Sayfa 9 / 12 İlkİlk ... 56789101112 SonSon
Toplam 179 mesajın 121-135 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #121
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Akşamın olduğu yerde, hüzün bir başkadır sinemde…

    Her geçen vakit
    İçme işleyen ibret yakarışların çığlığıydı sanki
    Bilmediğim, şerhine malik olmadığım deruni bir nidanın sedası vardı
    Ne kadar yakındı, nefsi telakkilerime ne kadar uzaktı, ruhun enginliğine nazardı

    Gün batarken
    Melal suskun bir vaziyette dalarken
    Ten ürperir, hissiyat bereketlenir, gözyaşları yavaşça inerken
    Aşkın kalbe inşirah vadeden serinliği, sevdanın izanımda firkatleştiği aşikârken

    Hala neyin hesabını yapıyorum
    En çok düşündüğüm ve zikrettiğime köle olmayı
    Varlık adına hırsa kapılmayı, hiçliği miskinlik saymayı, ukalalık yapmayı
    Kimseye bırakmıyorum, her mevzunun içine dalıyorum, utanmayı beceremiyorum

    Yürek, kalp aynı değil mi?
    Hangisi beyne kan pompalar, hangisi irfan yolunu açar
    Vicdan niçin iradeye bakar, pasif hale getirildiğinde niçin içim yanar
    Ruhun kitabından kim anlar, nasıl bir vuslatın sevdasıyla, bir gün aşk kapımı çalar

    Ceylanın ah u zarı var
    Zavallı ne kadar da melül melül bakar
    Kırılmış ayağın, vaktini bekleyen kaygının, sancısı kim anlar
    Nasıl bir insicamın pençelerinde olacaktır av, her belanın bir esrarı hikmettir yar

    Bazen gönlüme küserim
    Karşımda ki muhatabın üzülmemesi için dilimi büzerim
    En nihayetinde feragat etmeyi, fedakârlıkta direnmeyi hakikat bilirim
    Zafiyetlerin ne kadar zillet olduğuna kanaat getirenim, azimeti her zaman severim

    Din gönül eğlendirmek için değildir
    Bahanelere kurban edilen akait ve ziyan olan ameller kimindir
    Efendimizin muhabbet ve emanetleri ne kadar kalbinin müstesna yerindedir
    Rahmet ve mağfiret her can içindir, müddeti nefes olan insan mizana bedelli kalptir

    Mustafa CİLASUN

  2. #122
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    O gözlerin kimseye umut vermesin, yüreğine işlemesin…

    Masumiyetin naifliği hilkattir
    İradi olmak, hevese kapılmak, heyecan yaşamak seçenektir
    Akıl ve bilgi, dimağ ve şuur muvazeneyi gerektirir, rastgelelik sefilliktir
    Kuruyup düşen yaprağa bakma, onun resmeden melalde hüzün yaşama, izan senindir

    Hangi güzelliğin cazibesine kapılmışsan
    Sabah, akşam onun düşleriyle aynanın karşısında uğraşırsan
    Beğenilmek hastalığına kapılıp, ruhunu ve kalbini hiçe sayıp, çaka satarsan
    O hevesin aynaları kırılır, zannın içine alan girdabı soldurur, nefes daralır, için burkulur

    Sen ki en müstesna bir varlıksın
    Esrarını içinde barındıran hikmetin kuvvetinde nazsın
    Niçin bu kadar kırılgansın, bin hüzün içinde içine kapanıp, ağlarsın
    Seni birilerinin beğenmesi değil, cezbeden hale gelmek için niye anlamsız gayrete kapılırsın

    Herkesin dilinde olmak, çok mu önemli
    Neden başarıya karşı bir doyumsuzluğun var fakat kalbin bizar
    Ruhundan nükseden derin sızılar, vicdanına eza veren sahta ağıtları kim duyar
    En ufak bir meselede kaprise kapılıyorsun, içinde ki boşluğu ne kadar haykırıyorsun, an kan ağlar

    Ne sahte gülücüklerin, ne asılsız vaatlerin
    Ruhun ve kalbinden zuhur etmeyen yansımaların
    Hakikate bigâne bırakan çılgınlıkların, yalnızlığa iten bağnazlıkların
    Kurbanı olma, bilgiye ulaş, arifin nasihatlerinden nasibini al, kuşkuların gider, hayıflanma

    Ömür kitabının açılmış çok zarif sayfaları var
    Ruhundan nükseden hicran damlaları ve kalbinde korunan izleri
    Hakikat yoluna izhar eyle, keşkelerle yol alma, yaşadığın şartları dikkatten kaçırma
    İçinde bulunduğun an ve seni şartlarıyla kuşatan zaman bahtının ikramlarıdır, kahırda bulunma

    Mustafa CİLASUN

  3. #123
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hicran oldu hayat bana, hüzün sayfalarımla…

