Kış mevsiminin yaklaştığı şu günlerde uzmanlar, hastalıklara karşı koruyucu olarak kestane balını tavsiye ediyor. Birçok çeşidi bulunduğunu belirten uzmanlar tadı, rengi ve kokusuyla farklı olan kestane balının, özellikle soğuk havalar bastırmadan grip ve soğuk algınlığına karşı tedbir olarak kullanılabileceğini belirtiyor.
Samsun Canik Başarı Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ferhat Öztürk, halk arasında mide ve akciğer rahatsızlıklarında tedavi edici özelliğiyle bilinen kestane balının, aç karna günde bir tatlı kaşığı yenerek vücut direncini arttırdığını söyledi. Öztürk, “Aslında balın şifa olarak kullanılması çok yeni bir şey değil. Yalnız insanoğlu uzun yıllardır, özellikle son bir iki yüzyıldır bu tür doğal ilaçlardan, doğal şifa vesilelerinden uzak kaldı. Araştırmalara bakılırsa yaklaşık 3 bin yıllık Sümer tabletlerinde dahi balın hem gıda hem de şifa vesilesi olarak kullanıldığına rastlamaktayız. Bunun yanında İbni Sina´nın 'El Kanun Fi´t Tıp (Tıbbın Kanunu)' adlı kitabında 35´ten fazla bal reçetesi var; yani balın değişik hastalıklarda kullanılabileceğine dair reçete var. Bunun yanında dinî kaynaklarımızda da bununla alâkalı çok ciddi, teşvik edici ifadeler mevcut. Özellikle antimikrobiyal etkisiyle mikropları öldürüyor, bakterileri, mantarları ve hattâ bir kısım virüsleri dahi egale ediyor, yani vücuttaki arızanın büyümesini de engelliyor.” dedi.
'BİYOLOJİK AKTİVİTESİ EN YÜKSEK BAL KESTANE'
Kestane balının, muhteviyatından ötürü daha bir önem kazandığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Öztürk, “Kestane balı, antimikrobiyal özelliği ve biyolojik aktivitesi sebebiyle hem enfeksiyon hastalıklarında hem açık yaralarda hem şeker yaralarında hem de yatak yaralarında, özellikle derin enfeksiyon yaralarında çok ciddi etki gösteriyor. Aynı zamanda soğuk algınlığı, öksürük, grip gibi durumlarda oldukça faydalı bir gıda. Bal Araştırma Merkezi'ne gelen 95 tane bal örneğimiz var. Bu 95 örneği biyolojik aktivite, antimikrobiyal ve antioksidan aktivitesi yönüyle incelediğimizde en etkili, biyolojik aktivitesi en yüksek bal olarak kestane balını bulduk. Sonuç olarak hastalık öncesi koruyucu tedavi metodu olarak kestane balını kullanabiliriz. Mümkünse sabahları aç karna, tatlı kaşığıyla tüketmekte fayda var.” şeklinde konuştu.
'KESTANE BALININ SAHTESİNİ YAPMAK ZOR'
Şifalı özelliğinin yanısıra keskin kokusu ve tadıyla bilinen kestane balının sahtesinin üretilmesinin, diğer ballara kıyasla oldukça zor olduğunu belirten bal üreticisi Şakir Sever ise, “Halk, kestane balının ne olduğunu yeni yeni öğrenmeye başlıyor. Her sene kestane balına ilgi giderek artıyor. Kestane balı almaya gelenler, daha çok mide ve akciğer rahatsızlıkları olan kişiler. 60-70 lira arası satılıyor. Bedeli fazla belki ama içeriği itibariyle de metabolizmaya katkısı çok. Nefes darlığı olanların da tercih ettiği bir ürün. Mide rahatsızlıklarına iyi geliyor. Akciğerde balgam söktürücü özelliği var. Sindirimi rahatlatıyor. Özellikle karnında şişkinliği olanlara, öksürüğü olanlara iyi geliyor. Yalnız bir de Azerbaycan Gürcistan tarafından gelen ballar var, 20-25 liraya satılan, bunların tüketimine dikkat etmek lazım.” dedi.
Kaynak: CİHAN