Sayfa 7 / 12 İlkİlk ... 34567891011 ... SonSon
Toplam 179 mesajın 91-105 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #91
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Ruhum hicran içinde, gönlüm hüznün kadrinde…

    Masumiyet katlediliyor
    Mazlum gönüller, köleliğe layık görülüyor
    Kapital adına saptıran yüzler, arlanmadan hala gözyaşı döküyor
    Rol çalmak isteyen sanat adına densizler, günboyu ezber bozarak serkeşlik ediyor

    Ülkem adına sızı duymak
    Aziz milletin sabrını ve suskunluğunu zorlamak
    Kadirşinas olan gönülleri hiçe sayarak dışlamak ve dahi suçlamak
    İnsani sıfatları yatsıyarak adeta canavara taş çıkartırçasına kimi görse ve bulsa saldırmak

    Bir vakitler sahnelenen ne varsa
    Emel ve hırsları adına maksat güden şirretler hakikatsa
    Bu vakıa her zaman birşekliyle ve sosyolojik olarak yeryüzünde yaşanacaksa
    Ümmeti Muhammedin haline yanarım, sessiz çığlıklar karşısında ki temaşasına niye ağlarım

    Şayet kul olabilmek muratsa
    Kur’anın beyan ettiği ayetler gönüllere yabancıysa
    Keyfi ve hevesi için çırpınan nefesler, varlık adına coşan kimseler O’ndan uzaksa
    Ne hicranın ve ne de hüznün senası hakkıyla gönülde yer bulmaz, sızılar asla onunla barışmaz

    En yakınlarımız yabancılaştı
    Sanki farklı dünyaların kapıları onlar için aralandı
    Nefsine cazip gelen ne varsa bir bir sıralandı, anne-babalar evet, yetrsiz kaldı
    Çoçuklar akıldaneli yapmaya başladı, anne, baba onlara akıl danışmak için sabırla sızlandı

    Yapılan bu hesaplar aşikardı
    Yenik ve ac millet ne yapacaktı, esarete zorlayan kuvvet işbirlikçiydi
    Cehaletle itham edenler satılmış kesimlerdi, devleti sahiplenenler zaten ithaldi
    Zavallılık ve mazlumluk sanki milletin kaderiydi, özünden koparılan izan neyi hakkıyla anlayacaktı

    Hükmedenler ecnebiler için canhıraştı
    Her halukarda aldıkları emir ve talimatları uygulamak için yarıştaydı
    Milletin ah u zarını kim tanırdı, cebir ve şiddet en alasından ve alenen uygulanan acıydı
    Zaman umutların hülyasıydı, sabır ve azim içinde ki halk yılmadı, cefakarlıkla kepazelikleri yakinen anladı

    Mustafa CİLASUN

  2. #92
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sinem yanacak, edebin vecdiyle O’na yakaracak…

    Hangi
    maskeyi elime alsam
    Bir ömür hasredilen nefesin,
    hangi sıfatlara gam olduğunu anlatsam
    Hulisi kalp ile ruhumun insicamına baksam
    Kalan nefesin müddetince öyle çırpınsam ve ağlasam

    Kim bilir
    Ne kadar gafletim var
    Ukalalık her nefesimden arlanmadan kokar
    Vicdanım niye suskunluk yaşar, can söyle ne vakit çıkar
    Yeis içinde bulunmak edep ve hayayı hırpalar, sabrı yok sayar
    Hüsn-ü zan içinde ümitle yakarmak, O’na kulluk için yapmak iradeye bakar

    Bir milletin azizliği
    Erdem ve fazilet üzerine zenginliği
    Tarihinde ki hakkaniyet üzerine hasrettiği zarifliği
    Hak e hukuk adına hassasiyeti, ihsan ve inayet için seferberliği
    Bir yetimin hakkını korumak ve teslim etmek te ki duyarlılığı ve azimeti
    Zan üzere değil, muhakeme kabiliyeti ve endişe için hassasiyeti muhafaza etmekledir

    Bir ülkede
    Her milliyetten insanlar yaşaya bilir
    Önemli olan insanlık sıfatına ram olmak gayesiyle
    Hiçbir nefesin hürriyetine müdahale etmeden ve kısıtlamadan
    İnsanın, can, akıl, nesil, din ve mal varlığını teminat altına alınma güvencesi
    Gönül rahatlığı içinde dini vecibelerini yaşama, örf ve annelerine bağlı kalma ilkesidir


    Bugün itibariyle
    Anne ve babalar evlatlarının dilini anlamalılar
    Sosyolojik olarak çevre faktörleri ve eğitimde ki müfredat yetersizliği
    Sağlanan imkanlarda ki dengesiz şefkat zadeliği, mükellefiyetin idrak edilememesiyle ilgili
    Emanete sahip çıkmak, sadece bedensel ihtiyaçlarını karşılamak değildir, kalbi hassasiyetlerdir
    Aklın ihtiyacı bilgidir, kalbin ki sevgi ve muhabbettir, iradenin ki azimettir, ruhun ki yüceltme kabiliyetidir

    Mustafa CİLASUN

  3. #93
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir hicaz güfteydi hissiyatımı kuşatan ve anlatan…

    "Kalbimi dinledim o an, burukluk içindeydim!"

    Şair ne kadar da güzel yazmış
    Kalbinin hüzün sayfalarını hiç esirgemeden açmış
    Bu kadar içli ve insanın duygularını cezbeden, kalbinin tellerini titreten bir anmış
    Yaşamış, içine atmış, çaresizlik içinde yılların burukluğunu anbean yaşamış, hep ağlamış

    İşte böyle oluyor hissiyatın akışı
    İlmek ilmek işleniyori halin sabrında demleniyor
    Suskun kalmak, sessiz çılıkla bir ömür yaşamak sinesine işliyor, yalnızlığa çekiliyor
    En yakınları bile onun bu dramını hissetmek için gayret sarf etmiyor, sadece esefleniyor

    Sevgi ve muhabbet
    Kalbi ve vicdanı cezbeden saadet firkate sürüklüyor
    Ruhi ve kalbi olmayan tevessüller, heva için kılıktan kılığa giren densizler üzüyor
    Gücün yetmediği yerde, azmin tükendiği her iklimde nefes hüzün içinde vaktini bekliyor

    Yalnızlığım ummanına
    Kulaç açmış nice nefesler, solgun bakan kimsesizler
    Artık bir işe yaramıyorsun diyen efradı ayaller, ömrü viran edip inletiyor
    Her vakit okunan ezan gözleri yaşartıyor, kalbin elleri açılıp sahibinden medet bekliyor

