Diyabetin Komplikasyonları

Kan şekeri kontrolünün sağlanamaması, kısa veya uzun dönemde sağlık sorunları oluşturur. Diyabet küçük ve büyük damarlarla birlikte sinirlerin de hasar görmesine neden olabilir. Diyabetin neden olduğu bu hasarlar komplikasyon olarak tanımlanır. Diyabetin akut ve kronik komplikasyonları hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabetli bireylerde görülebilir.



Diyabetin Akut Komplikasyonları
Diyabetin Kronik Komplikasyonu
Diyabetin Akut Komplikasyonları

Diyabetin Akut Komplikasyonları Nelerdir?

Düşük kan şekeri (hipoglisemi
) :
Kan şekeri fazla düştüğünde (çok fazla insülin, çok fazla egzersiz ya da yetersiz enerji alımı sonucu) kişi normal fonksiyonlarını yapamaz.
Hioglisemi:
şekerli meyve suyu, kesme veya toz şeker almakla hızla düzelir.


Ketoasidoz:
Diyabetik koma da denen ketoasidoz insülin yokluğuna bağlı ağır bir durumdur. Esas olarak sıklıkla tip 1 diyabetli kişilerde sık görülür.


Laktik asidoz: Laktik asidoz, vücutta laktik asit birikmesidir. Hücreler enerji olarak glukoz dışı yakıt kullandıklarında laktik asit yaparlar. Eğer çok fazla laktik asit vücutta kalırsa, denge bozulur ve kişi kendini rahatsız hissetmeye başlar. Daha az sıklıkta görülen bu durum, esas olarak tip 2 diyabetli kişileri etkiler.

Bakteriyel / fungal (mantar ) enfeksiyonlar: Diyabetli kişiler cilt ve tırnaklarda sık olmak üzere tüm organlarda bakteriyel ve fungal kaynaklı, enfeksiyonlara daha açık hastalardır.


Diyabetin Kronik Komplikasyonu

Diyabetin Kronik Komplikasyonları Nelerdir?

Uzun bir süre kan şekerinin yüksek olması, büyük ve küçük damarları ve sinirleri tahrip eder. Tahribat hangi organda ise ona ait sorunlar görülür.



  • Kardiyovasküler hastalık : Birçok ülkede, kardiovasküler hastalık ya da dolaşım sistemi hastalığı diyabetli kişiler arasında en başta gelen ölüm sebebidir. Diyabetli kişilerde kalp hastalığı ya da inme riski 2-5 kat daha fazladır. Bacaklardaki damarlar da etkilenir ve bu nöropatiyle beraber amputasyona yol açabilir.
  • Retinopati (Gözlerin hasar görmesi): Yetişkinlerdeki körlük ve görme bozukluğunun önde gelen sebebidir. 15 yıl boyunca diyabetik olan, şekeri kontrolsüz kişilerin % 2'si kör olurken, % 10'unda ağır görme bozukluğu gelişir.
  • Nefropati (Böbreklerin hasar görmesi): Diyabetli kişiler için büyük bir tehdittir. Kontrolsüz tip 1 diyabetli kişilerin % 40'ında 50 yaşına geldiklerinde diyaliz ve/veya böbrek nakli gerektirebilecek, ağır böbrek hastalığı gelişebilir.
  • Nöropati (Sinirlerin hasar görmesi): Diyabetli kişilerin en az yarısını etkiler. Diyabetik sinir hastalığı, bacaklarda ve ayaklarda duyu kaybına yol açabilir ve bu da ayak yarası ve bacak kesilmesi ile (amputasyon) sonuçlanabilir. Bacak amputasyonlarında kaza dışı nedenlerin başında maalesef diyabet gelmektedir. Diyabetik sinir hastalığı ayrıca iktidarsızlığa da yol açabilir.
  • Ayak komplikasyonları
  • İmpotans (Cinsel güçsüzlük)

Diyabetin Komplikasyonları

diyabetin komplikasyonlari - Diyabetin KomplikasyonlarıPrediyabetik surecte kardiyovaskuler hastalık riski orta derecede artmaktadır. Diyabet gelişimi ile birlikte bu risk cok yukselir. Diyabetin kronik komplikasyonlarının da bu safhada ortaya cıkan değişikliklerle ilişkili olduğu ileri surulmektedir. Sıkı glisemi kontrolunu sağlamanın yanısıra kan basıncı ve lipidlerin de hedef duzeylere duşurulmesi ile bu komplikasyonların azaltılabileceği klinik calışmalarla ortaya konulmuştur. Bununla beraber bu hastalığın toplum sağlığına yuku cok yuksektir. Diyabet zamanla kalp, damarlar, goz, bobrek ve sinirlerde yapısal değişikliklere yol acabilir.

