Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 16 mesajın 1-15 arasındakiler

Konu: Adnan Yücel

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:47
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Yürek Çağrısı

    Acılı yağmurlarla düşmüşüm yere
    Tatlı su göllerine akamıyorum
    Yüzüm yüreğim deprem dalgası
    Bu gül kıyımlarına bakamıyorum
    Her sevi bir türküdür bağrımda
    Her öfke bir ağıt
    Ağıtlar kuşatmış dört yanımı
    Kendi türkülerimi haykıramıyorum

    Şarkılarla bezeniyor ufuklar
    Yüreğim patlıyor dağbaşlarında
    Yüreğim
    Sancımı duyar mısın yaralarında
    Kuş seslerinde yas nağmeleri
    Şarkılar sabır ve çile makamında

    Mendilimde öfke çıkınımda bilinç
    Uykusuz kalır mısın kitaplarıma
    Dudaklarımda hüzün
    Avuçlarımda sevinç
    Kulak verir misin çığlıklarıma
    Dağları aşarak gelmişim sana
    Demir kapıları kırarak
    Işık olur musun karanlıklarıma

    İsterim ki senden
    Yaylalarda otlak olasın
    Ovalarda ırmak olasın
    Yayılasın göğsümün kırlarına
    Sarasın beni sarasın

    Dalların sevdası düşmüş toprağa
    Olgun meyvelere hasret gençliğimiz
    Zamanın billur çağlayanı
    Gürül gürül akarken avuçlarımızda
    Bir damla yağmur adına
    Yakarmış dağbaşlarında yüreğimiz
    Gökyüzünde sanılmış bütün yaşam
    Gökyüzüne çivilenmiş ellerimiz

    Ateşler yine parlıyor dağlarda
    Dolular yine kırıyor çiçekleri
    Gecenin karnına inerken şafağın tekmeleri
    Bulutları delen ışıklar
    Ezik ve kinli
    Aydınlık iri
    Sanki kocaları işkencede kadın gözleri

    Nasıl kapanır bu kanayan yara
    Nasıl anlatılır ki sana bu hal
    Terimde tuz gözyaşımda bal
    Bağdaş kurar mısın soframa
    Gözlerimde umut yüreğimde aşk
    Ölümleri boşlayıp düşer misin sevdama

    İsterim ki senden
    İnancıma aşık olasın
    Zindanıma ışık olasın
    Yürüyesin gönlümün yollarına
    Sorasın beni sorasın

    İnce kabukları zorlanıyor zamanın
    Gelecek damlıyor yorgun havuzlara
    Damlalarla yılların gelin yüzü
    Suların üstünde koskoca bir çağ
    Umutlar sığmaz oluyor alanlara

    Baharda gazel dökme bahçelerime
    Ben yaşamayı bilmez miyim
    Çocuklarım okul yollarında
    Okullarım sabah kollarında
    Sanki güzellikleri görmez miyim
    Papatya beyazlığında ölüm sarısı
    Karanfil kıvrımlarında kan
    Bu çiçekler uğruna ölmez miyim
    De gülüm ben seni sevmez miyim

    Bahar değil acı yükleniyor dallarıma
    Yapraklarımda ayrılık
    Meyvelerimde gurbet
    Vuslat olup gelir misin kollarıma
    Ellerimde kış saçlarımda kar
    Cemre olup düşer misin toprağıma

    İsterim ki senden
    Yılgınlıkta inanç olasın
    Zulme karşı direnç olasın
    Gömülesin aşkımın sularına
    Göresin beni göresin

    Göresin ki destan edesin
    Söyleyesin dillerden dillere
    Bir türkünün dizelerinde
    Bir kavalın nağmelerinde
    Alıp başını gidesin
    Bağrı yanık yeller üstünde
    Güneşin rengiyle düşesin ufuklarıma
    Kırasın karanlıklarımı kırasın


    Adnan Yücel

  2. #2
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:47
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SUSKUNUM SANA

    Hangi şiire başlasam suskunum sana
    Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun
    Güneşte kavrulan bir kum tanesi
    Çatlayan dudaklarım oluyor her gece
    Yağmura suskun yaşamaya suskun
    Haykırabilsem
    Belki bir nehir köpürebilir sesimde
    Silinebilir kuraklığın bütün izleri
    Upuzun çöller vadileşebilir içimde

