Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 31 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    fulyaa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.05-2005
    Son Giriş
    07.08-2016
    Saat
    00:08
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Arkadaşlar,

    Kas hastalıklarında akupunktur konusuyla ilgili hocamızın yazısını görmenizi istedim. Kas hastalıkları tipinde olan arkadaşlara bilgi olması amacıyla.

    SAĞLIKTA YANILGILAR AKAPUNKTURLA GENETİK HASTALIKLARIN TEDAVİSİ
    Prof.Dr. Coşkun ÖZDEMİR
    coskunoz@superonline.com

    İki ünlü ve değerli sanatçımız Nurseli İDİZ ve İlhan ŞEŞEN yıllar önce nedense sağlıkla ilgili bir TV programına aracılık ettiler. Hatta sunuculuk yaptılar. Konu akupunkturla kas hastalıklarının tedavisi idi. Akupunktur Derneği başkanı olarak takdim edilen bir meslektaşımız bu uygulama ile kas hastalarını iyileştirdiğini ileri sürüyor ve örnekler veriyordu. Değerli sunucular buna inanmışlardı, dinleyiciler de bu tedaviyi öğrenecekler ve böylece onbinlerce kas hastası bu dertten kurtulacaktı. Doğaldır ki kaçınılmaz bir şekilde Tıp bilim insanları bu programı hayretle, şaşkınlıkla dinlediler. Benim gibi kas hastalıkları ile uzun yıllardır uğraşan nörologlar ise şaşkınlıklarına öfke ve kızgınlık katmaktan kendilerini alamadılar. Akupunktur bilimsel temeli olan bir dal ve uygulama. Birçok ülkede Akupunktur Enstitüleri var. Bilim çevrelerince onay gören çeşitli klinik uygulamaları söz konusu. Ama akupunkturun genetik kaynaklı bir hastalığı iyileştireceğini beklemek bilim dışı ve mantık dışıdır. Benzer programlarda olduğu gibi Kas Hastalıkları Derneğine telefonlar yağdı, insancıklarımız umuda kapılmışlardı. Bu iddia gerçek mi diye soruyorlardı. Elbette değildi. Ama yıllardır yüzlerce insanın bu tedavi için koşuştuğu, büyük harcamalar yaptığı ve yapacağı kuşku götürmezdi. Bizim derneğin önde gelen görevlerinden biri elbette kas hastalarını gerçek olmayan doğru olmayan tedavi önerilerinden, uygulamalarından korumaktır. Bu iki değerli sanatçıyı hemen aradım. Nurseli İDİZ’e ulaşamadım. İlhan ŞEŞEN beni çok nazikçe ve anlayışla karşıladı. Ona sorunu iyice anlatabildim. Çapaya Tıp Fakültesine geldi ve benimle bir röportaj yaptı. Aynı TV kanalında ben akupunktur gerçeğini anlattığım bir programa çıktım ama bununla yazıkki önceki programın zararını dengelediğimi söyleyemem. Maalesef akupunkturun kas hastalıkları için kullanımı süregeliyor. Şimdi burada onlara sadece birkaç örnek vermek istiyorum. Kas hastalıklarının çok çeşitli olduğunu, bunların tümünün bir tedavi yöntemi ile iyileşeceğini düşünmenin akıl dışı olduğunu eklemeliyim.

    İzmir’de Spiral Müsküler Atrofi (SMA) tanılı bir kas hastası çocuğa gösterişli bir tıp merkezi tarafından 8 ayda iyileştireceğiz vaadi ile onlarca defa akupunktur yapılıyor. Bu tedavi Çin’den getirilen bacaklarda yanıklara yol açan purolarla takviye ediliyor. Akupunktur tedavisi bir yıl sürüyor. Bu tedavi için milyarlarca para ödeniyor. Çocuk 2004 yılında kaybediliyor.