Kardiyovasküler Hastalıklar: Diyabet koroner arter hastalığı ve inme riskini 2-4 kat artırır.
Diyabetlilerin %60-75'i kardiyovaskuler hastalıklar (koroner arter hastalığı ve inme) nedeniyle kaybedilmektedir.
Diyabetik Ayak Ülserleri: Diyabetlilerde hem periferik noropati hem de iskemi sebebiyle ayak ulserleri ve nihayetinde amputasyonlar sık gorulur. Calışmalar, travmatik nedenler dışında, ayak amputasyonuna yol acan sebeplerin %50'sinin diyabetten kaynaklandığını gostermektedir. Dunyada her 30 saniyede bir, diyabetik ayak ulseri nedeniyle bir hastanın ayağının kesildiği tahmin edilmektedir.
Diyabetik Retinopati: Diyabet korluğe neden olan ilk uc hastalık icinde yer almaktadır. Diyabetin bu komplikasyonu retinadaki kucuk damarların uzun sureli hiperglisemiye bağlı olarak tahrip olması sonucu gelişir. Diyabet suresi 15 yıla ulaşan diyabetlilerin %2'sinde korluk ve %10'unda ciddi gorme kaybı geliştiği bilinmektedir.
Diyabetik Nefropati: Diyabet, en onemli kronik bobrek yetersizliği nedenlerindendir. Diyaliz unitelerinde tedavi goren hastaların %50'si diyabetlidir. Diyabetli hastaların %10-20'si bobrek yetersizliği nedeniyle kaybedilmektedir.
Diyabetik Nöropati: Uzun sureli diyabetin periferik ve otonom sinirlerde yol actığı bozukluklardır. Diyabetlilerin %50-70'inde diyabetik noropati gelişir. En sık gorulen belirtiler ayaklarda (ve bazen ellerde) uyuşma, yanma, karıncalanma, ağrı ve gucsuzluktur. Bu belirtiler, noropatinin en sık gorulen şekli olan distal simetrik polinoropatiye bağlı olarak gelişmektedir.
Tip 2 Diyabet Ve Komplikasyonlarından Korunmak İcin Aşağıdaki Tedbirler Önerilmektedir:

  • Boya uygun vucut ağırlığı hedeflenmeli ve bu ağırlığın korunmasına calışılmalıdır.
  • Yeterli ve dengeli beslenmeli; gunde en az 5 (beş) porsiyon sebze ve meyve tuketilmelidir.
  • Gunluk enerjinin %25-30' u yağlardan sağlanmalı, enerjinin doymuş yağ asidinden gelen
    oranı %10' un altında olmalıdır.
  • Şeker gibi basit karbonhidratlar gunluk enerjinin ≤%10' unu aşmamalı, basit karbonhidratlar
    yerine kurubaklagiller, tam tahıl urunleri tercih edilmelidir.
  • Gunluk alınan tuz miktarı 5 g'ı aşmamalıdır.
  • Fiziksel olarak aktif olunmalıdır. Haftanın en az 5 gunu, duzenli olarak en az 30 dk orta yoğunlukta aktivite (orneğin tempolu yurume egzersizleri) yapılmalıdır. Kilo kaybı sağlanması icin daha fazla fiziksel aktivite yapılması gereklidir.
  • Sigara kullanılmamalı ve aşırı alkol tuketiminden kacınılmalıdır.
  • Gunumuzde Tip 1 diyabetin onlenmesini sağlayabilecek etkin bir yontem mevcut değildir.
  • Diyabetin komplikasyonlarından korunmak icin erken tanı şarttır.(Program)