Toplam 10 mesajın 1-10 arasındakiler

Konu: Turgut Uyar

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    sankha Avatarı

    Gerçek Adı
    oktay
    Üyelik Tarihi
    25.12-2004
    Son Giriş
    20.06-2017
    Saat
    22:08
    Yaşadığı Yer
    Tibet
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    TURGUT UYAR (1927-1985)

    Siir Kitaplari:
    Arz-i Hal (1949), Turkiyem (1952), Dunyanin En Guzel Arabistani (1959),
    Tutunler Islak (1962), Her Pazartesi (1968), Divan (1970), Toplandilar
    (1974), Kayayi Delen Zincir (1981), Buyuk Saat (Butun Siirleri, 1984).

    ÇOK ÜŞÜMEK

    Bir Kalır uzun resimlerde anısı sakallarımızın
    Urban içinde üşüyüp üşüyüp kaldığımızın

    Bir Kalır yanık yağlar yataklarda o oteller
    Meydanlar heykeller sizin olmadığınız o her yer

    O çok yalınç gerçekli gelip gitmeler

    Bir Kalır uzun duvarlar ve onların dipleri
    Bir Kalır Yılgın Adamların hep "Evet" dedikleri

    Çok üşürdük hep üşürdük üşümekti bütün yaşadığımız
    Üşürdü ellerimiz aşkımız sonsuz uzun sakallarımız

    Tükenir dağınık diriliği kaşıntımızın bir gün
    Bir Kalır uzun kitaplarda anısı çok üşüdüğümüzün

    TURGUT UYAR

  2. #2
    Üye
    sankha Avatarı

    Gerçek Adı
    oktay
    Üyelik Tarihi
    25.12-2004
    Son Giriş
    20.06-2017
    Saat
    22:08
    Yaşadığı Yer
    Tibet
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    UZAK KADERLER İÇİN

    Birgün, bir yağmurla garip garip
    -Çoluğu çocuğu terk edeceğim.-
    Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım
    Alıp başımı gideceğim.

    Asır yirminci asırdır, amenna
    Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım
    Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi
    Uzaklar daha uzaklaşır
    Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri
    Sımsıcak sevgilere muhtacım.

    Bir gün alıp başımı gideceğim
    -Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...-
    Belimi bir ılık şal sarsın, mavi
    Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız
    Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin
    Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.

    Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm
    Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde
    Diyarı gurbette kanlı bir aşk
    Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde
    En uzak beyazlar,
    En yakın ikindilerde, duygulu
    Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam
    İçip içip ağlasam...

    Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum?
    Herkesin derdinden pay isterken.
    Uzak kaderlerin suları çağlar simdi
    Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.

    Birgün, bir parkta otururken, biliyorum
    Bir el yağmurla dokunacak omuzuma
    Bir çift göz, bir davet, bir kalp
    Çoluğu çocuğu terk edeceğim.
    Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak

    Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak
    Toprak ve insan kokularıyla,
    Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için
    Başımı alıp gideceğim.

    TURGUT UYAR

  3. #3
    Üye
    sankha Avatarı

    Gerçek Adı
    oktay
    Üyelik Tarihi
    25.12-2004
    Son Giriş
    20.06-2017
    Saat
    22:08
    Yaşadığı Yer
    Tibet
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    TURGUT UYAR’IN ŞİİRİNDE TARİH, ZAMAN VE İNSAN


    Turgut Uyar bir şiirinde şöyle der: kışsa/zordur bir yazı anlamak/(...)bir yazı anlamak/zordur ve anlamlıdır”. Yaza girdiğimiz bu günlerde kışı anlamak kolay mı diye sormak geçti aklımdan.

    Bazı şiirlerde yanıtlarını buluruz, izinden gittiğimiz soruların. İçimizdeki sislerin dağıldığını hissederiz, önümüzde bir ufkun açıldığını görürüz. Ama bazı şiirlerde de sorularla karşılaşırız; hem de yanıtı zor sorular... Elbette şiirin soruları/şiirdeki sorular, günlük yaşamın ve felsefenin sorularından farklıdır. Günlük yaşamda saatin kaç olduğunu, felsefede zamanın ne olduğunu sorarız. Turgut Uyar “Büyük Saat” şiirinde ise şöyle sorar: “Şimdi tarihte saat kaç?”

