SGK hem hastaları, hem hastalıkları takibe aldı. Suistimaller engellenecek, güçlü bir sağlık istatistiği olacak.


Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Hasan Çağıl, teknolojiye güçlü yatırımlar yaptıklarını belirterek, hasta raporlarının yıl sonundan itibaren elektronik ortamda takip edilerek, suistimallerin önleneceğini, bunun yanı sıra güçlü bir sağlık istatistiğine sahip olacaklarını bildirdi.

Çağıl, birinci basamak sağlık hizmetlerinin kalitesinin, sağlık harcamalarının azaltılmasında büyük önem taşıdığını, bu nedenle bu hizmete önem vermenin yanı sıra hastaları da hastalıkları da takibe alan yeni bir sistemin bu yıl sonundan itibaren devreye gireceğini bildirdi.

Hasta raporlarının elektronik ortama alınacağı bu sistemi aslında 1 Ekim 2010'da başlattıklarını ancak, yaşanan teknik aksaklıklar nedeniyle yıl sonuna kadar ertelediklerini belirten Çağıl, uygulama başladığında iki yönlü fayda sağlayacaklarını belirterek, şunları kaydetti:

''Birincisi, hasta raporlarını yıl sonundan itibaren elektronik ortamda takip edilerek, suistimaller önlenecek. Çünkü, raporu bulunan hastaların kullandığı ilaçtan katkı payı alınmıyor, kurum olarak ilaç bedelinin tamamını biz karşılıyoruz. Bu ilaçlar son derece pahalı. Hasta, maaşının tamamını verse bile ilaç bedelini ödeyemeyebiliyor. Tpolam sağlık harcamalarımızın 4'de 1'ini diyabet, toplam ilaç giderlerinin yaklaşık yarısını da raporlu ilaçlar oluşturuyor. Bu yüzden bu konuda zaman zaman suistimallerle karşılaşıyoruz. Bir hasta için 10 yerden heyet raporu çıkartılabiliyor. Kendi adına rapor çıkartıldığından haberi bile olmayan hastalarımız var. Ancak, bu yeni sisteme geçtiğimizde, raporlardan kurum olarak bizim de hastanın da haberi olacak. Bu sistemin getireceği ikinci fayda ise sağlık verileri konusunda olacak. Örneğin kaç tane diyabet hastamız, kaç tane kalp hastamız var elektronik ortamda tespit edebileceğiz.''

Çağıl, raporlu ilaç kullanan hastaları takip etmekle de hastanın sağlığını kendisinden önce kurumlarının düşüneceğini belirterek, şöyle devam etti:

''Örneğin, diyabet hastalığı birçok hastalığı da beraberinde getiriyor. Bu nedenle diyabet teşhisi konan bir hastada ilerleyen dönemde böbrek hastalığı var mı? Damarlara yönelik bir hastalık gelişmiş mi? Gözlerinde diyabetten kaynaklanan problem var mı? Sinir sisteminde bir problem görülüyor mu? Bunları araştıracağız. Hastanın diyabet raporu varsa 6 ay süreyle bu tetkikleri yaptıracak. Doktor, hastasından bu tetkikleri yaptırmasını isteyecek.

Biz bunları yapmak mecburiyetindeyiz. Neden? Çünkü, eğer biz hastalığı iyi takip edebilirsek, tedavisini erken yapabilirsek olumsuz sonuçları önleyebiliyoruz. Ne kadar bedel öderseniz ödeyin hiçbir zaman bir kişinin diyabetten dolayı kaybettiği gözünü yerine koyabilir misiniz? Bunun için bizim birinci hedefimiz insanların sağlığını korumak olacak. Bunun yanı sıra, kurumun da sağlık harcamalarını en aza indirmiş olacağız.''

Çağıl, kişinin öncelikle kendi sağlığını korumaya özen göstermesi gerektiğini belirterek, ''Oysa, insanlarımız otomobillerinin yıllık bakımını ihmal etmezken, kendileri için yılda bir kez de olsa genel sağlık taraması yaptırmıyorlar. Oysa, bu tarama yapılsa hastalıklar erken teşhis edilecek, tedavi de kolaylaşacak, maliyet de düşecektir. Bu nedenle, ben 40 yaşını geçen herkesi yılda bir kez de olsa genel sağlık taraması yaptırmaları çağrısında bulunuyorum'' diye konuştu.

Hürriyet