Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 41 mesajın 1-15 arasındakiler

Konu: Nuri Can

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Ah! Mümkün Olsa

    Ah! mümkün olsa
    acıdan sevinç
    sevinçten umut yapardım
    bölüp yüreğimi acılara
    dünyadaki bütün çocuklara sevgi satardım

    Ah! mümkün olsa
    rüzgar olur eserdim bozkırlarda
    dağ bayır dolaşır
    usulca odalarına sızardım
    üstlerini örter
    alınlarından öper
    sonra bir masal anlatır
    usulca çekip giderdim

    Ah! Mümkün olsa
    bozkırda ağaç olurdum
    her bahar yeşerip
    her yaz meyve verirdim çocuklara
    sonra döküp yapraklarımı sonbaharda
    savrulup giderdim rüzgarlarla

    Ah! mümkün olsa
    ulu bir çınar olurdum
    baharı yaşardım dört mevsim
    yağmurla yıkardım saçlarımı
    rüzgarla kurulardım
    sevgiden bir elbise giyip
    çocukları kucaklardım her kış

    Ah! mümkün olsa
    soğuk bir pınar olurdum
    bir yol başında
    su verirdim bağrı yanmışlara
    üstümde pırıl pırıl güneş
    dallarda cıvıl cıvıl kuşlar
    akıp giderdim diyar diyar

    Ah! Mümkün olsa
    toprak olurdum
    buğday yetiştirirdim bağrımda
    gül olur açardım bağ bahçe
    çocuklara salardım kokumu
    bulut olur billurdan damlalar dökerdim
    yağmur olur yağardım
    damla damla çisil çisil
    yağmurun yağmadığı ülkelere

    Ah! mümkün olsa
    baharı yaşardım dört mevsim
    güneş olur doğardım
    her sabah yeniden
    sevgiyle bakardım insanlara
    umutla bakardım, dostlukla
    gelecek güzel aydınlık günler için

    Ah! mümkün olsa
    savaştan barış
    barıştan insan yapardım
    acıdan sevinç
    sevinçten umut
    umuttan dostluk yapardım
    kurşun yerine çocuklara
    her sabah şiir atardım

    Nuri CAN

  2. #2
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yüreğim Dağlarda Kaldı

    Bir dağ başında olmalıydık şimdi seninle
    uzanıp çimenlerin üstüne
    şiirler okumalıydık mavi ırmaklara
    öpüp güneşi alnından sevdiğimizin
    sisler aralanınca çekip gitmeliydik

    şimdi bir dağ başında olmalıydık seninle
    oturup bir gönül sofrasına,
    dostluğa kadehler kaldırıp
    içimizdeki yangını bölüşmeliydik
    bir pınarın soğuk buğusuna daldırıp ağzımızı,
    çatlayan dudaklarımızla hayatı öpmeliydik
    sular aydınlanınca çekip gitmeliydik

    bir dağ başında olmalıydık şimdi seninle
    türküler söylemeliydik esen yellere
    unutup acıyı, ayrılığı, gurbeti
    hasreti içimizin yangınına gömmeliydik
    kapılar kapanınca karanlığa
    yollar aydınlanınca çekip gitmelidik

    bir dağ başında olmalıydık şimdi seninle
    ıssızda bağrını döven bir ırmak gibi
    dizleri kanamış bir çocuk gibi doyasıya ağlamalıydık
    çıkarsız dostluklar, kirlenmemiş sevgiler
    ve dünyadaki tüm güzel şeyler adına
    çirkinliklere, çirkefliklere dayanmalıydık
    obalar sıralanınca karşı sırtlara
    gün aydınlanınca çekip gitmeliydik

    sen gülünce ne güzelde gülümserdi beyaz gül
    nasıl da sevinçle gelirdi dağlara bahar
    dallar tomurcuklanır, kuşlar öter, sular çağıldar
    muştular bölüşmeye koşardı ardından çocuklar
    bir kervan alıp giderdi başını bilinmeyen diyarlara

    şimdi ne yana baksam gözlerin doluyor usuma ah
    gelincikleri okşuyor ellerin
    gülüşün ki, çiçeklerin bir başka adıydı karlı yamaçlarda
    yitik bir mevsimin kıyısında kaldı anılarımız
    savrulmuş ömrümüzün her yaprağında bir şiir sarardı

