Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 29 mesajın 1-15 arasındakiler

Konu: Aziz Nesin

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    Ritsos Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.01-2005
    Son Giriş
    20.10-2017
    Saat
    00:10
    Yaşadığı Yer
    Antalya Kaş
    Mesaj
    64
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    AZİZ NESİN

    1915 (20 Aralık) İstanbul, Heybeliada'da doğdu.
    1925 İstanbul'da Süleymaniye'de 'Kanuni Sultan Süleyman İptidai Mektebi'nin 3.sınıfına girdi. Sonradan okulun adı, İstanbul 7. ilkokul oldu.)
    1935 Kuleli Askeri Lisesi'ni bitirip Harp Okuluna geçti.
    1937 Ankara'da Harp Okulunu bitirip asteğmen oldu.
    1941 2.Dünya Savaşı yıllarında 2 yıl Trakya'da çadırlı ordugahta görev yaptı.
    1942 Erzurum Mustahkem Mevkii İstihkam Tb.Bölük Komutanlığına atandı. Bir bomba kazasında yaralandı. Erzincan'da depremde yıkılmış olan ordu cephaneliğinin boşaltılmasıyla görevlendirildi.
    1944 Ankara'da Harp Okulu'nda açılan ilk tank kursuna katıldı.
    1944 Zonguldak'ta uçaksavar top mevzileri yaptırmakla görevlendirildi.
    1945 Askerlikten ayrıldıktan sonra Karagöz Gazetesinde ve Yedigün Dergisinde redaktörlük ve yazarlık yaptı, profesyonel olarak yazarlığa başladı.
    1945 Tan Gazetesi'nde köşe yazarlığına başladı. (4 Aralık'ta tek parti iktidarı üniversite gençlerine Tan Gazetesi'ni yaktırdı.)
    1945 Yayınlanmış ilk bağımsız yapıtı 'Parti Kurmak Parti Vurmak' adlı 16 sayfalık broşürü çıktı.
    1946 Sabahattin Ali ile birlikte Markopaşa ve süreği olan gülmece gazetelerini çıkardı.
    1947 Bursa'ya sürgün edilerek güvenlikte gözaltında tutuldu.
    1948 İkinci kitabı olan 'Azizname' adlı taşlama kitabını çıkardı. Bu kitap için İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. 4 ay tutuklu olarak süren dava sonunda aklandı.
    1949 İngiltere Prensesi Elizabeth, İran Şahı Rıza Pehlevi, Mısır Kralı Faruk her üçü birden Ankara'daki elçilikleri aracılığıyla Türkiye Dışişleri Bakanlığı'na resmen başvurarak, bir yazısında kendilerini aşağıladığı savıyla aleyhine dava açtılar. 6 ay hapse mahkum edildi ve ceza infaz edildi.
    1952 İstanbul'da yeni kurulmaya başlanan Levent'te bir dükkan kiralayarak Oluş Kitabevi'ni açtı. Sabahları Levent'teki evlere gazete dağıtıyordu.
    1953 İki küçük çocuğuyla birlikte Levent'teki kitabevinden geçimini sağlayamayınca Beyoğlu'nda Bursa Sokağı'ndaki yeni yapılmış hanın bir odasında 'Paradi Fotoğraf Stüdyosu'nu bir ortağı ile birlikte kurdu.
    1955 6-7 Eylül faciası olarak tarihimize gelen İstanbul'daki azınlıkların ev ve dükkanlarının korkunç yıkımına suçlu aranmaya başlanmıştı. Aziz Nesin'de suçlu olarak Sıkıyönetimce tutuklandı.
    1955 Halil Lütfü Dördüncü'nün 'Yeni Gazetesi'nde köşe yazarlığına başladı.
    1956 İtalya'da (Bordighera'da) yapılan uluslararası (yirmi iki ulus) gülmece yarışmasında birincilik ödülü olan Altın Palmiye'yi 'Kazan Töreni' adlı öyküsüyle kazandı.
