Toplam 3 mesajın 1-3 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    PRENSES Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.04-2007
    Son Giriş
    02.03-2016
    Saat
    12:13
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    6.816
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Bayburt'un Kırkpınar köyünde her yıl mayıs ayında ortaya çıkan yılanların birçok hastalığa iyi geldiğine inanılıyor.

    Bayburt'a bağlı Kırkpınar köyünde bulunan ve boyları yaklaşık 50 santimetre olan yılanlar, her yıl mayıs ayının ilk haftasında yuvalarından çıkıyor. Köylüler tarafından yakalanarak haziran ayının ilk haftasına kadar bir ay süreyle süt ile beslenen, zehirsiz olduğu belirtilen yılanların, sedef ve egzama gibi birçok hastalığa iyi geldiğine inanılıyor.

    Köy girişinde bulunan kadınların bidonlar içerisinde sakladığı yılanlar, 10 lira karşılığında rahatsızlık bulunan bölgeye konularak, kendi haline bırakılıyor. Yılanların hastalıklı bölgeyi terk etmesi, tedavinin bittiği anlamına geliyor, bir seans yaklaşık 10 ile 30 dakika sürüyor.

    Eniştesinin sırtındaki ağrı nedeniyle ailesiyle birlikte köye gelen Hamiyet Danayiğen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doktora gitmelerine rağmen eniştesinin sırt ağrısının geçmediğini, bu nedenle söz konusu tedaviyi denemeye karar verdiklerini söyledi.

    Kendisinde de sürekli başının ağrıdığını, ancak korktuğu için ''yılanlı tedavi'' yaptırmadığını ifade eden Danayiğen, ''Akrabalarımızdan ve buraya gelenlerden yılanların şifalı olduğunu duymuştuk. Eniştemiz uzun süredir sırt ağrısı çekiyor. Romatizma, bel ağrısı ve sedef gibi hastalıkları bulunanlara yılanların iyi geldiğini duymuştuk, bu nedenle köye geldik. Yılanların eniştemin sırt ağrısına iyi geleceğini inanıyoruz'' dedi.

    Sırtındaki kaşıntının geçmemesi nedeniyle İstanbul'dan gelen 61 yaşındaki Enver Gündüz ise tek umudunun ''yılanlı tedavi'' olduğunu belirtti.

    Sözde tedavi sırasında sırtına 5 adet yılan konulan ve 20 dakika boyunca hareket etmeden yüz üstü yatan Gündüz, ''Yılanların konulmasıyla birlikte vücudumda bir soğukluk hissettim. Ama tabi ki tedavi olup olmadığımı daha sonra anlayacağız. Bunun için uzun yıllar doktora gittim, ancak tedaviden bir fayda göremedim. Eşimin de sırtında benzer şekilde ağrı olmuştu. Önceki yıllarda buraya getirdik, yılanlı tedavinin ardından çok şükür bir şeyi kalmadı. Umuyorum benim de kaşıntım geçecek'' diye konuştu.

    -''YILANLI TEDAVİNİN GEÇMİŞİ''-

    Köyde yaşayan ve yaklaşık 5 yıldır bu tedaviyi yaptığını söyleyen Mürvet Çelikkanat (58), yılanlar tarafından geldiğine inanılan ''şifa''nın geçmişini anlattı.

    Her yıl mayıs ayında kendiliğinden çıkan yılanları köye yakın dağlık alanlarda topladıklarını ifade eden Çelikkanat, şöyle konuştu:

    ''Bu tedavinin geçmişi 300-400 yıla dayanıyor. O zamanlarda ihtiyar bir kişi, köyde yaşadığı değirmende büyük bir yılanla kalıyormuş. Yılandan korktukları için insanların yanına gelememesi üzerine yaşlı kişi, şifa dağıtması dileğiyle yılanı dağa bırakmış. Aradan yüzlerce yıl geçse de herkes bunu bilir, buna inanır. Bizler de bu tedavi şeklini yapabildiğimiz kadar devam ettireceğiz.''

    Yurt dışından dahi gelerek, rahatsızlıklarına çare arayanların olduğunu anlatan Çelikkanat, ''Müşterilerimizin sayısı her yıl artıyor. Almanya'dan dahi hastalarımız var'' dedi.

    Köyde yaşayan 53 yaşındaki Mücahit Karagüller de devletin köydeki bu tedavi şekline sahip çıkması gerektiğini savundu.

    Türkiye'nin bazı illerinde balık gibi bazı hayvan türleri ile tedavi yapıldığını dile getiren Karagüller, ''İnsanların burada şifa bulduğu göz ardı edilmemeli. Böylesine yoğun bir potansiyeli bulunan yere devletimizin el atmasını istiyoruz'' dedi.

    -UZMAN GÖRÜŞÜ: ''TAMAMEN PSİKOLOJİK''-

    Giresun Özel Ada Hastanesinde görevli dermatolog Prof. Dr. Köksal Alpay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yılanların bazı hastalıklara çare olduğu yönündeki inanışların tamamen psikolojik olduğunu, böyle bir tedavi metodu bulunmadığını belirtti.

    Alpay, ''Hasta hekim ilişkilerinde iki tarafın da birbirine inanması çok önemli. Ancak bu bir tedavi metodu değil, böyle bir şey beklenemez de. Hasta oradaki yılanlarla yapılan şeye inanabilir ve psikolojik destek gibi olabilir. Tabi bunun bile bir izahı yok'' Diye konuştu.

    Bu arada, Bayburt il merkezine 25 kilometre mesafede bulunan, ''yılanlı tedavi''siyle ünlenen Kırkpınar köyünün girişindeki levhanın içeriği görenleri tebessüm ettiriyor. Kırkpınar köyü yazısının altında parantez içinde ''yılanlı'' yazısı, bu tabelanın altında da 112 Acil Servis'e ait bir başka tabela bulunuyor.

    Zaman

  2. #2
    Forum Moderatörü
    mac72 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ercihan
    Üyelik Tarihi
    17.01-2009
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    40.794
    Alınan Beğeniler
    52
    Verilen Beğeniler
    56
    Blog Mesajları
    10

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Denize düşen yılana sarılıyor demekki

  3. #3
    Üye
    shukufe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    5.446
    Alınan Beğeniler
    111
    Verilen Beğeniler
    167

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    cok ilginc insanlarin nelere inandigini izlere sundun prenses tesekkurler

    bende kuucukken dayimin koyunde bir yasli teyzenin yaptigi boynuz tedavisini andim bunu okuyunca
    yasli teyze koc boynuzuymus onu insanlarin agriyan uzuvlarina dayayip icine cekiyor sari su cikarip iyilestirdigini iddia ediyordu
    zavalli saf koyluler uzaklardan sifa olsun diye gelip boynuz vurdurucaz iyi olucaz diye paralar dokerlermis
    iyi olduklarini soylerlermis sarisu geliyormus iste doktordan care bulamayan yilana boynuza sariliyo besbelli