    Bilmem ki ne söylemeliyim
    Bir ömür derlediğim güftelerimle bir hal içindeyim
    Sanki şairin yüreğinde, sazendenin hicran perdelerinde nefeslenmekteyim
    Neyleyim, işte hakikatimde böyleyim, düşünceler kervanında yol alan derbederim

    Ne hakkıyla kul oldum
    Ne de sakinin gözlerine dalıp, derdi gamını sordum
    Yolda kalmışların, mecali kesilenlerin, çaresizlik içinde gözyaşı dökenlerin
    Melallerinden nükseden figanı duydum, var olan gücümle, solgun ümitle çareye koyuldum

    Yusuf’un, o masum ve hicran’i sesi
    Teslim olduğu ağabeylerinin bin bir bahane içinde ki halleri
    Muhterem pederinin çaresizliği, sabrın ve kanatın azizliği, dile gelen hikmetleri
    El açan, umutla bakan, gözlerinden kan kusan, yüreği parçalanan, ruhundan bihaber olanların akıbetleri

    Her geçen mevsim yüreğime seslenir
    Hangi çiçeğe baksam, gülü koklamak için yaklaşsam
    Sessizliğin zarifliğinde ki dikenin teslimiyetinde ki sevdayı hatırlasam
    Aşkın, ulvi çehresini bulsam, hali edebe koyan naifliğin kitabını okusam ve O’na kansam

    Ne yetimim, ne de garip bir nefesim
    En yakınları olduğu halde kimsesizliğin hicran bahçesindeyim
    Ne yazsam, ruhumun sahibine yakarsam, kalbimin yaralarını biran unutsam
    Gönlüme inşirah zerk edecek arifleri bulsam, efendimizin siyerini okurken, sürur ile kaybolsam

    Ne nutuk atan aklı evvele
    Ve ne de hilkatinin gereği havlayan köpeğe
    Bilmem ki ne söyleyeyim aç ve susuz düşkünlere, imdat bekleyenlere
    Sözüm vardır, kutbu cihan denilen nefeslere, yurt yarışına giren kapı kapı gezenlere
    Güç ve kuvvet peşinde koşan alalanmış niyetlere, tefrika zerk eden cemaat birliklerine

    Mustafa CİLASUN

  4. #124
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Her gecenin bir kadri vardır, kadir gecesi fark yaşatandır…

    “Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.
    Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?
    Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır..
    O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.
    O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar.” (Kadir Suresi )”

    “Müminlerin annesi Hz.Aişe (r.a.) şöyle diyor:

    -Dedim ki: Ya Rasulallah, Kadir Gecesi’ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim?
    Şöyle buyurdu:- Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa’fü anni. (Bu duayı mutlaka okuyun)
    (Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.)

    Kökenbilimi

    Kadir gecesinden Mekke devrinde nazil olan ve Kuran’ın doksan yedinci suresi olan beş ayetlik Kadr Suresi'nde bahsedilir. Bu surede Kuran’ın indirildiği kadir gecesinden bahsedildiği için bu sureye Kadir Suresi denmiştir. Kadr, 'aza me t' ve 'şeref' demektir. Kadir Suresinde Kuran’ın kadir gecesinde indirildiğinden, kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğundan, kadir gecesinin rahmet ve berekete vesile olduğundan, bu sebeple insanlık için taşıdığı değerden bahsedilir.

    Kadir gecesinin zamanı

    Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, Ra maz an'ın yirmi yedinci gününün gecesinde olma ihtimali yüksektir. İslam peygamberi Muhammed Kadir gecesinin hangi gece olduğunu kesin şekilde belirtmemiş, ancak; "Siz Kadir gecesini Ramazan'ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız" emiştir.

    Kadir gecesinin İslamiyet'teki önemi

    Kadir Gecesi, Müslümanlara göre çok hayırlı ve mübarek sayılan bir gecedir. Kur'an'da şöyle tanımlanmıştır:
    "Doğrusu biz Kuran’ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Ce brai l) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler.

    O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir."
    İnna enzelnahu fi leyletil kadr. Ve ma edrake ma leyletül kadr. Leyletülkadri hayrun min elfişehr. Tenezzelül melaiketü verruhu fiha biizni rabbihim min külli emr. Selamün hiye hatta madla'il fe c r.

    Bilmem ki başka izaha gerek var mı?
    En kalbi samimiyetimle hayırlara vesile olmasını diliyor,
    Ümmeti Muhammed’in aktif akıl, aktif vicdan mesabesine geçmesi arzu ediliyor
    Kulluk bilinci ve hiçlik konusunda ki hassasiyeti her vakit dikkat üzerinde bulundurmamız gerekiyor…


    Mustafa CİLASUN

  5. #125
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Niye kalbim sızlar, gözlerden yaş çıkar, içim kan ağlar!