    B.C. Duchenne hastası 2 yıl akupunktur yapılıyor hiçbir sonuç yok.
    İ.İ. 13 (K) 8 ay akupunktur tedavisi değişen bir şey yok.
    T.B. Duchenne iyileştirme vaadi ile 7-8 yıl akupunktur tedavisi. Çocuk akranları gibi 12 yaşlarında yürüme yeteneğini kaybediyor.
    B.C. Duchenne 7 ay akupuntur tedavisi hiçbir sonuç yok.

    Böylece çok sayıda hasta akupunktur tedavisi görüyor. İstanbul’dan başka illerimizde de ve İstanbul’daki Çamlıca’dan başka daha birçok tıp merkezinde de bu tedavi uygulanıyor. Ben kendimi tanıtmadan telefon edip bu akupunkturcularla konuşuyorum. Bana da umut vermeyi sürdürüyorlar ama kimliğimi açıklayınca bundan vazgeçiyorlar. Değişik tanılı hasta ve aileler büyük bir umutla bu tedaviye başvuruyorlar. Aylarca yıllarca devam ediyorlar. Çocuk, fizik tedavilerde olduğu gibi kendini biraz daha rahat hissediyor bu da umutların süregelmesine yarıyor. Bazı aileler 8 milyarı al gel önerisi karşısında bu umudun denemesini yapamıyor.

    Geçenlerde bir TV kanalı yine böyle bir yayını yapacağını duyurup sonra vazgeçti. Bazı uyarılar almış olmalılar.

    Konunun çok ilginç yanı şu: Uzun yıllardır üzerinde dünyanın en ünlü merkezlerinin çalıştığı ve bazı önemli adımların atıldığı ama henüz tedavi aşamasına gelinemeyen bu genetik hastalıklar için birilerinin biz bunu tedavi ediyoruz demesi çok ama çok büyük bir iddia. Aslında onlara tıp Nobel ödüllünüz nerede diye sormak lazım. Program yapımcılarının ya da gazetelerde yayın yapan sağlık muhabirlerinin böyle bir büyük iddiayı tahkik etmek ihtiyacını duymamaları çok şaşırtıcı ve bilime güven açısından umut kırıcı. Türkiye’de hiç kuşkusuz İstanbul’daki yıllardır varlığını sürdüren Türkiye Kas Hastalıkları Derneğinden başka kas hastalıklarında uzman çok sayıda nörolog var. Bunlara bu çok çarpıcı iddia hakkında soru sorulmaması anlaşılır ve açıklanır gibi değil. Yine ben bilimsel mantık bilimsel düşünce yetersizliğini öne süreceğim. Bu sağlık alanındaki yanılgı ve yanıltmalara devam edeceğiz.

  2. #2
    Üye
    ahmetyildiz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:33
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    105
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Özetle istanbulda bazi paragöz hastaneler. Hasta ve yakınlarının çaresizliklerini YTL 'ye cevirme yolları arıyorlar...

    Dikkaat...


    Çok Teşekkurler Fulya çok önemli bir konu...

    Aman Dikkaat...

  3. #3
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SEVGİLİ FULYAA
    BU HABERİ AİLEM İZLEMİŞ VE NASIL İNANDILARSA BANA ÇOK ISRAR ETMİŞLERDİ İLLAKİ DENEYELİM DENEYELİM DİYE BENDE ISRARLA MANTIKEN BANA ÇOK FAYDALI OLAMAYACAK GİBİ GELDİĞİ İÇİN DENEMEK İSTEMEDİM HAKSIZ OLMADIĞIMIDA SENİN VERDİĞİN BU DEĞERLİ BİLGİLERDEN ANLIYORUMMM BİZİM TÜM ENGELLİLER HADİ İÇNDE KAS HASTALARI DİYELİM BOŞ ÜMİT TÜCCARLARINA UMUT BAĞLAMA LÜKSÜMÜZ YOK ÇÜNKÜ YAPTIKLARI YANLIŞ UYGULAMALR GERİ DÖNÜŞÜMSÜZ MİRASLAR BIRAKABİLİR VÜCUDUMUZDA KASLARIMIZDA HİÇ GEREK YOOKKK ARKADAŞLARRRR BOŞ ÇÖZÜMLERE
    TEŞEKKÜRLER FULYAAAA