    1957 Yine İtalya'daki aynı uluslararası yarışmada 'Fil Hamdi' adlı Öyküsüyle ikinci kez birincilik ödülü olan Altın Palmiye'yi kazandı.
    1960 İtalya'da kazandığı ilk Altın Palmiye'yi devlet hazinesine bağışladı.
    1961 Tanin Gazetesi'nde köşe yazarlığına başladı.
    1961 Zübük adlı haftalık bir gülmece gazetesi çıkarmaya başladı.
    1962 Sahibi bulunduğu Düşün Yayınevi anlaşılamayan bir nedenle bir gece yandı. Üst fiyatları 3 milyon lira olan (bugünkü para değeriyle en az yarım milyar lira) depodaki kitapları yandı.
    1965 Elli yaşındayken ilk kez pasaport alabildi, ve yurtdışına çıktı. Çağrılı olduğu Berlin ve Weimar'daki Antifaşist Yazarlar Toplantısı'na katıldı. Altı ay süren bu ilk yurtdışı gezisinde, Polonya, Sovyetler Birliği, Romanya ve Bulgaristan'a gitti.
    1966 Bulgaristan'da yapılan uluslararası gülmece yarışmasında birincilik ödülü olan Altın Kirpi'yi 'Vatani Vazife' adlı öyküsüyle kazandı.
    1968 Milliyet Gazetesi'nin açtığı Karagöz oyunu yarışmasında 'Üç Karagöz' oyunuyla birincilik ödülü aldı.
    1969 Moskova'da yapılan uluslararası gülmece yarışmasında 'İnsanlar Uyanıyor' adlı öyküsüyle Krokodil birincilik ödülü kazandı.
    1970 Türk Dil Kurumu'nun oyun ödülünü 'Çiçu' adlı oyunuyla kazandı.
    1972 Kimsesiz çocukları yetiştirmek için Nesin Vakfı'nı kurdu.
    1974 Asya-Afrika Yazarlar Birliği'nin Lotus ödülünü kazandı.
    1975 Lotus ödülünü almak için Filipinler'in başkenti Manila'da yapılan törene katıldı.
    1976 Bulgaristan'da Gabrovo kentinde düzenlenen gülmece kitabı uluslararası yarışmasında birinciliği elde ederek Hitar Petar ödülünü kazandı.
    1977 TürkiyeYazarlar Sendikası Başkanı seçildi.
    1978 'Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz' adlı romanıyla Madaralı roman ödülünü kazandı.
    1982 Vietnam'daki Asya-Afrika Yazarlar Birliği toplantısından dönüşte Moskova'da kalp hastalığından hastaneye kaldırıldı. 'Kalp Hastalıkları Araştırma Merkezi'nde bir ay kalarak tedavi gördü.
    1983 ABD'de Indiana Üniversitesi'nin düzenlediği uluslararası toplantıya çağrıldı. Pasaportu geri alındığı için bu toplantıya katılamadı.
    1984 (20 Aralık) Şan Sinema Salonu'nda 70. Doğumgünü töreni yapıldı.
    1984 Aydınlar Dilekçesi girişiminde bulundu.
    1985 Ekin A.Ş'nin kurulması girişiminde bulundu.
    1985 İngitere'de PEN Kulüp onur üyeliğine seçildi.
    1985 TÜYAP'ın düzenlediği 'Halkın Seçtiği Yılın Yazarı' ödülünü kazandı.
    1989 'Demokrasi Kurultayı'nın toplanmasında etkin görev aldı. Oluşturulan 'Demokrasi izleme Komitesi'nin iki başkanından biri oldu.
    1989 Sovyet Çocuk Fonu'nun ilk kez verilen 'Tolstoy Altın Madalyası'na değer görüldü.
    1990 (19 Mart) Ankara'da Sanat Kurumu'nda 75.Yaşı kutlandı.
    1991 - 1995 Yoğun etkinliklerle geçen yıllar.
    1995 5 Temmuz Çeşme'deki imza günü sonrası, saat 01.05'te öldü.