    Nezaretteydim, suçsuz bir ahvalin kadrindeydim
    Kimi dinlesem, kolluk kuvvetinin celalini anlaya bilsem hiç gam olmayacaktı vecdimden
    Apar topar almışlar ve kelepçeyi bileklerime takarak soluk soluğa bırakmışlardı
    Demek ki nefsi müdafaada bulunmam suç telakki edilmiş yapılan şikayetle görevler verilmişti

    Dayak mı yemeliydim, gecenin karanlığında görünmemeliydim
    Dinletemedim, üç kişi saldırmış, kim oldukları dahi anlaşılmadan kavga başlamıştı
    Her ne kadar darp edilen bizzat ben olduysam da şikayet etmedim, el hak merak etmiştim
    Nihayet gücümüz nispetinde ve elimizden geldiği ölçüde korunmaya çalışırken de üzmüşüz

    Memurlar bir şeyler yazdılar, o an ayakta kalmamı sağladılar
    Bir hınç içinde temaşa ediyorlar, şikayet edenleri taltif ederek keyifli bir şekilde ağırlıyorlar
    Boğazım kurumuştu, etrafıma bakındım, bir bardak su aradım, hayli sıkılmıştım oyalıyorlar
    imzala şunu diye emrettiler, ne yazılmıştı bakmama izin vermediler, güvenmiyorsun dediler

    Hay di kalk nezarette kalacaksın diye, ezayı ikram ettiler
    O an ne yapmalıydım pek kestiremiyordum, zihnimin tarumarlığında nefesleniyordum
    Annem, babam duymasınlar istiyordum, biçare adına umut içinde Hakka iltica ediyordum
    Demek ki külli iradeden nasibimiz gün yüzüne çıktı diyerek kendime teselleme getiriyordum

    Nezarethane çok pisti, penceresi demirli, camları kırıktı
    Ne kadar soğuk varsa bizzat bizimle beraberdi, üç beş çulsuz garipler o an yerlerdeydi
    Neydi suçları bilmiyordum, solgun ve bitap hallerini fark ediyordum, uyku halin delerdi
    Sanki kolluk kuvvetleri hâkimdi, diledikleri nispette dayak ve işkenceler bizler için revaydı

    Aç ve susuzluk adına her şey yanımızdaydı, kim zanlıydı
    Hak ve hukuk vesayet içinde soluyanlar içim mi vardı, hakkı gasp edenler zamanıydı
    Yargılama erki ne kadar şeffaftı, birçok yargıcın ihtiyaçlarını dahi zenginlere ısmarlanmıştı
    Heyhat demek bize kalmış, aczi yet içinde bulunmak ibret için sınavmış, çile kime adanmıştı



    Sabaha yakın bir zamandı, polis copuyla içeri daldı
    Nazarları çok manidardı, yargılamadan önce elden geçirmek onlar için sanki vuslattı
    Yerde yatan garipleri tekme tokatla fevkalade bir şekilde hırpaladı, daha sonra bana baktı
    Bir şeyler arıyor, başlamak için fırsat kolluyordu, hayli şişman ve talimsiz olan bir varlıktı

    Copu kaldırdı, vurmak için yeniden suratıma baktı
    O an ve kalbime düşen zamanda hıncım artmış, gözüm karamıştı, konuşmak kalmıştı
    Sakın ha, asla böyle bir şeye yeltenme, şayet zanlıysam dahi hüküm verme dedim durakladı
    Hakkımı bir yerde bırakmam, elimden gelen neyse ardıma koymam diyerek gözlerine baktım

    Vazgeçmişti, gömleğini düzelterek nezaretten çıktı
    Fakat diğer zanlıları öylesine dövmüştü ki, içimin parçalanması neleri yaşatmıştı
    Yıl 1978, sabah nihayet bin sabırla vuzuha ermişti, perişanlık içindeydik yanımıza kar kaldı
    Haydi gidiyoruz diye seslendiler ve bir arabaya bindirerek adliyeye götürdüklerini anladık

    Epey zaman bekledik, nihayet vakti saati gelmiş ki içeriye alındık
    Karşımda hayli yaşlı bir hâkim vardı, adeta uyku halinde ki nazardı, hiç bir şey sormadı
    Kol hareketiyle kolluk kuvvetine demek ki anladığı lisanıyla meramını anlattı, kapı aralandı
    O an suçsuz olduğum anlaşıldı kanaatiyle, mütereddit bir şekilde polise baktım ki alaycıydı

    Cezaevine gideceğiz, şimdi evinizden yatak yorgan alınacak dedi
    İçim kan ağlamıştı, annem ve babama nasıl anlatırdım, içinden çıkılmaz bir hal almıştı
    Ne yapmalıydım, hak ve hukuk adına nelere sahiptim farkında mıydım, umutlar solmuştu
    Bir tarihte yaşanışmış olaydı, aylar sonra beraat ettim, nihayet masumluğum anlaşılmıştı