  4. #4
    Üye
    öteki Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    09.08-2005
    Son Giriş
    13.12-2017
    Saat
    22:45
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    135
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben de yıllar önce, tahminimce bu merkeze, (istanbulda yataklı bir küçük hastane)akupunktur için gittim. böyle bir TV programından sonra. çok kalabalıktı duyan gelmiş tabi.

    doktor 3 er 5 er hastayı birden içeri alıp sözüm ona sohbet (muayene) etti. tabi muayene parasını peşin alarak. sonra ben bir şey yaptırmadan dödüm geldim. ama herkese bir akupunktur tedavi programı belirliyordu. yüksek ücret karşılığı...

  5. #5
    Üye
    fulyaa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.05-2005
    Son Giriş
    07.08-2016
    Saat
    00:08
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili arkadaşlar,
    Yine gündemde olan bir konuyla ilgili hocamızın başka bir yazısı

    Medyada Sağlık Haberleri
    Prof.Dr. Coşkun ÖZDEMİR
    coskunoz@superonline.com

    Medya yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü kuvvet sayılıyor. Boşuna değil bu. Haberleri bu yolla alıyor, yorumları, analizleri, tepkileri orada okuyor ya da dinliyoruz. Medyanın büyük bir yönlendirme gücü var. Bir haberi büyütme öne çıkarma ya da gizleme küçümseme olanağı var. Bugün yurdumuzda medya yazık ki büyük çapta büyük sermayenin, neoliberal akımların, emperyal odakların baskısı ve kontrolü altındadır. Tarafsız, objektif, halktan yana haber ve yorum olanakları iyice kısıtlanmıştır.

    Bunun yanı sıra haberlerin gerçekliğini arama araştırma konusunda da medya gereken titizliği ve dikkati göstermiyor. Sansasyon ve rating kaygıları gerçek saygısının önüne geçiyor. Bu dikkatsizlik bu sorumsuzluk sağlık haberlerinde çok belirgin bir şekilde kendini göstermekte. Bu tutum benim çoğunluğu bilimden, bilimsel düşünceden yoksun halkım için çok pahalıya mal oluyor. Sınırsız bir zaman ve para kaybına ve hastaların istismarına, sömürülmesine yol açıyor.

    Yanıltıcı sağlık haberlerine sayısız örneklerden birkaçını bu yazıda belirtmek istiyorum.

    Yılların bir sağlık muhabiri kas erimesi ile Multiple Siklerozun (MS) bambaşka hastalıkların isimlendirilmesi olduğunu öğrenememiş, MS için geliştirilen umut verici bazı ilaçların kas erimesi hastalığında önemli bir adım olarak ilan ediyor ve böyle bir başlık veriyor. Doğaldır ki, kas zayıflığı gösteren binlerce hasta bu haber ile umuda kapılarak bu ilaçların arayışına girişiyor. Sağlık muhabiri lütfedip, bir uzman kişiye telefon edip vereceği haberi doğrulamak gereğini duymuyor.

