Sayfa 3 / 3 İlkİlk 123
Toplam 39 mesajın 31-39 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    sessizfırtına Avatarı

    Üyelik Tarihi
    10.09-2009
    Son Giriş
    07.06-2010
    Saat
    13:52
    Yaşadığı Yer
    kocaeli
    Mesaj
    2.198
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    günaydın.başka eserlerini dinleyip okuyamayacağız.1 yıl olacak sanırım vefat edeli.

  2. #32
    Üye
    ticet77 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.11-2009
    Son Giriş
    10.11-2015
    Saat
    14:29
    Mesaj
    3.984
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    hayrettin sen uzaydamı yaşıon bak alla alla

  3. #33
    Üye
    hayrettin Avatarı

    Gerçek Adı
    hayrettin
    Üyelik Tarihi
    11.10-2009
    Son Giriş
    30.06-2012
    Saat
    18:25
    Yaşadığı Yer
    manisa
    Mesaj
    1.385
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    benim kazayla aynı anlarda demekki sen nerdesin

  4. #34
    Üye
    ticet77 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.11-2009
    Son Giriş
    10.11-2015
    Saat
    14:29
    Mesaj
    3.984
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    geçmiş olsun kardeşim ben şuan uzaya doğru gidiom

  5. #35
    Üye
    hayrettin Avatarı

    Gerçek Adı
    hayrettin
    Üyelik Tarihi
    11.10-2009
    Son Giriş
    30.06-2012
    Saat
    18:25
    Yaşadığı Yer
    manisa
    Mesaj
    1.385
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ah rıza ah

  6. #36
    Üye
    sessizfırtına Avatarı

    Üyelik Tarihi
    10.09-2009
    Son Giriş
    07.06-2010
    Saat
    13:52
    Yaşadığı Yer
    kocaeli
    Mesaj
    2.198
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    neylersin
    ah ulan rıza
    işte gidiyorum ayrı bir güzel.

  7. #37
    Üye
    ayyüzlü Avatarı

    Gerçek Adı
    ayyüzlü
    Üyelik Tarihi
    11.10-2008
    Son Giriş
    09.10-2017
    Saat
    11:46
    Mesaj
    19.971
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sana Geldim

    Yağmurlar içinden ıslandım geldim
    Bir kuru değneye yaslandım geldim
    Sıcacık çorbana muhtacım inan
    Ölümlerden geçtim uslandım geldim

    Üşüdü ellerim üşüdü kalbim
    Yaban ellerinde taşlandım geldim
    Sanki cehennemdi sensizlik bana

    Irmaklar içinden sislendim geldim
    Tren yollarında islendim geldim
    Kalmadı hevesim kalmadı inan
    Yıkandım arındım süslendim geldim

    Sana geldim sana kucaklarmısın
    Bilmemki yeniden bağışlarmısın

    Yusuf Hayaloğlu


    Adı Yılmaz


    Dalyan gibi bir çocuktu
    Benim gözümde küçüktü
    Küstü de dağlara çıktı
    İner mi inmez mi bilmem

    Şimdi dağların tozudur
    Belki isyanın sazıdır
    Hala kalbimde sızıdır
    Diner mi dinmez mi bilmem

    Adı Yılmaz kendi Yılmaz
    Makamı yok dem tutulmaz
    Dağlara soru sorulmaz
    İner mi inmez mi bilmem

    Mavi gözleri boncuktur
    Ölüm korkusu şuncuktur
    Azrail atı kancıktır
    Biner mi binmez mi bilmem

    Parkasına kar yağmıştır
    Bir kenarda ağlamıştır
    Belki elleri yanmıştır
    Söner mi sönmez mi bilmem

    Yusuf Hayaloğlu

  8. #38
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben Deli Değilim

    O adam niçin siyah
    gözlük takıyor;
    Niçin öyle ruhsuz ve namussuz?
    ...O adam o kızın
    yanında,
    Niçin öyle duruyor, bilmiyor musunuz?

    O adam, o kızı
    kolundan tutacak,
    Belki canını çok fena acıtacak.
    O adam, o kızın
    babası değil,
    O kız, o adamı hiç tanımıyor.
    O adam, o kızı
    kandıracak, belli,
    Götürüp bir pavyona satacak!