    şimdi yoksun, rüzgarlar seni üşür, türküler seni söyler
    her bahar gelişinde bir çiçek büker boynunu
    bir menekşede açar gözlerin
    büyür yüreğimin kıvrımlarında
    sular ağıtlarla çağlayıp gider

    mavi ne de çok yakışırdı gülüşüne ah kardeşim
    en çok da papatyalar yıkıldı gidişine
    bir de alnı munzur işlemeli kızlar

    şimdi hangi ırmak soğutur yürek yangınımı
    hangi dağ bölüşür acımı, hangi pınar, hangi bahar
    efkarımı hangi rüzgar dindirir
    ırmağım sendin pınarım sen, dağım rüzgarım sen, baharım sen

    Nuri Can








    Sevgiler Kirleniyor Sevgilim

    Sevgiler kirleniyor sevgilim
    uygarlık adına, çağdaşlık adına
    umutlar kirleniyor sevgilim
    havalar soğuk mu soğuk

    insanlar eceliyle ölmüyor artık
    radyosyonlu ölümler
    kokainli ölümler
    kanserli ölümler
    aidisli ölümler kol geziyor
    dünya çaresiz mi çaresiz

    insanlık ölüyor sevgilim
    tabiat ölüyor
    güzellik ölüyor
    kötülükler boy veriyor
    zaman hain mi hain

    oysa
    bir çiçek olmalı umut
    açmalı yaralı topraklarda
    çocuklar yarınlara güvenle bakmalı
    sevinçler yeşermeli yapraklarda

    nefretler sevgiye dönüşmeli sevgilim
    acılar sevince
    dostluklar yücelmeli insan sevince
    insan sevince yalanlar küçülmeli
    dağlar küçülmeli çocuklar büyümeli
    ırmaklar ağlamalı, çocuklar gülmeli

    savaşlar bitmeli sevgilim
    acılar bitmeli, açlıklar bitmeli
    sevgileri kirletenler
    bu diyardan gitmeli

    bunca kan
    bunca gözyaşı
    dünyamıza yetmeli

    insan bu dünyada ya sevmeli ya da ölmeli

  3. #3
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Menekşe gözlü kıza


    Gel
    sen yoksun
    bütün sokaklarına kar yağıyor ömrümün

    nefesim
    üşüyen bir gelincik ayazı
    bütün geceler aysız

    durmadan
    bir ezgi savruluyor dudaklarında gecelerin
    hüznün uzayan saçlarında kimsesizliğim kanıyor
    yağmalanmış bir ömrün ortasından sızarak
    yaralı gönlümün ırmaklarına doluyor
    gel
    her gece bir deprem oluyor

    ey çağlayan bir suda yitirdiğim şiir edalı kız
    seslen bana nerdesin, hangi uzak şehirdesin
    bir rüzgarın kanatlarına vursam duyulur mu sesim

    gel
    erişilmez uçurum diplerinde kaldı özleyişler
    yaralı ceylanlar sekiyor bakışlarımda
    tomurcuklar öksüz, serçeler dilsiz
    her durakta boynu bükük bir çocuk üşüyor
    ve ben bu yağmurlar dolusu yalnızlığımla
    bütün bulutlardan sana koşuyorum

    gel
    yürekler boş, bakışlar anlamıyor beni
    her akşam vakti
    el ayak sesleri çekilirken caddelerden
    vurup yüreğimi narlı sevdalara
    yıldızlara ağladığımı kimse bilmiyor
    kimse bilmiyor
    her gece dudağımda bir şiir’in kanadığını

    ey yavru bir kuş gibi
    düşlerimin arasından uçup giden uçarı kız
    yaşım on beş idi, yüz oldu, binyüz oldu
    yaşlandım yaşamadan aşkı ve baharı
    farkında değilim şimdi
    geçen günlerin değişen mevsimlerin
    yağan karlar altında kaldı kalbim

    gel
    geçmiş bahar sokaklarına çıkar beni
    bahçesi tarumar bir çiçeğin kirpiğindeyim
    bir kar çölünün ortasında
    bir insan mahşerinin içinde, yapayalnız
    her bakışta bir hüzün
    her hüzünde bir bakış kanamada
    bir sonsuz rüzgar başladı gittiğin yerde
    gel

    gel
    bahar sokaklarına çıkar beni, şiir edalı kız
    yıldızları sönmüş bir gecenin sayfalarında ışıksızım
    özlemler damıtıyorum durmadan karanlığın yapraklarına
    kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar
    göçüp gitti kuşlar çoktan