    Hangi güzelliği özlesem suskunum sana
    Yürek boşluğunda bir of kadar suskun
    Özlüyorum seni masmavi
    Koşuyorum sana bembeyaz
    Ve kahroluyorum bir anda kapkara
    Ah oluyorum
    Of oluyorum
    Ve susuyorum
    Oysa haykırabilsem
    Işık yumağı bir pınar olur soluğum

    Hangi türküye uzansam suskunum sana
    Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
    Tut ki vurulmuşum
    Aşktan ve kandan bir damla olmuşum
    Bir saçlarının rüzgarına
    Bir de ağzının kıyılarına konmuşum
    Hangi dalga silebilir beni senden
    Hangi kasırga koparabilir
    Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum
    Coşkuların her şahlanışında
    Sana deprem deprem susmuşum
    Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum

    Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
    Sözlerinde baskı yasası yeter
    Hangi kavgayı özlesem suskunum sana
    Zafer sabahlarında gece kadar
    Bayram sabahlarında yas kadar suskun
    Böyle güzelliklere de
    Böyle suskunluklara da lanet olsun
    Al bu suskunluğumu al artık
    Al ki
    Bütün gürültüler kahrolsun

    Adnan Yücel

  3. #3
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:47
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DELİ YABANCI

    Ey herşey bitti diyenler
    korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
    ne kırlarda direnen çiçekler
    ne kentlerde devleşen öfkeler
    henüz elveda demediler.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Adnan Yücel

  4. #4
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:47
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GÖZLER YANGIN ŞİMDİ

    bunca yıl çığlıklar koşturulmuş bu yolda
    deli taylar gibi ter içinde çığlıklar
    savrulan bir yanlışa vurulmak için mi
    yoksa dağları yırta yırta yürüyen
    bir ırmak diliyle durulmak için mi

    gözler yangın şimdi-ufuklar duman
    dünya değişiyor-masalı koca bir yalan

    tam kırk yıl bulandırdılar suları
    nilüferleri dağlara taşıdılar
    kekikleri çaylara
    uğrun uğrun-ince ince-gizlice
    ve sinsice yürüdüler karanlıklara
    pınarbaşlarında yarpuzlar utandı
    ormanda köknarlar
    sonra leylak düşmanı bir akşam vakti
    dünyanın değiştiğini buyurdular
    ihaneti kanlı bir gelinlik içinde
    yeryüzünün yatağında doyurdular

    durduk düşündük sularla birlikte
    dağlarla - ormanlarla - bulutlarla birlikte
    durduk düşündük
    nergislerle - nevruzlarla - güllerle birlikte
    yok olan hiçbir çiçek yoktu yeryüzünde
    durduk düşündük
    martılarla - turnalarla - güvercinlerle birlikte
    yok olan hiçbir güzellik yoktu yeryüzünde
    durduk düşündük
    nehirlerle - denizlerle - okyanuslarla birlikte
    yok olan hiçbir dalga yoktu yeryüzünde

    tamda yunuslar sevişirken arşipel'de
    tamda gökkuşağı sevinleşirken
    özlenen renkler siliniyor dediler
    tamda insanın insanlığına çeyrek kala
    yarım metrelik cam bir savaş alanıyla
    çıktılar karşımıza teknoloji yalanıyla
    gözler yangın şimdi ufuklar duman
    dünya değişiyor masalı koca bir yalan

    çocuklar ölürken bütün ülkelerde
    ey koca nazım
    ey ustamın ustam dediği
    milyonlar içindeki vatansız yalnızım

    çocuklar güldü demiştin o büyük ülkede
    gel de gör şimdi
    o yüzlerde büyümüş yarınsız öfkeyi
    gel de gör
    gece gelen telgraftaki yüce değerin
    nasıl bir körlüğe kurban verildiğini
    yureklerde yükselen son anıtında
    gel de gör nasıl yerlere serildiğini

    sonrası vurgun soygun ve talan
    sonrası gözyaşı ve kan
    çaykovski harlemde bir tepinme
    tolstoy sütyen boşluklarında pembe dizi
    mayakovski bir papaz duası belki
    puşkin çarlık özlemlerinin şiirsel gizi

    gözler yangın şimdi ufuklar duman
    dünya değişiyor masalı koca bir yalan

    ne olur tunçtandı demirdendi demeseydin
    bir tabuttan korkan o şaire gönül vermeseydin
    neruda'nin şili kasımpatılarını
    hasan hüseyin'in kırmızı gül dallarını
    howard fast'in fırtına sonrası çığlıklarını
    ölmeden önce mezarının başına koysaydın
    burcu burcu koksaydın
    dünya değişiyor masalına kahkalar atsaydın
    son anda sokup ellerini kanayan kalbine
    çocuk yüzlü yepyeni bir şiir çıkarsaydın

