Toplam 13 mesajın 1-13 arasındakiler

Konu: Uğur Mumcu

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    yarın 12 eylül faşist darbesinin yıldönümü o günü uğur mumcu'nun bir şiiriyle lanetlemek istiyorum:

    SESLENİŞ / Uğur Mumcu

    Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız,
    sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
    Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
    bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı.
    Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini
    yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
    Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık.
    Vurulduk ey halkım, unutma bizi...

    Yoksulluğun bükemediği bileklerimize çelik kelepçeler
    takıldı. İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez.
    İsteseydik, diplomalarımızı, mor binlikler getiren
    birer senet gibi kullanırdık. Mimardık, mühendistik,
    doktorduk, avukattık. Yazlık kışlık katlarımız,
    arabalarımız olurdu. Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı.
    Yaşamımızın en güzel yıllarını birer taze çiçek gibi
    verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep.
    Öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

    Fidan gibi genç kızlardık. Hayat, şakırdayan bir
    şelale gibi akardı gözbebeklerimizden. Yirmi yaşında,
    yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında, işkencecilerin
    acımasız ellerine terk edildik. Direndik küçücük
    yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla.
    Tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
    taptaze inançlarımızı fırlattık boş birer eldiven
    gibi. Utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar
    erkekliklerinden.
    Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi...

    Ölümcül hastaydık. Bağırsaklarımız düğümlenmişti.
    Hipokrat yemini etmiş doktor kimlikli işkencecilerin
    elinde öldürüldük acınmaksızın. Gelinliklerimizin
    ütüsü bozulmamıştı daha. Cezaevlerine kilitlenmiş
    kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı
    gibi savrulduk. Vicdan sustu. Hukuk sustu. İnsanlık sustu.
    Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

    Kanserdik. Ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi
    dolaşıyordu derilerimizde. Uydurma davalarla
    kapattılar hücrelere. Hastaydık. Yurtdışına gitseydik
    kurtulurduk belki. Bir buçuk yaşımızdaki kızlarımızı
    öksüz bırakmazdık. Önce, kolumuzu, omuz başından
    keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak
    fırlattık attık önlerine. Sonra da, otuz iki yaşında
    bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.
    Öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

    Giresun’daki yoksul köylüler, sizin için öldük.
    Ege’deki tütün işçileri, sizin için öldük. Doğu’daki
    topraksız köylüler, sizin için öldük. İstanbul’daki,
    Ankara’daki işçiler, sizin için öldük. Adana’da,
    paramparça elleriyle ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.
    Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

    Bağımsızlık, Mustafa Kemal’den armağandı bize.
    Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen
    ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
    Mezar taşlarımıza basa basa, devleti yönetenler, gizli
    emirlerle başlarımızı ezmek, kanlarımızı emmek
    istediler. Amerikan üsleri kaldırılsın, dedik, sokak
    ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
    Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi...

    Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi
    savunduk; komünist dediler. Ülkemiz bağımsız değil
    dedik; kelepçeyle geldiler üstümüze. Kurtuluş
    Savaşı’nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
    bayrağımızı daha da dik tutabilmekti bütün çabamız.
    Bir kez dinlemediler bizi. Bir kez anlamak istemediler.
    Vurulduk ey halkım, unutma bizi...

    Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık. Bir kadın eline
    değmemişti ellerimiz. Bir sevgiliden mektup bile
    almamıştık daha. Bir gece sabaha karşı, pranga
    vurulmuş ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam
    sehpalarına. Herkes tanıktır ki korkmadık. İçimiz
    titremedi hiç. Mezar toprağı gibi taptaze, mezar taşı
    gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.
    Asıldık ey halkım, unutma bizi...

    Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında
    vuranlar, ağabeyimiz, babamız yaşlarındaydılar. Ya bu
    düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı ya da
    susmuşlardı bütün olup bitenlere. Öfkelerini bir gün
    bile, karşısındakilere bağırmamış insanların gözleri
    önünde, öldürüldük. Hukuk adına, özgürlük adına,
    demokrasi adına, Batı uygarlığı adına, bizleri, bir şafak vakti ipe çektiler.
    Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi...
    Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi...
    Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi.
    Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep
    birlikteyiz ey halkım, unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi...

  2. #2
    Üye
    Libertarian Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.01-2003
    Son Giriş
    14.12-2017
    Saat
    16:08
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    316
    Alınan Beğeniler
    9
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yağmur çiseliyor, yağmur çiseliyor
    serezin esnaf çarşında
    yağmur çiseliyor.