    Derdini kime anlatsın
    En yakınları yabancılaştıktan sonra kime adansın
    Varlığı yok olmuş, beden dili himmete kalmış, gözler fersiz kalmış, gün kararmış
    Nereye ve kime sığınacak, hor ve hakir görülen adresen mi deva bulacak, ölümü o an yaşayacak

    Ey yar hal için melal böyle
    Şairin ve sazendenin gönlünden nükseden hicaz devadır derdime
    Bir ömür susacağım, önüme bakıp edebin rahlesine sığınacağım, sabrı yudumlayacağım
    Nasıl istersen, hangi hevesin peşinden sürüklenersen, aklını ve iradeni keyfin için kullanırsan akıbetini sen söyle

    Mustafa CİLASUN

  4. #94
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ey kalbi suhuletini hasreden, esirgemeyen Biiznillah…

    Bilmem ki kızım mı desem
    Yüreğinden sökün eden himmeti nasıl ifade etsem
    Sineme sürur bahşeden, edebiyle gıyabi nazarları üzerine çeken
    İnsanın gönlünde coşku hissttiren, hilmiyle sabrı terennüm eden, sukutu ar bilen
    Derd-i gamını aşikar eylemeyen, öğrendiği ve azmettiği bilgiyi hayatına aksettiren bir erdem

    Oysa hiç tanımazdım
    Zira kendi halinde yazmaya çalışan bir adamdım
    Vakit darlığı sıkıntısıyla tashih etmeye dahi fırsat bulamayan nazardım
    İçinde bulunduğum zaman, gönlüme ne düşmüşse o an yazan ve paylaşan hicrandım
    Birçok vefakar ve kalbi selim nefesler kıymet atfedip yorum yapsalar, kanaat yazsalar sızlanırdım

    İnsan sabrınvecdiyle durulmalı
    Her lahzasında dirilmenin şevkiyle kanaate ram olmalı
    Sevdasını vuslata adamalı, aşkın her kadresinde kalbinin telleri inşirah yaşatmalı
    İrfan ve itibarı ancak O’nun rızasında anlamlaştırmalı, ruhunu celbedeb öteyle barışık olmalı
    Her nefesi, cazip sanılan teni, hissiyetı celbeden şerri, nefsin sefası olarak anlayıp, uzaklaşmalı

    Biiznillah kardeşim kederli
    Suskun bırakan dertlerin çilesinde el hak muteberli
    İkinci bir doğuşun neşesiyle sezgide bereketli, hassasiyette dirlikli
    En önemli tavsiyem, aklını ve izanını, kalbini ve iradesini çok iyi değerlendirmeli
    Asla zan içinde beslenmeden, hüsn-ü zan için sarfettiği gayreti tedbirli şekilde sarf etmeli

    Şair olamadığım için şiir yazamam
    Kıymetli okur ve dostların gösterdikleri teveccühe edepsizce karşı çıkamam
    Sadece “yazanım” yazdıran kudret adına heyecan duyan fukarayım, aşktan ne anlarım
    Sevda adına hangi kitabı okusam derin bir üzüntüyle sancı yaşarım, nadanlığıma çok inanırım
    Hanif yürekli, edebin en latifiyle hal ikliminde tesettürlü, hakikat için şevkli kardeşime en kalbi muhabbet ve hürmetlerimle efendim…

    Mustafa CİLASUN

  5. #95
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Himmet ve edebin sezgisinde bir “SahraNur”
    Her nefesin sessiz olduğu
    Kalbi muhabbet ve meşveret için müşterekliğin bulunduğu
    Hak rızası için hassasiyetin rikkat misali şart olduğu işaretlerin yolculuğuydu
    Kalp hissedince, idrak kanaat getirince, akıl muvazene için sabırla süzgeçten geçirince sağduyuyu
    Gönül hoşluğu başlıyor, serdettiği sabır ve fedakarlık gün yüzüne çıkıyor, gıpta etmek hak getiriyor

    Belliki çok arzu ederdim
    Evrensel konuları müzakere etmek ve kanaatını deruhte etmek
    Hiç telaşa kapılmadan, lüzumundan fazlaya her konuda dikkati bırakmadan yürümek
    İçselliğin ve irad olma kabiliyetinin, sebep ve sonuç ilşkişisini idrak etmenin süruruyla düşünmek
    Kemal sıfatı, edep libası, tefekkür senası, sabır nidası olarak nüksetsede, zariflik boy halinde ölçüşüyor

    Sanki ağabey demesini
    Gönül penceresini nispeten aşikar eylemesini
    Kal eden dilin, kaygı ve gamdan arileşmesini elbette çok isterdim
    Nezaket kalbin ve aklın zaruretidir ve fakat emin olmak, endişe duymak ta haktır beklerdim
    En suskun zamanlarda, onca iştirakçinin bulunduğu ortamda sebat ve samimiyette manidardır

    İnsan bazen bekliyor
    Hisseden yüreklerin çarpıntısını duymayı diliyor
    Edep ve samimiyet O’na kul olabilmekten geçiyor, takva kuşartsın istiyor
    İnsan terki nefes edene kadar imtihandadır ve fakat akıl ve idrak, kalp ve irade vecdini destekliyor

    Ey pak yürekli kardeşim
    Rabbimden umutlarının bahtınla buluşmasını niyaz eylerim
    Hissedişlerin, edebe olan düşkünlüğün her zaman bereketlensin gıpta ederim
    Kaç zamandır naif hakkını teslim edemiyordum, mazeretlerin arkasına sığınıyordum
    Evet, çok yorgun ve bitabım, uzun bir telaşın ardından gönlüme düşenleri alel acele sıralıyorum, en kalbi şükran ve hürmetlerimle…

    Mustafa CİLASUN



    Mustafa Cilasun üstadımız için bir karalama

    Heyecan arar üstadım hemen her an gönlünde
    Renk ve güzellik ister elindeki gülünde
    Tek satır yazamaz değilse günün de.

    Derin anlam bulunur her satırında
    Cümlelere ahenk verir her yazdığında
    Okuyunca insanın canlanır hemen duyguları..

    Satırları duygu dolu insanı içten yaralar
    her satırında belirir anıları
    Düşlediği şeyler görür hep eserinde

    Güzel nağmeler yeşerir büyür.
    Kim bilir bu güzel eserlerden bestelenir şarkılar
    Mustafa Cilasun Üstadımızın şiirlerinden ..

