Toplam 12 mesajın 1-12 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:45
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    BİR YAZ GECESİ GÜLÜMSEMESİ

    -I-
    Son konuk olacağım uyuyan kurşun gövdende
    gözcü sudan ve terli topraktan başka
    bir de yuvarlak turuncu ve asi

    -II-

    İki gözün olacak bakan irdeleyen yüzünde

    bengi savaşcısı etin tuzun kara ekmeğin
    umut aşkın yakın aşkın kin aşkın.

    -III-

    Ağzının ince sessizliğinde ve kara kışın
    direnmesi öç alması gibi durgun etinde

    yaşanacak eşit harlı günlerde
    senin aşkın
    benim gücüm olacak.

    Özdemir İnce

  2. #2
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:45
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BAHÇIVAN

    Rüzgara bırakma şikayet dilekçeni
    yakarmalarla gelmez dünya
    sen git onun ayağına

    Rüzgara bırakma şikayet dilekçeni
    veba sesiyle konuşuyor kahinler
    yasaların dünyayı kirlettiği söyleniyor
    yas tutuyor üzümde şarap
    ve su dileniyor kavmin çocukları

    Rüzgara bırakma şikayet dilekçeni
    zaman daralıyor, aylardan dikim ayı
    derinden sür tarlanın toprağını
    yeni mahyalar dik
    mahşerin karıklarına

    Rüzgara bırakma şikayet dilekçeni

    Sen dönek kent, yırtık kuma,
    diye yaz kağıdın beyaz alınlığına,
    sen hasret geçidinin softa bekçisi
    çöl katlanıyor ve gelmiyor haberci.

    Toprağa düşen neyin anlamıdır?

    Özdemir İnce

  3. #3
    Üye
    vilanjik Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    02.08-2009
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:31
    Yaşadığı Yer
    Eskisehir
    Mesaj
    11.711
    Alınan Beğeniler
    30
    Verilen Beğeniler
    10
    Blog Mesajları
    123

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİR KENTİ YAŞAMAK
    Bir kenti yaşamak
    ona boyun eğmektir-
    sözleşmesiz, anlaşmasız-,
    ne derse tek tek yapacaksın,
    düşünmeden, direnmeden.

    Yabancıysan
    ve gezgin değilsen
    "bir kent yeter" diyeceksin,
    "tek bir ölüm";
    boğazına oturmuş olan
    bir bardak su isteyen.

    Boyun eğeceksin yolcu!
    bir köle gibi tıpkı,
    anlamak için belki,
    nedir mutluluğu bir tutsağın?

    ÖZDEMİR İNCE

  4. #4
    Üye
    vilanjik Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    02.08-2009
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:31
    Yaşadığı Yer
    Eskisehir
    Mesaj
    11.711
    Alınan Beğeniler
    30
    Verilen Beğeniler
    10
    Blog Mesajları
    123

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİR TARİH YORUMU

    Başkaları karar veriyor senin yerine
    seni bildiğini tanıdığını sananlar
    seni değil sadece kendilerini savunanlar
    ama ne su içmişler seninle, ne yola gitmişler,
    o, diyorlar, şunu yapar bunu yapmaz
    o, diyorlar şunu sever bunu sevmez
    o, diyorlar, kışın hiç güneye gitmez
    sıcak bölgelere göçmen kuşlar gibi;

    senin ceviz ve çınara hasret göçmenliğini,
    senin eller yakan hasretini anlayamayanlar.

    ÖZDEMİR İNCE

  5. #5
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:45
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SEVİYORSANIZ EĞER

    Seviyorsanız eğer;
    Geç kalmayın sakın aşkınızı
    söylemeye
    telgraf çekin, telefon edin,
    mektup yazın...
    Uçaklara, trenlere
    tüm taşıtlara binin...
    Koşun, arayın, bulun,
    haber gönderin, birine anlatın...
    Duvarlara yazın, ağaçlara kazıyın...
    Yani deneyin bütün olanakları,
    hiç olmazsa; iki yaprak
    samanlı kağıda yazın...
    Ama sakın geç kalmayın!