    Spinal Müsküler Atrofi (SMA) kaslarda zayıflama yapan genetik (kalıtımsal) bir hastalık sorumlu gen yıllar önce bulundu. Çocuk bu hastalığı yaratan bir çift genin birini anneden birini babadan alıyor. Bu nedenle akraba evliliklerinde daha sık görülen bir hastalık. Tüm genetik hastalıklarda olduğu gibi oldukça sık görülen bu hastalık üzerinde de ciddi ve yoğun çalışmalar yapılıyor. Ancak tedavi çok yakında görünmüyor. Bugüne kadar epilepsi için kullanılan bir ilaç burada deneniyor. Sonuçlar henüz açıklanmadı. Bir gazetemiz buna kas körelmesi adını vermiş. Birkaç gündelik gazetemiz 25 yaşındaki üniversite eğitimi yaparak mezun olma başarısını gösteren bir genç kızımızdan söz ettiler. Onun bir umuda doğru yola çıktığını duyurdular. Çin’de yapılacak bir operasyonla sağlığına kavuşabileceğini yazdılar. Yine bu çok çarpıcı çok etkileyici haberi verenler zahmet edip uzun yıllardır bu hastalık konusunda çalışan, deneyim kazanan, yayın yapan uzman bilim insanlarımıza sormadılar. Gerçekten böyle bir umut var mı? diye ve yüzlerce binlerce hasta ve ailesi bu yaratılan umudun peşinden gitti. Biz de nasıl 22bin dolarlık tedavi masrafını bulup çocuğumuzu Çin’e göndeririz diye çabaladılar. star Gazetesi ilgili sütunda bugüne kadar ABD ve Avrupa’da 500 dolayında ALS ve omurilik felçlisi bu yöntemde sağlığına kavuştu diye tümü ile gerçek dışı, aldatıcı, kandırıcı haber yayınladı.

    Adı anılan Çinli Prof. Huang bugüne kadar hiçbir ALS hastasını hiçbir SMA hastasını iyileştirmemiştir. İnsanlar üzerinde hiçte etik sayılamayacak denemeler yapıyor. Kök hücre ile ilgili yaratılmış olan umutları kullanıyor. Bu gerçekleri ben görüştüğüm iki ünlü Harvard profesörünün İstanbul’daki konferanslarını referans göstererek aktardım. Kök hücre tedavisinin ciddi bir umut olduğunu ancak klinik uygulamanın henüz yıllarca uzakta olduğunu yine dünyanın en güvenilir bilim insanlarını tanık göstererek vurguladım.

  6. #6
    Üye
    özgül Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.03-2005
    Son Giriş
    19.03-2006
    Saat
    13:44
    Yaşadığı Yer
    Viyana
    Mesaj
    38
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yazik ..cok yazik..böyle haberlerden sonra bizde bazen umutlaniyoruz..ailem ve cevremdekiler böyle haber sonrasi ümitlen ariyor..

    cok yazik..biz aileleri böyle kandirmak böyle tuzaga düsürmek ne demek?

    böyle insanlara yayin yapmadan önce dur demeli

    özgül

  7. #7
    Üye
    aesbah Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.08-2005
    Son Giriş
    10.04-2006
    Saat
    13:30
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    2
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DMD hastası 8 yaşında bir oğlum var. Bende İstanbuldaki Camlıca hastahanesine oğlumu götürdüm. Kesinlikle bu tür yalanlara inanmayın. Orası çojk seviyesiz bir ticarethanden başkabirşey değil.

  8. #8
    Üye
    ahmetyildiz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:33
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    105
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Prof.Dr. Coşkun ÖZDEMİR'in deyindiği nokta önemli Hastalıklar bile günümüzde magazinleşti. Haberci bir haber alıyor haber yarım yamalak tabiki Teyid ettirmiyor belliki işine geliyor haber olsun ortalık şenlensin de ne olursa olsun Ben sonra Tufan mantığı...

    Hastanın duyguları felan bunlar anlamsız...

    Peki bu durumda basın konseyi ne yapıyor. Hiç bir şey...

    Bu durumu doktor hatalarında da görmek mümkün Tabib odasi çok bariz ayyuka çıkmış doktor hatası olmadan hastanın tarafında olmaz...

    Kısaca Aynaya baktığımda bazen gördüklerim beni korkutuyor..

    Minevra Akadaşım o günleri anlattı benzer olaylar yerler farklı o haberden sonra en az 5 telefon aldım ya gözün aydın bak çare varmış türünden ben haberi bile seyretmemiştim..

    Sabahı nasıl ettim bir Tanrı bilir...
    Sonrası Tufan oldu tabiki...