    nasıl da severim seni
    hiroşimalı bir kızın yaprak dudaklarında
    işçi tulumuyla istanbul da taksim alanında
    ve 1960 yazında küba da nasıl da severim
    al şimdi ellerimi
    yattığın o büyük ülkenin topraklarına uzat
    yanar parmaklarım yanar
    ne şolohovlar ne de gorkiler var
    yalnızca seni o topraklarda tutsak edenler
    ve memedin özlemiyle oraya gömenler var

    yanardağlar mı patlıyor bilemiyorum
    denizlerle karalar yer değiştiriyor
    dinazorlar mı gocuyor yoksa
    bir yanım tırpan yine-bir yanım gül bahçesi
    bir yanım soygun yine-bir yanım ter ezgisi
    söyler misin ey ustaların ustası
    nedir bu değişmenin yarınsız sonrası

    şimdi senin ceviz yaprağı kıvıl kıvıl ülkende
    kimi dünya değişiyor masalının halinde
    ki orta asyanın kımız tadı hala dilinde
    kimi zonguldak madenlerinde
    paşabahçede ve çukobirlikte
    yurtiçi kargoda ve toros gübrede
    direnen bütün yüreklerle birlikte
    kimi dort bin yıllık güneş peşinde
    adının özgürlüğü için döğüşmekte
    değişen nedir söyler misin
    alınterinin nehirleştiği bu yaşam içinde

    bir tren penceresinde saman sarısı saçlar
    rüzgarın yelesinde nasıl ülkeden ülkeye
    beyinden yureğe nasıl fırtınalarla koşar
    o büyük coşkular
    o sonsuz duygular
    uzansam her teline şimdi ellerim yanar
    her biri beş dolara bir masadan uçar
    bir başka masaya konar
    seninse bu körkütük gidiş içinde
    insanlık adına yüreğin bir başka kanar

    dikersin gözlerini masmavi yarınlara
    insanlığın insanca yaşamını özlersin
    ve söylenirsin kendi kendine
    çağının tanığı her şair gibi sen de
    ne açlık ne zulüm ne de kan
    ancak biz kazandığımız zaman
    ve bütün insanlık insanca yaşadığı zaman

    ADNAN YÜCEL

  5. #5
    Üye
    denizkızı Avatarı

    Gerçek Adı
    Şilan
    Üyelik Tarihi
    26.08-2009
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    12:53
    Yaşadığı Yer
    Mersin
    Mesaj
    8.323
    Alınan Beğeniler
    42
    Verilen Beğeniler
    35

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ
    Aşksız ve paramparçaydı yaşam
    bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
    aşk ile sevmek bir güzelliği
    ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
    işte yüzünde badem çiçekleri
    saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
    sen misin seni sevdiğim o kavga,
    sen o kavganın güzelliği misin yoksa...

    Bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bin kez budadılar körpe dallarımızı
    bin kez kırdılar.
    yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
    bin kez korkuya boğdular zamanı
    bin kez ölümlediler
    yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri
    suyun ayakları olmuştur ayaklarımız
    ellerimiz, taşın ve toprağın elleri.
    yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık
    törenlerle dikilirdik burçlarınıza.
    türküler söylerdik hep aynı telden
    aynı sesten, aynı yürekten
    dağlara biz verirdik morluğunu,
    henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz...

    Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
    ne tan atışı doğumların sevincine
    ey bir elinde mezarcılar yaratan,
    bir elinde ebeler koşturan doğa
    bu seslenişimiz yalnızca sana
    yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Saraylar saltanatlar çöker
    kan susar birgün
    zulüm biter.
    menekşelerde açılır üstümüzde
    leylaklarda güler.
    bugünlerden geriye,
    bir yarına gidenler kalır
    bir de yarınlar için direnenler...