    Değeri anlaşılır ancak ölümünde.
    Her okuyan anlamaz belki manasını
    Duygulu ifadeler vardır kaleminden anlayana.
    Bu kadar üstadım gerisi gelmedi

    Selamünaleyküm Mustafa Cilasun üstadım

    Hayırlı bereketli bir Ramazan dilemek için geldim. Siz bizi her zaman mutlu ettiniz. Güzel şiirlerinizle. Küçük bir supriz yapayım dedim. Kusurumuz olduysa af ola. kendi adıma ve İlim hazinem ailesi adına size ve kaleminize Allah için ramazan tadında güzel bir ömür diliyorum..

    En kalbi minnet ve şükran dileklerimle duygulandığımı aşikâr eylerim ve katkı sağlayan kardeşlerime muhabbetlerimi kabul buyurmasını beklerimJ

    Mustafa CİLASUN

  6. #96
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kalbimin yaşı durmayacak, bir lahzada sukuta kanacak!
    Bir kuş olup uçsam
    Nerede bir yüreği yanan var, sessizce melalini okusam
    Yüreğinin derinliklerinde yatan hicranı, bir çırpıda alıp çıkartsaydım
    Halini huzura kavuştursam, kalbini sürur ile barıştırsam ve sonra kanatlansaydım


    Kalbimi ne vakit açsam
    Ruhumdan nükseden hüznü güfte yapıp okusam
    Boyun büken, hasrette biten, çaresizlikte inleyenin derdi gamını anlasam
    Bir deva adına ömrümü vakfedip, rızanın ikmali için cehtle yarışsam ve itminan olsam

    Ey hiç görmediğim ve hissettiğim
    Bilmem ki nedir derdin, bir burukluk içinde çekinensin
    Neden umutlarına güvenmezsin, nasibin vaktini ve hikmetini ihmal edersin
    Üzülmen, melülleşip gözyaşlarını gizlemen, içine sızı bırakan kederi niçin beslersin

    Urfa’yı, Adıyaman’ı, Mardin’i gezdim
    Derdi gamı, çileyi, sabrı orada yaşayanlardan öğrendim
    Meğerse ne kadar bencilmişim, olanlardan habersiz serkeş bir cahilmişim
    Onca meşakkate ve mecburiyete rağmen, gönülleri ne kadar zarif ve temiz hissettim

    Urfa’da balıklı gölü seyrettim
    Bir hüzün içimde anlatılan hikâyeleri dinledim
    Sıla gecelerine iştirak ettim, yanık sesli sazendelere refakat ettim
    Gecenin bir yarısında, yine yalnızlığın derin sularında tefekkür etmeye niyetlendim

    Adıyaman’ı görmeyi diledim
    Nemrut dağından güneşin doğuşunu izledim
    Derin bir hüzünle göçüp giden nesilleri sessizce yâd ettim
    Şehrin ne kadar hizmete aç olduğunu fark ettim, burada yaşayanlarda insan dedim

    Mustafa CİLASUN



    Şefkat ve muhabbet kalbin bereketidir…
    İnsan sevmeye görsün
    Kalbinden nükseden sezgiyle nasıl bir ümit ile yetinsin
    Kuşatan hüzün salkımlarında yüreğinin çarpması hızlanmıştır
    Sanki gönül kanatlanmıştır, derin bir iştiyak ve özlem beklenen
    nazardır

    Sen sanki baharı gülüsün
    Şen şakrak bir çiçeği ve umut bahşeden fersin
    Hissiyatı kuşatan erdemsin, ruhuma sürur vadeden nefesi cansın
    Uykularımın romanı, düşlerimin korkusu, hülyalarımın suhuletisin

    Ne zülfünü gördüm
    Ne de sesini duydum, kalbin soluklarında duruldum
    Edebi zarafetin, muvazene içinde ki hakikatin, ne kadar naifti
    Sanki yıllara sâri bir özlemin ayak izleriydi, sineme şevk zerk etti

    Kalbim yaralı ve arızalı
    Hekimin pürdikkat tavsiyesi, kulaklarımı çınlatmalı
    Mustafa Bey tıbben eksi olmuştunuz, bu operasyonda kanama durmazdı
    Otuz beş ünite kan ve on üç saat ameliyattan sonra nasıl odluysa bu iş başarıldı dedi

    Siz normal ömrünüzü tamamladınız
    Şimdiki olağan üstü duruma uzatmaları yaşıyorsunuz dersek kırılmayınız
    Nefes ve vaktin sahibi Rabbimdir, O’na kavuşmak en büyük özlem ve dileğimdir
    Hatalarımla ve varsa sevaplarımla, sevgi ve muhabbeti ancak O’na inanarak öğrendim

    Mustafa CİLASUN

    Hasretin esiri, sabrın dilencisiyim…

    Bir ömür sabretsem
    Derdi gamımla hiç kimseye yük olmadan göçüp gitsem
    Her gözyaşımda sır olan efkârımı ummanın sükûnetine döksem
    Artık umudumu yoran, kalbime hazanı yaşatan, ruhumu hicrana koyan melali hasretsem

    Sinemde dinmiyor hüzün dalgası
    Çektiğim hasretin sinemde firkatleşen sızısı ve ezası
    Bitmiyor yüreğimin sevdası, halimde korlaşan nidası, ah u sedası
    Nereye gitsem, her kabrin başında nihayetimle yüzleşsem, tükenecek mi cezası

    Artık ne kalem yazıyor
    Ne de halin şevk sığınağında takat kalıyor
    Nefes her geçen gün farklılaşıyor, kalp vakti için bakınıyor
    Rüzgârın ülfeti sinemde bitiyor, sessizlik içinde gelen sürur haz bahşediyor

    Ecel ne vakit kapımı çalsa
    Ruhum O’nun muhabbetine hasret kalan sanıksa
    Akıl ve irade suskun bırakılan mağdursa, gönül işvesini neyleyim
    Mizanın kurulacağı, hak ve adaletin dağıtılacağı, umutların muştu olacağı an’a dalarım

    En ziyade sevdiğimizi düşünürken
    Bin bir bahane içinde bıkıp usanmadan nefesi tüketirken
    Onun şahsi manevisinden tebarüz eden faziletleri kalbimizde yaşatmazken
    Akıl ve irfan, sadakat ve vefaya, yürek ve vicdana nasıl bir nazarla itibar edeceğiz

    Artık hangi sezginin tesirinde kalırsan
    Bir ömre bedel hasret ve feda olmayı kalbine hiç sormasan
    Sinemde düğümlenen umutların sessizce akan yaşlardan çok uzaksan
    Rabbim seni dilediğin gibi haşretsin, ruhunu ve vicdanına azap eylemesin

    Mustafa CİLASUN


    Sevda kemali yet ister, ancak irfan sahibi için bir değer…
    Yüreğin bir sevdası vardır
    Sır olup, halin deminde sabırla arınması melaldir
    Vicdanı sızlatan sevgiden başka ne vardır, rızayı bari ruhumdaki yaradır
    Kulluk firkati, umudun inşirah suhuleti, edebin teskin eden çehresi muhayyilemdir

