Toplam 2 mesajın 1-2 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    ertugrul01 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ertuğrul
    Üyelik Tarihi
    06.11-2010
    Son Giriş
    23.02-2014
    Saat
    11:46
    Yaşadığı Yer
    Anadolu
    Mesaj
    1.499
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Anksiyete toplumlarda en sık görülen ruhsal bozukluk olarak görülüyor. Kadınlarda daha yüksek olan bu oran, her 7 kadından birinde anksiyete bozukluğu olarak ortaya çıkıyor. avrupaya giden turkler bu hastaliga yakalaniyor13917469150 h1124954 - Anksiyete felç yapıyor!





    Ünlü Amerikan tıp dergisi Stroke'un son sayısında yayınlanan araştırma uzun süreli yüksek anksiyete seviyelerinin felç riskini arttırdığını ortaya koydu.
    Araştırmaya dikkat çeken Psikiyatr Dr. Zuhal Doğruer Lüleci; “Tedavi edilmeyen kronik anksiyete uzun vadede kalp ve damar hastalıkları, felç, hafıza problemleri, bağışıklık sisteminin baskılanması, mide ülseri gibi hastalıklara, çeşitli bağırsak problemlerine, kas ağrılarına yol açar. Anksiyete tedavi edilmediğinde vücudun hemen hemen her organının zarar görmesine neden olur” dedi.
    Günümüzde anksiyetenin kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görüldüğünü belirten Dr. Zuhal Doğruer Lüleci; şöyle konuştu: “Kadınların, genel olarak küçük yaştan itibaren şiddete, travmalara, hormonal değişikliklere, gebelik, doğum, kısırlık gibi zorlayıcı etkenlere daha fazla maruz kalmaları anksiyetenin kadınlarda daha fazla görünmesine neden oluyor.”
    Pittsburgh Üniversitesi ve Harvard Halk Sağlığı Okulu işbirliğiyle gerçekleştirilen araştırmada daha önce hiç felç geçirmemiş yaşları 24 ile 70 arasında değişen 6000'i aşkın kişiyle çalışıldı. Katılımcılar, anksiyete seviyelerini ölçen ölçeklerle 22 yıl boyunca izlendi. Araştırma sonuçları, yüksek anksiyete seviyesine sahip kişilerde felç olma olasılığının anksiyete seviyesi düşük kişilere göre yüzde 33 daha fazla olduğunu ortaya koydu.
    Doktorlar gün geçtikçe insanların sıkça duymaya başladığı anksiyeteyi, rahatsızlık boyutuna varmış korku, endişe ve kaygı hali olarak tanımlıyor. Titreme, kalp çarpıntısı, göğüste sıkışma hissi, karın ağrısı, baş dönmesi, ağızda kuruluk gibi fiziksel belirtileri olan anksiyete aynı zamanda ölüm korkusu, çaresizlik duygusu, unutkanlık, dalgınlık gibi psikolojik belirtilerle de ortaya çıkabiliyor. Ayrıca davranış olarak da huzursuz bir şekilde hareket hali, sürekli bacakları sallamak, korku veren durumlardan kaçınma olarak baş gösterebiliyor.
    “SANILDIĞININ AKSİNE PSİKİYATRİK İLAÇLAR BAĞIMLILIK YAPMAZ!”
    Psikiyatr Dr. Zuhal Doğruer Lüleci, katılımsal, biyolojik ve çevresel nedenlerin yanında aşırı alkol ya da uyuşturucu madde kullanımı ve uyku düzensizliğinin ve bazı kişilik özelliklerinin anksiyeteyi tetiklediğine dikkat çekiyor.
    Dr. Lüleci, çok stresli şehir hayatı olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Rekabetin yoğun olduğu okul ve iş hayatı, ekonomik krizler ve ekonomik belirsizlikler, aile-akraba bağlarının zayıflaması sonucu insanların yalnızlaşması, kadın erkek ilişkilerinin çabuk başlayıp çabuk sonlanması, insanların internet sayesinde her türlü hastalığı okuyup kendi kendilerine olası en kötü teşhisleri koymaları, kısacası; genel olarak insanların güvende oldukları hissinin azalmasıyla artan anksiyete, modern zamanların en önemli sorunlarından biridir.”
    Anksiyetenin tedavisinin mümkün olduğunu ve bir psikiyatra başvurmanın önemini vurgulayan Dr. Zuhal Doğruer Lüleci; sözlerini şöyle tamamladı: “Hastalığı tedavi etmenin en iyi yolu psikoterapi ve ilaçların birlikte uygulanmasıdır. Psikoterapi ile olumsuz ve gerçek dışı düşüncelerin yerine daha gerçekçi düşünme, kaçınılan, kaçmak yerine korkulan durumlardan yavaş yavaş yüzleşme, kişinin sorunlarla baş etme becerisinin geliştirilmesi hedeflenir. Böylece kişi, olaylar karşısında gereğinden fazla endişe yaşamadan gerçekçi çözüm üretebilir. İlaçlar beyindeki serotonin ve adrenalin seviyeleri üzerine etki ederek anksiyeteyi tedavi eder.”
    Kaynak: DHA

  2. #2
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    SANILDIĞININ AKSİNE PSİKİYATRİK İLAÇLAR BAĞIMLILIK YAPMAZ diyecek tabii ki ,diyecekler ki bedavadan para kazanmaya devam etsinler ,öyle bir bağımlılık yapar ki neye uğradığını şaşırırsın ,barbitüratlı tranklizan ilaçlardır hepsi ,ve uyuşturucular gibi bağımlılık yaparlar ,ilk bir aydan sonra vücudun iyice bağışıklık kazandığından dolayı önerilen dozajı artırmak zorunda kalırsın