    Peki ama o
    kızın babası kim,
    O kız, orada kimi bekliyor?

    O kızı
    niçin bu kadar önemsediğimi
    Ben de bilmiyorum.
    O
    kızın babası ben miyim yoksa?
    Bayağı, gözüm ısırıyor.

    Ben
    bu kediyi nerede görsem,
    Bütün vücudumu bir kaşıntı alıyor.
    Bu
    kedi beni ne zaman görse,
    Böyle aptalca kuyruk sallıyor.

    Ben
    bu kediyi alsam, eve götürsem, olmaz
    Annem, dünyada koymaz.
    Ben bu
    kediyi şimdi kandırmaya çalışsam
    Anında yüzümü cırmalar, huyudur.
    Bu
    kedi var ya, bu kedi
    Başıma gelen bütün uğursuzlukların
    Tek ve
    tek sormulusudur!

    Ben şimdi bunun gırtlağına basıp boğsam,
    Mazeretimi
    kim anlar?

    Bu kedinin beni niçin bu kadar
    ilgilendirdiği,
    Sizi niçin bu kadar ilgilendiriyor?
    Bu
    kedi benim şahsi kedim, dün tekmeledim,
    İnat etmiş, eve
    girmiyor.

    Ben şimdi bu vitrinin önünde her gün,
    Böyle kazma
    gibi durup dikiliyorsam,
    Kime zararı var, değil mi?
    Herhalde bu
    vitrinin bir yerinde,
    Dikkatimi cezbeden bir şey var, değil mi?

    Yani
    şimdi, şu gelinlik kaç para kardeş? desem
    Acayip bir fiyat çekerler.
    Diyelim
    ki param var, diyelim ki, sarın! dedim
    Diyelimi ki hemen sarıp
    verdiler
    Ulan, bu gelinliği anam mı giyecek?
    Konu-komşu demez mi,
    kime aldın?

    Ben burada dikilmekten hoşlanıyorum arkadaş,
    Var
    mı bir itirazın?

    Bu gelinliğin beni niçin bu kadar
    etkilediğini,
    Ben de düşündüm, çözemedim.
    Meret,
    o kadar güzel ki, sırf bunu giymek için
    Bir günlüğüne,
    gelin olmayı isterdim.

    Ben şimdi asılıp kulağımı kopartırım,
    Kulak
    benin kulağım.
    Ben şimdi çıkartıp çorabımı da yerim,
    Çorap benim
    çorabım.
    Ama ben şimdi tutup karını dövsem, olmaz
    Karı, senin
    karın.
    Peki, sen şimdi karını dövsen, olur mu?
    Karı, senin karındı
    hani?
    Ama sen şimdi benim karımı dövsen, farketmez,
    Çünkü benin
    karım yok.

    Demek oluyor ki, dostum,
    Her istediğini yapma
    hususunda,
    Senin durumun bombok!

    Bu mevzuya niçin bu
    kadar taktığımı
    Anlamıyor bu doktorlar.
    Güya,
    bir karım varmış da, kötü dövmüşüm de...
    Öldürmüşüm, öyle
    diyorlar...

    Bak şimdi şuraya, taştan bir adam kondurmuşlar,
    Adam
    düşünüyor ama derdini bunlar almışlar.
    Yani şimdi şu düşünen herif,
    Dizini-dirseğini
    kırmış, öööyle düşünüyor..
    İyi, güzel, tamam da, ne düşünüyor, bilen
    var mı?
    Yani şimdi onun, öyle kara-kara düşünmesi için
    Ortada,
    görünür bir sebep var mı?

    Yaa, bu herif hiçbir maça gitmiyor,
    Takım
    filan tutmuyor, loto-ganyan oynamıyor.
    Sonra bu herif,
    tele-voleleri, dizileri takip etmiyor,
    Kira derdi, vergi derdi,
    askere gitme derdi yok.
    Onu, gözetleme evinde kimse gözetlemiyor,
    Deprem
    profesörlerinden kimseyi tanımıyor.
    İçkiyi ağzına koymamış, sigaraya
    hiç alışmamış,
    Hayatında bir tek hatunla bile aganigi olmamış.

    Bence
    bu herifin bir bok düşündüğü yok.
    Bu herif bizimle resmen kafa
    buluyor...

