Sayfa 1 / 10 12345 ... SonSon
Toplam 140 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    omerhayyambu8 - Ömer Hayyam/Rubaileri
    ÖMER HAYYAM
    (1048 - 1131)

    1048'de Nişabur'da doğan Ömer Hayyam, daha yaşadığı dönemde İbn-i Sina'dan sonra Doğu'nun yetiştirdiği en büyük bilgin olarak kabul ediliyordu. Onun “zamanın bütün bilgilerini bildiği” söylenirdi.
    "Çadırcı" anlamına gelen soyadını baba mesleğinden alan Hayyam, bu mesleğe yönelmek yerine, mantık, felsefe, matematik, fizik, metafizik, tıp ve astronomi gibi çok farklı ve çeşitli alanlarda öğrenimini sürdürdü.
    Öğrenimi tamamlayan Ömer Hayyam, günümüze ulaşmayan pek çok kitabının yanısıra, kendisine büyük ün ve saygınlık kazandıran Cebir Risaliyesi'ni ve Rubaiyat'ı kaleme almıştır.
    On bölümden oluşan Cebir Risaliyesi'nde kübik denklemleri incelemiş ve bu denklemleri sınıflandırmıştır. Matematik bilgisi ve yeteneği zamanın çok ötesinde olan Ömer Hayyam, denklemlerle ilgili başarılı çalışmalar yapmış, ancak negatif, kesirli ve sanal kökleri görememiştir. Sadece pozitif köklere ulaşmayı başaran Hayyam, ayrıca kübik denklemlerin de bir, en fazla iki kökünü bulabilmiştir. Ayrıca Pascal üçgeni olarak bilinen üçgenle ilgili de bir kitap yazdığı bilinmektedir.
    Hayyam, İsfahan'da üç yıl çalışarak kurduğu rasathanede hem gökyüzünü inceler ve bilimsel çalışmalar yapar, hem de hükümdarın özel müneccimi olarak yıldız falına bakardı. 1079 yılında tamamladığı, halk arasında “Ömer Hayyam Takvimi” bugün ise “Celali Takvimi” olarak bilinen takvim için büyük çaba sarf etmiştir. Güneş yılına göre düzenlenen bu takvim 5000 yılda bir gün hata verirken, bugün kullandığımız Gregoryen Takvimi 3330 yılda bir gün hata vermektedir.
    Hayyam'ın edebiyat tarihinde yerini almasını sağlayan eseri ise Rubaiyat'dır (Dörtlükler). Hayyam, dörtlüklerinde, aşk, şarap, dünya, insan hayatı, yaşama sevinci, bu geçici dünyanın tadını çıkarmak gerektiği gibi temaları işlemiştir. Kolay anlaşılan, yumuşak ve akıcı bir dille yazdığı şiirlerinde derin bir sezgi, yoğun bir hümanizma, sade ve abartısız bir yaşama anlayışı hakimdir.

    RUBAİLERİ

    Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
    Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
    Perde ardında sen ben dedikodusu var amma...
    Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben

    Ey dünyanın işinden haberi olmayan sen yoksun
    Dünya esen yel üstüne kuruldu..
    Varlığımız iki yokluk arasındadır
    Çevrendekilerde hiçdir sen de bir hiçsin

    Medresede söz vardır tekkede de hal
    Fakat bu aşk sözden de dışarıdır halden de
    İster şeriat müftüsü ol ister şehir vaizi
    Aşk mahkemesine gelindi mi dilsiz kesilir

    Bugün zevk etmek elindeyken zevkine bak
    Yarını düşünmen beyhude bir heves
    Bir çok kişiden arda kalanlar
    Sana da kalmayacak sen de göçüp gideceksin.

    Ömer Hayyam

  2. #2
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Her sabah yeni bir gün doğarken,
    Bir gün de eksilir ömürden;
    Her şafak bir hırsız gibidir
    Elinde bir fenerle gelen.

    Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
    Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
    Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
    Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.

