Toplam 10 mesajın 1-10 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    barefoot Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.04-2006
    Son Giriş
    04.04-2012
    Saat
    21:49
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    38
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    İTHAKA

    ithaka'ya doğru yola çıktığın zaman,
    dile ki uzun sürsün yolculuğun,
    serüven dolu, bilgi dolu olsun.
    ne lestrigonlardan kork,
    ne kikloplardan, ne de öfkeli poseidondan.
    bunların hiçbiri çıkmaz karşına,
    düşlerin yüceyse, gövdeni ve ruhunu
    ince bir heyecan sarmışsa eğer.
    ne lestrigonlara rastlarsın,
    ne kikloplara, ne azgın poseidona,
    onları sen kendi ruhunda taşımadıkça,
    kendi ruhun onları dikmedikçe karşına.
    dile ki uzun sürsün yolun.
    nice yaz sabahları olsun,
    essiz bir sevinç ve mutluluk içinde
    önceden hiç görmediğin limanlara girdiğin!
    durup fenike'nin çarşılarında
    esi benzeri olmayan mallar al,
    sedefle mercan, abanozla kehribar,
    ve her türlü baş döndürücü kokular;
    bu baş döndürücü kokulardan al alabildiğin kadar;
    nice mısır şehirlerine uğra,
    ne öğrenebilirsen öğrenmeye bak bilgelerinden.
    hiç aklından çıkarma ithaka'yı.
    oraya varmak senin başlıca yazgın.
    ama yolculuğu tez bitirmeye kalkma sakin.
    varsın yıllarca sürsün, daha iyi;
    sonunda kocamış biri olarak demir at adana,
    yol boyunca kazandığın bunca şeylerle zengin,
    ithaka'nın sana zenginlik vermesini ummadan.
    sana bu güzel yolculuğu verdi ithaka.
    o olmasa, yola hiç çıkmayacaktın.
    ama sana verecek bir şeyi yok bundan başka.
    onu yoksul buluyorsan, aldanmış sanma kendini.
    geçtiğin bunca deneyden sonra öyle bilgeleştin ki,
    artik elbet biliyorsundur ne anlama geldiğini
    ithakaların.

    KONSTANTINOS KAVAFIS


    ANIMSA, BEDEN


    Anımsa, beden, ne denli sevilmiş olduğunu değil yalnızca,
    o uzanmış olduğun yatakları değil yalnızca,
    ama o arzuları da anımsa: Gözlerde
    senin için sakınmadan parıldayanları
    ve senin içinde titreşen arzuları
    ve bir engel yüzünden gerçekleşmemiş olanları.
    Şimdi her şeyin geçmişte kaldığı şu anda
    kendini vermiş gibisin neredeyse bu arzulara--
    nasıl parıldarlardı, anımsa, o sana bakan gözlerde,
    nasıl titreşirlerdi senin içinde, anımsa, beden.

    KONSTANTINOS KAVAFIS
    (1918)


    DUVARLAR

    Düşünmeden, acımadan, utanmadan
    Kocaman yüksek duvarlar ördüler dört yanıma.

    Ve şimdi oturuyorum böyle yoksun her umuttan.
    Beynimi kemiriyor bu yazgı, hep bu var aklımda;

    Oysa yapacak bunca şey vardı dışarda.
    Ah, önceden farketmedim örülürken duvarlar.

    Ama ne duvarcının gürültüsü, ne başka ses.
    Sezdirmeden, beni dünyanın dışında bıraktılar.

    KONSTANTINOS KAVAFIS
    1896


    KENT


    Başka diyarlara, başka denizlere giderim, dedin.
    Bundan daha iyi bir kent vardır bir yerde nasıl olsa.
    Sanki bir hükümle yazgılanmış bir çabam;
    ve yüreğim sanki bir ceset gibi gömülmüş oraya.
    Daha ne kadar çürüyüp yıkılacak böyle aklım?
    Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam burada
    gördüğüm kara yıkıntılarıdır hayatımın yalnızca
    yıllar yılı yıktığım ve heder ettiğim hayatımın."
    Yeni ülkeler bulamayacaksın, bulamayacaksın yeni denizler.
    Hep peşinde, izleyecek durmadan seni kent. Dolaşacaksın
    aynı sokaklarda. Ve aynı mahallede yaşlanacaksın
    ve burada, bu aynı evde ağaracak aklaşacak saçların.
    Hep aynı kente varacaksın. Bir başka kent bekleme sakın,
    ne bir gemi var, ne de bir yol sana.
    Nasıl heder ettiysen hayatını bu köşecikte,
    yıktın onu, işte yok ettin onu tüm yeryüzünde.