    Mustafa CİLASUN

  6. #126
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben nasıl hüzünlenmeyim, arka mı dönüp gideyim…
    Bilmem ki neden anlamazlar
    Böylesi kararmış gönüllerle nasıl bir sevda yaşarlar
    Hangi hesabın vadesinde nefes nefese kalırlar, evlat adına yüzü kızarmayanlar
    İçim titriyor, yüreğimin burukluğu gitmiyor, gözler nazar ederken hayret kuşatıyor

    Hangi günler için sönmeyen umuttun
    Ruhumdan ve gönlünden inşirah zerk ettiği muradıydın
    Sana nasıl bakardı, gözünden sakınır, her türlü meşakkati göze alırdı
    Sen naz ettikçe hoşlanır, mütebessim eda içinde arkasına yaslanır ve ümitle yaşardı

    O kadar yokluğa rağmen, sabretti
    Yaz demedi, kış demedi, gece gündüz mücadele etti
    Senin geleceğini düşünerek, yemedi, içmedi, harçlığını eksik etmedi
    Kim bilir arkandan ne kadar sevinirdi, geleceğin ana kadar düşlerin izindeydi

    Ne yaptın, anneni çaresiz bıraktın
    Seksen beş yaşında olmasına hiç aldırmadın, umursamadın
    Güya sen de bir insandın, imtihana tabi olacak hazandın, hiç arlanmadın
    Köylünün “evladı varken bize yardım etmek düşmez” i duyuracak kadar sıkılmadın

    Malatya’nın Darende İlçesinin
    Yavuzlar köyünde yaşayan bu biçare teyzeden bahsediyorum
    Hazin hikâyesini köyün camisinde imamlık yapan Abdullah hocadan dinledim
    O kadar içli ve samimi anlatıyordu ki içim parçalandı, hocam siz ne gerekiyorsa yapın dedim

    İftariyeliğine hüzünle şahit olmuş
    Bir haftalık tulumba tatlısı ve yufka ekmek bulunuyormuş
    Duygulanmış, köylüye sual edince,“hocam evlatları varken bize düşmez” demiş
    Ve bu köylüler mutat Kur’an hatmeden, zikir halkalarıyla ibadeti yetine getiren kullarmış

    Artık bir söz söyleyecek ne kaldı
    Nerede kaldı o civarın takva timsalleri, feraset ehilleri
    Bu seksen beş yaşında ki zavallı teyze bu kadar düşkün bırakılır mı?
    Söyle, hangi insanlık, hangi duyarlılık bu kadar hüznün karşısında çekimser kalır

    İnsan anladığını yaşamalı, aldanmamalıdır
    Adet ve töre üzerine din kaim edilmez, bilmem ki daha nasıl anlatılmalıdır
    Dinin şer’i kaynakları ortadadır, maslahatlar gözetilerek, akideler yıpratılmamalıdır
    Köyle ne bilsin diyen kabalığa da söz hakkı tanınmamalıdır, dünyalığından taviz vermeyen, nafile yere simsarlık yapmamalıdır

    Mustafa CİLASUN

  7. #127
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kimseye bir sözüm yok, yüreğimin derdindeyim…
    Ey saki niçin bakmazsın
    Sende mi çulsuzlara bir hak tanımazsın
    Sefil nefesleri insan saymazsın, gözlerine bakan meramı hiç anlamazsın
    Söyle nasıl bir hırsı heyecansın, ne mazlum ve de mağdurun dertlerinden çok uzaksın

    Kabak kemaninin derdi var
    Nasıl bir taksime girse yüreğimi yaralar
    Kimseye bir sözüm yok içim kan ağlar, hüzün sinemde kor olur çıkar
    Nedense ne hakkıyla sevebildim ve ne de sevilmenin süruruyla kendimden geçtim

    Sanki kendiyle keşmekeş nefestim
    Hangi sevdayı merak ettim, nefislerin halini seyrettim
    Aşkın edep rahlesinde ki hassasiyetiyle kendimden geçtim, bilmem hangi düşteydim
    Ruhumu ve kalbimi ram eyleyen bir fırtınanın ellerindeydim, telakkiler adına müşküldüm

    Ey saki bakma, boş ver ve gelip geç
    Bilmem kaç müşterin olmuştur, sessizce göçüp giden
    Bir gün olsun senin derdi gamını dinlemeyen, her vakit senden bekleyen
    Hoş gör be saki, derliler gelir, hüzne dalanlar kapıda belirir, gün batınca sesler kesilir

    Hangi gecenin sabahından söz edeyim
    Taş olan yastığımdan nasıl bahsedeyim, geceyi üzerime örteyim
    Banklarda uyuyan, sokak aralarında çaresiz bakan, bir umut adına koşan
    Garları mesken tutan, ayazda fırın ızgaralarının üzerinde yatan, kendini bırakandan mı?