    ve ben bölüp her gece iklimlere
    o sevda tılsımı türküleri
    işleyip alnımın çizgilerine tel tel
    kalbimi sana rehin tutuyorum gel

    hasret ki yolları kanamalı ağır bir hüzündür
    geçip giden günlerin terkisinde
    rüzgar koyaklarını yitirdi, sözcükler büyüsünü
    her mısrada çığlık çığlık yüreğim

    gel
    ömrümün bütün sokaklarına kar yağıyor şimdi

    Nuri Can

  4. #4
    Üye
    UTOPYA Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeki
    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    04.11-2017
    Saat
    21:28
    Yaşadığı Yer
    ANTALYA
    Mesaj
    2.266
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SUSTUM!

    'Herkes konuştuğunu yazar,bense sustuklarımı'

    Herkesin konuştuğu bir dünyada
    ben sustum!
    ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
    kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
    yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
    kimse duymuyor...

    Sustum!
    Bin ah sürüp dudaklarıma
    ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
    sustu benimle deniz,
    sustu deli dalgalar, sustu martılar...
    umutlarımı sarıp rüzgarlara
    uzaklara savuruyorum her gece
    yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
    kimse görmüyor...

    Sustum!
    Tam acılarımı haykıracaktım ki,
    sustum
    ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
    bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin...
    içimdeki volkanları boğarak sustum!
    açmadım kimselere yüreğimi
    hançeri sadece kendime sapladım
    sapladım ve sustum!
    hüznü yüzümde,
    acıları gözlerimde topladım sustum! ..

    Sustum!
    sustu dudağımdaki şarkı,
    gözlerimdeki şiir
    yaraları yalayan rüzgar
    sokaklarında kahrolduğum şehir
    gözlerim konuşuyor yalnız!

    Saçı ağarmış hayaller
    nemli kirpiklerle
    bulutlandığında gözlerim
    gökte şimşek olup çakıyorum
    kimse görmüyor...

    Sustum!
    tuz basıp yaralarıma!
    ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
    içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
    yaslanıp yalnızlığın duvarına
    gül döküp kalabalıklara her gece
    kimsesiz geziyorum gönül ülkemi
    kimse bilmiyor...

    Sustum!
    tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum
    sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
    acılar konuşuyor şimdi yalnız
    yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
    tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
    atıyorum uçurumlardan
    kimse görmüyor

    Ne zaman
    dudaklarından öpmeye kalksam hayatı
    saçlarını koklasam rüzgarların
    içimde incecik bir sevgi ürperiyor
    sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
    gelmiyor beklediğim bahar
    yaralar merhem tutmuyor
    gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
    kimse silmiyor
    yağmur dinmiyor
    sevdiğim bilmiyor

    Sustum!
    sustu benimle sarı sabır,
    sustu hasret, sustu zaman
    yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
    kimse duymuyor

    Sustum!
    İçimde dalgalar kabardıkça volkanlar gibi
    sustum
    sustu dudağımdaki şiir
    gözlerimdeki nehir
    gönlümdeki yara
    bulutlar haykırdı isyanımı
    şimşekler haykırdı
    sadece ben duydum
    sadece ben

    Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
    ey kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
    yaralar merhem tutmuyor
    geceler avutmuyor
    ben sustum
    acılarım konuşuyor yalnız
    yaralı gönlümün sızıları konuşuyor

    Ben sustum!
    susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
    pencereme vuran yağmur damlaları
    susmuyor dışarda inleyen rüzgar
    yıldızlar küs
    ay üzgün
    yağmur dinmiyor
    içimde binlerce şiir kanıyor her gece
    kimse bilmiyor
    kimse duymuyor

    sustum!
    sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
    sustu hayat, sustu zaman
    acılar konuşuyor yalnız
    acılarım konuşuyor
    kimse duymuyor...
    duymuyor...
    duymu...
    duy...