    “yağmur çiseliyor
    korkarak yavaş sesle
    bir ihanet konuşması gibi
    yağmur çiseliyor
    beyaz ve çıplak
    mürtet ayaklarının
    islak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.
    yağmur çiseliyor
    serezin esnaf çarsında
    bir bakırcı dükkanın karşında
    bedrettin’ in bir ağaca asılı
    yağmur çiseliyor
    gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir
    ve yağmurdan ıslanan
    yapraksız bir dalda sallanan
    şeyhimin çırılçıplak etidir
    yağmur çiseliyor
    serez çarşısı dilsiz
    serez çarşısı kör
    havada konuşmamanın görmemenin
    kahrolası hüznü
    ve serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü
    yağmur çiseliyor.“


    başka memleketlerde generaller yaptıklarından dolayı cezaevlerinde hayat çürütürken demek ki 25 değil 500 yılda geçse bu memlekete serez carşıları hep dilsiz ,hep sağır ve hep kör kalacaktır.


    CNN Türk Televizyonu'ndaki Manşet programında, ABD'li eski diplomat Paul Henze'nin 12 Eylül ihtilalini Başkan Jimmy Carter'a haber verirken 'Bizim çocuklar başardı. (Our boys did it)' dediğini anlatan sözleri kendi sesinden yayınladı. Halen ABD Ulusal Güvenlik Konseyi danışmanı Paul Henze, Zaman Gazetesi'ne, 'Bunu ben söylemedim, gazeteci Mehmet Ali Birand uydurdu' şeklinde demeç verince, efsane sözler yeniden tartışma konusu oldu. Henze'ye 'Kendi ağzından duydum' diye cevap veren gazeteci ve Manşet'in yapımcısı Mehmet Ali Birand, bu görüşmenin kayıtlarını bulduğunu ve yayınladığını söyledi. Böylece 12 Eylül ile ABD arasında bağlantıyı ifade eden efsane sözler, ilk defa bir Türk televizyonunda Türkiye'de de uzun yıllar görev yapmış ABD'li bir diplomatın kendi sesiyle yayınlanmış oldu.


    Tarih, gelecek için kavga verip, yitmiş bile olsa, insanlık için vuruşanları hiç unutmaz .Şeyh Bedreddin

  3. #3
    Üye
    Ergin Avatarı

    Gerçek Adı
    Ergin
    Üyelik Tarihi
    01.11-2003
    Son Giriş
    27.07-2017
    Saat
    00:29
    Yaşadığı Yer
    Uzak Diyarlar..
    Mesaj
    262
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Başlıkla direkt alakalı değil ama.

    12 eylül'un utanç tablosu

    toplumun üzerinden acımasızca geçtiği 12 eylül'ün utanç tablosunda şunlar yer alıyor:

    1 milyon kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, yaklaşık 100 bin kişi 'örgüt üyesi' olmak suçundan yargılandı. 7000 kişi için idam istendi, 517 kişiye ölüm cezası verildi, 259 kişinin idam dosyası meclis'e gönderildi, 55 kişi idam edildi, 17 yaşındaki erdal eren'in yaşını büyütülüp idam edildi, binlerce kişiye müebbet hapis cezası, onbinlerce kişiye çeşitli hapis cezaları verildi.

    30 bin kişi yurtdışına gitti, 4 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, 388 bin kişiye pasaport verilmedi, 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten çıkarıldı, 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelerle kanıtlandı, işkence sonucu ölen diğer yüzlerce insan resmi kayıtlara giremedi, metris, mamak, diyarbakır gibi büyük cezaevleri işkencecilerin sayısız yeni işkenceyi denediği yerler haline geldi, diyarbakır cezaevinde 14 kişi açlık grevlerinde yaşamını kaybetti, 300 gazeteci saldırıya uğradı, 3 gazeteci öldürüldü, gazeteciler hakkında toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi, 13 büyük gazete için 303 dava açıldı, gazetecilere toplam 3315 yıl 6 ay hapis cezası verildi, gazeteler 300 gün kapatıldı, 49 ton gazete, dergi ve kitap sakıncalı olduğu için imha edildi, 23 667 derneğin faaliyeti durduruldu, 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.

  4. #4
    Üye
    COMANDANTE Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2005
    Son Giriş
    27.03-2012
    Saat
    18:35
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu utanç tablosu da benden.

    12 Eylül çetelesi

    1000000 kişi göz altına alındı
    1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
    Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
    7 bin kişi için idam cezası istendi.
    517 kişiye idam cezası verildi.
    Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı).
    İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.
    71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
    98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.
    388 bin kişiye pasaport verilmedi.
    30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
    14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
    30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
    300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
    171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.
    937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
    23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
    3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
    400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
    Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
    31 gazeteci cezaevine girdi.
    300 gazeteci saldırıya uğradı.
    3 gazeteci silahla öldürüldü.
    Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
    13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
    39 ton gazete ve dergi imha edildi.
    Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
    144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
    14 kişi açlık grevinde öldü.
    16 kişi kaçarken vuruldu.
    95 kişi çatışmada öldü.
    73 kişiye doğal ölüm raporu verildi.
    43 kişinin intihar ettiği bildirildi

