Prof. Dr. Tunç Alp Kalyon, her yıl yaklaşık 5 bin kişinin omurilik yaralanması, 100 bin kişinin de inme ve travmatik beyin hasarı sonucu yürüyemez duruma geldiğini bildirdi.
Darüşşafaka Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Prof. Dr. Tunç Alp Kalyon, her yıl yaklaşık 5 bin kişinin omurilik yaralanması, 100 bin kişinin de inme ve travmatik beyin hasarı sonucu yürüyemez duruma geldiğini bildirdi.

Prof. Dr. Kalyon, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de, özellikle yüksekten düşmeli iş kazaları, trafik kazaları sonucu ortaya çıkan hasarlar ve halk arasında "inme" olarak bilinen, kısmi felçlerin, yürüme kaybına neden olduğunu söyledi.

Kalyon, her yıl yaklaşık 5 bin kişinin omurilik yaralanması, 100 bin kişinin de inme ve travmatik beyin hasarı sonucu yürüyemez duruma geldiğini belirterek,

"Son yıllarda motorlu taşıt sayısındaki artış, kazaları da beraberinde getirdi. Bu kazalarda yaralananlar da buna paralel olarak artıyor. Hipertansiyon, şeker hastalığı, sigara, dengesiz beslenme, hareketsizlik, obezite, aşırı stres, yorgunluk ve uykusuzlukla birlikte görülen inme nedeniyle çok sayıda insan kısmi ya da yarım felçle yaşamak zorunda kalıyor" dedi.

Türkiye'de yılda 600 bin civarında trafik kazası meydana geldiğini, 125 bin dolayında insanın yaralandığını dile getiren Kalyon, aynı oranın iş kazalarında da görüldüğünü söyledi. Kalyon, "Ülkemizde bu risk faktörleri konusundaki farkındalığın yeterli olmaması yüzünden inme riski yükseliyor ve araç artışı ile doğru orantılı olarak artan kazalar sonucunda insanlar yürüme yetisini kaybediyor" değerlendirmesinde bulundu.

-"REHABİLİTASYON HİZMETİNDEN HERKES YARARLANAMIYOR"-

Hastalık veya kaza sonucu, bedensel becerilerinin bir kısmını kaybeden kişilerin tümünün ideal rehabilitasyon şartlarına eriştiğini söylemenin mümkün olmadığını belirten Kalyon, rehabilitasyonun, koruyucu hekimlik ve tedavi hekimliğinin yanı sıra, tıbbın en önemli bölümlerinden biri haline geldiğini belirtti.

Prof. Dr. Kalyon, sosyal güvenlik olanaklarının, herkese ideal rehabilitasyon şartlarını sağlayamadığını öne sürerek, "Ülkemizde son yıllarda, bu konuda ciddi gelişmeler sağlanmış ve yeni merkezler açılmış olmasına rağmen rehabilitasyon olanaklarının yeterli olduğu söylenemez. Erken dönem tedavileri tamamlanan hastaların rehabilitasyona devam edebilmeleri için uzun bir süre beklemeleri gerekmektedir" şeklinde konuştu.

-REHABİLİTASYON'DA ROBOT VE LOKOMAT-

Tıp alanında birçok alanda robot teknolojilerinin geliştiğini söyleyen Kalyon, robotlar sayesinde çeşitli girişimler ve ameliyatlarla iyileşme sürelerinde kısalma sağlandığının altını çizdi.

Kalyon, kol ve bacaklarını yeterince kullanamayan hastalar için özel robot modellerinin rehabilitasyon alanında kullanıldığını ifade ederek, "Kollarını kullanamayan hastalar için kol robotları, sanal gerçeklik teknolojisi ile birleştirilerek hastaların el ve kol becerilerini artırmak amaçlanmaktadır" dedi.

"Lokomat" adı verilen bir robotla, yürüyemeyen hastalar için rehabilitasyon imkanı sağlandığını söyleyen Kalyon, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vücut ağırlığı, yürümenin temposu ve şekli, bilgisayar programıyla kontrol edilebilmekte, hasta, karşısındaki aynadan veya sanal gerçeklik ekranından durumunu izleyebilmektedir. Normal yürüme kalıbına çok benzer şekilde hareketler yapılması ve beyindeki ilgili merkezlerin sürekli uyarılması sayesinde, hastaların iyileşme süreci hızlandığı gibi yürüme şekilleri de normale yakın biçimde gelişmektedir. Lokomatla birlikte, kapsamlı bir rehabilitasyon için gerekli tüm tedaviler birlikte uygulanmaktadır. İstenen hedefe ulaşmak için bu tedavilerin her aşamasında, hastaların aktif ve istekli, ailelerin de sabırlı olması çok önemlidir"


Son Dakika