    Nuri CAN

  5. #5
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aşkın Çeşmeleri

    Aşkın çeşmeleri
    pırıl pırıl akmalı sevgilim
    pırıl pırıl
    duru gözelerden
    güzel sözlerden
    yalan olmamalı

    Bir bahar saflığında olmalı Aşk
    su gibi yudum yudum
    hava gibi nefes nefes
    yayılıp seherlerden
    gönüllere dolmalı

    Aşkın çiçekleri
    duygu duygu açmalı sevgilim
    duygu duygu
    taze baharlardan
    temiz arzulardan
    şehvet kokmamalı

    Bir su saflığında olmalı Aşk
    dağ gibi nefes nefes
    toprak gibi yağmur yağmur
    bahar kokmalı sevgilim
    hayat kokmalı

    Her yağmur yağdığında
    düşmeli yüreğe tane tane
    aşkla çarpmalı kalpler
    sevmek ucuz olmamalı

    Bir rüzgara açmalı kalbini insan
    bir de dağlara
    akıp giden bir ırmak gibi
    bir su saflığında olmalı aşk
    her bahar sevgi sunaklarında
    kana kana içmeli
    sonsuz bir pınar gibi

    Bir ütopya
    evrensel ruh
    gönül bilimi
    sevgi ülkesi
    yürekte şiir
    dudakta mühür
    ölümsüzlüğün adı olmalı aşk

    Çilesini
    acısını
    hasretini de çekmeli insan
    gerektiğinde ölmeli aşk için

    Bir güle
    bir gelinciğe
    bir de aşk üstüne yeminler etmeli


    Nuri CAN

  6. #6
    Üye
    asabi eş Avatarı

    Gerçek Adı
    erol
    Üyelik Tarihi
    24.12-2009
    Son Giriş
    06.06-2010
    Saat
    20:16
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    194
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    haydaaa...
    ben nuri can'ı nasıl atlamışım?

  7. #7
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    nuri can'ın birbirinden güzel bi çok şiiri var erol.. benden keyifle yazmak senden çay tadında okumak olsun

    Gitme

    Gitme
    figan düşer denizlere sular çekilir
    yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
    bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
    boynunu büker kır çiçekleri kelebekler ölür

    gitme
    bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
    şaşırır yönünü rüzgarlar
    bütün pınarların suyu çekilir
    solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm

    gitme
    öksüz kalır içimdeki imge dağları
    saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
    bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
    çiçekler açmaz bahçemde ah gülüm

    gitme
    acılara mahkum olur yüreğim
    ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar
    boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar
    alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm

    gitme
    içimdeki bütün vagonlar devrilir
    bir kar yağar istasyonlara, üşürüm

    gitme kal sevdiğim terketme beni
    umutsuz çaresiz bekletme beni
    bütün ormanlar ateşe verilir
    kuşlarda gider bu kent de, ölürüm

    gitme kal
    menevşeler açsın dağlarda
    sevince dönüşsün gökyüzü
    iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
    yokluğuna alışamam yokluğun ölüm

    gitme
    bütün ormanlar ateşe verilir
    kuşlarda gider bu kent de, ölürüm

    Nuri Can

  8. #8
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Şiiranne


    Hangi dal inlemez kırıldığı yerden
    hangi yaprak bilmez ayrılığı
    estiğinde sonbahar rüzgarları

    Tomurcuklar üşümez mi
    incinmez mi küçük kalpler
    ürkek, masum, narin
    yalnızlık ve korku diyarından

    El sarar mı yaraları şiiranne
    bak akşam oldu
    nereye ve kime sığınır bir çocuk
    yoksa kimsesi

    Yürekteki öksüz çiçek
    gözyaşıyla beslenirse
    kuruyup gitmez mi şiiranne
    anısı olur mu küçük rüzgârların
    kırılınca düş kanatları

    Ak bir güvercin değil midir şiir
    kirlenmez mi beyazı
    inlediğinde bir çiçek

    kırılınca dal
    inleyince çiçek
    ağlayan gözlerde
    üşümez mi şiir yaraları
    zalimlere kalır mı bu dünya şiir anne

    Acılı bir çağda
    ödünç alınmışsa sevinçler
    kaybolup gitmez mi
    dağ doruklarına
    uçurum kıyılarına
    eğilmez mi bulutlar
    bir annenin kar çığlığında
    düşmez mi şiir'in beşiğine ateş

    Yüzüne kapanmaz mı kapılar
    üşüdüğünde gül
    ve yasemin kokulu sevgiler
    gözyaşıyla ıslanmaz mı
    küçük nazlı kalpler

    Titrerken gece ayazın soğuğundan
    incinmez mi minik eller
    nazlı bedenler üşümez mi
    yıldızlar örtmezse üstünü
    nasıl ısınır çocuk gülüşleri şiiranne

    Yanaklarında iki damla yıldızla
    siyah bir gülün uğultusunda
    alıp götürmez mi gözlerdeki buğuyu
    üşümez mi sevgiler
    kırılmaz mı dal
    boz bulanık sisler basınca hayalleri