    Zavallı kadın gecenin nu saatinde
    Uykuya hasret kalmış gözleriyle ve çaresizlik içinde
    Kalbinin derin sessizliğinde bulaşıkları yıkıyor, başını önünden ayırmıyor
    Rızkını temin etmek için sabrediyor ve metanetle direniyor, bilmem ki evdeki nerde geceliyor

    Ey saki artık gidiyorum, hoşça kal
    Sinenin silinmeyenleri ne kadar varsa unut, dostlukla var hal
    Giden geri gelmiyor, sevdalar sahraların sessizliğinde ve kalbin vecdinde inliyor
    Ruhunun vadinden geri dönen, O’na olan sadakati unutan, Ümmeti olduğu Efendimizden uzak kalan aldırmıyor

    Mustafa CİLASUN

  8. #128
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gönlün umudu aşktır
    Sevdasına ram olabilmek kulluğun farkıdır
    Kul, aklı ve bilgisiyle marifet halkasına tabi olmalı ve yaşamalıdır
    Ruhun insicamından neşet eden ahdi unutmamalıdır, rıza için mutlaka adanmalıdır

    Ömer’i affeden Allah
    Diri diri kız çocuğunu gömen kimdi maazallah
    Rahmet ve mağfiret umudun şavkında ihsan olurken, şaşkınlık nedir billâh
    Gönül ne bereketli bir ummandır, her marazı temizleyen çağlayandır, çünkü sedası vardır

    Ey tenimden süzülen ter
    Ateşi nasıl bilirsin, nefsin kollarında esir misin?
    Neden sevdanın suhuletinden içtinap edersin, hak rızasını hiç bilmez misin?
    Yedikçe yiyen, keyfiyet içinde serilen, O’na itaate gelince çekinen, nasıl bir ibretsin

    Ne zarurete iltifat ettik
    Ne de ruhsatlarla yetindik, doyumsuzluğa sürüklendik
    Moderni tenin uşağı haline getirildik, dünyevileşmek adına niçin yarışa girdik
    İnsanlığı çok gerilerde bıraktık, kıt kanat geçinen kullara farklı baktık, niye aldandık

    Bir değirmen vardı
    Sıraya girmek nasıl bir meşakkatti, eza demek azdı
    Un çektirmek için sabrın rengine bürünmek şartı, muhabbet ikbaldi
    Kadın, erkek rızkı için koşarlardı, samimiyet ve çile onlar için irfana götüren ardı

    Hangi dervişten söz etsem
    Meşrebini ve memleketini merak edip, nazar eylesem
    Belde ve köyün farkı açığa çıkar, insanlar sadakatinden taviz vermeyen vicdanlar
    Dile getirilen niyazları, sessizliğin iklimine bırakılan yaşları, sinede ekte kalanların ibretiyle dirilsem

    Çaresizlik ümit kapısına götürür
    Ruhun serencamından ilzam olunan hüzündür
    Samimiyet ve teslimiyet hak kapısı için zaruret kabilinden nasibi güldür
    Kula en yakın olan, annesinden ziyade şefkati bulunan, canan adına sevdaya fark atan yegâne hükümdür

    MuNstafa CİLASU

  9. #129
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hüzün vaktinden, bayram sevincine nazar ederken…

    Nefes, vakte amade kılınan andır
    Ruhun iptidai noktasında yazılmış bir kitabın adıdır
    Ömrün lahzaları bazen hazan, bazen bahar ve bazen de zemheri yaşatandır
    Önemli olan umudun solmadan, hissiyat viran olmadan, kalpte hüzün sağanağı başlamadan geçen zamandır

    Bir Ramazan ayı geldi, geçiyor
    İçinde ne kadar hikmet ve kıymeti gizliyor, O’na eriştiriyor
    Ruhlara dinginlik, kalplere sürur zerk ediyor, akıl ve izan azmettiriliyor
    İnsanlık bir kez daha tahayyül etmenin zindeliğinde tefekkür ediyor ve eğitiliyor

    Hangi akşam iftar için beklesem
    Nefsimizden ziyade seveceğimizi Efendimiz(s.a) düşünsem
    Onun yaptığı iftariyeliği bir bir hüzünle zikretsem ve birde halimi eklesem
    Nerede yanlış yapıyoruz diye sual etsem, hangi sevdanın serabında yaşadığımızı tefekkür eylesem

    Her gece teheccüd kılabildim mi?
    Divana durmadan, ruhumu ve gönlümü hazır hale getirdim mi?
    Enderun şevkiyle kılına teravihlere hakkıyla icabet ettim mi, yoksa erteledim mi?
    Her gün bir bahanenin gölgesinde, Allah kerim demenin ekseninde, oyalanmayı istedim mi?