    AŞKINIZI SÖYLEMEYE...

    Özdemir İnce

  6. #6
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:45
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YORGUN DEĞİLİM

    Yorgun değilim,
    seni beklemekten,seni düşlemekten,geçen günlerden,
    yeniden başlasam da bir başka yenilgiye.

    Yorgun değilim,
    ne aşktan,ne dostluktan,ne de ölümden,
    geceye gözlerimi açarak bakıyorum.

    Yorgun değilim,
    ne acıdan,ne umuttan,ne de korkudan,
    sonbaharla birlikte kazıya başlıyorum.

    Yorgun değilim,
    ne geçmişten,ne şimdiden,ne de gelecekten;
    bir yanlızlığım vardı,gittikçe aşıyorum.

    ÖZDEMİR İNCE

  7. #7
    Üye
    vilanjik Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    02.08-2009
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:31
    Yaşadığı Yer
    Eskisehir
    Mesaj
    11.711
    Alınan Beğeniler
    30
    Verilen Beğeniler
    10
    Blog Mesajları
    123

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    PAY

    Ev kurmak için bir zaman
    tarla açmak için bir zaman
    sevişmek için bir zaman

    bakmak için bir zaman
    görmek için bir zaman
    anlamak için bir zaman

    duymak için bir zaman
    ayaklanmak için bir zaman
    konuşmak için bir zaman

    ekim için bir zaman
    bağbozumu için bir zaman
    kalmak için bir zaman

    doğmak için bir zaman
    yaşamak için bir zaman
    çalışmak için bir zaman.

    -Ölüm mü? demiştin?
    Ölüme yer yok ülkemizde,
    ölüme zaman yok.

    ÖZDEMİR İNCE

  8. #8
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:45
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GÜRLEVİK

    bir şeye benzetirim kendimi durmadan
    tüyleri uzamış solgun kendimi
    bütün kapıları açarım belki de korkumdan
    o incecik kelimeler içindir bu yalnızca
    kaybolur kurtarmasam uzay karanlığımda

    resimler yaparım kırmızıdır sokaksızlıktan
    çünkü ellerimi yaparım yüzümü yaparım
    teraziler kurulur işler tatlı vücudumda
    renklerini yaparım mavisi değişken sesli kara
    kum gölgeli yeni balıklar geçer altından
    kralların ölümünü bir onlardan anlarım
    bir onları anlarım kadınlardan

    bir şeye benzetirim kendimi durmadan
    kervanlar geçer uzanırım ayaklarımdan
    bir yerde dururum güneyde dış kapılarda
    bilmem her keresinde böyle olur anlamam
    bir o yüzden anarım öperim fantomayı
    yeryüzünde işte kadınlar ve erkekler için
    ve bir derinlik için yemyeşildir saçları

    Özdemir İnce

  9. #9
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SANDIKLI PAZARINDA

    Birden anımsadın bunca yıl sonra
    o gördüğün badem gözlü
    çingene kadını
    tam yirmi beş yıl önce
    Sandıklı pazarında

    Şimdiye kadar hiçbir kadın
    öyle bakmadı
    meydan okumadı sana
    gözlerini gördün
    bir anda sevişip ayrıldınız

    Gökyüzüyle birlikte bakmıştı sana
    çaktırmadan arasta esnafında

    Özdemir İnce

  10. #10
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:45
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    OT HIZI-1

    Cema'atül - İfna(Yok Etme Meydanı)

    V.
    Hep yanımdadır benim kıblem:
    Uyurgezer olduğum günlerde bile
    geceleyin çatılarda dolaşırken.

    Yalnız bırakmaz beni kendimle,
    bir kez daha yitirince dönüş yolumu,
    kuzeyi sorduğumda ağaç bedenlerine.

    Dönüş yolu gerekmez, der sapkın dervişler,
    bir kıblegâh yolunda Golgotha çıkanlara,
    tabanlarının altında gizlidir dönüş yolu.