    Kaynak


    67.YAŞ

    Benim doğduğum gün
    Günler uzamaya başlar
    Öyle bir öleceğim ki
    Geceler uzamaya başlayacak
    Ve öyle bir öleceğim ki
    Günlerle gecelerden başka
    Hiçkimse öldüğümü anlamayacak

    AZİZ NESİN


    ACININ DUVARI AŞILINCA

    Kendisi çatlamadan
    Toprağı çatlatamaz tohum
    Asmışım sinirini mutsuzluğun
    Ayrımsayamıyorum bile öyle mutsuzum
    Acısını artık duyamıyorum
    Ki kendim öyle bir acı olmuşum
    Nasıl görmezse göz kendini
    Kendimi arıyor bulamıyorum.

    AZİZ NESİN


    ARKADAŞIM BADEM AĞACI

    Sen ağaçların aptalı
    Ben insanların
    Seni kandırır havalar
    Beni sevdalar
    Bir ılıman hava esmeye görsün
    Düşünmeden gelecek karakış..
    Açarsın çiçeklerini ..
    Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
    Bir güler yüz bir tatlı söz..
    Açarım yüreğimi hemen
    Yemişe durmadan çarpar seni karayel
    Beni karasevda
    Hemde bilerek kandırıldığımızı
    Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
    Koo desinler bize şaşkın
    Sonu gelmesede hiç bir aşkın
    Açalım yinede çiçeklerimizi
    Senden yanayım arkadaşım
    Havanı bulunca aç çiçeklerini
    Nasıl açıyorsam yüreğimi
    Belki bu kez kış olmaz
    Bakarsın sevdan düş olmaz
    Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
    Vur kendini sen de bu güzel havaya

    AZİZ NESİN


    AŞK ÜZRE

    Sevişirken yılan bile dokunmaz
    Tapınmakta aşktan saygın olamaz
    Sevda üzre yıldırım olsa çarpmaz
    İstiyorsan uzak kalmak ölümden
    Hep aşk üzre olmalısın a caanım
    Ki ölüm de sevişirken kıyamaz

    AZİZ NESİN

    BOŞUNA

    Sen yoksun.........
    Boşuna yağıyor yağmur...
    Birlikte ıslanmayacağız ki.....
    Boşuna bu nehir......
    Çırpınıp pırpırlanması.....
    Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki...
    Uzar uzar gider..
    Boşuna yorulur yollar..
    Birlikte yürüyemiyeceğizki..
    Özlemlerde ayrılıklar da boşuna
    Öyle uzaklardayız..
    Birlikte ağlayamayacağız ki
    Seviyorum seni boşuna..
    Boşuna yaşıyorum
    Yaşamı Bölüşemiyeceğiz ki ...

    AZİZ NESİN


    ÇOCUKLARIMA

    Diyelim ıslık çalacaksın ıslık
    Sen ıslık çalınca
    Ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes
    Kimse çalamamalı senin gibi güzel

    Örneğin kıyıya çarpan dalgaları sayacaksın
    Senden önce kimse saymamış olmalı
    Senin saydığın gibi doğru ve güzel
    Hem dalgaları hem saymasını severek

    De ki sinek avlıyorsun sinek
    En usta sinek avcısı olmalısın
    Dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta
    Örgüt yoksa seninle başlamalı

    Say ki hiçbir işin yok da düşünüyorsun
    Düşün düşünebildiğince üç boyutlu
    Amma da düşünüyor diye şaşsın dünya
    Sanki senden önce düşünen hiç olmamış

    Dalga mı geçiyorsun düşler mi kuruyorsun
    Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
    Düşlerini som somut görüp şaşsınlar
    Böyle bir dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler

    Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
    Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
    De ki bütün işe yarayanlar
    İşe yaramaz sanılanlardan çıkar

    AZİZ NESİN


    ÇOĞALMAK

    Kalabalıkta kalabalıkça yalnızlık
    Yalnızladıkça birbirimizi
    Haydi çoğalalım
    Çoğaltarak kendimizi
    Bir canım çoğal da bin can ol
    Isıt yaşlıların yalnızlıklarını ilinsin üşümüşlüğü bırakılmışların
    Çoğalın dudaklarım çoğalın sonsuz
    Öpün bütün ağlayan çocukları kimsesiz
    Çoğal gözlerim çoğal
    Gör bütün görmeyenlerde yapayalnız
    Ellerime tutunun ellerime çoğalın
    Okşayın sevecenlikle çocukları
    Hıçkırırlarken uykularında bile

    AZİZ NESİN


    DAR DÜNYA

    Yüreğim gövdeme sığmıyor
    Gövdem odama
    Odam evime sığmıyor
    Evim dünyaya
    Dünyam evrene sığmıyor
    Patlayacağım