    Şiir gibi doğmak nasıldır şiiranne
    şiir gibi büyümek
    şiir gibi düşünmek
    şiir gibi yaşamak
    şiir gibi ölmek nasıldır

    Bu nasıl bir dünya şiiranne
    gülün acısı mıdır insan
    benim aklım almıyor
    aklım almıyor şiiranne

    Nuri Can

  9. #9
    Üye
    ahmedd29 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ahmet
    Üyelik Tarihi
    22.05-2009
    Son Giriş
    09.02-2017
    Saat
    12:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.352
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nara Tutuldum

    Düştüm aşk çölüne ah etmek kârım
    Garip bülbül gibi zara tutuldum
    Tüterim tüterim dinnmez efkarım
    Yüreğimde sönmez nara tutuldum

    Yalancı dünyada bir garip kuşum
    Uçarım uçarım bitmez yokuşum
    Yetmedi sevgiye ömür sunuşum
    Vefa bilmez bir ağyara tutuldum

    Hasretin acısı boynumu büktü
    Hazan yeli esti yaprağım döktü
    Gönül dağlarıma dumanlar çöktü
    Tipi boran ile kara tutuldum

    Ben bir Can Nuri'yim hallerim yaman
    Kalmadı mümkünüm tükendi derman
    Yoruldu kervanım verildi ferman
    Dar-ı mansur gibi dara tutuldum

    Nuri CAN

    Aşk

    ölümsüzlüğün adıdır belki
    tutkulu yüreklerde..
    damardaki kanın
    dudaktaki tadın
    güneşe,aya ve gökyüzüne ışıkla yazılan
    kalplere hançerle kazılan
    yaşamın kaynağı
    sonsuzluğun en güzel hikayesidir AŞK..

    Nuri CAN

  10. #10
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Mavi Sevda

    Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle
    ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz
    mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize
    pupa yelken yol alıyoruz sabaha
    güneşli günlere çıkıyoruz, mavi gecelere

    güzelliklerin el değmemiş ormanlarında
    düşlenmemiş renklerin çılgınlığı düşüyor bakışlarımıza
    kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor
    şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza
    sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan

    sevgiyle beslenerek
    bin çiçek büyüyor özlemin kor bahçelerinden
    küskün çocuklar gülümsüyor yıldızlara
    seviyoruz bütün insanları, bütün hataları affediyoruz
    şarkılar bizim oluyor, şiirler bizim, yarınlar bizim
    su gibi yudum yudum, hava gibi nefes nefes
    mutluluğu tadıyoruz tüm pınarlardan
    sevgimizi koyup tüm sevdaların üstüne
    yelin suyla öpüştüğü kıyılara atıyoruz acılarımızı

    kaldırıp duvağını gökyüzünün
    öpüyoruz tüm beyaz bulutları alnından birer birer
    dudaklarımız gül oluyor, gözlerimiz yıldız, bakışlarımız ay
    uçuk bir mavide tutsak kalıyor hayallerimiz
    sokaklar dolusu mutluluk
    çiçekler dolusu sevgi ekiyoruz güzelliğin doruklarına
    martılar uçuruyoruz samanyoluna mavi düşler boyu

    bir Adem ile Havva faslındayız şimdi seninle
    mavi bir rüya görüyoruz, mavi bir bahar yeşeriyor tenlerimizde
    yeni bir aşk masalı yaşıyoruz şarkıların tılsımında
    güneşi, mehtabı, yıldızları içiyoruz tüm pınarlardan

    dudakların kalplere sığındığı bir adada
    şimdi binbir arzuyla köpürüp kabarıyor dalgalar
    şiir’in yedirenk çakılları vuruyor kıyılarımıza
    bütün ihanetlerden arı, bütün çirkinliklerden uzak
    yıldızları yol yapıp umutlarımıza
    mavilere tırmanıyoruz ince alımlı ayaklarıyla aşkın


    Nuri CAN

  11. #11
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Protest

    Kaan İnce’ye

    Madem bu putlar yasa
    savaş istiyor tanrılar
    nereye baksak ihanet
    neye dokunsak kan
    sormaz mıyım, nerdesin ey tanrım

    Madem
    yetmiyor gücü sevginin
    yaşamı onarmaya
    herkes herkese düşman
    çiçeklerin alnında kan lekeleri
    kalbinden güneşi hançerliyor insan