    Aşk; ruhtan tebarüz eden sezgidir
    Hiçliğe adanmış gönüller ihsan ve inayette mütehassizdir
    Beyhude yaşamak kimler için değerlidir, nedenleriyle yol almak akın işidir
    Kalbine ve ruhuna hor bakan zaten nitelikten arîdir, edep ile halleşmek tefekkür gereğidir

    Hangi cemiyet içindeysen
    Sosyal nedenler içinde sürüklenen bir nefessen
    Ne derler gailesiyle yıllarca sabreden ve sukut ettirilen fersen
    Taklit üzere bulunmaktan aklını ve kalbini arındır, yoksa asıl korku pek yakındır

    Hiçbir vakit nefsine tevessül etme
    Hissiyatına kapılıp, el âleme bakarak karar verip gitme
    Beşer aklına geleni söyler ve yapar, insan her amel ve düşüncede hesap yapar
    Kemaliyet vasfına erişen can, sabır içinde çileyle meşk eder ve ihsan üzere olmayı yeğler

    Mezarlık ne kadar suskun ve sakin
    Kabrin her birinde vaktini bekleyen umutlar hâkim
    Berzahı tefekkür etmek, Araf için sukuta geçmek gerekir amma lakin
    Duygular sel oluyor, hicran alıp kendi sahnesine götürüyor, hüzün ne kadar derinden vuruyor

    Hangi toprağa bassam iz olur
    Bilinçaltında kümelenen dağlar ne vakit yar olur
    Sinemde kor olan sevda hangi lahzada ruhuma sürur veren medar olur
    Susan dilim, yazan kalbim, takatsiz eşkalim, derdi gamımı şehredip aşikar eylese ne olur

    Mustafa CİLASUN

  7. #97
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kalbimin ah u zarı var, bilmem ki şimdi ne yazar!
    Sessiz ve kuytu yerler aklıma geliyor
    Terk edilmiş mekânlar, viran olmuş hanlar, ondan geriye kalanlar
    Duvarlara kazılmış mısralar, ağaçlara atılmış imzalar, bir yere alıp götürüyor
    Vakit dünyasının, nefes zamanının, lahzalara adanmış canlar, halime ibret zerkediyor

    Neden içimde derin bir hüzün var
    Tahayyül ettiğim her nazarda, niçin sinemde hicran akar
    Ruhumu daraltan hangi saik var, kulluk aczi yetim kalbimde derin bir yara açar
    Ne vakit el açsam, secdeye kapanıp ağlasam, düşünürken bir derya gibi aksam, sızı kalbimi yoklar

    Ne hakkıyla sevmeyi bildim
    Ve ne de sevilebilmenin hazzıyla şevke eriştim
    Çaresizlik içinde yıllarca umut ettim, halimi kimseye aşikâr eylemedim
    Gönlümün hicran duraklarında Rabbime tevekkül ettim, yıllar sonra nasibin vaktini öğrendim

    Nerden bilirdim, kara düzen bir nefestim
    Taklit üzere inanmış ve iman etmiş bencileydim, sual edemezdim
    Bilgi ikmali ne kadar kıttı, kitap hiç sözü edilmeyen sanıktı, irfanına erişemedim
    Bir ömür hakkıyla kul olamamanın ıstırabıyla teessür içindeydim, hicran ile barışık nefestim

    Sılanın bir erdemi vardır
    Mavera adına yaşanmış ibreti ikram olan nazardır
    Ne kadar hasret çekersen, sineni yakan firkate kefilsen el hak imandır
    Sabır içinde lütfedilen çilenin ihsanıdır, umut baharının naifleşen bir sedasıdır

    “Bekledim gelecektin ömre bedel an gibi
    Eridim için için eriyen zaman gibi” güftesinde efkâr cefadır
    Yüreği dağlayan vefa ve teslimiyeti zedeleyen tuğyandır, kalbe zerkedilen hicrandır
    Beklenilen gönül verilen, sevda adına sine vakfedilen için bir sitem ve figanın sessiz yakarışıdır

    Mustafa CİLASUN

    Akşamın olduğu yerde bekle diyorsun, gelmiyorsun…
    Bir ömür beklemek
    Ne demektir hiç biliyor musun?
    Gelip geçen mevsimlere, içimi titreten hüzne
    Ruhumdan nükseden hicrana hiç önem veriyor musun?

    Sevmenin, gönül vermenin
    Feda olmak için şükretmenin feyzini
    Tefekkür ve tahayyül ettiren çilesini, sabırda eğiten ülfetini
    Kanaatle boyun büktüren teslimiyeti, hiç sinende fark ediyor musun?

    Ne vakit solan yaprağı görsem
    Düşlerimi süsleyen ümitler içinde sessizce nefeslensem
    Hiç emele tevessül etmesem, heves için sevgiyi feda etmesem
    Aşkın hicran zerkeden firkatiyle bir ömür halime şükredip öyle göçsem

    Hangi kabrin yanından geçsem
    Yüreğime seslenen enginliğin içinde başımı önüme eğsem
    Bin hüzün içinde göçüp giden ümitlerin yâdıyla gönlümü teskin etsem
    Akan gözyaşlarını, sukut ettiren vicdanı, ruhumdan neşet eden hicranı dindirsem

    Artık ne söylesem kar etmeyecek bilirim
    Vurgun yemiş umudu teselli etmek için evet, yorgunum
    İçime batan, yüreğimi sızlatan, halimde şevk ve sürur bırakmayan
    Düşlediğim hülyalar için yanarım, artık bir nida etmesen de çaresiz susarım

    İnsan umut içinde yaşar, hasrete kanar
    Ruhunu ve kalbini sevda bürümüşse hicran içinde coşar
    Hüzün sokaklarına sessizce dalar, her nazarında ümit vecdiyle şakar
    Artık onun dünyası, firkate adanmış hülyası, kulluk kimliğini tahkike sokar

    İnsan beden diliyle değil
    Kalbin aklı ve lisanîyle nazar etmelidir
    Kalbin en müstesna bir Nazar gâh olduğunu bilmelidir
    Gönlünü ve iradesini O’nun rızası ve muhabbetine hasredip şükretmelidir

    Mustafa CİLASUN


    Gönül baharın gülü, sinenin firkati, ruhun suhuleti olmalı…

    Bilmem ki neden hor bakarız
    Bin bir sancı içinde zanla yol alırız
    Aklı ve irfanı niçin umursamayız, kendi halimize bakmayız
    Her fırsatta temize çıkmak için takiye yaparız, kul olmayı biz ne sanırız

