Toplam 2 mesajın 1-2 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    sgurbeytasdelen Avatarı

    Gerçek Adı
    Selma Gürbey
    Üyelik Tarihi
    21.09-2004
    Son Giriş
    12.05-2016
    Saat
    10:30
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Şişli
    Mesaj
    125
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Biz omurilik felçilisi kişiler için düzenli bir hayat çok önemli, Çünkü hayatımız düzenli olduğu sürece sağlığımızı koruyabiliyoruz. Fakat bizde insanız ve bizide bazen bu düzenin dışında heyecanlar, değişiklikler yaşama ihtiyacımız oluyor. Örneğin tatil(!), denize girmek(!)
    Evet istiyoruz denize girmek, tatil yapmak fakat tekerlekli sandalye kullanan birisinin bunları tek başına gerçekleştirmesi zor(!) birinin yardımı ile bile gerçekleştirirken zorluklar yaşanmaya devam ediyor.

    Bu yıl ailece tatil için Avşa'yı tercih ettik. Bütün bir yıl çalışıp yorulduk yıllık iznimizde iyice dinlenmek, değişik mekanlar görerek hayatı canlandırmak, enerji depolamak gerek(!) Fakat şimdi kendime bakıyorumda nene gerek... otur evinde diyorum... İş yerindeyim mecburen, Çünkü mesai başladı. Dün itibare ile işe başladım... Kocaman şişmiş bir bacak, birkaç yerinde yara bere ve tabi birde kaba baldırımda... Acayip moralim bozuk. Denize girip çıkarken çok zorladım vücudumu, kumsal iri kumluydu. Yüzmede biliyorum. Şezlongu kiraladık, Şemsiyeyi kiraladık. Aslında en önemli önlemide almış olduk. Güneş kremimide sürdüm. Hatta Şezlongu mümkün olduğunca denize yakın bir yere koydurdum. Şezlongdan yere inip kuma oturdum, bacaklarımı tuttular ve ellerimin gücü ile kendimi denize attım. Sonrası mühtaşemdi. Deniz tertemiz(!) görünüyordu, su biraz soğuktu ama sıcak havada iyi geliyordu. Doyasıya yüzdüm. Kendimi denizin içinde çok özgür hissettim. Bir hafta boyunca denizin tam anlamı ile tadını çıkardım. Fakat tatilin sonlarına doğru ayağımda hafif bir şişme olmaya başladı, ayrıca ayağımın üstünde birkaç küçük su toplamış şişlikte vardı. Eve döndüğümde ayağımın bir hayli şiş olduğunu gördüm. Yükseğe uzattım. Su toplamış şişlikleri iğneyi ( öncelikle ateşte yakarak dezenfekte ederek) batırdım ve içlerindeki suları boşaltım. Sonra üstündeki deriye temizledim ve oksijenli su ile yaralı bölgeyi yıkadım, batikon sürdüm (kuruması için) kaba baldırımdaki yara sulu değildi ama ona da yine aynı işlemi uyguladım. Yani batikon sürdüm. Ayağımdaki şiş ikinci günde inmeyince bir telaş acile gittik. Film çekildi (belki kırılmış yada incinmiştirde hissetmedim mi diye düşündük) kan alında, mikrop varmı vücudumda diye bakıldı ve enfeksiyon kaptığım ayağımda kırık veya çatlak olmadığı söylendi. Antibiyotik verildi. Şu anda bu antibiyotiği içiyor, pansumanlarıma devam ediyorum. Ayağımın şişi hala inmedi. Buz koyuyorum eve gidince ve iş yerindede mümkün olduğunca yükseğe uzatıyorum. Ama velakin moralim bozuk. Tatil sonrası böyle bir eziyet çekince (daha önceki tatillerde de hep bir sorun olmuştur) artık tatil hevesinden vazgeçmeliyim diye düşünüyorum. Otur evinde ve sağlıklı ol. Sahi siz arkadaşlar nasılsınız? Tatil ve deniz sonrası vücudunuzda sorunlar yaşıyormusunuz? Hiç bir sorun yaşamıyorum diyen arkadaşlarında nasıl çözümler bulduğunu merak ediyorum. Eğer bir çözüm varsa uygulayayım. Yoksa denizi unutayım diyorum(!)

  2. #2
    Üye
    Mediha Avatarı

    Gerçek Adı
    mediha
    Üyelik Tarihi
    01.03-2004
    Son Giriş
    25.09-2017
    Saat
    14:21
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    918
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    14

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Ben Antalya Finikede yaşıyorum ve deniz burnumun dibinde.. Yazları sıcak olduğu için akşam üstü işyerinden çıkar denize giderdim hep. Evet bizim durumumuzdaki kişiler için denizde özgürlük başkadır.. Sahil burada bayagı geniş.. deniz kıyısına arabayla giderdik ve denize oldukça yakın bir yerde küçücük bir hasır vardı onu sererdim ben kuma bulaşmayayım diye. Ayaklarımı kullanamıyorum diye kollukları taktığım gibi denize girerdim.. Artık istediğin yere gidebilirsin denizde özgürsün herkes gibi sende yüzüyorsun.. Bu çok zevkli bir şeydir sudan hiç çıkmak istemezsin..
    Önceleri böyle deniz ile iç içeydim ve bende bir sorun olmazdı ama daha sonraları ben ne zaman denize gitsem ertesi günü kendimi 40 derece ateşle hastanede bulmaya başladım. Doktora soruyorum enfeksiyon kapmışsın diyor.. tabi önceleri denizden olduğunu tahmin edemedik fakat daha sonra nerden oluyor bu diye düşünürken ve hepde deniz sonrası hastaneye gidince bulmak çok ta zor olmadı tabi doktorumda uyardı denizden mikrop kapabilirsin diye.. öyleki yılda kaç defa hastaneye yatıyor serum yiyordum
    Sonra uzun bir süre denizden uzak durdum ve enfeksiyonda olmadı.. Ama tabiki deniz burnumun dibinde ve böyle sıcak bir yerde yaşıyorum ne kadar uzak olabilirsin ki..
    Şimdi yine denize gidiyorum ama artık o sahile hiç gitmiyorum çünkü kumsalımız ve o bölgedeki deniz kirli.. Maalesef gelen insanlar çöplerini atıp gidiyorlar.. Bende çakıllı plajları veya koyları tercih ediyorum hatta bazen tekne ile açılıyoruz günü birlik kiralayıp ve karayolu olmayan çok temiz koylar var oralarda yüzüyoruz. Yani yüzdüğünüz denizin temiz olması çok önemli her deniz gördüğümüz yerde yüzmememiz lazım bizim maalesef çünkü enfeksiyon çok kolay kapıyoruz. yanıkları güneş kremleri ve güneş sonrası spreyleri var çok rahatlatıyor onlarla çözülüyor ve güzel yanık bronz bir teniniz oluyor.. His olayı olmadığı için mümkün olduğu kadar ayaklarımızıda bir yere çarpmamaya ve cizdirmemeye dikkat etmek gerekiyor ama bende bile zaman zaman oluyor. Fakat bu yüzden bir sorun yaşamadım bu güne kadar.. Denizin temiz olması yeterli bence..