    Madem
    katliamlarla boğuluyor dünya
    kötülükler diz boyu
    duyulmuyor iyiliğin sesi
    acımasızlıklar kin kusuyor
    cennet adına cehennemi yaşıyoruz
    acılarımızın sütüyle büyüyor çocuklar
    ve bütün umutlar kördüğüm

    Madem yaralı
    göğüs kafesindeki kuş
    salamıyorsak gökyüzüne
    düşmanlıklara karşı koyamıyorsak
    acılarımızı saramayacak kadar çaresizsek
    başaramıyorsak ve beceremiyorsak
    en büyük erdeme sarılmayı
    kim kime, dum duma bir tufandaysa dünya
    hiç bir bahçe yeşermiyorsa içimizdeki çölden

    bırakıp burda bu koca yüreği
    çekip giderim bende

  12. #12
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ne Giysek Yakışmıyor Hüzünden Başka


    Yüzümüzü sulara bıraktık
    hayallerimizi sıvası dökülmüş duvarlara
    sardıkça yangınlar içimizi
    yoksul bir yaşamın cenderesinde
    yaralarımız üşüdü
    Önce miydi, sonra mıydı
    kar mıydı
    yağmur muydu
    bilemedik
    üşüdükçe içimize çöktü sis

    Hep sancısını çektik kahreden hayatın
    ne giysek yakışmıyor hüzünden başka
    eğilip bakmaya korktuğumuz
    sahipsiz mezarlara döndü içimiz
    her akşam tanımadığımız bir hicran
    görmediğimiz bir ıstırap çaldı kapımızı

    Kalbimizi bir vefasız
    ömrümüzü bir hayırsız aldı
    hayatın çıkmazında hep teselli aradık
    buruk gülümsemeler dindirebilir mi hüznü ah! Can
    kime ne verebiliriz ki
    gönül mü
    ömür mü
    can mı
    mal mı
    yok, yok yüreğimizden başka servetimiz

    Her baktığımız göz yuttu gönlümüzü
    hançerini sapladı her tuttuğumuz el
    hangi adaya sığınsak ihanet kokuyor
    nereye gidebiliriz ki ah! Can
    yüreğimizden başka
    sokaklar çıkmaz sokak ömrümüzde
    kahretsin

    Çıktığımız her yolculukta
    düştüğümüz her kalabalıkta
    ıssız bir kıyıda üşüdü ömrümüz
    yetim bir ruh, nemli gözlerle
    her gece sarılıp bir hayale
    yalnızlığımızı alıp bastık bağrımıza

    kırgındık mevsimlerin koynunda, yaralıydık
    acılarla yattık, acılarla kalktık
    bir ömür acılara acılar kattık
    kurudu gözpınarlarımız
    karanlığı siper edip gözlerimize
    yüreğimizle ağladık

    Kimsesiz bir çocuğun yüreğine çizip resimlerimizi
    kayıp mezarlara gömdük
    yüzümüze siper ettiğimiz gülüşleri
    ve yükleyip sevdalı bir kuşun kanadına anılarımızı
    ardında el açıp aşka ve acıya ağladık

    Hep yüreğimizde saklı tuttuk sevgimizi
    gözlerimizde, yüzümüzün hüznünde saklı tuttuk
    gökyüzünü doldurup soluğumuza
    isyanımızı kilometrelere zincirleyip
    kayıp bir vadide idam ettik geçmişimizi

    Gidenler dönmedi ah! Can
    solgun bir güz bahçesi renginde,
    boynu bükülü gelincikler gibi kaldık
    yaralı uçurumları birer birer koşarak
    boş yere yollara baktık, türküler yaktık
    kurudu gözpınarlarımız, yüreğimizle ağladık

    Yaralı bir ülkeyiz şimdi, terkedilmiş bir şehir
    nehir nehir acılar damlıyor bedenimize
    önümüzde dağ dağ uçurumlar
    ardımızda ölümün ayak sesleri
    nasılda acıyor hayatımız ahh! Can

    Gurbet ki, kahreden yanımız
    acılara gömdüğümüz isyanımız
    derdimizi kime nasıl anlatırız
    kimimiz var ki
    lime lime yüreğimiz
    ilmik ilmik gözyaşlarımızdan başka

    Hasret ki, göçmen kuşların kanadında taşıdığı
    gamdan bir dağ gibi oturmuş gözlerimize
    buruk gülümsemeler dindire bilir mi hüznü ah! Can
    kime ne anlatabiliriz ki
    ağızdan çıkan her söz yaralıyor yüreğimizi