    Acımın acısından susmuşum
    Ki suskunluğum göklere sığmıyor
    Böyle bir acıyı kimlere nasıl anlatacağım
    Gönül dar geliyor sevgime
    Kafam beynime
    Ah şakaklarım
    Çatlayacağım
    Anladım artık anladım
    Kimselere anlatamayacağım

    AZİZ NESİN


    DERİNLİK ÇEKİMİ I

    Yükseklerden bakamıyorum
    Korkuyorum
    Derinlik çekiyor kendine
    Düşecekmişim gibi içimin derinliğine
    Başım dönüyor yükseklerden
    Çekiyorum beni kendi derinliklerime

    AZİZ NESİN


    DERİNLİK ÇEKİMİ II

    En derini dünyanın kendi uçurumum
    Başım dönüyor içimin derinliğinden
    Bigün kaldırıp kendimi fırlatacağım
    Kendimi kendi içime atacağım

    Kartal kanatlarının da bir sınırı var gökte
    Uçakların da füzelerin de
    Bütün o sınırları aşacağım
    Kendimi içimdeki sınırsız boşluğa bırakacağım

    Durmadan çekiyor beni bu dipsiz doruksuz uçurum
    Gözlerim kararıyor içime bakınca
    Atıp kendimi kendime
    Derinlik korkusundan büsbütün kurtulacağım

    AZİZ NESİN

  2. #2
    Üye
    akdeniz34 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.03-2006
    Son Giriş
    31.03-2006
    Saat
    02:38
    Yaşadığı Yer
    seyyah
    Mesaj
    2
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YAŞIYORUM DEMEK

    Çok merak ediyorum kendimi
    Başıma birşey mi geldi
    Öldüm mü kaldım mı
    Hiçbir haber yok kendimden

    Bu sabah kapımı çaldım
    Kapıyı açan kendim
    Bir süre kendime baktım
    Bu güleç yüz bendim

    Oh ne güzel bir sabah
    Bugün de yaşıyorum demek
    Benden başka yok kimsem
    Beni merak edecek.

    AZİZ NESİN

  3. #3
    Üye
    COMANDANTE Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2005
    Son Giriş
    27.03-2012
    Saat
    18:35
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    EN UZUN MARATON

    Yüz metrede beni herkes geçer
    Dörtyüz metrede pekçokları
    Geçer çoğu sekizyüz metrede
    Ama ben bırakmam yarışı

    Beni bin metrede geçersin
    Ben yine koşarım
    Onbin metrede öndesin
    Koşarım ben yine
    Yirmi kilometrede geçersin
    Hep koşmaktayım

    Otuz kilometrede
    Kırk kilometrede de geçersin
    Ben koşuyorum hâlâ
    Ama ellinci
    Yada altmışıncı kilometrede
    Soluğun tükenip bir yerde
    Dayanamaz düşersin

    Bak koşuyorum hâlâ
    Çünkü ben bir yaşam maratoncusuyum
    Buyüzden yaşamın en yalnızıyım
    Bu sonsuz yarışın sonunda
    Beni geçemezsin
    Ölümün en büyük ödül olduğunu bilemezsin
    Yine ben olurum ilk göğüsleyen ölümü

    AZİZ NESİN

  4. #4
    Üye
    COMANDANTE Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2005
    Son Giriş
    27.03-2012
    Saat
    18:35
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ŞİİRE TUTUNMAK

    Yok başka hiçbir umarın
    En granit kayanın en ortasında
    Balta girmemiş karanlıklarında kıpırtısız
    Ya ölmektir kurtuluşun
    Ya da şiire tutunmak

    O en gergin tele şöyle bir dokun
    Son tınıyla tel kopsun
    Ayak sesleri duyulsun ölümün
    Her yanın her yönün çıkmaz
    Nereye baksan yok
    Hiç bile herşey sayılır o bulunduğun yerde
    Kurtarırsa kurtarır ancak
    Yine şiire tutunmak.

