Felç ve kafa travması sonucu oluşan zararın çoğu, beyinde “glutamat” adı verilen, nörotransmitter maddenin yüksek miktarda üretilmesi ya da birikmesi sonucu olmaktadır. Şu ana kadar bu zararın önlenmesi, tasarlanan ilaçların beyin kan duvarını geçememesi ya da geçse bile planlandığı gibi çalışmaması nedeniyle, imkânsız gibi görünmekteydi. Fakat Weizmann Bilim Enstitüsü’nde tasarlanan bir yöntem ile yakın gelecekte glutamat kaynaklı zararın giderilmesini yüksek oranda sağlanacak gibi görünüyor.
Glutamat, kısa ömürlü bir nörotransmitter ajan olup, normal şartlar altında beyin omurilik sıvısı (BOS) hariç bütün vücut sıvılarında bulunmaktadır. Fakat bir felç ya da kaza durumu sonrasında hücrelerden BOS’a glutamat salınması ve BOS’taki glutamat miktarının yüksek seviyelere çıkması, bu ajanın beyindeki sinir hücrelerinin kendi kendilerine ölüme gitmesine neden olmaktadır. Weizmann Enstitüsü Nöroloji bölümünden Prof. Vivian Teichberg’in 2003 yılında başlayan çalışmaları ile BOS’taki bu yüksek glutamat seviyesinin kontrol edilebilir olması fikri ortaya çıktı. Teichberg’in fikri, çeşitli transporter’lar ya da küçük pompalar ile BOS’taki glutamatın, konsantrasyon farkından kaynaklanan gradiyent ile kana pompalanabileceği yönündeydi. Hatta kandaki glutamat miktarını düşürerek bu pompalama etkisinin arttırılabileceği düşünülüyordu. Bu doğrultuda 2003 yılında yapılan çalışmalarda doğal bir enzim olan “oxaloacetate transaminase” (GOT) enziminin kandaki glutamatı temizleyerek, konsantrasyonu önemli derecede düşürebileceği gösterilmişti. Daha sonra 2007 yılında yapılan çalışmada, Teichberg ve arkadaşları, kafa travması modeli oluşturulmuş sıçanlara GOT ya da türevleri verilince, çok yüksek seviyede korunma ve iyileşme sağlandığını gözlemlendi.
Bu iki çalışma temel alınarak, J. Castillo ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmalarda, sıçanlarda felç benzeri model oluşturuldu ve GOT enjekte edilmiş sıçanlarda, kandaki ve felçten etkilenen bölgedeki glutamat miktarının önemli derecede düştüğü, hücre ölümünün ve ona bağlı olarak lezyon büyümesinin yine önemli oranlarda azaldığı gözlemlendi. Daha sonra yapılan klinik çalışmalarda, felç ya da travma hastalarında iyileşmenin ya da iyi prognozun, düşük glutamat ve yüksek GOT seviyeleri ile korelasyon gösterdiği anlaşıldı.
Yapılan bu çalışmalar ile, GOT enziminin felç ve travma hastalarında iyileşme sürecine doğrudan etki göstererek süreci hızlandırdığı ve iyileşme olasılığın anlamlı derecede artırdığı ortaya çıkarıldı. Felç ve travmanın yanı sıra, beyinde glutamat birikmesinin gözlemlendiği Alzheimer, Parkinson, Multipl Skleroz, epilepsi ve ASL gibi birçok hastalıkta GOT enzimi ve türevlerinin tedavi modalitesi olarak kullanılması, hatta tamamen iyileşmenin sağlanması yönünde olumlu etkileri olabileceği düşünülmektedir. Hatta Prof. Teichberg bu yöntem ile ilgili olarak tedavi modalitelerine ait farklı patentleri elinde bulunduruyor.