    Nice kadir gecesi bahtımızda açtı
    Ve fakat pasif hale getirilen akıl ve vicdan ne kadar farkındaydı
    Efendimiz(s.a) ne kadar hayatımızdaydı, hangi emaneti kalbimizde yaşatıldı
    Okunan naatlar, dile getirilen kıssalar, cemaat içinde zikre bahis olanlarla sınırlanmıştı

    Bayram içime bir hüzün bırakır
    Göçüp giden her hakikat ehlini ve müntesiplerini hatırlatır
    Bir davayı göğüsleyebilecek şecaat ehli nefesler artık nutku kapalı sanıklardır
    Âlemi kâinatta evet, bir bayram yaşanacaktır, hüzün ve hicran vadileri ruhumu kuşatacaktır…

    ''Efendim, nice Ramazan bayramlarına erişebilmeniz dileklerimle,
    Rabbimden gönlünüzde huzur ve sadetler ihsan buyurmasını,
    umutlarınızın gözlerinizi yaşartmasını, vuslat için azimden kopmamanızı niyaz eyliyorum..''


    Mustafa CİLASUN

  10. #130
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hastane ve huzurevi sakinleri bilmem ki ne bekliyor…

    İnsandım, düşünmek zorundaydım
    İnsanlık adına ne yapabilirimde ısrarla durmalıydım
    Geçip giden zamana söyle ki neler anlatmalıydım, hangi lahzayı okumalıydım
    Bahşeden, halk eyleyen Rabbin özellikle hassasiyete işaret ettiği ayetlerde durulmalıydım

    Hasta revirde gözlerime bakıyor
    Bir umut adına çare bulmaya çalışıyor, ama olmuyor
    Nefesi zor güç alan zavallı ne kadar zorlanıyor ve fakat gözleri bakamıyor
    Refakatçisi sanki umudu kesmiş, bin kahır içinde nefes nefese anlatıyor, ah yavrun diyor

    Hemşireler ne kadar zarif yüksünmüyor
    Kimi zaman sabredip, onca sual karşısında sessizliğini koruyor
    Yatalak hastaların sancısı hiç bitmiyor, ağrıların şiddetiyle sanki figan eğliyor
    Yarabbi sen bilirsin, sen sahip ve hikmetiyle Rahmet eden yegânesin niyazı yükseliyor

    Hekimle ne kadar telaş içinde çırpınıyor
    Çok genç bir nefes trafik kazası neticesinde içeriye giriyor
    Hiçbir ses yok, nabız sayılıyor, kalbine masaj yapılıyor, şok tedavisi uygulanıyor
    Zavallının boynu bükük, o kadar masum bir duruşu var ki, insanın yüreği o ana dayanamıyor

    Çaresizlik içinde boynunu büken, yutkunuyor
    Bir selam versen kırk yıllık ahbap gibi içini döküyor, ne kadar samimi buluyor
    Umudu senin gözlerinde arıyor, kalbinin hassasiyetine yatırıyor, vicdanını uyandırıyor
    Nasıl tepkisiz kalırsın, hiç umursamadan maksadına nail olmak için insanlıktan çıkarsın, dedirtiyor

    Şimdi huzur evleri ne kadar şenlik içindedir
    Dilerim Rabbimden ismi gibi gönüllere huzur zerk eden yerlerdir
    Sıfatı bir şey sanan zavallıların ellerinde esaret yaşatılan nefesler değillerdir
    Onların mağfiret ve rahmet edeni Rabdir, bu hakikatten habersiz olanlar gafillerdir

    Mustafa CİLASUN

  11. #131
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ey yar, ayağımda prangalar var, firkatin dağlar…
    Hangi sazı elime alsam
    Hüzzam bir perdeden başlayıp, yüreğin figanını bıraksam
    Mızrabın çaresizliğini anlasam, telin çığlığını duysam, bu ömrü adasam
    Sahranın kuşatan esrarında seraplaşan hayalinle bir lahza buluşsam, feryadını duysam

    Gülmek benim neyime
    Ne dikili bir taşım var, ne de varlık içimdeki har
    Ruhumu celbeden bir hasret türküsü var, her mısrasında içimi yakar
    Ne vakit vuslata ereceğiz yar, ne açlık ve ne de susuzluk sineme elem zerk eden melal

    Ok olsam dışarı atarlar
    Yay olsam, ellerinden bırakmazlar, ip olsam kırarlar
    Hasret nasıl sinemi dağlayan nar, ne kadar nida etsem, kim duyar
    Devasız bir yaram var, hicran ruhumda ummanlaşan nazar, umudum niye hazanlaşır yar

    Artık yüreğime kar yağar
    Çaresiz gözlerin feri kesilir, takatsiz bakar
    Hangi ateşe yaklaşsam sinemde bir sızı başlar, dil lal olmuş ne çıkar
    Firkatin insicamında nefes kesilir yar, hüzün yağmurları gözlerimden boşalan karar

    Yüreğimde tuttuğum hazin bir ses var
    Sanki içimden hiç çıkmayan mütebessim bir nazar
    Tuvali alsam, gönül fırçasını serbest bıraksam, gözyaşlarımı boya yapsam
    Nasıl bir sevda resmi çıkar yar, ne kadar bilmesen, hissetmenin feyziyle dirilmesen, melal sızlar