    AZİZ NESİN

  5. #5
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:52
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    59
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KİMİN VAR Kİ

    Kimi bekliyorsun hâlâ,
    Evinden kitaplarından uzakta mısın
    Arada bir telefon et kendine
    Kendine mektuplar yaz yanıt beklemeden
    Kartlar gönder kendine her gittiğin uzaklardan
    Sevgilim diye başlayıp öperim diye biten
    Senin senden başka kimin var ki arasın

    İnince trenden ya da uçaktan yalnızlığın
    Sevinçle karşıla yalnızlığını garlarda hava alanlarında
    Ayrılışlarda da sarılıp öpüş yalnızlığınla
    Uğurla kendi kendini dönüşsüz yolculuklara
    Bekle kendini uzak yolculuklardan dönersin diye
    Senin senden başka kimin var ki beklesin

    İçki masalarında bir başına mısın
    Kendinleysen yetmelisin kendine
    Çoğaltıp yalnızlığını konuş bir çok kendinle
    Kaldır içki bardağını kendi şerefine
    Ağlaşarak gülüşerek tartışarak kendile
    Senin senden başka kimin var ki bulasın

    Düşmanlarının saldırılarından yuvarlandıkça yerlere
    Tutup kendi saçlarından kaldır kendini
    Seni sana bildirecek kimsen yok başka kendinden
    Ölünce senin bile haberin olmayacak öldüğünden
    Haber ver kendine ki öldüğünü bilesin
    Kimin var ki senin sana öldüğünü söylesin

    Kendi kendinin hem konuğu hem ev sahibisin
    Zamanın varken ağırla kendini sarılıp öperek
    Biliyorsun nasıl olsa yakın o gelecek
    Kimileri diyecek
    Daha şimdiden sev kendini sev kendini SEVVVV
    Kimin var ki senin seni senden başka sevecek..

    AZİZ NESİN

  6. #6
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BAĞIŞLA

    Ya zamanından çok erken gelirim
    Dünyaya geldiğim gibi
    Ya zamanından çok geç
    Seni bu yaşta sevdiğim gibi

    Mutluluğa hep geç kalırım
    Hep erken giderim mutsuzluğa
    Ya her şey bitmiştir çoktan
    Ya hiçbir şey başlamamış

    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
    Ölüme erken sevgiye geç
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim
    Seviye on kala ölüme beş

    Aziz NESİN

  7. #7
    Üye
    lenin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.04-2007
    Son Giriş
    13.07-2014
    Saat
    03:47
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    13
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    acılı gecenin bitiminde
    Yaşadığımı işitmek istiyorum
    Bir ses uzaktan yakından ya da içimden
    Düşen yaprak örneğin
    Kağıt hışırtısı olsun
    Ya da eski tahtaları içten kemiren bir kurdun çıtırtısı
    Bir inilti derinden
    Damlayan su
    Bir elektrik düğmesi çıt diye
    Çok uzaklardan yankılanan duyulur duyulmaz
    İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
    Her ne olursa olsun bir ses
    Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

    Yaşadığımı görmek istiyorum
    Bir ışık uzaktan yakından ya da içimden
    Sesindeki pırıltıya
    Gözündeki ışıltıya benzer
    Bir kibrit çakımı
    Bir yanıp sönse yeter
    Sabahın yağan toz mavisi göğsünde çıplak
    Ya da gün batımı pembesi dudak
    Bir yıldırım hızında çizilsin
    Bir şimşekçe yazılsın karanlığım
    Bir fener ki uzaklığı bilinmeyen
    Bir yıldız parlayıp sönen
    Dişlerinin aydınlığını
    İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
    Her ne olursa olsun bir ışık

    aziz nesin

  8. #8
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DAHA NE?

    Verebileceğinin hepsini verdi,
    Yaşattı sana yaşanmamışlarını,
    Ama sen sonsuz, sınırsız, doyumsuz.
    Hiçbir sevi sürgit değil,
    Cennet bir tadımlık,
    Mutluluk bir şimşek parıltısınca,
    Zaman nasıl donmuşsa bir resimde,
    Donmuşluğudur zamanın mutluluk..
    Ölümsüz olan bir anmalık,
    Yaşattı seni yaşayamadıkları nda,
    Hem de ölesiye,
    Daha ne?

