Toplam 9 mesajın 1-9 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:22
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    59
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    YALNIZIN ŞARABI

    Seven kadının o garip bakışı var ya,
    Sere serpe yıkansın diye güzelliği
    Dalgalı ayın titrek göle gönderdiği
    Beyaz ışın gibi bize doğru kayar ya;

    Bir kumarbazın sonuncu para kesesi;
    Çapkıca bir öpücüğü sıska Adeline’in;
    Tıpkı uzak sesi gibi insan derdinin,
    Sinirlendirici, tatlı bir müzik sesi,

    Bütün bunlar değmez, derin şişe, senin
    Dindar ozanın susamış yüreği için
    Bağrında tuttuğun etkili balsılara;

    Umut, gençlik, yaşam boşaltısın içlere,
    - Ve onur, hazine bütün dilencilere,
    Ki bizi yengin ve eş kılar Tanrılara!

    CHARLES BAUDELAIRE

  2. #2
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:22
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    59
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İÇE KAPANIŞ

    Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;
    Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,
    Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
    Kimine huzur iner gökten kimine gam.

    Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
    Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte;
    Toplasın acı meyvesini nedametin
    Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.

    Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler
    Eski zaman esvaplarıyle eğilmişler;
    Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan.

    Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi
    Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran
    Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.

    CHARLES BAUDELAIRE

  3. #3
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BALKON


    Hatıralar annesi, sevgililer sultanı,
    Ey beni şadeden yâr, ey tapındığım kadın.
    Ocak başında seviştiğimiz o zamanı,
    O canım akşamları elbette hatırlarsın.
    Hatıralar annesi, sevgililer sultanı.
    O akşamlar kömür aleviyle aydınlanan!
    Ya pembe buğulu akşamlar, balkonda geçen
    Başım göğsünde, ne severdin beni o zaman!
    Ne söyledikse çoğu ölmeyecek şeylerden!
    O akşamlar, kömür aleviyle aydınlanan!

    Ne güzeldir güneşler sıcak yaz akşamları!
    Kâinat ne derindir, kalp ne kudretle çarpar!
    Üstüne eğilirken ey aşkımın pınarı,
    Sanırdım ciğerimde kanının kokusu var.
    Ne güzeldir güneşler sıcak yaz akşamları!

    Kalınlaşan bir duvardı aramızda gece.
    Seçerdim o karanlıkta göz bebeklerini
    Mestolur, mahfolurdum nefesini içtikçe.
    Bulmuştu ayakların ellerimde yerini.
    Kalınlaşan bir duvardı aramızda gece.

    Bana vergi o tatlı demleri hatırlamak;
    Yeniden yaşadığım, dizlerinin dibinde
    O "mestinaz" güzelliğini boştur aramak,
    Sevgili vücudundan, kalbinden başka yerde,
    Bana vergi o tatlı demleri hatırlamak;

    O yeminler, kokular sonu gelmez öpüşler,
    Dipsiz bir uçurumdan tekrar doğacak mıdır?
    Nasıl yükselirse göğe taptaze güneşler.
    Güneşler ki en derin denizlerde yıkanır.
    O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler!

  4. #4
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ALIP GÖTÜREN KOKU


    Gözlerim kapalı, bir sonbahar akşamında
    Sıcak göğsünün kokusunu içime çeker
    Dalarım; gözlerimden mesut kıyılar geçer
    Hep aynı günün ateşi vurur sularına

    Sonra birden görünür baygın, tembel bir ada
    Garip ağaçlar, hoş meyveler verir tabiat
    Erkeklerin biçimli vücutlarında sıhhat
    Ve bir safiyet kadınların bakışlarında

    O güzel iklimlere sürükler beni kokun
    Bir liman görürüm, yelkenle, direkle dolu
    Tekneler, son seferin meşakkatiyle yorgun

    Burnuma kadar gelen hava kokular taşır
    Yemyeşil demirhindilerden gelen bu koku
    İçimde gemici şarkılarına karışır

    CHARLES BAUDELAIRE

  5. #5
    Üye
    UTOPYA Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeki
    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    04.11-2017
    Saat
    21:28
    Yaşadığı Yer
    ANTALYA
    Mesaj
    2.266
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AŞIKLARIN ÖLÜMÜ

    Yatağımız olacak ,hafif kokuyla dolu,
    Divanımız olacak ,bir mezar gibi derin;
    Bizim için açılmış, en güzel iklimlerin
    O garip çiçekleri süsleyecek konsolu.

    Son sıcaklıklarını sarfederek hovarda,
    Birer ulu meşale olacak kalplerimiz;
    Çifte ışıklarından gidip gelecek bir iz
    İkimizin ruhunda, o ikiz aynalarda.

    Pembe, lahuti mavi bir akşam saatinde,
    Veda'la dolu, uzun bir hıçkırık halinde
    Yanacak aramızda bir tek şimşeğin feri;
    Nihayet kapıları biraz aralayarak,
    Sadık ve şen bir melek gelip uyandıracak
    Buğulu aynaları ve ölmüş alevleri

    Charles BAUDELAIRE

  6. #6
    Üye
    asabi eş Avatarı

    Gerçek Adı
    erol
    Üyelik Tarihi
    24.12-2009
    Son Giriş
    06.06-2010
    Saat
    20:16
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    194
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "kötülük çiçekleri" he...
    ama ben, "paris sıkıntısı"nı daha çok severim, ne yalan söyleyeyim.
    kitabı "kaptırmışım" birine, yeniden bulursam aklımda olan harika birkaç düzyazı var: şiirimsi. aktarırım.