  9. #9
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Fulyaa çok önemli bir konuya değindin gerçekten ve Özgül ede şu anlamda katılıyorum hepimiz sağlık problemimizle ilgili umut çare arayışı içindeyiz ve iki üç güne bir özellikle medyadan duyduğumuz kas hastalığında büyük ümit,kas erimesini durduracak tedavi vb.çarpıcı başlıklarla haberler sunuluyor bizlere
    ve bu haberler hasta olan ama hastalığı hakkında tıbbi hiç bir bilgi edinmemiş arkadaşlarca körü körüne bir ümitlenmeye boş bir umuda yönelmeye sonrada Ahmet Yıldız ın dediği gibi sonu TUFAN olacak bir yıkıma neden oluyor hastalığını araştırıp bilgi edinmeye çalışan az çok bilgisi olan bizler bile yeri geliyor ACABA VAR MI BÖYLE BİR TEDAVİ gibi sorularla düşünce anlamında anlık umutlanmalara kapılabiliyoruz veya siz buna inanmasanız bile çevrenizdeki bir çok kişi inanıyor en yakın örnek aileniz inanıyor ve size kızıyor yaaa sende kendin için hiç bir şey yapmak istemiyorsun gibi eleştiriliyorsunuz :cry: :shock:

    BEN KENDİM İÇİN BİR ŞEY YAPMALIYIM AMA ŞU AŞAMADA NE YAPMAYA İNANIYORUM GERÇEKTEN DENENMİŞ OLUMLU ETKİSİ TIP OTORİTELERİNCE ONAY GÖRMÜŞ BİR TEDAVİDE VARIM TIBBIN DESTEKLEMEDİĞİ BU GİBİ SAFSATALARIN RUH VE BEDEN SAĞLIĞIMIZI DAHADA BOZUCU OLDUĞU YÖNÜNDEDİR DÜŞÜNCEM :!:

  10. #10
    Forum Moderatörü
    Life Avatarı

    Gerçek Adı
    ---
    Üyelik Tarihi
    17.07-2005
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:55
    Yaşadığı Yer
    Türkiye
    Mesaj
    2.704
    Alınan Beğeniler
    87
    Verilen Beğeniler
    76

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu tür haberler bizleri umutlandırmaktan başka bir işe yaramıyor.Akapunktur vb tedavi yöntemlerinin kas hastalıklarına bir fayda sağlamadığını Prof.Dr Coşkun Özdemir defalarca televizyonda dile getirmişti.Kas hastalıkları ile ilgili her tür bilgiyi kas hastalıkları derneğinden almalıyız paragöz doktorlara ve hastanelere rağbet etmemeliyiz :wink:

  11. #11
    Üye
    dilemma Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.12-2004
    Son Giriş
    27.11-2017
    Saat
    00:45
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    739
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    iyiki iğneden korkuyorum. :lol: iğne yemek söz konusu olduğu için hiç de sıcak bakmamıştım açıkçası.elbette en önemli nedenim hastalığımıza hiçbirşeyin çare olduğuna inanmamam.

    sadece kök hücre çalışmalarının sonuç verebileceğine inanıyorum.
    ve yine takviye vitaminler bizim için iyi olabilir.
    gerisi boş...hatta bomboş.

    sağlıkla kalın

  12. #12
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:38
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.960
    Alınan Beğeniler
    965
    Verilen Beğeniler
    1.254