    Tarihe ve zamana, insanın tarihle/zamanla ilişkisine ve geçmişine ilişkin temel bir sorudur bu, Uyar’ın şiirlerinde. Çeşitli şiirlerinde bu sorunun ardından giden Uyar, zamanla/tarihle/vakitle ilgili kaygıların, arayışların ve sorgulamalarının gerekçesini ise şöyle dile getirir: “bizim tasalarımızın eskidir tarihçesi/sonunda umutlanmak, başında gül bahçesi/bir bayrama su veriyor bir gümüş çeşme/çünkü dünyada artık/vakit dardır”(s.339)

    İnsanı içinde yaşadığı dünyanın tarihsel koşullarıyla, zamanla/vakitle hesaplaşmaya yönelten şey, yalnızca geçmiş değil, aynı zamanda gelecektir. Çünkü saate baktığımızda/saati sorduğumuzda şimdiyi saptamak/öğrenmek isteriz. Şimdi ise geçmiş ve geleceğin arasındaki kısacık/daracık bir an değil midir? Uyar’ın dediği gibi, “vakit dardır” gerçekten. İşte bu daracık vakitlerde insan varolmaya, kendini gerçekleştirmeye uğraşır. “eririz tükeniriz, toplanır yaratırız.Bu bize aşktır/biz belki de en uzun yaşamalı bir su’yuz”(s. 272)

    “Acıyor” şiirinde insanlığın “dikey ve yatay mutsuzluğundan” söz etse de, şiirlerinde hep bir hüzün tortusu hissedilse de, umutsuzluğun şairi değildir Uyar. “Güllerin, buğdayların ve acının şarkısını”, herkesin sesinde duyumsayan şair, “çağımıza pek uygun bir hızla” gerçekleşecek bir gelişmeden de söz eder: “Bütün çalar saatlerin/Derin ve güzel bir su’yu vurduğu zamanda/Hızla gelişecek kalbimiz”(s.249)

    “Şimdi tarihte saat kaç?” sorusunun zor bir soru olduğunu söyledik. Belki de yanıtsız bir soru. Zaman/tarih hep akıp gittiğine ve insan da bu akışın içinde yer aldığına göre, yanıtlama denemelerimiz başarısız kalacak gibi görünmektedir. Çünkü Uyar2ın dizeleriyle, “durursa anlaşılır saatin kaç olduğu/Ürkek yürek bütün geçmişi kabulleniyor.”(s.211)

    “Tarihi bir olmaz akış gibi” yaşayan insan, “hangi soruyu yanıtlasam yetersiz kalıyor yanıtım” demekten alamaz kendini. Hiç kızmadan saatine bakar; belki biraz geri kalmışsa, düzeltir.(s.215) Uyar, güneş vururken başına, geceye hazırlanır, “yanılmışların ve hazırların gecesine”. Ve Şehzade Mustafa, Hacı Bektaş, Mustafa Kemal gibi tarihsel kişilikleri ve iz bırakan olayları hatırlatarak, “şimdi tarihte saat kaç?” sorusunu yineler, yıldızlar evet derken uzaklarda.

    Soru önemlidir ve süreklidir, yinelenir sık sık şiirlerde ve yaşamda. Çünkü şair, insanın geçmişle gelecek arasındaki zamanın o dar vadisinde, “kuru güller gibi sessiz ve ince” halini dile getirirken, ölmüş bütün biçimleri de kullanır. Ama soru aklımızı kurcalamaya ve şiiri kurgulamaya devam eder: “saat, sat kaç hala/Bilmem? Ben güneş saati kullanıyorum”(s.216)

    Uyar’ın şiirleri bir günebakan tarlasıdır, hasatçısını bekleyen ve onu sorularla karşılayan.

    NOT:Yazıdaki dizeler Büyük Saat kitabından alınmıştır. Can Yayınları.

    (İspinoz şiir dergisinin Temmuz-Ağustos 2004 sayısından)

  4. #4
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BIKTIM BÖYLE

    Üç yıl sonra mıydı bilmiyorum
    ama ekimin onbeşiydi biliyorum
    ekimin onbeşiydi ama
    ekimin onbeşinde ne oldu bilmiyorum
    herkesin sular gibi dağıldığı ama herkesin
    bir sur önünde miydik bir yolda mı
    semtini bilmediğim bir karakolda mı
    sonra topluca bir bahçede durduk

    bıktım böyle sayrılıklardan
    ateşim çıksa neyse ne
    neyi bıraksam aklımdan bir suya karışıyor
    bir büyük savaşda Kıbrıs kıyılarında
    vurulan ve ölen bir askerin
    çelik miğferi gibi
    dipde ışıltısını görüyorum yalnız
    elimi eteğimi çekiyorum bahçeden
    sazlıklara vuruyorum belleğimi

    zalim bir ilk yazdı ama yaşadığımız
    işte bunu unutmamalı unutmamalı
    bir ölüm nefes alırken bir dudakta
    öbür bütün şeyleri nasıl anlatmalı
    miğferin paslandığını usul usul
    bir yangının söndüğünü
    ve suların pırıl pırıl kaldığını
    bir otobüs Mersin’den Mardin’e giderken
    o zaman aşkınla dol kalbim
    nerden ne kadar derlediysen o kadar
    senin kendine seçtiğin alamet-i farika
    uzun bir gece görünümünde geçerli hala