  7. #7
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:22
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    59
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YOLCULUĞA ÇAĞRI

    Yavrum, sevgilim, sen
    Tadını bir bilsen
    Orada yaşamanın birlikte!
    Keyfince sevmenin
    Ölünceye değin
    O sana benzeyen ülkede!
    Puslu gökte yer yer
    O ıslak güneşler
    Senin yaş içinde parlayan
    Hayın gözlerince
    Bir gizemli ince
    Tad verir gönlüme her zaman

    Orda her şey süs ve güzellik,
    Erinç,haz ve dirlik düzenlik.

    Evimizse her yıl
    Daha pırıl pırıl
    Olan döşentiye bezenir;
    Nadir çiçeklerin
    Kokusu amberin
    Uzak kokusuyla beslenir;
    Tavanlar ne zengin,
    Aynalar ne derin,
    Ne doğulu görkemlilik bu;
    Orada her şey, ince,
    Kendi öz dilince
    Gizleriyle doldurur ruhu.

    Orda her şey süs ve güzellik,
    Erinç, haz ve dirlik düzenlik.

    Bak gemiler suda
    Bir derin uykuda,
    O gezmeye düşkün gemiler;
    Hepsi de en ufak
    Arzun için uzak
    Ülkelerden çıkıp gelirler.
    -Ve gün batımları
    Giydirir kırları,
    Kanalları,kenti gitgide
    Altınla, yakutla;
    Uyur şimdi dünya
    Sıcak bir aydınlık içinde.

    Orada her şey süs ve güzellik
    Erinç, haz ve dirlik düzenlik.

    Charles BAUDELAIRE

  8. #8
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SAÇLAR

    Ey dalga dalga omza kadar uzanan yele
    Ey bukleler! İhmalle yüklü güzel kokular
    Bu akşam loş odamı bu saçlarda uyuyan
    Hatıralarla -Ne haz! Ne gaşy!-doldurmak için
    Onları havada bir mendil gibi sallasam

    Gevşeklik veren Asya ve yakıcı Afrika
    Bütün bir uzak alem, kayıp, nerdeyse ölmüş
    Ey kokular ormanı, yaşar derinliğinde
    Müzik üstünde başka ruhlar yüzdüğü gibi
    Benim ruhum da yüzer senin kokun üstünde

    Gideceğim öz dolu ağacın ve insanın
    İklim sıcaklığıyla baygın yattığı yere
    Beni alıp götüren dalga olun, ey saçlar
    Ey abanoz denizi, sende göz kamaştıran
    Bir yelken, kürek, alev ve direk rüyası var

    Ses dolu bir liman ki orda durmadan içer
    Ruhum bol bol kokuyu, güneşi ve renkleri
    Yaldız, hare içinde kayıp giden gemiler
    Ebedi sıcaklıkla pırıldayan bir göğü
    Kucaklamaya geniş kollarını açarlar

    Sarhoşluğun aşıkı başımı daldırayım
    Bu siyah ummana ki öbür ummandan derin
    Ve benim sallatıyla okşanan ince ruhum
    Yeniden bulsun sizi, ey verimli tembellik
    Sonsuz sallanışları gül kokan işsizliğin

    Sümbül saçlar, gerilmiş karanlıklar bayrağı
    Bana veriyorsunuz çepçevre mavi göğü
    Boğumlu örgünüzün tüylü kıyılarında
    Sıcakça mest olurum birbirine karışık
    Hindistan cevizi, mis, katarn kokularıyle

    Uzun zaman! boyuna! elim senin o ağır
    Yelene, yakut, inci, safir ekecek
    Ta ki arzuma asla duygusuz kalmayasın
    Sen, rüyaya daldığım bir vaha, hatıranın
    Şarabını içtiğim bir testi değil misin

  9. #9
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:22
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    59
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    DÜŞMAN..

    Tükendi gençliğim karanlıklarda,
    Çılgın fırtınalarda ve yağmurlarda;
    Güneş bazan açtı, kapandı derhal
    Bahtımın yazgısı karanlıklarda;
    Öyle harap ettiler ki gönül bahçemi
    Dallar hep kırıldı, yapraklar yerde
    Kuytularda birkaç meyvesi kaldı...

    İşte ulaştım güz aylarına
    Fikirler sararmış yapraklar gibi;
    Kullanmalı artık her bir aleti
    Küreği, tırmığı ve ötekileri,
    Düzeltip onarmak için yeniden
    Bahçemdeki bütün harap yerleri
    Suların basıp da oyup açtığı
    Kocaman çukurları mezarlar gibi...

    Hayal ettiğim yeni çiçekler,
    Acaba bulurlar mı kimbilir,
    Ardıç kuşlarının bulduğu gibi
    Güç alabilecekleri her bir gıdayı,
    Gizemli gıdayı, özlü gıdayı
    Bu sulak topraklarda. Bu hoş havada.

    Ey acı! Ey acı! Yiyip bitiriyor hayatı zaman,
    Ve yüreğimizi kemiren düşman
    Bu anlaşılmaz, bu garip düşman
    Büyüyüp güçleniyor kanlarımızla
    Durmadan kaybettiğimiz kanlarımızla.

    Charles BAUDELAIRE