    Yaşamanın sırlarını bileydin
    Ölümün sırlarını da çözerdin;
    Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
    Yarın, akılsız, neyi bileceksin?

    Ömer Hayyam

  3. #3
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Güneşi balçıkla sıvamak elimde değil;
    Erdiğim sırları söylemek elimde değil;
    Aklım düşüncenin derin denizlerinden
    Bir inci çıkardı ki delmek elimde değil.

    Düşünce göklerinin baş konağı sevgidir sevgi;
    Gençlik destanının baş yaprağı sevgidir sevgi;
    Ey sevginin sırlarından habersiz yaşayanlar,
    Bilin ki tüm varlığın baş kaynağı sevgidir sevgi.

    Ömür defterinden bir fal açtım gönlümce;
    Halden anlar bir dost gelip falı görünce;
    Ne mutlu sana, dedi; daha ne istersin:
    Ay gibi bir sevgili, yıl gibi bir gece.

    Bahar geldi; başka bir şey istemem kafamda;
    Hele akla hiç yer vermem bahar soframda;
    Şarap, seninleyim bu mevsim, koru beni:
    Söğüt ağacı, sen de ser gölgeni altıma.

    Gece, gül bahçesinde ararken seni,
    Gülden gelen kokun sarhoş etti beni;
    Seni anlatmaya başlayınca güle
    Baktım kuşlar da dinliyor hikayemi.

    Ömer Hayyam

  4. #4
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Neylesem bu benim iç kavgalarımla?
    Pişmanlığım, kendime düşmanlığımla?
    Sen bağışlasan da ben yerim kendimi:
    Neylesem bu yüzkaram, bu utancımla?

    İnsan yiyeceksiz, giyeceksiz edemez:
    Bunlar için didinmene bir şey denmez.
    Ondan ötesi ha olmuş, ha olmamış:
    Bu güzelim ömrünü satmaya değmez.

    Ömer Hayyam

  5. #5
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir yürek ki yanmaz yürek denir mi ona
    Sevmek haram yüreğinde ateş olmayana
    Bir günü sevgisiz geçirdinse yazık
    En boş geçen günün o gündür inan bana

    Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin
    Tekkede , manastırda eremezsin
    Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
    Cennetin cehennemin üstündesin

    Bir sır daha var , çözdüklerimden başka
    Bir ışık daha var , bu ışıklardan başka
    Hiç bir yaptığınla yetinme , geç öteye !
    Bir şey daha var , bütün yaptıklarından başka

    ÖMER HAYYAM

  6. #6
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GÜLÜMSE

    Durmadan kurulup dağılan bu yerde
    Hiç bir dost arama.
    Güvenilir bir sığınak, hiç! ..


    Bırak acı yüreğinde konaklasın
    Olmaza çare arama...
    Kimse sana gülmeden sen acıya gülümse,
    Yaşamana bak!

    ÖMER HAYYAM

  7. #7
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir kalb ki onun sevmesi aldanması yok
    Tutkunluğu yok , bir güzele yanması yok
    Bin kez yazık olsun sevisiz yüreğe
    Aşksız geçecek günlerin faydası yok

    Ey kör!Bu yer, bu gök, bu yıldızlar,boştur boş!
    Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
    Şu durmadan kurulup dağılan evrende
    Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!


    Dert içinde sevinci bul da yaşa;
    Haksız düzende haklı ol da yaşa;
    Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın,
    Varından, yoğundan kurtul da yaşa.

    ÖMER HAYYAM

  8. #8
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Can yoldaşı dostlar çekildi gittiler
    Ecel çiğnedi hepsini birer birer
    Yan yana oturmuştuk hayat sofrasına
    Bizden birkaç kadeh önce sızdı gittiler

    Gençlik bir kitaptı, okuduk bitti;
    Canım bahar geçti çoktan, kış şimdi.
    Hani sevincin, o cıvıl cıvıl kuş?
    Nasıl, ne zaman geldi, nasıl gitti?