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: warna
    Dostlar,
    İnsanın ne zaman hasta olacağı belli olmaz.Yaklaşık 10 yıldır kas hastasıyım.
    Tanıyı uzun bir süreçten sonra koydular.Bu hastalıkla ilgili basın ve medyeda cahilce ve bilimden uzak yazılar çıkıyor.Bu da yeterince bilinçlenmemiş hastalarımızda umut yaratıyor.Sonrada facialara yol açıyor.
    Ülkemizde gerçekten değerli bilim adamlarımız var.KARŞILARINDA SEVGİ VE SAYGIYLA EĞİLİYORUM.Ancak bazı tıp bilimcilerimiz hastayı yaklaşırken onunda duygularının olduğunu,umutlarının olduğunu unutuveriyor.Olayı meta gözüyle bakıp,sadece iş olarak bakıyor.
    Oysa hastalık yok hasta vardır diyen yine onlardır.Hastalığın teşhisi, tedavisi ve yeni tedavi yöntemlerinin bulunmasında hastalarında büyük katkılar sağlıyabileceğini unutmamalıyız. Hastaılığı ne sadece doktor yenebilir,ne hasta,nede hasta yakınları.Bilim adamlarımızın öncülüğünde hepimizin katkılarıyla umutları kırmadan, aşırı umut vermeden yola devam etmeliyiz.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  13. #13
    Üye
    fulyaa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.05-2005
    Son Giriş
    07.08-2016
    Saat
    00:08
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet warna arkadaşım,

    Bir hasta gözüyle dediklerinize katılmamak mümkün değil.Dediğiniz gibi,bilim insanlarımızın öncülüğünde hepimizin katkılarıyla umutları kırmadan,aşırı umut vermeden yola devam etmeliyiz.Ama verilen umut sahte ve sadece kar amaçlıysa buna da tepki göstererek yola devam edilmeli.
    Bir de ayrıca,bizleri temsil etme konumunda olan derneklere sahip çıkmak olmalı diye de düşünüyorum.Çünkü toplumla,kurumlarla,devletle iletişim bu aracılıkla güç birliğiyle,örgütlenmeyle olur.
    Hepinize sevgiler,saygılar.

    Fulya

  14. #14
    Üye
    FINDIK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.05-2005
    Son Giriş
    26.04-2006
    Saat
    14:53
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    69
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SEVGİLİ FULYA BENİM VE BENİM GİBİ KAS HASTALIĞI OLAN ARKADAŞLAR İÇİN ÇOK ÇOK ÖENMLİ BİR KONUYA DEĞİNMİŞSİN. BİZLERİ MEDYADAKİ ÇIKAN HABERLER KONUSUNDA BİLGİLENDİRDİĞİN İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM. AKAPUNKTUR TEDAVİSİNİ BİR ARKADAŞIMDAN DUYMUŞTUM FAKAT İŞİN ASLINI ARAŞTIRMAYA BİLE GEREK DUYMADIM. GİTTİĞİM DOKTORUN HASATALIĞIMLA İLGİLİ HİÇBİR TEDAVİ ŞEKLİNİN VE İLACININ OLMADIĞINI SÖYLEDİĞİ İÇİN BAŞKA BİR YOL DENEMEDİM.

    HATİCE'NİNDE SÖYLEDİĞİ GİBİ YALNIZCA BİLİMSEL OLARAK FAYDASI İSPATLANMIŞ TEDAVİ YOLLARINI DENEMEK EN AKILLICASI OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORUM. BU KONUDA (KAS HASTALIĞI) ÖĞRENDİĞİNİZ BAŞKA BİLGİLERİDE BİZLERLE PAYLAŞMANIZ DİLEĞİYLE......

