Horlama ve Tedavisi

Horlama çeşitli sebeplerle uyku sırasında, genellikle düzgün nefes alamamaktan kaynaklanan bir olgudur. Horlama eylemi hasta ile aynı ortamda uyuyan hastanın yakınlarını rahatsız edici bir olgu olsa da, aslında sadece bir semptom olarak ortaya çıkmaktadır. Esas tedavi edilmesi gereken bilinçsiz olarak gerçekleşiyor olsa dahi Horlama değil, Horlamaya yol açan rahatsızlıktır. Ancak sadece Horlamanın kendisi de engellenebilir.Horlama nefes alma sırasında havanın solunum yollarına ulaşmaya çalışırken geçmiş olduğu yol üzerindeki yumuşak dokuların titreşimiyle ortaya çıkan sestir.

Genellikle Horlamanın burun yapısındaki darlıktan ötürü olduğu düşünülür. Aslından bu durum burun yapısında değil solunum yolunun yutak bölgesine yakın dokuların yapısından kaynaklanır. Burun yapısının dar olması da Horlamayı tetikleyen unsurdur.

Horlamaya yol açan rahatsızlıklar şunlardır: burundaki nefes almayı engelleyen şekil bozuklukları , sinüzit, konka etlerinin çeşitli nedenlerle büyümesi, saman nezlesi, geniz etleri, küçük dil ve yumuşak damak sarkıklığı, bademcik eksikliği, küçük altçene, büyük dil yapısı, şişmanlık(obezite). Bu sayılanların dışında da Horlamaya yol açan rahatsızlık ya da hastalıklar mevcuttur ancak burada sayılanlar en yaygın sebeplerdir.

Horlama tek başına değerlendirildiğinde kişiye önemli rahatsızlık vermez. Yukarıda sayılan hastalıklardan biri kişide zaten mevcuttur. Uyku kalitesi uyku apnesi gibi başka bir nedenle düşmediği sürece de kolay kolay kişinin uykusunu etkilemez. Ancak kişi yakınlarıyla birlikte yaşıyorsa ve aynı odayı eşi ya da diğer yakınlarıyla paylaşıyorsa Horlamanın şiddetine göre bu kişilere rahatsızlık verme, onların uyku kalitesini düşmeye yol açma gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Çeşitli horlayan kişiler üzerinde yapılan çeşitli ölçümlere göre ortalama Horlama 60 desibel civarında ses çıkarmaktadır. Bazı örneklerde Horlama şiddeti 80 e kadar ulaştığı saptanmıştır. Kulağa zarar veren ses seviyesinin 85 desibel olduğu göz önüne alınırsa, Horlamanın aile içinde yol açabileceği sorunların ne kadar ciddi olabileceği daha iyi anlaşılabilir.

Horlama sorunu özellikle erkeklerde yirmili yaşlardan itibaren görülmeye başlıyor. Erkeklerde Horlamanın daha yoğun olarak görülmeye başladığı dönem kırklı yaşlardan itibaren olarak varsayılmaktadır. Kadınlar içinse Horlamanın daha görülmeye başladığı dönem elli yaşından sonrasıdır. Bu yaşlarda kadın e erkek için Horlama probleminin daha fazla görülmeye başlamasının nedeni kilo problemin ortaya çıkması olarak değerlendirilmektedir.

Horlama problemi yaşayanların bu sorunlarının üstesinde gelebilmeleri bazı durumlar da mümkün olmakla birlikte bazı durumlarda bunun yapılması gerçekten çok zordur. Doğuştan gelen anatomik yapısal bozuklukları tedavi etmek bazen çok zor ya da hemen hemen imkansızdır. Sözgelimi burun yapısından kaynaklan bir sorunsa, piyasada medikal bir ürün olarak satılmakta olan burun bantları faydalı olabilmektedir. Burun bantları faydalı olmuyorsa burun yapısını düzeltmek için hastaların bir plastik cerrah tarafından burun düzeltme operasyonuna tabi tutulması sorunu kökünden çözebilir.

Özellikle göbek ve boyun bölgesinde meydana gelen, şişmanlıktan kaynaklanan yağlanmaya bağlı olan Horlamalarda aşırı kilo probleminin diyet ve spor yoluyla giderilmesi Horlamayı da engelleyen bir durum ortaya çıkaracaktır. Horlamaya yol açan diğer bir faktör olan alkol kullanımının azaltılması ya da bırakılması da Horlamayı engelleyecek ya da azaltacaktır. Dil yapısı, bademcik eksikliği gibi yapısal sorunların tedavi edilmesi oldukça güçtür. Bu nedenle bu tür sorunların varlığı halinde burun bantlarının dışında çok fazla çözüm yolu görülmemektedir. Uyku sırasında yan yatmak Horlamayı engelleyici bir etki yapmaktadır. Bu nedenle sırta rahatsız edici bir nesne bağlamak uyku sırasında kişinin sırtüstü uyumasını engelleyerek Horlamanın azalmasına yardımcı olabilir.

Boşanmaya kadar varabilen ailevi sorunlara yol açan Horlama mutlaka ciddi bir sorun olarak görülmeli, yapabilecek hiçbir şey yoksa eşler odalarını ayırmalı ya da Horlamayı duymamak için kulak tıkacı kullanılmalıdır.

KAYNAK