    KONSTANTINOS KAVAFIS




    Konstantinos Kavafis


    Yunan şiir geleneğinin dışında kendine özgü bir şiir yaratan Yunanlı şair Konstantinos Kavafis 17 Nisan 1863'te İskenderiye'de doğdu, 29 Nisan 1933'te yine aynı kentte öldü. Tam adı Konstantinos Pétrou Kaváfis'tir. İstanbul'dan İskenderiye'ye göç eden bir Rum ailesinin dokuzuncu çocuğudur. Kavafis çocukluğunda bir süre ailesiyle birlikte İngiltere'de Londra'da kaldıktan sonra yeniden Mısır'a dönmüş, İstanbul'a, Paris'e, Londra'ya ve Atina'ya yaptığı kısa yolculuklar dışında yaşamının tamamını İskenderiye'de sürdürmüştür. İskenderiye'ye döndükten sonra Su İşleri Bakanlığı'nda uzun yıllar kâtiplik yapmış, İskenderiye Borsası'nda simsar olarak çalışmıştır. Ömrünün son yıllarında gırtlak kanserine yakalanan Kavafis yalnızlık içinde ölmüştür. İlk şiirleri 1903'te Yunanistan'da yayımlandı. Bir yıl sonra 14 şiirden oluşan ilk kitabını çıkardı. 1907'de Nea Zoe adlı edebiyat dergisinin çevresinde toplanan genç sanatçılarla ilişki kurdu. 1910'da birinci kitabını 12 şiir ekleyerek yeniden yayımladı. 1911'den ölümüne dek şiirlerini dergilerde yayımlayan Kavafis'in 154 şiiri toplu olarak 1935'te yayımlanabildi. Bütün şiirleri 1963'te gün yüzü görebildi. En önemli şiirlerini 40 yaşından sonra yayımladığı için kendisini "yaşlılığın şairi" olarak nitelendirmiştir.

    Kavafis Hıristiyanlığa, milliyetçiliğe ve heteroseksüelliğe ilişkin geleneksel değerleri reddetmiş, şiirlerinde Roma, Bizans ve Helenistik dönem tarihlerinden yol çıkarak yarattığı dramatik atmosfer içinde güncel olanı lirik bir dille ele almıştır. Kullandığı dil, klasik kurallara bağlı kalınarak geliştirilmiş gösterişli ve incelikli Katharevusa ile halkın konuştuğu Demotikos'un özgün bir karışımıdır. Tarihsel olarak nitelendirilen şiirlerinde kendi özgün kişiliğini başka başka karakterlerin ağzından konuşturarak ince alaycılığa denk düşen dramatik bir anlatımı oluşturmuştur. Düzyazının sınırında duran şiirlerinde içtenlik ve gerçekçilik egemendir, şiirin bütünü tek bir imge olarak yer alır.

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    12:08
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.948
    Alınan Beğeniler
    963
    Verilen Beğeniler
    1.253

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DUVARLAR şiiri çok güzelmiş.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #3
    Üye
    barefoot Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.04-2006
    Son Giriş
    04.04-2012
    Saat
    21:49
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    38
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ithaki'yi de cok severim
    aslinda ona müzikli bir düzenlemede daha önceden yapmistim
    ama teknolojik özürümden dolayi beceremem buraya eklemeyi

  4. #4
    Üye
    semra çetindağ Avatarı

    Gerçek Adı
    Semra
    Üyelik Tarihi
    01.02-2005
    Son Giriş
    06.09-2012
    Saat
    00:17
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    188
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Barefoot tşkler ben çok severim kavavafisi ŞEHİR şiirinide şarkısınıda ama duvarlara bayıldım yaşamınıda bilmezdim sağol benim gibi tembel birine lokum gibi geldi :lol:

  5. #5
    Üye
    martı_name Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.05-2006
    Son Giriş
    21.12-2008
    Saat
    03:02
    Mesaj
    21
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BARBARLARI BEKLERKEN

    neyi bekliyoruz böyle toplanmış pazar yerine?
    bugün barbarlar geliyormuş buraya
    neden hiç kıpırtı yok senatoda?
    senatörler neden yasa yapmadan oturuyorlar?
    çünkü barbarlar geliyormuş bugün
    senatörler neden yasa yapsınlar?
    barbarlar geldi mi bir kez, yasaları onlara yapacaklar.
    neden öyle erken kalkmış imparatorumuz?
    şehrin en büyük kapısında neden kurulmuş tahtına,
    başında tacı, törene hazır?
    çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
    onların başbuğunu karşılamaya çıkmış imparatorumuz
    bir de kocaman ferman hazırlatmış
    ona rütbeler, ünvanlar bağışlayan.
    iki konsülümüzle yargıçlarımız neden böyle
    işlemeli, kırmızı kaftanlar giyinip gelmişler?
    neden böyle yakut bilezikler parlak
    görkemli zümrüt yüzükler takınmışlar?
    ellerinde neden böyle altın,
    gümüş kakmalı asalar var?
    çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
    onların gözlerini kamaştırırmış böyle takılar.
    ünlü konuşmacılarımız nerde peki,
    neden her zamanki gibi söylev çekmiyorlar?
    çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
    onlar pek aldırmazmış güzel sözlere.
    nedir bu beklenmedik şaşkınlık, bu kargaşa?
    (nasıl da asıldı yüzü herkesin!)
    neden böyle hızla boşalıyor sokaklarla alanlar,
    neden herkes dalgın dönüyor evine?
    çünkü hava karardı, barbarlar gelmedi.
    ve sınır boyundan dönen habercilere göre,
    barbarlar diye kimseler yokmuş artık.
    peki, biz ne yapacağız şimdi barbarlar olmadan?
    bir çeşit çözümdü onlar sorunlarımıza.