    Bilmem ki neden bu kadar yorgunum
    Şevke ve sürura yılarca hasret kalmış bir vurgunum
    Umutları solan korkuyum, başımı kaldıramam, huzura çıkamam kırgınım
    Ömür hanesi viran olunca, düşler ruhumdan uzaklaşınca, yakan kor serinletmeyince, yâdıma ağlarım

    Mustafa CİLASUN

  12. #132
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yüreğimde yara var, ne sabır ve ne de sürur koyar…
    Mecnunları çok severim
    Vurgun yiyen sinelerinin titremesini dinlerim
    Mütevekkil halinde irkilirim, dalan gözleriyle akar giderim
    Sual etmekten imtina ederim, emrine amade bir nefes misali dilekleri için kefilim

    Akıl ya Rab sen muhafaza eyle
    Hiç kimseyi kimsenin eşiğinde süründürme
    Kalbinde beslediği ümitleri viran eyleme, sukut edeni dinle
    Sen sahipsin, maliksin, yaratan ve müddet verensin, şefkatini kimseden esirgemezsin

    Bırakmış kendini zavallı adam
    Saç sakal birbirine karışmış, mecnunlaşmış, dağlarda yatarmış
    Kayıplara karışır haber alınamazmış, kimi zaman gülerek ortaya çıkarmış
    Ne derin bir derdi varmış, dile getirilen hikâyeler içi burkan, yüreği yakan meyandaymış

    Kendini dağlara adamış
    Ne kadar ağlamışsa, ruhunda ki hicran dağlamışsa
    Gülen ve sevinen bir hale boyanmış, hangi kul görse, yardımına koşarmış
    Gönül zenginliği, sevdanın zarafeti, sadakatin naifliği hüznü dışlamış, kalp gözü açılmış

    Şöyle bir derinden baktım
    Kalbimin telleri titriyordu duramadım, ağladım
    Çok genç yaşta sevdasına adanmış, gözü kararmış, varlığını bırakmış
    Efkârın dağlarında derin derin düşüncelerle baş başa kalmış, hiç arkasına dahi bakmamış

    İnsanlar nasıl hürmet ediyor
    En yakınları gibi görüyor, hiç teklifsiz söyleniyor
    Bazen evin kızına nazar ediyor, gülerek ona bir şeylerden bahsediyor
    Kızın babası ve ağabeyleri değmeyin, yâdına sesleniyor, acısını tazeliyor, bir vakit sonra gülüyor

    Köylü çok sahip çıkıyor
    Asla gönlü kırılmasın diye hassasiyet gösteriyor
    Onun duasını almak, gönlünü yapmaktır kanaatini ifade ediyor
    Bir müddet sonra sessizce çekip gidiyor, ne verilmişse teşekkür edercesine tebessüm ediyor

    Mustafa CİLASUN

  13. #133
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gelme, hasretinden harap olsam artık istemem…
    Kaderimmiş derim
    Gözyaşlarımı ummanın sukut eden haline dökerim
    Sevemem, sevdayı gönlümde besleyemem, aşkın sahnesinde ölemem
    Bir role giremem, kalbin ah uzarına ne söylerim, artık hasret başaklarını biçerim

    Kabahatliydim
    Hissiyatın ellerine ruhunu teslim etmiş bir nefestim
    Sevmendim, gönül verendim, bir tebessümüne güller seren çaresizdim
    Neyleyim, bahtıma boyun bükerim, sinemde korlaşan ateşle dağların suhuletine çekilirim

    Düşman mı silsin gözyaşlarımı
    Ruhumdan nükseden hicran damlalarının ahını
    Bir ömür anlaşılmayan feryadımı, melülleştiren hüzün akşamlarını
    Kalem tükenir, takat kesilir, ümitler direnir, nefes kesilir, anlatamam hasret şafaklarını

    Bir sevda güftesi yapmalıyım
    Gönül iklimi mümbit olan bestekârın kapısında sabahlamalıyım
    Yüreğimin gözyaşlarını anlatmalıyım, bir dem teskin olmak için başarmalıyım
    Gülüp geçene kucak açmalıyım, her cefaya muhabbetle bakmalıyım, adanmış bir nefes olmalıyım

    Ecelle yakın bir arkadaşlığa girmeliyim
    Ne gönlüme ve ne de sana bir daha diz çökmemeliyim
    İrfan kapılarında gecelemeliyim, çilenin sadrında kendime gelmeliyim
    İhsan nazarlarımı bereketlendirmeliyim, hassasiyet içinde kalan nefesi tüketmeliyim

