Konya Medicana Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Gamze Yılmaz Yanartaş, özellikle kış aylarıyla birlikte oluşan kas ve eklem ağrıları ile ilgili uyarılarda bulunduKonya Medicana Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Gamze Yılmaz Yanartaş, "Soğuk ve yağışlı havalarda en büyük sağlık sorunlarından biri de kas ve eklem ağrılarıdır. Eklem ve kas romatizması olan hastalar hava değişikliklerine daha duyarlı hale gelir. Bu yüzden soğuk ve yağışlı havalarda, bu hasta grubunun ağrıları artar" dedi.
Yanartaş, "Soğuk hava yüzünden kasların kasılması ,kan damarların daralması sebebiyle de iskelet kas sistemine ulaşan kan miktarı azalır. Stres , kirli hava, elektrsmog da kas iskelet ağrılarını artırabilir. Genellikle klasik ağrı kesiciler bu ağrıları kesmez" dedi.
VÜCUDUNUZ HAREKETSİZ KALMAMALI
Yanartaş, Egzersiz yapmak akut ağrılı durumda doğru değildir. Egzersiz ve yürüyüş gibi aktiviteler; kas kökenli ağrıların olmaması için koruyucu amaçlı önerilmektedir. Gün içinde hareketsiz kalan kişilerin haftada en az üç gün egzersiz yapmaları, ağrıların oluşmamasında etkilidir. Bu egzersizlerin kas gruplarını germe-gevşeme ağırlıklı olması da önemlidir. Aslında kışın hareketsiz kalınması, sadece kronik ağrısı olanların değil herkesin sorunudur. Özellikle kas kısalıkları ve kasılmaların önüne geçilebilmek için egzersiz şarttır. Gerekli tedbirler alındıktan sonra açık havada yürüyüş, gevşeme ve nefes egzersizleri, ağrılarla mücadele etmekte kullanılabilecek yöntemler arasında sayılabilir.
Yanartaş, D vitamini eksikliği genel vücut ağrıları ile iskelet-kas sistemi kaynaklı ağrıların oluşmasında önemli bir nedendir. Kışın güneşe daha az maruz kalındığı için D vitamini seviyesi düşer, bu yüzden de ağrılar artar.
Özellikle kas kasılmasına bağlı ağrılar kronikleşebilir. Bu nedenle hemen tedavisi edilmesi gerekir. Ağrı hayat kalitesini etkiliyorsa, hekime danışılmalıdır.
SOĞUK HAVALARDAN BAYANLAR DAHA ÇOK ETKİLENİR
Özellikle bağ dokusu hastalıkları; orta-ileri yaş grubunda daha sık görüldüğü için, soğuk havanın bu yaş gruplarını daha fazla etkileyeceği söylenebilir. Ayrıca miyofasyal ağrı sendromları ve fibromiyalji de ağırlıklı olarak kadınlarda daha fazla görüldüğü için, soğuk havanın negatif etkileri kadınlarda daha fazladır. Soğuk uyarısına kadın ve erkeklerin yanıtı konusunda yapılan çalışmalar da; kadınlarda soğuğun etkisinin, erkeklere göre çok daha fazla olduğunu gösteriyor. Tüm bu bulguların ışığında; ileri yaştaki kadınlarda, soğuk etkisi ile daha fazla ağrı oluştuğunu söylemek mümkündür.
SOĞUK HAVA BAŞ AĞRILARINI TETİKLİYOR
Konya Medicana Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Gamze Yılmaz Yanartaş, Baş ağrıları da kışın yaygın gözlenen ağrılardandır. Bu ağrılar; aslında çoğu zaman fiziksel etkilerle ortaya çıkan, nadiren tedavi gerektiren, fonksiyonel baş ağrıları grubundadır. Kış soğukları ve rüzgar en çok baş ağrılarının artmasına neden olur.
Soğuğun en çok tetiklediği baş ağrısı grubu nevraljilerdir. Bu grupta ağrı; baş ve yüzde elektrik çarpması şeklinde kendini gösterir. Soğuk havalarda özellikle yüz sinirlerinin hassasiyetinin artması nedeniyle; nevraljisi olan hastaların ağrıları çok artar. Hatta o kadar şiddetli bir hale gelir ki; hastalar soğuk ve rüzgarlı havalarda dışarıya bile çıkamayabilirler.
Soğuk havalarda en sık görülen baş ağrılarından birisi de gerilim tipi baş ağrılarıdır. Kışın genel olarak çalışma hayatı daha yoğun ve daha stresli geçmekte, trafikte geçirilen zaman artmakta ve yaza göre daha az hareketli bir yaşam sürülmektedir. Bu nedenle, soğuklarla da birlikte özellikle masa başında çalışan kişilerin baş ağrılarında artma gözlenir. Dolaylı olarak da kullanılan ağrı kesici miktarları da artar.
Yanartaş, Servikojenik baş ağrıları denilen ve daha çok boyun, kas ve iskelet sisteminden kaynaklanan baş ağrıları da kış aylarında çok artar. Üst boyun ve baş kaslarında yaşanan kasılmalar, hastalarda ağrılara neden olur.
Bugüne kadar soğuk ve ağrı ilişkisini doğrulayan pek çok araştırma yapılmıştır. Bunlardan en ilginç olanlarından birisi de; serotonin hormonunun da rolüyle ilgili araştırmadır. Serotonin hormonunun; merkezi sinir sisteminden salgılanan bir hormon olduğu, depresyona neden olabildiği gibi, ağrı mekanizmasında da önemli bir rol üstlendiği biliniyor. Bu nedenle özellikle depresyon-ağrı ilişkisi üzerinde yapılan çalışmalarda, serotoninin rolü de araştırılıyor.
Kaynak: Haber7