    VI.
    Masamda çilekeş karıncalar!
    cerre çıkmış bir düğün alayı
    ekmek kırıntıları arasında.

    Bir aşk dulu bulsam aralarında,
    alıp evime götürsem, avunmak için,
    penceremde kedi yerine koysam.

    Bir ad vermem gerekecek hallerine:
    Tekir ya da Karabiber, yakışık almaz;
    Ezgiler Ezgisi! desem, borçlu kalmam.

    VII.
    Tırnaklarımı rehin bıraktım özgürlüğe,
    çöl yoluna düşerken yaşlı tırnaklarımı,
    otların belleği için bir limon bahçesinde.

    Afrika toprağında yaşamakta şimdi
    bir başka bedenimin o ilk parçası.

    Belki fala bakmakta, yılan oynatmakta,
    bir kervan ararken ben Cema'atül-İfna'da.

    VIII.
    Ne korkunç çağrıdır arayıp kendini bulmak!
    Razıyım ben ateşle suyun bir çift yıkımına,
    halvet ile çözemeyeceksem tenimdeki ölümü?

    Yürüdükçe, önümde arı peteği uçurumlar!
    Çare yok: Kendime bir dalgıç mı olsam?

    ÖZDEMİR İNCE

    OT HIZI-2

    Cema'atül - İfna
    (Yok Etme Meydanı)

    IX.

    (Elias Canetti'nin "Çıkın"ı)

    Alandaki her sesin içinde bir şey arıyorum,
    aşinası olduğum bir şey olmalı, bir ses çıkını, -
    bir başka hayattan kıyıya vurmuş bir artığım,
    kayanın üzerine çömelmiş kalıntıma bakıyorum. -

    ("Yerde kahverengi küçük bir çıkın arıyordum;
    bir sözcük bile değil, yalnızca bir ses çıkını,
    pes perdeden, uzayıp giden, bir vınlamayla öten
    "e-e-e-e-e-e"lerden oluşan bir kahverengi çıkın");

    "Daha uzaktan kulak verip sesleri dinliyordum":

    Bir yaz gecesi rüyası durmakta, kılık değiştirmiş,
    dilenci halinde karşımda, bir kahverengi çıkın,
    bağdaş kurup oturmuş, şaşırtıcı bir Mağribi anıtı -
    taştan değildi ama bir varlıktı, kuşkusuz bir canlı,
    bedeni ölmüş birkaç kez, ruhu sesiyle birleşmiş;

    bir yaz gecesi rüyası olarak durmakta, karşımda,
    bir yaşama denk ses ararken öteki sesler arasında.

    X.

    Şap ve kalay kokusu! Bıçakcı ustanın
    bir fidye borcudur kutsal ocak hazretlerine,
    tuzla demlenir çünkü aşığın cömert kalbi.

    Gündüzün yüzlerce, gecenin bir adı var!

    Bir çocukluk çağı yangını, tütmekte hâlâ,
    Ashâb-ı Kehf'i anlatırken kör nakkaş,
    su içmekte bir geyik ailesi, iki yanımda.

    Gündüzün yüzlerce, gecenin bir adı var!

    Ocağın başında harf sırrına ermiş bir usta,
    alnında batıl zamanların sapkın vahiy teri;
    bir Hızır görmüş, yıkandığı ateşin suyunda.

    Gündüzün yüzlerce, gecenin bir adı var!

    "Aşık ve maşuk benim!" diyor dilsiz meddah,
    "Diyeti ödenmiştir dinsiz ocağın, ateşe,
    bıçak sapı olacak kurbanlarımızın boynuzu!"

    Gündüzün yüzlerce, gecenin bir adı var!

    XI.

    Bir binek taşı tanıdı beni, sefernamemde,
    görüp tırnağı dökülmüş başparmağımı,
    (çıkarmıştım demir çarıklarımı, yorgun)
    kılık değiştirmiş emanet halimle bir vahada
    nişanemden tanıdı beni. Ah, yolum kırıldı!