    Bu mevzuları niçin bu kadar uzattığımı
    Biraz
    olsun, düşünmüyor musunuz?
    Peki siz hiçbir şey düşünmeden,
    dert etmeden,
    Böyle ot gibi yaşarken, ne hissediyorsunuz?

    Ben
    eskiden böyle değildim, bakmayın siz.
    Beni bir gün ne biçim
    dövdüler, bilemezsiniz..
    Yahu niçin dövüyorsunuz be abiler? dedim
    Kes
    ulan, burada soruları biz sorarız! dediler.

    Neymiş? Çok şey
    biliyormuşum, dilim çok uzunmuş,
    Çok soru soruyormuşum,
    Onları
    hasta ediyormuşum.
    Niçin ben de uslu bir vatandaş gibi
    Hiç
    düşünmeden ve eşelemeden yaşamıyormuşum?
    Niçin önümdekini yiyip şükür
    etmiyormuşum?
    Şimdi sana güzel bir ders vereceğiz, dediler
    Çırılçıplak
    soyup baş aşağı, bir çarmıha gerdiler.
    Orada ne kadar kaldığımı
    sormayı unutmuşum,
    Zaten saldıklarında artık hiç soru sormuyormuşum.

    İşte
    ben o günden beri hatırlamıyorum bildiklerimi,
    İşte ben o günden
    beri böyle birazcık hoşum...

    Bana niçin öyle
    baktığınızı anlamıyorum.
    Çekin üstümden gözlerinizi, zoruma
    gidiyor.
    Vurmayın ulan vurmayın artık, ayıp oluyor!
    Vurmayın
    be vurmayın, beynim dışarı akıyor!

    Yusuf Hayaloğlu

  9. #39
    Üye
    ayyüzlü Avatarı

    Gerçek Adı
    ayyüzlü
    Üyelik Tarihi
    11.10-2008
    Son Giriş
    09.10-2017
    Saat
    11:46
    Mesaj
    19.971
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Hayat Nedir Anne?

    benim hiç sapanım olmadı anne,
    ne kuşları vurdum,
    ne de kimsenin camını kırdım...
    çok uslu bir çocuk değildim ama,
    seni hiç kırmadim, hep boynumu kırdım.
    ben hayatım boyunca
    bir tek kendimi vurdum! ..

    suskun görünsem de,
    fırtınalı ve mağrurdum anne.
    bir mızrak gibi,
    aynada hep dik durdum anne! ..
    ben sana hiç bir gün laf getirmedim,
    leke sürmedim.
    ama göğsümü çok hırpaladım,
    kalbimi çok yordum...
    ben hayatım boyunca, en çok kendimi sordum! ...

    benim hiç sevgilim olmadı anne,
    ne bir yuva kurdum,
    ne bir gün şansım güldü...
    öpemeden bir bebeğin gidişini,
    tükendi gitti çağım...
    kimi yürekten sevdiysem,
    yüreğini başkasına böldü...
    bir muhabbet kuşum vardı,
    o da yalnızlıktan öldü...

    sen beni göğsünde
    hep acılarla mı soğurdun anne?
    yoksa evlat diye,
    koca bir taş mı doğurdun anne?
    eziyet degilim, zahmet değilim,
    musibet hiç değilim;
    bir senin mi balına sinek kondu, söylesene!
    doğurdun da beni,
    ne ile yoğurdun anne?

    benim hiç hayalim olmadı anne...
    ne seni rahat ettirdim,
    ne kendim ettim rahat...
    BİR MUTLULUK FOTOĞRAFI BİLE ÇEKTİRMEDİ BU HAYAT!
    kaybolmuş bir anahtar kadar
    sahipsizim anne...
    ne omuzumda bir dost eli,
    ne saçımda bir şefkat...

    say ki yollardan akan,
    şu faydasız çamurdum anne...
    say ki ıslanmaktım, üşümektim,
    say ki yağmurdum anne!
    bunca yıldır gözyaşlarını,
    hangi denizlere sakladın?
    oy ben öleyim,
    SEN BENİ NE DİYE DOĞURDUN ANNE? ? ?

    Yusuf Hayaloğlu




Sayfa 3 / 3 İlkİlk 123