    Nuri CAN

  13. #13
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Boynumda Ellerim

    içimin kızıllığınca gül ve yangın

    dalında unutulmuş bir üzüm tanesiyim belki

    belki bir söğüt dalının efil efil titreyen yaprağıyım

    uzak bir iklimde esip geçen rüzgarlara ağıt yakan



    bir gün çözüp bakışlarımı tel tel kirpiklerimden

    elif elif ağlayan gümüş saçlı bir anneye bağışlayacağım

    son kez ağlayacağım belki düşerken sevdanın eşiğine

    varsın bağışlamasın beni hayat ki,

    ay uzak tepelerin ardına çekilsin

    yarasına acılar düşsün kırlangıçların

    eriyip gitsin hüzünlü bakışlarımda ne varsa

    yokluğuma kahırlanmayacaksa bu kent

    ah çekmeyecekse eğer ardımda kalan anılar



    Ah ey yarasında nehirler fışkıran kalbim

    susuyorum işte acılara akan bir sesle

    hayati, ateşten bir ip boynumda

    koynumda buzdan bir top

    biliyorum her susuşun ardında bir yalnızlık var

    bir özlem var, kahırlanmak var

    düşlerin her uzanışında yıldızlara

    hüzünlü yüzüm aykırı sakalımla

    dünyanın orta yerinde kederli bir dağ gibi durmuşum

    ondandır yaban otları gibi aykırı duruşum

    bunca incinmişliğim ondan içimi kemirirken

    utangaç Ulalar heyulasında geçmişim



    susuyorum ki, acıma kimseler merhamet etmesin

    çünkü hep sevgilerden aldım suların derin akışını

    ve nakışını yüreği elmas bir kızın dantelinden söktüm

    biliyorum yangınlar kentinde kıvılcımlar

    bir sevdadır gül yaprağına konmuş

    bütün yıldızlar sırtını dönmüş bana, ayda küs

    hayat bu işte ey kalbim bir varmış bir yokmuş



    varsın kirpiklerimden acı dökülsün

    yüreğimde büyüttüğüm kır menekşeleri için

    son bir damla su istiyorum senden ey kalbim Allah aşkına

    bu çölleri sen yarattın iflah olmaz ömrüme

    senden aldım bu kadar sevmeyi, özlemeyi, kahrolmayı

    şimdi boynumda kendi ellerim bağışlama beni

    tükenmiş ümitlere yeni vahalar gerekmiyor çünkü



    her bahar kuşlar kanat çırpınca özgürlüklere

    sesler gelince karlı dağların ardından türkü ırmaklarında

    ve ben uzanıp durduğumda yatağıma ince bir su gibi ıssız

    sorun kalbime özlemek nedir, acı çekmek nedir, hüzün nedir

    yasaksa aşk, titreyen yüreklerin deltasında varsın kurusun güller,

    sular kararsın, kumlar yansın

    bir çöl akşamıyım artık bir bıçak keskinliğinde

    yakınmadan esip geçiyor düşlerim



    savunmasızım, sus ey kalbim intizarın sende kalsın

    gizle, vuslatı arzulayan bir kor ol yan kalbim, kimse bilmesin

    bütün çığlıklarını kuşansın gelsin ölüm

  14. #14
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİR DELİ

    Deliyim ben,
    Aykırı bir adamım yani,
    Ait değilim bu kirli çağa
    İstemediğim bir hayatın yamacında
    Sırtımda acılar taşıyorum.
    Yüreğimin içinde yaşıyorum hep
    Tutunduğum dallar incecik,
    Kırıldı kırılacak ..

    Deliyim ben,
    Yalnız ve yorgun
    Herkesin acısından pay kaptım.
    Sarıp ipek bir mendile kendi yaralarımı,
    İçime attım.
    Yalnız gülerken sevdi beni insanlar
    Ağlarken ağlamadı benimle kimse
    Kazandıklarımın yanında,
    Yitirdiğim çok şey var hayatımda.
    Ne bireysel olabildim ne de toplumsal
    Yaşamı sorgulamadan,
    Ve hep erteleyerek geçip gitti zaman ..
    Kendimi ihmal edip,
    Başkaları için yaşadım hep ..
    Şiirler yazdım, resimler çizdim
    Ağıtlar dizdim
    Yine de kendimsizdim ..
    Dilimde ertelenmiş sözcükler kaldı
    Başkalarının çizdiği yolda gidip geldim bir ömür ..

