Yapay DNA keşfinden sonra, laboratuvar ortamında kimyasal maddelerle üretilen bu DNA, hücre içine yerleştirildi ve hücre belirlenen genetik koda göre davranış gösterdi.





Geriye sadece yapay DNA dizilimini bir hücreye nakletmek kalmıştı ki o da oldu.

İnsanın genetik haritasını çıkaran ilk bilimadamı olan Amerikalı Craig Venter, daha önce laboratuvar ortamında bakterilerin DNA'sını kopyalayarak ilk yapay DNA'yı üretmiş ve durum bilim dünyasında bomba etkisi yaratmıştı.

Yapay canlı organizmaların üretilmesinde atılan bu ilk adım bilim çevrelerini ikiye bölmüş, bazı çevreler gelişmenin etiğe aykırı olduğunu savunurken bazı çevreler de bunun bilim açısından çığır açacak bir gelişme olduğunu iddia etmişti.

Maryland Enstitüsü’nde çalışan ekip, bir adım daha ileri gitti ve canlı bir bakteri hücresine yapay DNA'yı nakletti. Yapay DNA ile yaşayan hücrenin genetik kodu laboratuvarda nasıl belirlendiyse, hücrenin o şekilde davrandığı görüldü.

Bu hücrelerin, bölünerek çoğalmasıyla da, her biri yapay DNA'ya sahip milyarlarca bakteri ürediği görüldü. Yani ortaya tamamen yapay DNA tarafından kontrol edilen ‘yapay bir canlı’ çıktı.

Craig Venter, yapay DNA’nın üretilmesinin ardından, “Bir hücreyi bilgisayar olarak görürseniz, işletim sistemi (yazılımı) hazır. Geriye sadece bu yazılımı yüklemek kalıyor”diye konuşmuştu; şimdi yazılım da yüklendi.

Bazı çevreler, yapay bakterilerle hava kirliliğinin ortadan kalkacağını, küresel ısınmayla mücadele edilebileceğini, yapay canlıların insanlığın hayatını kolaylaştıracağı savunurken, bazı kesimler ise, yapay canlıların biyolojik silah olarak kullanılabileceğini ileri sürüyor. Ayrıca, bu canlıların dünyada yeni hastalıklar üretilmesine neden olabileceği savunuluyor.