Toplam 10 mesajın 1-10 arasındakiler

Konu: Rıfat Ilgaz

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    KUZEY Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2005
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    11:32
    Yaşadığı Yer
    walton/ingiltere
    Mesaj
    706
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Rıfat ILGAZ



    Rıfat ILGAZ 1940'ların toplumcu-gerçekçi şairlerinin başta gelenlerindendir.


    1911 yılında Cide'de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27.07.1927'de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü nedeniyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi'nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu. Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova'da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 'de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı.

    1939'da İstanbul Karagümrük Ortaokulu'nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz'ın, yazı ve şiirleri büyük dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 'da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi. Hasan TANRIKURT, Sabahattin KUDRET AKSAL, Salah BİRSEL'le tanıştı.

    Ömer FARUK TOPRAK ile 9 Eylül 1942'de Yürüyüş Dergisi'ni çıkardılar. Bu dergide Orhan KEMAL, Sait FAİK, Cahit IRGAT, A.Kadir, Nâzım HİKMET (İbrahim SABRİ) ile birlikte çalıştılar.

    1943'te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944'de "Sınıf"adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. Pertev Naili Boratav "Sınıf" için : "Yeni Türk şiirine inanmayanlara, Rıfat ILGAZ'ın kitabını okuyup anlamalarını dilemekten başka yapılacak birşey yoktur" diye yazdı.

    1945'te Gün Dergisi çıktı. Ilgaz bu dergide sekreterdi. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz NESİN'in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı.1946'da Esat ADİL, Sabahattin ALİ ve Aziz NESİN ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisini'ni Esat Adil MÜSTEÇAPLIOĞLU ve Adil YAĞCI ile birlikte çıkardılar.
    Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat'a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı.

    Şubat 1947'de Sabahattin ALİ, Aziz NESİN ve Mim UYKUSUZ'un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. İmzasız yazılar yazdı. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu.

    1950'li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler. 1952-1960'da Tan Gazetesi'nde dizgici-düzeltmen ve röportaj yazarı olarak çalıştı.

    Turhan SELÇUK ve İlhan SELÇUK'un çıkardığı Dolmuş Dergisi'ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul'da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı'nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne"(Yedek Lastik) takma adıyla yazdı.

    Ocak 1953'te "Devam" adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı.

    1958 de Semih Balcıoğlu'nun çıkardığı "Taş" dergisinde Rıfat Ilgaz (!) imzasıyla yazılar yazdı.

    1959 "Büyük Gazete" adında çıkan yeni bir dergiye yönetici oldu. Aynı yıl arkadaşı Suavi ile birlikte "Gar Yayınları"nı kurdu.

    1961 Anayasası yürürlüğe girdikten sonra kendi adıyla yazı ve şiir yayınlama özgürlüğüne kavuşan Rıfat Ilgaz, Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazabildi. Sınıf Yayınları'nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970'te Basın Şeref Kartı'nı aldı.

    1974'te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide'ye (Kastomonu) yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve 1 aydan fazla gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul'da, oğlu Aydın ILGAZ ile birlikte ölümüne kadar yaşamaya başladı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Birlikte Çınar Yayınları'nı kurdular.

    1982 yılında Yıldız Karayel romanıyla "Orhan Kemal Roman Armağanı"nı ve "Madaralı Roman Ödülü"nü" aldı. 6 Aralık 1982 de İstanbul Şan Müzikholü'nde "55. Sanat ve70. Yaş Günü" çok sayıda sanatçı ve sevenlerinin katıdığı görkemli bir törenle kutlandı.

    1987 de Ocak Katırı Alagöz kitabıyla" Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü'nü aldı.


    Onu hepimiz Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına karşın onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Kitaplarında; çağdaş, ileri görüşlü, ulusumuzdan yana birlikteliği önerir.

    1993 yılında Tüyap Onur Yazarı ödülününe layık görüldü. Ne yazık ödülünü alamadan öldü.


    Yıllarca bizden kendisini uzaklaştırmaya çalışan yönetimlerden sonra, demokrasi yolunda ülkemizdeki gelişmeler Rıfat ILGAZ adını yeniden yücelttiyse de, Sivas Olaylarının acısına dayanamayan duyarlılığı 7 Temmuz 1993 günü aramızdan ayrılmasına neden oldu.



    SON ŞİİRİM

    Elim birine değsin,
    Isıtayım üşüdüyse
    Boşa gitmesin son sıcaklığım!