    Şahadet etmek, nasıl bir ikramdır
    Hidayet mertebesine nail olmak insan için ne manadır
    Rüzgârın elleri yüreğin tellerine dokununca, sine sevince nail olunca ne aladır
    Ruhun zümrüt tepeleri vardır, mutmain olmuş nefes için en güzide seyirdir, akıl için vuslattır

    Hak ve hakikat gönlün sevdasıdır
    Kulun nereye ve kime ait olduğunu idrak etmesi nasibi ihsandır
    Aklın ve azmin, vicdan ve dimağın iradeye istikamet vermesi, zafiyeti terek etmesi murattır
    Umut kalbin namütenahi aşkı, gözyaşlarının farkı, yakarmanın takvası, bilginin muştusu olmak adına fırsattır

    Hangi viran kapıya baksam
    Bir zamanların sayfalarını sessizce aralasam
    Ruhuma hüzün bahşeden ibretleri bin keder içinde dostlara yazsam
    Gönlümse sürur hissedip bahtiyar olacağım, rahatlamanın farkına varacağım
    Terki nefes etmeden, ecel ruhuma seslenmeden, hüzün sinemde demken nasıl yakaracağım

    Artık gönül sevdası bir başka yaşanıyor
    Ne kadar heves varsa edebin rahlesine koşuyor ve sual ediyor
    Ne Araf’ın ve ne de berzah’ın haşyet zerkeden mütehassıslığı sineme sızı veriyor
    Varlık Hakta kendini buluyor, en yakınlar uzaklaşıyor, hevaya koşanlar, delilik zannediyor

    Mustafa CİLASUN

    Git, hiç arkana bakmadan, nedamet duymadan git…
    "Ey hüzün sen halimde aşkın akısın,
    Vicdanımın perdelerinde Hak'ka uzanan sancıların tadısın.

    Âlemi hakikat birliğinde hikmetli bir vakıasın,
    Sen yine iyi ki, varsın."
    Mustafa CİLASUN

    Arkana dönüpte sakın ağlama
    Sinene gam zerk eden hissiyata bağlanma
    Bir endişe içine düşüp keş kelerin sokağına uğrama
    Bir karar verdin, aklını ve iradeni kullanarak kanaatini ifade ettin unutma

    İnsandım, hatalarımla vardım
    Hiçbir zaman verdiğim sözden geri durmadım
    Sabırla yol aldım, kanaati dışlamadım, her vakit ümitle yaşadım
    Her isteğini gücüm nispetinde karşıladım, kimi zaman boyun büküm, ağladım

    İnsan, aklıyla ve kalbiyle sever
    Henüz bu mertebeye gelmemiş nefesler bilmem ki neyler
    Samimi olmak, sadakat üzere bel bağlamak, ötenin vecdiyle yaşamak ne der
    Hiç yoktan bir hevesin, ben istiyorum öyle olacak demenin hangisi hak, kul hayâ eder

    Artık ne sabahın ve hüzün zerk eden akşamın
    Ruhumdan kopmaların başladığı hicranın, sezgisinde varım
    Her hüzün kalesinin misafiri olmaktan onur duyarım, vurgun yiyen kalbe acırım
    Suskun ve kuytu yerden seslenen nidayla yanarım, kabrin hangisine baksam ağlayanım

    İnsan varlık adına hiçlikte kul olmaya adanmalı
    Aşkın her lahzasında kalbinin hassasiyetiyle durulup, konuşmalı
    Sukut etmeyi edep saymalı, hak rızasının en müstesna gaye olduğuna inanmalı
    Heva ve hevesin, nefisten neşet eden talebin, muvazenesiz isteğin köleliliğine yaranmamalı

    İnsan, kemali yet içinde mutmaine olur
    Ruhunun ve kalbinin sisli perdelerinden kurtulur, hür olur
    Sevdasına adanmayan hangi can samimi olur, aşk adına bir umut taşır
    Çilenin her ikramı, cefanın vakarlığa götüren sabrı, iman etmenin ihsanı aşk ile anlaşılır

    Mustafa CİLASUN

  8. #98
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kalbim hüzne ramdır, sevdası firkati hicrandır…
    Uzan soluklu bir yolculuğa çıkmak istiyorum
    Her lahzasında hiçliğin yaşandığı, benliğin aşka adandığı
    Sahranın gönlüme inşirah sunan hazzının bulanmadığı, yağmurun ıslattığı
    Ruhumun vurgun yemiş duvarlarının arındığı, kalbimin naif bir şekilde ağladığı iklimlere girmek istiyorum

    Çocukların telef edilmediği
    Nefeslerin canavarlaşan mahlûklar tarafından katledilmediği
    İnsan sıfatının hassasiyetinin idrak edildiği, akıl ve iradenin sevdaya hasredildiği
    Hakikatin her lehçesinde ruhun ve vicdanın suhulet içinde nazar ettiği bir güzeeliği özlüyorum

    Dost ve düşman bilinirken
    Kimlerin kuyu kazdığı gün gibi aşikârken, hinlik para etmezken
    Takiye her fırsatta esirgenmeden saçılırken, gıybetin alası yapılırken, sine yanarken
    Nefsim dururken kime ne söyleyeyim, çara olmayacak yaraya ne diye ah u figan edeyim, diyesin geliyor

    Kul, neye ve kime inandığını bilmeli
    Aklını ve azmini bu uğurda seferber etmeli, taklitten vazgeçmeli
    Keyfi ve hevesi için ne kadar dikkat kesiliyorsa, O’na kul olmaktan çekinmemeli
    Her halini, içine attığı kederini, devasız sanılan emelini edebi sadık gibi O’na hasredip felaha ermeli

    Aşk, iradenin sadakat meşkidir
    Gönül sevdasının hakikate mebni şirazesidir, edep kul içindir
    Hayâsı olmayan ne kadar sefildir, ruhunu ve kalbini terk etmiş bir bedendir
    Nefsine köle olmuş, endişeyi unutmuş, nedensizlik içinde boğulmuş hilkat garibesidir

    İnsan hissiyatıyla yol alan çaredir
    Akıl ve iradesi bunun için muvazene edilmesi beklenmiş serdir
    Her türlü zafiyetin getirisini kader olarak vasıflandırmayan Abdi gerekçedir
    Ruhunun ve kalbinin yaratılış ilkesine sadık kalan değerdir, nefsini terbiye eden erdemdir…