    Deliyim ben
    Yüreğimde umut,
    Gözlerimde tanımsız hüzün kırıkları taşıyorum.
    Düşündüğüm hiç bir şeyi paylaşamadım
    Düşüncelerim içimde saklı kaldı hep
    Sıkışıp kaldım bildiklerim ile bilmediklerim arasında
    Bir kelepçe gibi takıp kollarıma yalnızlığı
    Sürülerin tuttuğu bir yolda,
    Gidip geliyorum öylesine bir başıma
    Aldırmadan gözyaşıma ..

    Nuri CAN


    İKİMİZİN MASALI

    Sen bir çiçek olsaydın sevda çöllerinde
    Ömrümce yaş dökerdim kurumayasın diye
    Seni yalnız güneşin aklığı
    Güllerin sıcaklığı ile beslerdim
    Ve mehtabın büyüsü ile süslerdim yapraklarını
    Her sabah kızıllığında yeniden koklamak için
    Sen bir defter olsaydın, ben kalem olurdum
    Seni yazardım gece gündüz şiirlere, romanlara,
    Dağlara, bulutlara, rüzgarlara
    Elimin ulaştığı, gözümün gördüğü heryere seni yazardım
    Dilime destan, yüreğime mühür kazardım
    Bir ömür seninle yaşamak, seninle yaşlanmak için
    Sen bir ceren olsaydın avcıların önünde
    Sevgimi siper ederdim vurulmayasın diye
    Yaralarını rüzgarın diliyle okşar
    Güllerin eliyle sarardım
    Ve seni dağların moruyla gizler
    Pınarların diliyle seslerdim
    Kem gözlerden, katı yüreklerden korumak için
    Sen bir çoban olsaydın sürüler peşinde
    Kalbimde taşırdım hep yorulmayasın diye
    Ve kavalını rüzgarın nefesi ile üfler
    Çağlayanların sesiyle dinlerdim
    Her gece ayışığında duygularını okşamak için
    Sen bir kardelen olsaydın dağların eteğinde
    Ben yaprak olurdum rüzgarda titreyen
    Dört bir yana kokular saçar dururdum
    Her dem aşkın ile sarhoş olmak için

    Sen bir dal olsaydın, ben toprak olurdum
    Sen bir göl olsaydın, ben ırmak olurdum
    Kalbine akardım gece gündüz
    Senden uzak kaldığımda ağlar dururdum
    Sen güneş olsaydın, ben dünya olurdum
    Dönerdim ekseninde durmadan
    Her sabah, her akşam yeniden buluşmak için
    Ve saçlarını gökyüzünün mavisi ile yıkardım
    Her dem güzelliğinden sarhoş olmak için ..

    Nuri CAN

  15. #15
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Sır Çiçeğim

    Nar çiçeğim
    Kar çiçeğim
    ey bahar gülüşlü gül
    yüreğimi çaldın
    nasıl vazgeçerim

    Güneşle beslediğim
    Sevgiyle süslediğim
    Onca umut sensin
    Onca hasret sen
    Kır çiçeğim
    Sır çiçeğim

    Gecelerde düşlediğim
    Nakışlarda işlediğim
    Onca şiir sensin
    Onca resim sen
    Göz çiçeğim
    Güz çiçeğim

    İnce bir yay kaşların
    Baygın bir ay bakışların
    Saplanır şu sineme
    Öldürür beni
    Naz çiçeğim
    Yaz çiçeğim

    Dağa vurdum acımı
    dala sordum sancımı
    adını güle verdim
    uğruna acı derdim
    bilmezsin
    Zar çiçeğim
    Zor çiçeğim

    Kervan geçmez
    Kuş uçmaz
    Kanadım değdi sevdaya
    Zulüm aşka yakışmaz
    Mor çiçeğim
    Kor çiçeğim

    Hasrete gül yüklerim
    Mecnunum çöl beklerim
    yıllar gelir yıllar geçer
    Ölüm gelir gelmezsin
    Nar çiçeğim
    Kar çiçeğim

    ya gel merhem ol yarama
    ya da vur hançeri sineme
    vur ki, aşkın kaderi olayım
    boşalsın bu mahşer yüreğimde
    Zar çiçeğim
    Zor çiçeğim


    Nuri Can




Sayfa 1 / 3 123 SonSon