    ÖMER HAYYAM

  9. #9
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kim senin yasalarını çiğnemedi ki söyle
    Günahsız bir ömrün tadı ne ki söyle
    Yaptığım kötülüğü, kötülükle ödersen sen
    Sen ile ben aramda ne fark kalır ki söyle

    Geldimse bu dünyaya ne bulmuş dünya
    Gitsem de eğer kıymeti eksilmez ya !
    Bir kimse çıkıp da anlatıp söylemedi
    Gelmekte ve gitmekteki hikmet ne ola?


    ÖMER HAYYAM

  10. #10
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BUGÜN
    Bu gün benim gibi sevdalı var mı?
    Bu gün benim gibi deli?
    Yerlere serilmiş yüreği kan içinde.
    Ben değilsem kim şu adam?
    Bir zamanlar vardım , ben bendim.
    Bu gün var olan neyin nesi?

    ÖMER HAYYAM

    Ben olamayınca bu güller bu selviler yok
    Kızıl dudaklar mis kokulu şaraplar yok
    Sabahlar , akşamlar , sevinçler , tasalar yok
    Ben düşündükçe var dünya , ben yok o da yok

    ÖMER HAYYAM

  11. #11
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DAL GONCAYI BİR SABAH

    Dal goncayı bir sabah açılmış buldu,
    Gül melteme bir masal deyip savruldu
    Dünyada vefasızlığa bak; on günde
    Bir gül yetişip, açıp, solup kayboldu.

    Sen acırken bana, hiç bir günahımdan korkmam
    Benle oldukça; yokuş, engebe, yoldan korkmam
    Beni ak yüzle diriltirsin a Tanrım, bilirim;
    Defterim dolsa da suçlarla, siyahtan korkmam.

    ÖMER HAYYAM

  12. #12
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Akılla bir konuşmam oldu dün gece;
    Sana soracaklarım var, dedim;
    Sen ki her bilginin temelisin,
    Bana yol göstermelisin.
    Yaşamaktan bezdim, ne yapsam?
    Birkaç yıl daha katlan, dedi.
    Nedir; dedim bu yaşamak?
    Bir düş, dedi; birkaç görüntü.
    Evi barkı olmak nedir? dedim;
    Biraz keyfetmek için
    Yıllar yılı dert çekmek, dedi.
    Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
    Kurt, köpek, çakal, makal, dedi.
    Ne dersin bu adamlara, dedim;
    Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
    Benim bu deli gönlüm, dedim;
    Ne zaman akıllanacak?
    Biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
    Hayyam' ın bu sözlerine ne dersin, dedim;
    Dizmiş alt alta sözleri,
    Hoşbeş etmiş derim, dedi.

    ÖMER HAYYAM

  13. #13
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Feleğin çarkı döner, ne tuz bilir ne ekmek
    Balık gibi çıplak kor gider bizi felek
    Kadınların çıplakları giydiren çıkrığı
    Feleğin çarkından daha yararlı demek.

    Gülün yüzünde çiy incisi nevruzun ne hos!
    Yeşillikte gönül aydınlatan yüzün ne hoş!
    Dün geçti gitti, hoş değil ondan söz etmemiz:
    Hoş tut gönlün, anma dünü, bak bugün ne hoş.

    ÖMER HAYYAM

  14. #14
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ey gönül!
    Madem ki, senin nasibin
    Daima kanamak ve
    Her gün başka durumda olmaktır,
    Ve ey can!
    Sonuçta bir gün çıkıp gideceksen,
    Bu bedende
    Ne diye geldin?

    ÖMER HAYYAM

  15. #15
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:49
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Ey bütün bir evrenin
    En seçkin yaratığı olan sen!
    Sen ki;
    İki gözümden ve canımdan
    Daha da azizsin.
    Ey güzel kimse!
    Candan aziz birşey yoktur.
    Sen bana;
    Candan da yüz kere daha azizsin.

    ÖMER HAYYAM




Sayfa 1 / 10 12345 ... SonSon