    Mustafa CİLASUN

    Nerede hata yaptım, zafiyete kandım, yaralandım…
    İnsan elbette düşünmeli
    Nereye gittiğini bilmeli, ruhundan ve kalbinden arîleşmemeli
    Aklıselim olmak için azimeti ve iradeyi edebi vicdanın rüknünden bilmeli
    Ruhunun geldiği adresi, kalbinin nazar gâh edilmesi, aklın erdem derecesi hissedilmeli
    Vakit en kutlu ibrettir, seni içinde sürükleyen kederdir, aşk ve sevda adına ne büyük rehberdir

    Akıl bahşedilirken
    Aklı alınanın ne hale geldiği yakinen bilinirken
    Araf için bin hüzünle lafı güzarlık edilirken ve hatta ibret içine düşerken
    Berzahı en latifliğin suhuletiyle tahayyül etmeden ve halin dirliğinde demlemeden göçüp giderken

    Hangi gözyaşını anlatayım
    Nefsin ilzamından neşet eden avuntuyu kime bırakayım
    Gönül pınarından süzülen aşkı sevdayı, vuslata olan yakarışı ne yapmalıyım
    Heva ve hevesin her çehresinde, zafiyetler aklımı ve irademi bu hale düşürünce nasıl yanayım

    Sevmek, teslimiyet demektir
    Aşk, ruhun ve kalbin sevdasında nar olup, yeşermektir
    Akıl ve azimet ne tükenmez bir nimettir, iraden için bahtına kefil olan nedendir
    Emel tulu hayaller için değil, umut hevesin oyuncağı olmak için esir edilen hakikat hiç değil

    İnsan kul olmak için yakarmalı
    Nefsin ve metanın esiri olmaktan kurtulmalı, O’na koşmalı
    Sabrın vakarıyla gözyaşlarını sessizce bırakmalı, kanaat ettiren imanı kalbi arındırmalı
    Sadık olmak, sadakat içinde durulmak, mavera yolculuğunda umut olmak için sevdasına kanmalı

    Geçip giden zamana bakmalı
    Ümmet olmanın idrakiyle tefrikadan uzak bulunmalı
    Cemaat asabiyetleri içinde boğulmaktan artık kalbini ve izanını kurtarmalı
    Rabbine umutla el açmalı, bilgi ve muhakeme etmekten asla geri durmamalı, inandığını hakkıyla kavramalı

    Mustafa CİLASUN

  9. #99
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Artık kelam etmek için beklemeyeceğim
    Acabalara tevessül etmeyeceğim, umut içinde sukut edeceğim
    Her halin yazılmaya namzet bir kitabı vardır, melal ne kadar sızıya kanmıştır
    Gün açsa, gecenin sessizliği kuşatsa, bin hüzün içinde gözyaşları aksa eyvallah ta kalacağım

    Biliyorum ki sizde haklısınız
    Onca güvenin tarumar edildiği bir hayatı taşıyansınız
    Nereye baksan, insan diye münasebet kursan, dertsiz başına dert alsan
    Ziyadesiyle düşüncelerinde taşısan, yeis içinde çırpınsan, hassasiyet taşıyan ansınız

    Gel efkâr eyleme, zanna yenilme
    Kalbinin gücüne zafiyet ekleme, basiretini heder etme
    Aklın ve izanın, deruni bilgi ve tecrübe ikmalin, nefsi manada ki cehti kararın
    Bir hayat felsefesi olmuş, muvazene içinde bulunmak şartı aranmış, hislerini incitme

    Eğer akidemiz sağlam ve eminsek
    Her hangi bir şekilde şek içinde değil ve azimliysek
    Her söz ve nazarın maksadına kani olacak nispette duru ve itminan içindeysek
    Mütereddit olmak, hak ve hukuku yerinde kullanmamak, en azından insandan kaçmak ne kadar makuldür

    Sanki yorgun düşmüş bir savaşçı gibisin
    Elbette ki sessizliğin suhuletine hasret kalmış bir kedersin
    Yalnızlık içinde umut besleyen, cefa ve meşakkate kimi zaman boyun eğensin
    Nihayetinde kul olmak için kalbi inşiraha ulaşmak dileyen bir nefessin ve bekleyensin

    Bazen nasip gecikir, derin bir iç çekilir
    Ne kadar rabbimize yakın isek, o nispette ümitler hesap edilir
    Kul nevi şahsında hiçliğin ikliminde, nefsin tezkiyesinde, edebin ziyadesiyle
    Kalbi hassasiyete erişmeli, kemali yet vasfı için dur dural bilmemelidir, ikbali düşünmeli

    Mustafa CİLASUN

  10. #100
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yalnızlık limanında melalden nükseden çığlık…

    Her korkunun bir geçmişi vardır
    Dimağı ve hissiyatı dağlayan serencamdır
    Ten ürperir, kalp ivmededir, şaşkınlık kuşatan bir cehildir
    Sığınmak, iman üzere kaim olmak, en yakında durulmak takva işidir

    Geçmişin silinmeyenleri hicrandır
    Kaderin cilvesinden akseden sukutu endamdır
    Külli irade adına yazılmış bir kitaptır, sünnetullah haktır
    Fark edebilmek, yabancılık çekmemek yetiştirilmekle ilintili meyandır

    Akıl narı reddeder, arı seçmek irade ister
    Her nefes bilinci nispetinde hayatını tanzim eder
    Edep ve adabı muaşeret naif bir talimden geçen nefsi ihya eder
    Kul olmak, O’na el açmak, ruhun ve gönlün dilinden maksatsız yakarmak ceht ister

    İnsanın bahtına tekâmül eden çile ikramdır
    Atisi adına sabrı sevdadır, aşkın en latif makamıdır
    İnsan olmak bakımından muhatap kabul edilmiş imtihandır
    Nar ne ki, cennet meğerki ümmeti olabilmek firkatin bedeli, akıl ikramdır

    İyilik ve ihsan içinde yol almak maksattır
    Çile ve cefaya sabır nazarıyla bakmak, vicdani sevdadır
    Ruhun en zarif hali, gönlün sürur içinde ki melali, secdede ki edasıdır
    Hiçbir esamesi olmayan, nefesin vaktine adanmış bulunan can, hiçlikte arınmalıdır

    Ne Ferhat’ın azminde, ne şirinin neznin de
    Ütopyalara kapılmadan sosyal durumuyla ilintili aramalı
    Kulluğu şartlanmışlığa bağlamadan, akıl ve izandan arî bulunmadan
    Muhakeme kabiliyetini diri tutmalı, aklın neye tekamül ettiğini kat a unutmamalı

    Mustafa CİLASUN

  11. #101
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Umut, ruhumdan neşet eder, kalbim aşkıyla besler…