    Şiirler doğacak kıvamda yine
    duygular yeniden yağacak kıvamda.
    ve yürek,
    imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
    ey herşey bitti diyenler
    korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
    ne kırlarda direnen çiçekler
    ne kentlerde devleşen öfkeler
    henüz elveda demediler.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Adnan Yücel

  6. #6
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:47
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KIRILAN BİR ZİNCİR SEVİNCİNDE

    Narın morlaştığı yerdeyiz yine
    Aynı kutsal mavinin yüreğindeyiz
    Sevdanın zor kaçaklığına karşı
    Yeşeren bir dal
    Ve kırılan bir zincir sevincindeyiz

    Sen yine sonsuz düşlerinde suların
    Her şafak vakti
    Bin sabahı birden sunuyorsun
    Saçının her telinde bir nehirle
    O şiir dünyasını yeniden kuruyorsun

    Tanrılar rengarenk açmış bu kez
    Apollon bir papatya beyazı sanki
    Zeus taze bir gelincik kızılı
    Bütün tapınaklarda aynı özlem
    Bütün sütunlarda aşk yazılı
    Posedion yine masmavi bir öfke
    Suların göğsüne tığlarla kazılı

    Geçmiş yılların sabır çatlatan hüznü
    Şimdi bir günün batışır yüzünde
    Suyun ve toprağın sevgisi derdik
    Dinler yaratırdık tanrısız ve mavi
    Yılları ay-ayları gün ederdik
    Pürköpük coşkuyla gelirdik her yıl
    Boynu bükük ve çaresiz dönerdik

    Narın morlaştığı yerdeyiz yine
    Aynı kutsal mavinin yüreğindeyiz
    Ne tapınaktayız şu anda
    Ne agorada ne saraydayız
    Her yerde birden kutlanan
    Çığlık çığlığa bir zaferdeyiz
    Yıllar sonra bütün baskılara inat
    Yeşeren bir dal
    Ve kırılan bir zincir sevincindeyiz

    ADNAN YÜCEL

  7. #7
    Üye
    vilanjik Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    02.08-2009
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    20:06
    Yaşadığı Yer
    Eskisehir
    Mesaj
    11.707
    Alınan Beğeniler
    28
    Verilen Beğeniler
    10
    Blog Mesajları
    123

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YAĞMUR OLSAM

    Sel taşkını bir akşamüstü
    Bulutları bağrına basan
    Ağaçlara sordum seni
    Yaprak rüzgarı tutmaz dediler
    Uzun uzun baktılar yalnızlığıma
    Yangın yeri bir yürek
    Bir de yağmur gösterdiler

    Ne olur şu yağmurların
    Birdenbire yağanı ben olsam
    Rüzgarı düğümlesem saçlarına
    Bir daha bırakmasam
    Öpsem kirpiklerini
    Süzülüp gözyaşlarına karışsam
    Çağlayıp aksam çağlayıp aksam
    Yüzündeki ırmaklarla geçsem ovaları
    Dudaklarında denizlere çıksam

    ADNAN YÜCEL

  8. #8
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:47
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AĞLATAN MUTLULUK

    Çıksam şimdi güzelliğin gökyüzüne
    Dolaşsam
    Görsem bütün tanrısal sevgileri
    Ölümsüzlüğün sofrasına bağdaş kursam
    Ve anlatsam
    Anlatsam o ağlatan mutluluğu
    Bilmem inanır mı bana mavilikler

    Suskun bir coşkunun doruklarında
    Pürköpük ve rüzgarlı
    Bir nehir kahkahasıydı gözyaşı

    Vivaldi böyle dinlenirmiş meğer
    Mutluluk bile sensiz çekilmezmiş
    Ben ki yaşamı toprak bilmiştim
    Nice tohumlar ekmiştim bunca yıl
    Geç anladım
    Aşkın tohumu sensiz ekilmezmiş

    Sessizlik açarken zulüm bahçeleri
    Gözlerinde bir anda dört mevsim
    Her mevsimin güzelliğinde sen
    Bunca ayrık ve diken içinden
    Güle çıkmak işte budur desem
    Bilmem inanır mı bana çiçekler

    İçimde sayısız denizlerin şahlandığı
    O günü tarihlesem şimdi
    Irmak ırmak çizsem zamanın yüzüne
    Adına sonsuzluk desem
    Ve her saniyesini o sonsuzluğun
    An be an şiirleştirmek istesem
    Bilmem inanır mı bana sözcükler

    ADNAN YÜCEL

  9. #9
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:47
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Anlayamazsın

    Bilirsin ki en büyük acılar
    Hep ayrılıkla başlar
    Bir serüven olur her ayrılık
    Nasıl anlatsam
    Anlayamazsın

    Önce hüzün tutar ufukları
    Yüreğin başına keder yağar
    Sonra çağlayarak geçer zaman
    Nasıl koştursam
    Yakalayamazsın