  2. #2
    Üye
    KUZEY Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2005
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    11:32
    Yaşadığı Yer
    walton/ingiltere
    Mesaj
    706
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KÖRÜZ BİZ

    Ne varsa otu ot çiçeği çiçek yapan
    Tanyerinden söken umut ışığı
    Sizin olsun çekik gözlü kardeşlerim
    Aydınlıklar sizin olsun körüz biz.
    Bakmayın gözlerimizde yansıyan yıldızlara
    Göremeyiz ateşböceklerini biz körüz
    Çakıp sönen deniz fenerlerini uzak kıyılarda
    Bir bulut ne zamandır üstümüzde
    Yurt genişliğinde bir bulut kurşun ağırlığında
    Nilüferler sularımızda açar mevsimsiz
    Dolanır ayaklarımıza boğum boğum
    Yapraklarında iri leş sinekleri uçuşa hazır
    Göz göz oyulmuş gözlerimiz biz körüz
    Göz çukurlarımızda radarlar fırıl fırıl döner
    Körüz el yordamıyla yaşıyoruz bu yüzden
    Yeni körler peydahlarız uyur uyanır
    Ayak altında ezile dursun karınca sürüleri
    Ezenlerle bir olmuş yaşıyoruz ne güzel
    Çizme onlardan içindeki ayak bizden ne iyi
    Körüz biz kör uçuşlara açmışız toprağımızı
    Ha düştü ha düşecek çelik gagalardan
    Mantar mantar açılan tohumlar sıcakta
    Gözlerimizi bir pula satıp geçmişiz bir yana
    Ölmesini bilenlere yüz çevirmemiz bundan
    Körüz göz bebeklerimize mil çekilmiş mil
    Acımasız bir namlu şakağımızda soğuk
    Tetikte kendi parmağımız yabancının değil.

    Rıfat ILGAZ

  3. #3
    Üye
    KUZEY Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2005
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    11:32
    Yaşadığı Yer
    walton/ingiltere
    Mesaj
    706
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    LEYLAKLARI ANLATIYORUM

    Leylak getiriyorsun bana güneşli birgün
    Onu saçlarından topladığın belli
    Bir leylak bahçesisin karşımda

    Böyle kucağında kalsa daha iyi
    Bir vazoya bırakıp gidiyorsun
    Sen gidiyorsun leylaklar kalıyor mu sanki
    Önce renkleri gidiyor arkandan
    Nesi varsa gidiyor soyunarak

    Her vazoya baktıkça karşımdasın ne tuhaf
    Her kokladıkca dönüp dönüp geliyorsun
    Düşünceler gibi filizleniyorsun gün geçtikce
    Yaprak taprak gelişiyorsun
    Leylak leylak bakıyorsun gözlerimin içine
    Ölümsüz bir mevsim oluyorsun

    Rıfat ILGAZ

  4. #4
    Üye
    COMANDANTE Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2005
    Son Giriş
    27.03-2012
    Saat
    18:35
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YAŞIYORUZ

    Ben ölmedim...
    Beni öldüremediler de;
    Yaşıyorum, yaşıyorum işte,
    At kıçında sinek gibi,
    Töööbe, töbe!
    Kapandı yüzümüze dergi kapakları,
    Bir varmış bir yokmuş olduk sağlığımızda.
    Şiir... O yosmanın boyuna.
    Gazete... Gelene gidene başyazı.
    Ara ki bulasın sayfalarda
    Şair Rıfaz Ilgaz’ı.
    Düştükse itibardan
    Ölmedik ya, yaşıyoruz işte,
    Yaşıyoruz dedik, yaşıyoruz be,
    Heeeey, fincancı katırları!

    Rıfat ILGAZ

  5. #5
    Üye
    KUZEY Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2005
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    11:32
    Yaşadığı Yer
    walton/ingiltere
    Mesaj
    706
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    UÇURTMA

    Çocuklarımız neleri sevmiyorlar ki…
    Uçurtmayı seviyorlar sözgelişi,
    Bir havalandı mı uçurtmaları
    Daha da güzelleşiyorlar.
    Maviliklerde gözleri
    Özgürlüğü yaşıyorlar
    Uçurtmalarla birlikte.

    Koparıp da iplerini hele
    Bir kurtuldular mı ellerinden,
    Öylesine seviniyorlar ki,
    Gidiş o gidiş, bile bile…

    Kızalım mı umursamayışlarına?
    Kendi yaşamlarını izliyorlar boşlukta.
    Onlar da birer uçurtma değil mi?

    Bizim de ne süslü uçurtmalarımız vardı,
    Alıp başlarını gitmediler mi?
    Gözümüzden bile esirgedik
    Hangi birinin ipi kaldı elimizde?