    Bir sevda kasidesi söylenmeli
    Yüreği yakan, hicranın sağanağında ağlatan
    Gün yüzüne hasret umutlara şevki yaşatan ve sineyi rahatlatan
    Sabrı kanaati fark sayan, ecir ve ihsanda coşkuya kavuşturan bir güzellik dillenmeli

    Yanık sesler, sevdasına hasret nefesler
    Ne cennete ve ne de cehenneme ram olmak için çekinenler
    Araf’ın sessiz çığlığını bilmeyenler, berzah için şüpheye düşen biçareler
    Her ezgide kendinden bir şey bulan kederler, yalnızlık sahilinde düşünen bedenler

    Kanadı kırılan kuşun feryadı vardır
    Umut dağları oluşturan muradın yanıklığı nasıl bir yaradır
    Han duvarları, gözün yaşları, yüreğin ağıtları, sukut ettiren hicran ırmağı
    Ruhumdan nükseden hüznü hatırlatır, içimin sızlaması derin bir acıdır, sabır baş tacıdır

    Ne zaman bir ebru üstadını görsem
    Hüsn-ü hat üzerine nefeslenen edebin rahlesinde serinlesem
    Neyzenin ruhundan akseden nağmelerle hazzın mehtaplarını seyretsem
    Tuval üzerine resmedilen hülyanın, ümit yağmurlarının heyecanıyla gönlümü teselli etsem

    Hangi beşer, kemali yet için gayret eder
    İnsanlık vasfına nail olmak ne kadar faziletliymiş meğer
    İlim akla, hassasiyet ruha, edep ve nezaket şuura refakat ederse
    Gönül sevdaya, melal aşka, hissiyat en makbul bahara aşinadır, hakkıyla dert edinilse

    Hiçlikten korkma, varlığa araç olmaktan kork
    Nefsine abanma, kalbini karartma, aklını bulandırma
    Arifin sözüne, dervişin haline, sevdanın narına, aşkın sofrasına uzaksan kork
    İnsan iki doğumu yaşamış bir kemali yettir, kulluk ihsanıyla mücehhez olmuş hedeftir unutma

    Mustafa CİLASUN

  12. #102
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sana ne kadar tutkunsam, o kadar yorgundum…

    Bilmiyorum ki nasıl olacak
    Akıl, izan ne vakit halimin insicamına acıyacak
    Vicdanım bir ömür mü sızlayacak, sine narlaşıp, umutlar mı solacak
    Gönül ne zaman hicranının hasretinden kurtulacak, ruhum huzura kavuşacak

    Beni benden alan bir hal var
    Sessizliğin yalnızlığına sevk eden hüzün içimi yakar
    Dil susar, göz şevksiz bakar, nereye el atsam, bir yaprağa bakıp ağlasam
    Hazanın kuşatan efkârıyla yol alıp, ummanın serencamına dalsam ve hıçkırıklar bıraksam

    Sen bilmiyordun, susuyordum
    Kalbini incitmemek için acıyla sabrediyordum
    Her ne söylesen boyun büküyordum, kalbimi nasıl incitiyordun
    Kabalığı ve nadanlığı sevmiyordum, gözyaşlarımla yetiniyor, umut besliyordum

    Sevmenin ne demek olduğunu biliyordum
    Gönül lisanıyla melalini şerh etmeyi diliyordum
    Fakat ne yapsam, hangi devaya tutunsam sen istemiyordun
    Ben çekiniyordum, masumca bir ümidin nefesinde eriyordum, sabırla bekliyordum

    Bilmem ki nasıl bir sürgünün hışmındayım
    Prangalara vurulan hissiyatımla yastayım, sanki devasız bir hastayım
    Ben sustukça sen sabrıma yükleniyor, kalbimi viran ediyordun, ne kadar sefih görüyordun
    Bazen insan olduğumu unutuyor vehmine kapılıyordum, hangi teselliye baş vursam anlamıyordun

    Artık çaresiz boyun büküp
    Sana olan umudu yitirdim, ne kahır ve ne de isyan ettim
    Bahtıma düşen nasibe bel bağladım, her hicran perdesi açılınca ürperdim
    Sürgün olan bu sevdanın çilesine bir ömür vakfettim, sineme nakşeden izleri silmedim

    Mustafa CİLASUN

  13. #103
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ya Resul, Ya Nebi nidaları arşa yükselirken…

    Her vaktin bir eşref saati vardır
    Gönülleri ihya eden, hissiyatı büyüleyen, gözyaşını sel eyleyen
    Aklı ve izanı hakikatin feyzine gark eden, vicdanı buğulayan zamanlar farktır
    Ruh inşiraha açılırken, kalp nazar gah olduğunu teyit ederken, azim ve irade kararlıdır

    Efendimizin merhameti zarifti
    Kalbe sürur bahşeden esin misaliydi, şevki ümitti
    Sadakat ve eminlikte her canın itminana sevk eden fedayı firdevsti
    Tevazu ve edepte insanlığın rehberi, şefkat ve muhabbette mübelliği olan müjdeydi

    En bedevisinden, en şairine
    Saltanat süren beşeri sefilliğe, köleliği nükseden rezilliğe
    Nisayı meta haline getiren cehalete, gaspı meşru sayan caniliğe
    Zulmü alkışlayan cemiyete, küfür üzere şartlanan sapkınlığa gönlünü kapatan naifti

    Ümmetine karşı ne kadar endişeliydi
    Her niyazında hassasiyetle dile getiren emaneti hicrandı
    Bir kul niteliğinde ve insan kimliğinde ne kadar edep içinde ecri sadıktı
    Rabbine karşı haşyetin en müteessir aksettiği, mütehassıslığın zirve yaptığı niyazdı

    Şayet ümmet adına bir hakikat varsa
    Vahdeti hiçe sayanlar hala desiselerin hesabıyla nara atarsa
    Cemaat asabiyeti parçalanmaya çanak tutarsa, akıl ve irade asimile olur
    Ruhsuz bir beden, beşer kalmakta ısrar eden, nefsi emareyi sıfat sayan meydanı istila eder

    Ramazanın bereketi, ruhlara sürur zerk eder
    Gönüller sürur içinde ibadet ve tazime icabet ederek hicran diner
    Merak etmek, nedenler üzerinden sual eylemek, hanif bir kul olmak için koşmak
    Ümmet ve kulluk ikliminde mevsimleri bahar eyler, üşüyen ve yalnızlaşan yürekleri ihya eder

    Mustafa CİLASUN

  14. #104
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet, bu hakikati teslim etmeliyim
    İlmi siyaset diyene iltifat etmeden
    Vicdanın sesiyle hareket etmeliyim
    Akıl ve izan farkını idrak etmeliyim