    Sıçrayarak uyandım bir bedevi uykumdan
    ve baktım : Sığdığım sahranın ucu bucağı yok;
    gördüm ki suretimi gizlemekte bütün taşlar.

    Bilemezdim, kimse söylememişti nedense bana:",;
    "Bir cehennemdir kendinden haberli olmak!"

    XII.

    Bir Alan'dayım! Hiçbir yerde!
    Bir aşkla, sığışıyoruz birbirimize.

    Çekip gölgemi mıknatıs gölgesiyle
    kalabalığın içinden
    gezdiriyor beni bana doğru
    içine alıyor beni
    içime alıyorum onu
    geziyor beni
    bir aşkla, sığışıyoruz birbirimize
    taşıyoruz birbirimizi
    taşıyoruz birbirimizden

    (0 ve ben!)
    dağları akarsuları denizleri geçerek
    bir çöldeymiş gibi, bana doğru,
    bir çöldeymiş gibi, ona doğru
    çile yollarımdan birinde
    ne gönül ne fitil ne ateş. ..

    Mum ışığında olmuştu son gelişim,
    ispermeçet açmayacak dönüş yolumu.

    *
    Çıplak ayakla durdum güneşin huzurunda,
    Duydum : "Lambada titreyen alev üşüyor"

    Bedenim çıplak, durdum, güneşin arkasında,
    rüzgârın bir tarağını kırdı fildişi saç telim.

    Tez olun, kırk haramiler el koydu uykuma,
    benim, bir eksik yaşamlı, bu zamansız kafirin.

    *
    Doğdukları evlerde ecelle ölen kadınlar!..
    Adak çiçekleri toplamadan, bir kez olsun,
    bir hasret ırmağına fırlatmadan onları, aşkla.

    Hiç sitem etmezler günün doğuşuna, hiç,
    bu yas onlar için, diyor, bu heyula düğün,
    onlar içindir, diyor, bu zındık şeb-i yelda.

    Kıl torbasına koyuyor aşık kemiğini, sonra,
    dar zamanlarda büyü bozan efsane bekçisi.

    *
    Uykusuz gecelere bir sor bulmak istiyorsan kendini,
    ama ne korkunçtur, dayanabilir misin, kendini bulmak.

    Aklın varsa yitirirsin kendini bulduğun bir anda,
    sarp yolunda gidersin, müşrik yatırlar selamlar seni.

    Kendine kıyar bir gün bir şey olmak isterse tuğla.

    ÖZDEMİR İNCE

  11. #11
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    EY OĞUL YAZICI OLURSAN

    Ey oğul bir gün yazıcı olursan
    gözü gözünde yüreği yüreğinde eli elinde
    inancın tadını söyle ülkemin çocuklarına

    Ey oğul bir gün yazıcı olursan
    kuşkunun birikmenin ve beklemenin yazıcısı
    sakın masal anlatma ülkemin çocuklarına

    Zaman akıp gitmekte dağ taş değişmektedir
    demir paslanmakta temel çürümektedir
    al kalemi bildiğin en gerçek sözü yaz

    İşte ateş tuğlası ağaçlar kökleri
    işte ayağımızın bukağısı sırtımızdaki hançer
    yazılmamış şiir isimsiz kapalı kitap

    Erkeklerimiz var elmanın bir yarısı
    biraz sabır biraz öfke biraz sarmaşık
    sorusu sorulmamış yanıt boynu Pir Sultan

    Ey oğul bir gün yazıcı olursan
    sesini sev sevgini çoğalt yüreğini aç
    onu güzel ölüyü anlat ülkemin çocuklarına


    ÖZDEMİR İNCE

  12. #12
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    EVREN YORUMCUSU

    Atlayarak çiz dünyayı
    gerçekler söylenmeyen alanlarda kalsın
    yani gerçekleri söyle, sadece onları

    Bana sorarsan -ki sormasan da olur-
    yüreğindedir yaşamın bütün ipuçları

    ÖZDEMİR İNCE