    Bakarsın ki yaralar kapanmış
    Dinmeye başlamış bile sancılar
    Bir acılı şiir kalmış geriye
    Bir de sesini yitirmiş anılar
    Nasıl açıklasam
    Kavrayamazsın

    Biz ki birlikte çıkmıştık yola
    El ele
    Kol kola
    Ve çocukça
    Daha ilk sabaha varmadan
    Bıraktın beni
    Dalıp gittin karanlıklara
    Nasıl uyandırsam
    Uyanamazsın

    Artık ne yırtılmış bir resim
    Ne kırılmış bir çerçeve
    Çekip giden bir yolcuyu
    Bir daha döndüremez geriye
    Her şiir bir dünyadır çünkü
    Kaybolursun kaybettikçe
    Ağlayamazsın

    Aşka yumruk sıkan bir intihar
    Ya da gözü yaşlı bir mektup
    Hiç dönüşebilir mi sevgiye
    Sevmek ki bir yürek işidir
    Nasıl tanıtsam
    Tanıyamazsın

    Bir kez yazıldı bu acının şiiri
    Yazılıp geçti suların tarihini
    Gücünüz yetmez artık
    Nehirleri durduramazsın

    Adnan Yücel

  10. #10
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KIRLARA BAHAR YETMİYOR

    Herkes kendince seviyor baharı
    Kimi ufuklarda yaşamı karşılıyor
    Kimi bakışlarda yeni başlayan aşkları
    Ey yasa bürünen mayıs sabahları
    Kimler onarıyor şimdi
    Dallarda dağılan kuşsuz yuvaları

    Yapraklar üstünde yanan gözyaşları
    Tutulan yasın gizli sözleri
    Damlalar
    Yine tan vakti analar mı ağlıyor

    Ben bu baharlara bahar diyemem
    Dersem şivan düşer bahçelere
    Nerde yaşamın o fidan coşkuları
    Aşkın gelincik yangınları sevgiler
    Kırlara bahar yetmiyor ne yapsak
    Kara haberlerle soluyor güller

    Kim kimden alınıyor bu topraklarda
    Bu topraksa tohumu biz
    Her bahar boy verip yeşermişiz
    Şu çiçeklerse gözlerimiz
    Gizli gizli açılıp sevinmişiz
    Siz bu sevinmeyi yaşayabilir misiniz
    Geleceği besleyen emeğin sabrını
    Bir suyun akışında bulabilir misiniz
    Ve karanlığın ihanetine karşı
    Tetikte nöbetçi bütün sabahları
    Ölürcesine sevebilir misiniz
    Siz bu sevdayı öldürebilir misiniz

    Adnan Yücel

  11. #11
    Üye
    Eshat Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.06-2008
    Son Giriş
    24.05-2017
    Saat
    00:15
    Mesaj
    10.120
    Alınan Beğeniler
    21
    Verilen Beğeniler
    6
    Blog Mesajları
    80

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KUTUP YILDIZI

    Onurun çırpındığı bütün göğüslerde
    Azgın lokomotifler gibi her nefes
    Bir ses dolaşıyor yürekten yüreğe
    Bir ses
    Yalayarak geçiyor demir kapıları
    Telörgülerde parmaklıklarda dolaşıyor
    Kimse görmüyor belki duymuyor da
    Bir ses dolaşıyor her yerde her an
    Bir ses
    Bir ses ki yaşamın tümüne özdeş
    Sağırların kulaklarına fırtınadır
    Körlerin gözlerinde güneş

    Adnan Yücel

  12. #12
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Direnç Çiçeği

    -Aysel Zehir için-

    Yarım kalan hiçbir yolculuk yok bu yaşamda
    Birbirine Karıştırılan hiçbir boyut yok
    Onbeş yaş nedir ki
    Yılların sözle çizilen anlamında
    Ya bir duygu selidir aralıksız
    Ya da bir inanç fırtınası yüreğin
    Dirence açılan gençlik koylarında

    Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına

    Toprağa ölüm düştükten sonra Hiroşima’da
    Tüm bitkilerden önce yeşeren bir açelya
    Şimdi Kadıköy-Rıhtım’da
    Neyi çağrıştırıyor sana
    Sen söyle ey direnç çiçeği-neyi


    Liseli bir kız iken / saçlarında rüzgarlar
    Cevizli tekelinde / ellerinde yarınlar
    Elleri utandırır
    Gözündeki söz senin / içindeki öz senin


    Bir köpük onur uğruna kuruyan ırmaklar
    ..........
    ..........