    Aziz Nesin

  9. #9
    Üye
    wonderfully Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.05-2007
    Son Giriş
    07.04-2010
    Saat
    11:15
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    96
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ÖLÜME EGILMEK

    Uyumaya degil
    Rüyalarima gidiyorum
    Orada yasayacagim istegimce
    Uyanikken hiç yasayamadigim

    Hepsi de gençti güzeldi
    Sevdim sevildim diye aldanarak
    Son gördügüm onlar olacak
    Bunca yildir sevgiye dayanamadigim

    Ölüme degil
    Sonsuzluga gidiyorum
    Orda dinlenecegim gönlümce
    Yasarken hiç mi hiç dinlenemedigim

    Kalemim yine elimde
    Kagitlarim da önümde
    Son uykusunda düsecek basim
    Sagligimda hiç egmedigim

    Aziz Nesin (Ocak 1988)

  10. #10
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yukarıda yer alan çocuklarıma şiiri nazım hikmet'in çok bilinen bi şiiridir
    amman haa aziz nesin'in değil..

    sevgili roaccutane aziz nesin aşk temalı şiirlerinin çoğunu gizli aşkı şarkıcı füsün önal için yazmıştır biliyon mu
    ve füsun önal a.nesin'e göre oldukça gençti

    bak şu dizeye
    Ya zamanından çok erken gelirim
    Dünyaya geldiğim gibi
    Ya zamanından çok geç
    Seni bu yaşta sevdiğim gibi

    ve bi dönem onun solculuğu sorgulanmıştı DİSK ve İGD tarfından
    bildiriler dağıtılmıştı
    AZİZ NESİN SEN NESİN diye...?

  11. #11
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Füsun önal mı :roll: bilmiyodum öğrenmiş oldum hoş valla :wink:

  12. #12
    Üye
    narcissus18 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.12-2006
    Son Giriş
    01.05-2008
    Saat
    22:21
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİR KADINI AĞLATMAK

    Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye
    ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya... En az erkekler
    kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın
    yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin
    değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker
    batırır iğnelerini yüreğe!

    Işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının.
    Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri
    buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte.

    Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne
    kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden;
    önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın ağlar; hem de çok!

    Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu
    ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa
    bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz,
    ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar
    kadınları. Her damla bir derstir çünkü. Bazen kadınlar ağladığında çoğu
    insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler.
    Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan
    kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren!

    Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki!
    Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.
    Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar. Zaman geçer sonra.
    Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar
    sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni
    acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler
    kendilerine sarılmayı...

    Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her
    damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça
    inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür.. Küçüldükçe değerini
    yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar
    kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...

    İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye;
    hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
    Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar
    ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına
    inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki
    sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir
    çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E o zaman niye sarılsınlar ki!

    Niye sarılalım ki!
    Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.
    Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın
    olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.
    O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda
    kendilerine sarılırlar çünkü!

    AZİZ NESİN

  13. #13
    Üye
    ozgurhuseyin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.03-2007
    Son Giriş
    27.09-2007
    Saat
    11:37
    Mesaj
    4
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SEN SÖYLEMEDEN DE BİLİYORUM

    Seziyorum ki kaçacaksın..
    Yalvaramam koşamam
    Ama sesini bırak bende
    Biliyorum ki kopacaksın
    Tutamam saçlarından
    Ama kokunu bırak bende
    Anlıyorum ki ayrılacaksın
    Cok yıkkınım yıkılamam
    Ama rengini bırak bende
    Duyumsuyorum ki yiteceksin
    En büyük acım olacak
    Ama ısını bırak bende
    Ayrımsıyorum ki unutacaksın
    Acı kurşun bir okyanus
    Ama tadını bırak bende
    Nasıl olsa gideceksin
    Hakkım yok durdurmaya
    Ama kendini bırak bende

    Aziz NESİN

  14. #14
    Üye
    selenayy Avatarı

    Gerçek Adı
    Ayşe Selen
    Üyelik Tarihi
    24.05-2007
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    23:51
    Yaşadığı Yer
    Tokat
    Mesaj
    726
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BENDE KAL
    bir tohum verdin,
    çiçeğini al
    bir çiçek verdin,
    ağacını al
    bir dal verdin,
    ormanını al
    dünyamı verdim sana
    bende kal...

    AZİZ NESİN

  15. #15
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:52
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    59
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ÖZLEM..


    O denli o denli çok beklettin
    Alıştırdın bekletmeye kendini
    Çok zamanlar geçti de geldin
    Senden çok seviyorum senin özlemeni.

    AZİZ NESİN




Sayfa 1 / 2 12 SonSon