    Rıfat ILGAZ

  6. #6
    Üye
    COMANDANTE Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2005
    Son Giriş
    27.03-2012
    Saat
    18:35
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    TÜRKÇEMİZ

    Annenden öğrendiğinle yetinme
    Çocuğum, Türkçeni geliştir.
    Dilimiz öylesine güzel ki
    Durgun göllerimizce duru,
    Akar sularımızca coşkulu...
    Ne var ki çocuğum,
    Güzellik de bakım ister

    Önce türkülerimizi oğren,
    Seni büyüten ninnilerimizi belle,
    Gidenlere yakılan ağıtları...
    Her sözün en güzeli Türkçemizde,
    Diline takılanları ayıkla,
    Yabancı sözcükleri at

    Bak, devrim, ne güzel
    Barış, ne güzel
    Dayanışma, özgürlük...
    Hele bağımsızlık
    En güzeli, sevgi
    Sev Türkçeni, çocuğum,
    Dilini sevenleri sev

    Rıfat ILGAZ

  7. #7
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    15:37
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ALİŞİM

    Kasnağından fırlayan kayışa
    kaptırdın mı kolunu Alişim!
    Daha dün öğle paydosundan önce
    Zilelinin gitti ayakları,
    Yazıldı onun da raporu:"ihmalden!"
    Gidenler gitti Alişim,
    Boş kaldı ceketin sağ kolu...
    Hadi köyüne döndün diyelim,
    tek elle sabanı kavrasan bile
    Sarı öküz gün görmüştür,
    Anlar işin iç yüzünü!
    üzülme Alişim, sabana geçmezse hükmün
    Ağanın davarlarına geçer...
    Kim görecek kepenek altında eksiğini
    kapılanırsın boğaz tokluğuna.
    Varsın duvarda asılı kalsın bağlaman
    beklesin mızrabını.
    Sağ yanın yastık ister Alişim
    sol yanın sevdiğini.
    Kızlarda emektar sazın gibi
    Çifte kol ister saracak!

    Rıfat ILGAZ

  8. #8
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SULARDA GÜNEŞ OLMAK

    Kıyıda kum çakıl yosun. Gidenlerden
    Boşuna değil martıların hırçınlığı
    Köprülerin altından geçen sular var ya
    Kürsülerde lafını ettiğimiz
    Biraz da köprülerin üstünden akmalı
    Yeşilin sarıya dönüşü korkutmasın seni
    Morarıp silinmesin maviliklerin
    Kırmızının akıp gitmesi damarlarından
    İşimiz kolay değil o denli
    Kargaların içgdüsel ölmezliğine inat
    İnsanca ölebilmeli
    Ne ilkyaz bulutlarında yıkanan
    Bir mezar taşının uzun ömürlü
    Ne kış güneşinde silkinen selvisin
    Bir mezarlık değilsin anıların gömüldüğü
    Yeşilin bitkiselliğini sürdürmeye gelmedin
    En güzel sarılara düşsel
    Bir ayçiçeği güneşte tek başına
    Bir de karanlık
    Sularda güneş olmak
    Bu daha güzel ..


    Rıfat ILGAZ

  9. #9
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    15:37
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AYDIN MISIN?

    Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
    Gidip gelen kara kuşlar havada
    Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
    Tabanında depremi kara güllelerin
    Duymuyor musun

    Kaldır başını kan uykulardan
    Böyle yürek böyle atardamar
    Atmaz olsun
    Ses ol ışık ol yumruk ol
    Karayeller başına indirmeden çatını
    Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
    Alıp götürmeden büyük denizlere
    Çabuk ol

    Tam çağı ise başlamanın doğan günle
    Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
    Her satırında buram buram alın teri
    Her sayfası günlük güneşlik
    Utanma suçun tümü senin değil
    Yırt otuzunda aldığın diplomayı
    Alfabelik çocuk ol
    Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
    Tel örgüler çevirmiş yöreni
    Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
    Benden geçti mi demek istiyorsun
    Aç iki kolunu iki yanına
    Korkuluk ol

    Rıfat ILGAZ

  10. #10
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    15:37
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    SEN GİDİNCE

    sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
    saçlarını, gözlerini, ellerini
    neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
    her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
    termometrede yükselen çizgi
    kimbilir nerelerde soğuyorsun

    senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
    insan insan bakan gözbebeklerin
    beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
    beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

    ne gelirse onlardan gelir bana
    çalışma gücü yaşama direnci
    mutluluk gibi kazanılması zor
    mutluluk gibi yitirilmesi kolay

    bir açarsın ki mutluyum
    bir kaparsın ki herşey elimden gitmiş

    Rıfat ILGAZ