    Gelme, gönül kitabım dürüldü artık
    Bir teselli olacak şevk ve sürur vaat edemeyeceksin yazık
    Toprak her dem sineme yakınlaşan farkındalık, kabir nasihat adına bir azık
    Anma, yâdında yaşatma, hüzün ve hicranın naifliğiyle eğleşme, varsa gözyaşın toprağa bırakma

    Mustafa CİLASUN

  14. #134
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Doktor…

    Hangi yarama baksan
    Yüreğimde dinmeyen sızıyı aralasan
    Solmuş umutlarıma bir bir yeniden bir neşter vursan
    Hazan olan sinemi gün yüzüne çıkartsan, şevk ve ümidin kollarına bıraksan

    Su al diyorsun
    Anlat bakalım derdini diye bekliyorsun
    Beden gözelerinle seyrediyorsun, nesnellik adına direniyorsun
    Bir kalbin var neden ihmal ediyorsun, perdelenmiş gözlerini hiç düşünmüyorsun

    Aşk nedir bilir misin?
    Ruhi bir nasip olduğuna itibar eder misin?
    Kalbin inşirah ve haşyetle mümbit bir hale geldiğine ne söylersin
    Sevdası olmayan yüreklere nasıl nazar edersin, hep neşterler mi müdahale edersin

    İlim, merakın şubesidir
    Kalbin aklı ve basireti, hassasiyetle muteberdir
    Azim, kul olabilmek için lütfedilen zindeliktir, nefsi temayüz için değildir
    Hiçlik sıfatı varlık içinde ki tefekkürdür, her amel ve ibadette O’nun rızası asliyettir

    Gözlerime bak doktor
    Ne gördüğünü ve hissettiğini durma söyle
    Hangi sezginin sesi var, nasıl bir hicranın yarası sineme zerk eder zarar
    Kalbimin hüzün kaleleri artık çok sağlam ey dinmeyen efkar, hekim keşfedemez yar

    İçimde ki firkati sual et doktor
    Nasıl bir sevdanın dinmeyen hasreti kalbimi yorar
    Bu aşka, ne akıl, ne düş çare yar, hülyalar ruhuma eza bahşediyor yar
    Ruhumun hicran damlaları bin hüzün içinde yağıyor yar, her sukutum artık bir nar

    Gözyaşlarım dinmiyor
    Nasıl bir afak ki yüreğime serinlik vaat etmiyor
    Düşünceler bir bir kağıt parçası gibi ateşle kül olup sessizce sönüyor
    Hüzün ve hicran hem dem ruhum ve kalbimin müdavimi oluyor, hekim kime söylüyor

    Mustafa CİLASUN

  15. #135
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Artık her cefayı çekerim, gönlüme küser göçerim…
    Hangi esaretten söz edeyim
    Yıllara sâri elem zerk eden firkati sinemde mi besleyim
    Kan akan gözlerimi nasıl gizleyim, titreten hasretin feryadıyla inleyim
    Diz çöktüğüm lahzaları şahit göstereyim, aklı karartan sevdayı kime şikayet edeyim

    Bir umut beslemiştim
    Kaderin her anını teklifsiz kefil göstermiştim
    Biçareydim, teslim olmak için kefendim, feda olmaya yeminliydim
    Şimdi artık şaşkın bir nefesim, divane olmuş kimsesizim, yalnızlık köşelerindeyim

    Söyle neydi suçum
    Şimdi bir ömür prangalara vurulmuş mahkûmum
    Zindanına hapsettin, sessizliğin berduşluğuna meylettin, elemdin
    Samimiyet ve sadakati niye bu kadar lekeledin, güven duygularımı tarumar eylesin

    Yok, artık seni suçlamam
    Kendi masumiyetime veririm, mazlum kalmayı severim
    Derin bir hesabın içine girerim, artık ne gönlüme ve ne de sana diz çökerim
    Kalan ömrümü arifin dergâhına vakfederim, ecir ve ihsan naibi olmak için ter dökerim

    Ne kadar umut ettiysem
    Ruhumun hicran damlalarını yazmak için çekinmediysem
    Hüzün vadilerinde sevinmekle yetindiysem, hicran gecelerinde yaş döktüysem
    Sevinme, ecel terleri döktürdüğüne güvenme, bırak ben divane olayım, sevdama yanayım

    Yaşarken ölmeyi öğrettin
    Hiçlik adına yazılan mısralarınla telakkilerimi değiştirdin
    Edebe ne kadar yabancı biriydim, bedevinin insicamından nazar edendim
    Gönül verdim, sessizce seven biriydim, ruhumun serencamından şevk alan bir nefestim

    Söyleyemedim, çekindim
    Bir gün kısmet olur, dilim açılır diye bekledim
    Her an kalbi hıçkırıklarımla yalnızlığa itildim, nasıl gülebilirdim
    Sevilmeden ölendim, kefene bürünendim, ecelle bedelleşen çaresizdim, daha ne söylerim

    Mustafa CİLASUN




Sayfa 9 / 12 İlkİlk ... 56789101112 SonSon