  5. #5
    Üye
    TEMPO90 Avatarı

    Gerçek Adı
    Emre
    Üyelik Tarihi
    11.07-2006
    Son Giriş
    19.11-2017
    Saat
    02:59
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    41
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    hepiniz çok iyi bir konuya değinimişsiniz arkadaşlar

    comandante ben bu listenin bu kadar oduğunu bilmiyordum

    hepinize teşekkür ederim

    ama o faşist darbeyi yapanların yargılanmaması beni ziyadesiyle üzüyor.

    ve onları hala savunan bikaç bilinçsiz insan :evil: :evil:

  6. #6
    Üye
    baxter Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.06-2009
    Son Giriş
    13.10-2010
    Saat
    20:44
    Yaşadığı Yer
    Mars
    Mesaj
    181
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nasıl özlüyoruz, hiç bir zaman unutmadık seni..
    DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN..


    Korkmadan öldük ey Halkım
    Unutma Bizi..

    Bir gün mezarlarımızda
    güller açacak ey halkım
    unutma bizi...

    Bir gün sesimiz hepinizin
    kulaklarında yankılanacak ey halkım
    unutma bizi...

    Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
    şimdi, hep birlikteyiz ey halkım
    Unutma bizi
    Unutma bizi
    Unutma bizi
    UNUTMA BiZi...

  7. #7
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Haklısın..
    Bi uğur Mumcu..
    Bir Bayke..

  8. #8
    Üye
    asabi eş Avatarı

    Gerçek Adı
    erol
    Üyelik Tarihi
    24.12-2009
    Son Giriş
    06.06-2010
    Saat
    20:16
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    194
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    200pxugurmumcucumhuriye - Uğur Mumcu

    saygıyla...


  9. #9
    Üye
    sdsby Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2009
    Son Giriş
    29.03-2012
    Saat
    14:44
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    178
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "Bir kişiye yapılan haksızlık,
    bütün topluma karşı
    işlenmiş bir suçtur.
    bu bilinci paylaşmak ve
    bu sorumluluğu yerleştirmek
    zorundayız.
    Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci,
    özgürlüğün de,
    demokrasinin de
    tek güvencesidir.
    Bu güvence sağlanmadıkça,
    demokrasinin temeline
    tek bir taş bile konmuş olamaz.
    Unutmayalım ki "cesur bir kez,
    korkak bin kez ölür".
    Önemli olan,
    insanın böyle bir toplumda
    "mezar taşı" gibi
    suskunluk simgesi
    olmamasıdır."

    Uğur Mumcu

  10. #10
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hep kar yağar içime bu gün..
    İçim üşür..
    İstanbul'da karlı bir gündü duyduğumda bu haberi..
    Ama her sene kar yağar içime bu gün..
    Mum ısıtmaz biliyorum..
    Ama içimden bir mum yakarım..

  11. #11
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    düşünen ,sorgulayan,üreten hiçbir bireyden korkmamak gerek..yok etmemek gerek ...

  12. #12
    Üye
    sdsby Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2009
    Son Giriş
    29.03-2012
    Saat
    14:44
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    178
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir pazar sabahıydı
    Ankara kar altında
    Zemheri ayazıydı
    Yaz güneşi koynunda
    Ucuz can pazarıydı
    Kalemim düştü kana
    Zalimler pusudaydı
    Bedenim paramparça

    Çevirdim anahtarı
    Apansız bir ölüme
    Şarapnel parçaları
    Saplandı ciğerime
    Ucuz can pazarıydı
    Kan doldu gözlerime
    İsimsiz korkuları
    Katmadım yüreğime
    Bembeyaz doğruları
    Yaşadım ölümüne

    Uğur'lar olsun Uğur'lar olsun
    Hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun
    Bir keskin kalem, bir kırık gözlük
    Yürekli yiğitlere hatıran olsun


    [ame="http://video.google.com/videoplay?docid=9060700826119347771"]selda bagcan ugurlar olsun ugur mumcu anisina[/ame]#

  13. #13
    Üye
    asabi cadı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.10-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    gulag takımadaları
    Mesaj
    1.588
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    şu sılanın ufak tefek yolları
    ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
    tepeden tırnağa şiir gülleri
    yiğidim aslanım burda yatıyor.
    ugurmumcu - Uğur Mumcu
    bugün efkarlıyım açmasın güller
    yiğidimden kara haber verirler
    demirden döşeği taştan sedirler
    yiğidim aslanım burda yatıyor.

    ne bir haram yedim ne cana kıydım
    ekmek kadar temiz su gibi aydın
    hiç kimse duymadan hükümler giydim...
    yiğidim aslanım burda yatıyor...

    mezar arasında harman olur mu
    onüç yıl hapiste derman kalır mı
    azrail aç susuz canın alır mı
    yiğidim aslanım burda yatıyor..