    Turgut Uyar

  5. #5
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİLİYOR MUSUN

    biliyor musun
    aşk şiiri yazmaktan bıktım
    bir gün şöyle bir baktım
    yazdığım bütün şiirler öyle
    bir sarsılma, nedir bu
    bir otuz aşk şiiri daha
    kendimi hiç suçlamadım

    peki o zaman ben neden
    dereceler sokayım koltuğumun altına
    ateşim varsa zaten
    ey gözleri maden
    çünkü aşk bir suçlamadır
    sonuna kadar yaşanmamışsa
    bir bardak birada yeni bir deniz
    ve yağmur
    eski bir denizde yeni bir ada
    yaşanmamışsa

    sözgelimi Galata'dan Afrika'ya gidiyordum
    korsanları kralları ve bazı ülkeleri
    ve bütün madenleri
    ve kendi sonumu
    iyi görmüyordum sonunda
    her türlü madeni
    elimde bir sürü kağıtla
    hazırladım kendimi

    Turgut Uyar

  6. #6
    Üye
    Engellektuel Avatarı

    Gerçek Adı
    Aykan
    Üyelik Tarihi
    08.11-2004
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:04
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    970
    Alınan Beğeniler
    23
    Verilen Beğeniler
    21
    Blog Mesajları
    21

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİR ANADOLU VARDIR

    Bir Narhanımcık vardır.
    Cin dağlarının arkasında.
    Bir çukur köyde.
    Ya üç ya dört yaşındadır görseniz,
    Süt sağar, yün eğirir ufak elleriyle.
    Babasıyla diz dize oturur akşamları,
    Ne laflar söyler büyük insan gibi,
    Hayret edersiniz..

    Bir Gergisüban köyü vardır.
    Cin dağlarının arkasında.
    Bizim Narhanımcığın köyüdür.
    Fena geçmez baharları kıtlık olmazsa.
    Elma yetişir, kartopu yetişir topraklarında.
    Gelgelelim yağmursuz yazlar gelince,
    Bir dert herkesi dilsiz eder.
    Narhanımcık ağlar.
    Kış da kötü bastı mıydı üstüne,
    Açlıktan sığırlar bile ölür gider...

    Bir Mihrali marangoz vardır.
    Babası Mihrali koymuş adını ne yapsın.
    Narhanımcığın akrabasıdır..
    Alinin, Memişin, Satılmışın akrabasıdır.
    Terini çevre ile siler Mihrali
    Potur giyer, çarık giyer
    Bütün ömründe aşağı yukarı
    Sacta pişmiş mayasız yufka ekmeği yer.
    ...
    Arpa yetiştirir, sel alır gider.
    Bir yar sever, ona da el alır gider...

    Bir Anadolu vardır.
    Yazları, kışları, kıtlıklarıyla,
    Aşılmaz duvarların arkasıdır.
    Cin dağlarının arkasıdır.
    Bir Anadolu vardır, Anadolu,
    Bir lüks banyo sabununun markasıdır..

    TURGUT UYAR

  7. #7
    Üye
    sankha Avatarı

    Gerçek Adı
    oktay
    Üyelik Tarihi
    25.12-2004
    Son Giriş
    20.06-2017
    Saat
    22:08
    Yaşadığı Yer
    Tibet
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AKŞAM ÜSTÜ RÜYASI

    Şimdi gemiler geçer uzaklardan
    Gönlüm güvertede sereserpedir.
    Işıklı geceler,saz sesleri, peynir ekmek
    Ne biletim ne param ne dostum var
    Pır pır eder yüreğim bakındıkça...
    -Uyan Turgut um, garibim, uyan
    Bura Terme'dir.

    Terme köprüsünden kamyonlar geçer,
    Irgatlar üç orada beş burada konuşurlar
    Bir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızı
    Cigaramı yakar evime dönerim...
    -Gidin gemiler, gidin
    Vardığınız yerlere selam edin
    Gün olur bütün kaygılardan uzak
    Ben de gelirim...

  8. #8
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:15
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gecenin Şarkısı

    gecenin şarkısı markısı kimindir
    hangi şarkısı üstelik
    gecenin şarkısı senin olsun ben istemem
    üstelik o şarkı herkesindir
    çünkü bulutlar konuşur
    kuşlar uyur
    ses uyanır
    şimdi kimindir gecenin şarkısı

    kimi hüzzamdan bir şarkı besteler uykusunda
    otlar büyür
    ocaklara girilir madenlerde
    ne düşler görür insan kimbilir

    gece onundur

    Turgut Uyar

  9. #9
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SİBERNETİK

    Üç kere üç dokuz eder
    Bilirsin
    Birin karesi birdir
    Karekökü de
    Bilirsin
    “Mutlu aşk yoktur”
    Bilirsin
    Ama baharda ya da dışarda
    Sonsuz göğün altında
    Aşkın aşkla çarpımı
    Garip bir biçimde
    Hep sonsuzdur
    Karekökü de yoktur

    Turgut UYAR

  10. #10
    Üye
    mr why Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.06-2015
    Son Giriş
    15.10-2015
    Saat
    13:16
    Yaşadığı Yer
    bursa
    Mesaj
    12
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ben insanım bu kaygılarım geçer
    yalan söyledim, geçmez değişir.