    Umman gönülde yaşayan bir sevda
    Kelam, fikrin edasında ki vecdi nida
    Şayet aşk, nefsin ihyasında ki harsa
    Olmaz hiçbir derde deva, eza boşuna

    İnsan, kul olmak için sırrı revandır
    Ne canan ve ne de nar için manadır
    Köle olmak ne vakit sevda nazarıdır
    İhsan ve inayet, aşkın mütealasıdır

    Ne zaman bir ah etsem sızım gamdır
    Yeis neden şevkten uzak bir zamandır
    Hazan hüznü yaşamak için mi vardır
    Umut hangi bahtın ibrette mizanıdır

    Gönül sığ olursa, nefs hükmetmeyecek
    Akıl ve izan fikrin azlığına ne diyecek
    Merak ilmin bir şubesidir kim bilecek
    İrade, azmin halinde huluse erişecek

    Mizan korkutmasın hakkı sevdadır
    İnsan için en ulvi bir meyan şavkıdır
    Aşk için vazgeçilmez bir ar-ı itibardır
    Hak ve hukuk niye vardır, aşk nardır

    Menfaat tellalları niye etrafı kuşattı
    Ruh, en soysuzun kal’inde ki sancıydı
    İnsanı köleleştiren kavga nefs tacıydı
    Çaresiz bırakılan kulda ibret acısıydı

    Siyaset asla bir rantın payesi olamaz
    Hakka karşı kullanıp ihsan bulunmaz
    Dünya adına ne varsa fanidir sığmaz
    Ruh ve kalp vicdanın halinde uyumaz

    Edep, insanın en erdemli şeceresidir
    Nar ve nur içinde ki bereketin halidir
    Sineler niye mahzunluk için firkattir
    Vuslat, ruhun vazgeçilmez payesidir

    Kul, ihsana erişince kalbi nazar eder
    Zan ve ezadan arîleşerek hakka gider
    İhlâslı bir gönül aşkta yok olmak ister
    Maşuk için iraden mahiyette ki değer


    Mustafa CİLASUN


    İnsan, onur ve edeple omurgalı olmalı, zaafı dışlamalı…

    Evet, bu hakikati teslim etmeliyim
    İlmi siyaset diyene iltifat etmeden
    Vicdanın sesiyle hareket etmeliyim
    Akıl ve izan farkını idrak etmeliyim

    Umman gönülde yaşayan bir sevda
    Kelam, fikrin edasında ki vecdi nida
    Şayet aşk, nefsin ihyasında ki harsa
    Olmaz hiçbir derde deva, eza boşuna

    İnsan, kul olmak için sırrı revandır
    Ne canan ve ne de nar için manadır
    Köle olmak ne vakit sevda nazarıdır
    İhsan ve inayet, aşkın mütealasıdır

    Ne zaman bir ah etsem sızım gamdır
    Yeis neden şevkten uzak bir zamandır
    Hazan hüznü yaşamak için mi vardır
    Umut hangi bahtın ibrette mizanıdır

    Gönül sığ olursa, nefs hükmetmeyecek
    Akıl ve izan fikrin azlığına ne diyecek
    Merak ilmin bir şubesidir kim bilecek
    İrade, azmin halinde huluse erişecek

    Mizan korkutmasın hakkı sevdadır
    İnsan için en ulvi bir meyan şavkıdır
    Aşk için vazgeçilmez bir ar-ı itibardır
    Hak ve hukuk niye vardır, aşk nardır

    Menfaat tellalları niye etrafı kuşattı
    Ruh, en soysuzun kal’inde ki sancıydı
    İnsanı köleleştiren kavga nefs tacıydı
    Çaresiz bırakılan kulda ibret acısıydı

    Siyaset asla bir rantın payesi olamaz
    Hakka karşı kullanıp ihsan bulunmaz
    Dünya adına ne varsa fanidir sığmaz
    Ruh ve kalp vicdanın halinde uyumaz

    Edep, insanın en erdemli şeceresidir
    Nar ve nur içinde ki bereketin halidir
    Sineler niye mahzunluk için firkattir
    Vuslat, ruhun vazgeçilmez payesidir

    Kul, ihsana erişince kalbi nazar eder
    Zan ve ezadan arîleşerek hakka gider
    İhlâslı bir gönül aşkta yok olmak ister
    Maşuk için iraden mahiyette ki değer

    Mustafa CİLASUN

  15. #105
    Üye
    Mustafa CİLASUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa CİLASUN
    Üyelik Tarihi
    01.05-2013
    Son Giriş
    05.09-2013
    Saat
    16:17
    Yaşadığı Yer
    Kayseri
    Mesaj
    177
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Yâdımdan nükseden bir hüzün var, ey yar…
    Ne kadar gizlesem
    Her lahzanın ümitleriyle yeniden dirilsem
    Sabır denen deryanın derinliğinde hicran ile nefeslensem
    Bilmem ki ne vakit içimin sızısını dindirsem, şevki sürur ile nazar etmeyi hissetsem

    Artık aynaların sır perdesi kalmadı
    İçselliğin ak sedası her yanımı sardı, mecal uzaklaştı
    Düşen yaprak, kuruyan toprak, sevdasına adanmış yüreğin titremesine bak
    Ömürden geçilse, risaleler ezberlense, idrak firkate yenik düşmüşse, hal bizar, umut hazandır

    Neden kalabalıklar haz vermiyor
    Ruhuma sancı zerk ediyor, hüzün her lahzada sesleniyor
    Anlayamadığım, kavrayamadığım bir yabancılığın korkusu mu nüksediyor
    Şaşkınlığım, abartılı bulduğum, asla haz alamadığım keşmekeşlik her yanımda bitiyor

    Ten ne kadar güzel olursa
    Nefeslerin dikkatlerini celbe dip üzerinde toplasa
    Ruhunda ve kalbinde hak ve hakkaniyet azmi bulunmuyorsa yaradır
    Ne sefih bir gamdır, ruhsuz bir maceradır, zafiyet içinde çürüyen mecaldir, korksa da

    Kalbin hangi halinden söz edeyim
    Aklın derecelerini hangi idrakimle şerh edeyim
    Vasfımı aşikâr eyleyen nadanlığımın ayan olan farkını nasıl gizleyim
    Ruhumdan tebarüz eden yükün altında, gönül bahçemin kalın surlarından sesleneyim

    Ne kadar zulmetsen
    Ah u zar etmem için sabrımı denesen
    Ömrü besteleyen güfteyi notalara çevirip sazendeye versen
    Mızrap kırılır, akort darılır, saz mahzunlaşır, sazende şaşkınlık içinde etrafına bakınır

    Mustafa CİLASUN




Sayfa 7 / 12 İlkİlk ... 34567891011 ... SonSon