    Adnan Yücel

  13. #13
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:47
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ÖLÜMÜM BAHAR OLSA

    Öfkelerim kadar küçük bu gece çığlığı
    Düşlerim kadar büyük
    Duygularım kadar karmaşık nasıl anlatsam
    Çıksam şimdi çöl suskunu sokaklara
    Dallara yürüyen sular gibi çıldırsam
    Baharı muştulamak adına kapılar çalsam
    Hangi ana böler ki uykuların
    Özgürlüğü yeryüzüne bayrak yapsam

    Hiç mi hiç sevmiyorum yorgun yağmurları
    Ne kırları çıldırtıyor ne dağları
    Yağdı mı Toroslarca yağmalı yağmur
    Seller coşturup barajlar taşırmalı
    Bir yudum su demekten aciz yürekler
    Ya ses verip haykırmalı ya boğulmalı

    Ey ateşe sürülmüş ölümler ülkesi
    Ufuk çizgilerinde silikleşen anılar
    Kutsal soygunlar yasal vurgunlar
    Çöplük kumbaralarda biriken çocuklar
    Hiçbir dilden
    Hiçbir sözcük yetmiyor anlatmaya bu akşam

    Kuş kanadında bir bulut mu yalnızlık
    Belirsiz bir hüzün çiseliyor yine
    Düş yorgunu kirpiklerden akşam üstüne

    Kaya çatlağında köknar çılgınlığı benimki
    Kıraçlara kahreden tohum dargınlığı
    Yağmursuz gülmeyi bilmiyor ki kuraklık
    Beynimi yüreğime nasıl haykırsam bu akşam
    Bu akşam hiç yaşamamış olsam
    Bir badem çiçeği sürsem şimdi namluya
    Beynime sıksam
    Ölümüm bahar olsa nasıl anlaşılsam.


    ADNAN YÜCEL

  14. #14
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:47
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    RÜZGARLA BİR

    Hangi günün gecesidir / yazı kışta kılan bilir
    Gün içinde görünmeden / günü suya salan bilir
    Dağlar düze iner birden
    Aşkı sonsuz kılan bilir / rüzgarla bir olan bilir

    Göl göl olur damda biri / çentik atar günlerine
    Sel sel akar diğerleri / güneş güler tenlerine
    Biri bine döner birden
    Yolu yakın kılan bilir / rüzgarla bir olan bilir

    Rüzgar çocuk sesleriyle / mavi bir düş kurar gökte
    Sözde türkü dalda çiçek / olur açar her yürekte
    Gözden perde iner birden
    Düşü gerek kılan bilir / rüzgarla bir olan bilir

    Adnan Yücel

  15. #15
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    İMGE DEDİM ADINA

    Son çocukluk da bitmişti ömrümde
    Düşlerim belki kış ölüsü belki yaz
    Kırlara bahar yetmese de içimde
    Yüreğim nar çatlamasıydı sana kadar
    Dilimde sözcüklerin çelik direnci
    Sesimde ölüm rengine inat aşklar

    Mavilikler yasaklandı gökyüzünde
    Özgürlüğü kuş kanatlarında bekledim
    Doğduğum gün adına "imge" dedim

    Sevdim bütün insanları insan yanlarını
    Sen de seveceksin
    Dallarına su yürümüş ağaçlara güleceksin
    Kar yağsa da yaktığın ateşler üstüne
    Ateşi yüreğinle körükleyeceksin
    Kuş sesleri de ertelenebilir güne karşı
    Çiy de düşebilir anıların üstüne
    En güzel ezgileri nehir ağzı denizlerde
    Hep kendi sesinle türküleyeceksin
    Hüzün ağaçlarının sevinç açtığını
    Adının sonsuz anlamında göreceksin

    Sevdim soluğunu rüzgar kılan insanları
    Soluğumu soluklarına kattım
    Bir damla uğruna gökyüzünü omuzladım
    Bir çocuk ölümleri ağlattı beni
    Bir de türkülerde kalabalık ihanetler
    Gülüp geçtim yalan iktidarlar görkemine
    Aşk adına sesimi sürdüm namlulara
    En büyük eylemleri söz eyledim
    Doğduğun gün adına "imge" dedim

    Sen elbette sen olacaksın biliyorum
    Sesinde yirmibirinci yüzyılı dinliyorum



    ADNAN YÜCEL




Sayfa 1 / 2 12 SonSon