, bu hasret bana
    ha desem kıyamet kopacak
    eğri yağıyor bütün yağmurlar
    kirpik uçlarım keskin bıçak
    dolu dolu döker güllerini yolarım

    ay küstü karardı bu gece
    sus
    sökmüyor şafak
    hüzün topladım yıldızlardan
    taktım takıştırdım
    duvak tellerim kan kızıl ölüm
    soyunur alları karalar bağlarım

    sus gözlerimde bu gece
    ses düşümü, türküsüzüm
    yok hiç tadım
    derin uçurumdur sensizlik
    zehirli sarmaşıklara tutundum
    kaç asırlık ateş
    yakındır
    'rahmetli' olunca adım
    ok olur yüreğine saplanırım

    Meral Vurgun

  6. #21
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    HOŞ GELDİN MAVİM

    hoş geldin mavim
    cehenneminde gelincikler açmış
    açıktır kapım
    kokunu aldım
    bin yıllardır susuzum
    büyüyen çığlar gibisin
    ömrüme ömür
    bedenime can
    damarıma kandır öpüşlerin
    sevmelerime yasla başını
    çöller yağmura muhtaçmış
    bin yıllardır beklediğim çiy damlası gibi düş yüreğime
    kirlenmiş varlık’ların var’larını süpür
    tarihin yüzünü aşk ile yıka
    istemem senden gayrı hazine
    bir ateş yak dağlarında yüreğinin
    Demirci Kawa yeniden doğsun
    dehle Dehak’ları, sür yurdundan
    gürül gürül gökyüzü sevda yağsın
    hoş geldin mavim
    yazmamın al oyası
    kalemimden adın düşüyor
    sayfalar gökkuşağının yedi rengi
    adı konmamış şiirler adadım sana
    ömrümün iklimleri maviye çalar
    güneşin dağlarıma şavkımış
    karlar eritmiş
    bahar getirmişsin
    yitirilmişlerimiz
    yarım kalmışlarımız adına
    ne var ne yoksa senden öte
    senden yana
    sevdaya dairleri heybende getirmişsin
    namus borcum
    yazgımdır iki kaşının arasından öpmek
    hükmü verilmiş
    eğ başını dudaklarıma
    karayağız bakışın Anadolu’m
    gülüşün biçilmemiş başak
    sevdanın dili anadilim
    türküler seni söylesin
    teller seni inlesin
    dört bir yandan sarayım yüreğini
    hasreti kalmasın umudun

    hoş geldin mavim
    bana beni getirdin
    bütün yaralarını kanat gözlerime
    kanat ki
    alnın yaylasında çiğdemler açsın
    iklimsiz mavi
    karlı boranlı başım şimdi
    içimde bir haylaz çocuk çıldırıyor
    büyümelerdeyim
    duman içir doruklarından
    sarhoş et beni
    Neyzen ile Nesimi’ye eyle selamı
    gülüşüne yaslandığım
    delirip delirip uslanmadığım
    us’umu sustur
    yüreğim döksün kelamı
    hoş geldin mavim
    yüzün memleketim ekinleri
    tapınaklarına sığınmak isterim
    yurtsuz koma beni
    sana ömrümü sundum
    baş koydum gelişine
    çingene gülüşlerimle koynunda
    ölümüne yaşamanın adı ol
    böyle sevdalar görmemiş bu eller
    bu dağlar soğuk bu mevsim
    sığmıyor iklimlere
    birikmiş üşümelerim
    bedenime çal kibriti
    tutuşsun bozkırların külümsü renkleri
    yak bütün geceleri
    yak ki
    kıvılcımlar yalımlansın
    büyüsün, büyüsün, büyüsün...

    hoş geldin mavim
    asi bir kız doğurmuş yeditepeli şehir
    büyümemiş kökleri saksıda
    yaylalarına götür
    turna sürüleriyle havalansın
    gezdir bütün iklimlerini hayatın
    iki damla yaş dök
    dört mevsim yaz-bahar
    nasıl yeşerir çiçeklenirim gör

    hoş geldin mavim
    selam et yarınlara
    alınacak öcümüz var zamandan
    okyanus gibisin bencileyin
    öyle derin, öyle dolu
    dudakların volkan
    parçala kraterleri
    lav lav savrul
    savruldukça çoğal
    çoğaldıkça dağıl
    dağıldıkça çözül
    çözüldükçe birik
    biriktikçe büyü bana...

    hoş geldin mavim
    karşılığım sensin
    sana yaşamaya geldim
    öpsem tutuşursun
    tepeden tırnağa alev alır yanarsın
    kirpiklerin hasret bulutu
    dök bana içinde bin yıllardır biriken yağmuru
    her damlada deniz olsun gözlerim
    günahkar dünyanın kiri yıkansın
    çağın yüzü sevda ile aklansın

    hoş geldin mavim
    nefesin soluğuma rüzgarları
    gülüşün dağ nergizleri getirdi
    doruklarım çırılçıplak bahar şimdi
    hoş geldin mavim
    düşürdüğün çığlar kadar seviyorum seni...


  7. #22
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Teselli

    biliyorum
    gül gibi geçinmiyoruz seninle
    ama kötü de sayılmayız hani
    kötünün kötüsüne kıyasla yani

    kuşkusuz
    başka tellerden çalıyoruz zaman zaman
    ama yine de bir yolunu buluyor
    ve onarıyoruz kırılan kristallerimizi
    yani bırakmadan ellerimizi

    bir ipte oynayan ve denge tutmaya çalışan
    iki cambaza benzediğimizi de söylebilirsin
    denge bozulduğunda düşecek birimiz
    belki dibine kadar yedi kat yerin

    tutan olur mu elinden, bilemem senin
    ama ben düşersem eğer
    kendim tutacağım kendi ellerimden
    ver yansın edip gelmişine geçmişine dünyanın
    bir kaç kadeh şarapla kendim saracağım
    senden kalan yaraları

    sizde ne derler bilmem
    ama bizde derler ki

    “ağlamaz kendi düşen”


    Meral Vurgun

  8. #23
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Aşka Dair

    önce kavak yelleriydi başımız üstü
    kaçamak bakışlar estikçe
    tek tek düşen yapraklarla savrulan
    okul defteri sayfalarına çizilen kalp içinde
    yan yana iki harf
    düşsel bir peri masalıydı aşk

    avuçlarımda değildi ya ellerin
    asi gelinciğin isyanıydı gülüşüm
    kendimden kaçıp yine kandime sığınmalar
    senden uzak, seni bulamadığım anlar
    fırtınaydı, seldi, yangındı aşk

    bir yudum sevda, bir ömür kavga
    bir ucu elimde, kayıptı öbür ucu
    bir yazılama sonrası sırılsıklam ıslak dönüşlerde
    bağlamanın tellerine düşen ağıtlardı aşk

    beton zeminler üzerinde
    dört adımda saatlere sığmayan voltalar
    taş yastıklara yanyana baş koymalar
    mektup yasaklı günlerde
    'bu gün posta günü canım sıkılır'
    türküsünün hep bir ağızdan söylenişiydi aşk

    boyundurukta boynu ala öküzün
    toprakta özlem yağmura
    başak başak güneşe bakan bir çift göz
    karasabanı koynuna alma arzusu
    tohumun toprağı yarmasıydı aşk

    beni yüreğinde ara can bakışlım
    sensiz öldüğüm gecelere sor
    dizelere düşürdüğüm hecelere
    kayıp yıllar arasından koparıp aldığım
    alıp vurgunca sakladığım
    sığındığım gözlerinde ayışığıdır şimdi aşk

    Meral Vurgun




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12