    KONSTANTINOS KAVAFIS

  6. #6
    Üye
    barefoot Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.04-2006
    Son Giriş
    04.04-2012
    Saat
    21:49
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    38
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    semra çetindağ;

    ne demek zevkle lokum ikram etmeye devam ederim
    ama arada sen de bana lokum gönder
    marti name'ye;
    barbarlari beklerkeni de cok severim
    eline saglik

  7. #7
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YÜREK YOLCULARINA İTHAF OLUNUR

    Bütün yaptıklarımdan ve bütün söylediklerimden
    Kimse anlamaya çalısmasın kim olduğumu
    Bir engel vardı, bir engel, bütün eylemlerimi
    Ve baştan aşağı tutumumu değiştiren
    Hep bir engel vardı tam konuşacağım sıra
    Susturuverirdi beni
    En göze çarpmamış davranışlarımdan
    En kapalı sözlerimden, yazdıklarımdan
    Yalnız onlardan anlaşılabilirim
    Ama belki de değmez bunca çabaya
    Bunca dikkate, gerçekte kim olduğumu bulmak,
    Daha güzel bir toplumda, ilerde
    Bir baskası tıpkı bana benzeyen
    Çıkar kuşkusuz, yaşar özgürce.

    Konstantinos KAVAFIS

  8. #8
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ÖYLE ÇOK BAKTIM Kİ

    Öyle çok baktım ki güzelliğe
    onunla dopdolu hayalim.

    Gövdenin hatları. Kırmızı dudaklar. Hazla dolu kollar bacaklar
    Sanki Yunan yontularından alınmış saçlar,
    her zaman güzel, taranmış olsalar da,
    hafifçe düşüvermiş solgun alınlara.
    Aşkın yüzleri, tam şiirimin
    istediği gibi... gençliğimin gecelerinde,
    gizlice buluştuğum gecelerinde.

    KONSTANTINOS KAVAFIS

  9. #9
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YARIM SAAT

    Hiç benim olmadın, olacağın da
    yok sanırım. Bir iki söz, bir yanaşma
    Dün bardaki gibi - o kadar.
    evet, acı bir şey bu. Ama biz sanata hizmet edenler
    kimi zaman beyindeki gerilimle
    Neredeyse tensel bir haz dulabiliriz
    Kuşkusuz kısa bir süre.
    İşte dün barda böylece-
    Güzel yardımıyla alklün-
    Cinsellikle dopdolu bir yarım saat geçirdim.
    Sanırım anladın halimi
    Ve biraz daha kaldın yanımda bilerek.
    Gerekliydi bu. Çünkü bütün düşgücüne, alkolün
    büyüsüne rağmen
    Senin dudaklarını da göreliydim
    Yanımda olsun istiyordum gövden.

    KONSTANTINOS KAVAFIS

  10. #10
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    YAŞLI BİR ADAM

    Gürültülü kahvenin içerlek odasında
    yaşlı bir adam, masada iki büklüm;
    önünde bir gazete, yapayalnız.

    Sefil yaşlılığın ezikliği içinde
    düşünüyor, ne kadar az çıkardı hayatın tadını
    güçlü olduğu yıllar, yakışıklı,

    Biliyor, nasıl yaşlandı; farkında, görüyor her şeyi,
    ama gençlik yılları daha dün gibi
    geliyor ona. Hayat ne kadar kısa, ne kadar!

    Düşünüyor, Bilgelik denen şey nasıl da aldattı onu;
    nasıl hep güvendi -- ne çılgınlık!--

    "Yarın, bol bol zamanın var" diyen o yalancıya.

    Dizginlediği coşkular geliyor aklına; gözden çıkardığı
    onca sevinç. Yitip gitmiş her fırsat
    Şimdi alay ediyor kafasız sağgörüsüyle

    ... Bunca düşünce, bunca anımsayış
    başını döndürüyor yaşlı adamın. Ve gidiyor gözleri
    kahvenin masasında iki büklüm.

    Konstantinos KAVAFIS