  15. #15
    Üye
    adelya Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.04-2005
    Son Giriş
    31.05-2008
    Saat
    23:49
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    merhabalar,
    Nüshet Ziyal hakkında ben de birkaç şey paylaşmak istedim.
    O adam hakikaten bir şarlatan! hastane adı altında işlettiği de bir ticarethane, arkadaşın dediği gibi...
    Hastaneye televizyonda izledikten sonra yoğun ısrarlar üzerine gittik. Koridorda beyefendinin bize bakmasını beklerken konuşmalara şahit olduk. Nüshet bey hastanenin telefonunu dahi ödeyememiş ve telefon borcu nedeniyle kapanmıştı. Sözüm ona bir çok kas hastası vardır hastanesine gelip kalan lakiiin wc ler hiç de uygun değildi.
    Bugün benzinliklerde bile her türlü hastaya uygun yüksek tuvaletler yapılırken, neredeyse yerle birleşecek alçaklıkta tuvaletler oldukça ilginçti. Oda yok dediler başta, sonra gizli gizli konuştular. Aslında nerdeyse bütün odalar boştu!! Yerleştirdiler bizi uyduruk bir odaya. Wc de dediğim gibi berbat. Bu arada tv ye yanında çıkartıp bu çocuğu, "iyileştirdim. yürüyemiyordu yürüttüm. artık çok iyi" dediği çocuk ve annesi de ordalardı; yanii iyileşme filan yoktu...
    Annem yaklaşıp sohbet etmeye kalktı Nüshet beyin eşi olacak hanım araya girip konuşturmadı bile.
    Aslında para karşılığında konuşturduğu belliydi o çocukla annesinin... Bayan sadece, "yok abla, oğlum hala tedavi görecek. beyefendi ben ona bakarım dedi" dedi...
    Ee, hani iyileşti demiştiniz tv'de" diye sorduk. "yok biz öyle birşey demedik" dedi; başını önüne eğdi...
    Hastanede bir oda vermiş çocukla annesine sanırım, o bayan da orda hademe filan. Anlayacağınız kullanıyor onları da...
    Odaya yerleştirildikten sonra duş almak istediğimizi belirttik o kadar cimriki adam, duş alınamayacağını odalardaki suları kestirdiğini sözüm ona 15 günden önce de duş almayı kabul etmediğini söyledi...
    Ne anneme, ne babama duş aldırtmadı.
    Hadi bana tedavi uygulayacaksın, onların ne ilgisi var be adam!
    Oldukça sinirlendik... Arkasından bayan bir doktorla tanıştırdı. kendisi çekti gitti başımda bile durmadı. Oysa konuşurken kendisi bizzat ilgilendiğini birçok hastayı iyileştirdiğini söylemişti. Bayan doktor bana şunu dedi, "üzülme, sen ben sana duş aldırırım yarın!" madem 15 gün duş yok bu ne alaka...
    Nüshet bey bana diyorki, "20 dk sonra aşağı gel, akapunktura", tam 20 dk sonra iniyorum, afedersiniz bunamış bir doktor karşılıyor, "ne diye geziniyorsun sen, çık git odana" diye azarlıyor... Nüshet bey çağırdı, diyorum... neyse giriyorum akapunktura... odama gideceğim, aynı yaşlı doktor yine tutup ne geziniyorsun diye bağırıyor...
    Akapunktur için kullandıkları iğneler kanlı!!!
    Gençten bir kız var onlarla öyle iğrenç sohbetler ediyorki, o hanfendilere torpilli yeni iğneler çıkıyor cebinden!!
    Ne iyileşen var hastahanede ne birşey...
    Birkaç hasta annesi ile de konuşuyoruz... Hepsi aynı dertten yakınıyor: "kaç zamandır burdayız, elimizde avucumuzda ne varsa aldı hala hiçbir gelişme yok...7 gün diye alıyor 15 gün 30 gün derken kalıyoruz burda"!!!
    Dayanamadım uzun yoldan gelmişim lavaboyu kullanamıyorum alçak... En sonunda bas bas bağırmaya başlıyorum, engelliye böyle tuvaletmi konur... Nasıl hastane bu? kas hastaları nasıl kaldılar burda, nasıl kalktılar, bu ne biçim iş.... diye!
    Sözüm ona hastane sahibi dedikleri adam gelip ne dese beğenirsiniz: "bütün kas hastalarımız kalktı ordan şu şekilde..." diye gösteriyor bir de...
    A be adam afedersin tuvalete girip de izledin mi!

    Hayatımda böyle şarlatanlık, böyle berbat muamele, böyle yalancı insanlar görmedim...
    Lütfen kimseye uymayın...
    Lütfen ciddi anlamda tedavileri bekleyin kas hastası arkadaşlarım...
    Çok rica ediyorum...
    Ben bir kez gözümle gördüm yaşadım...Bu bir ders oldu bana git diyenlere...
    Sizler aynı hataya düşmeyin...


    Sevgilerle...




Sayfa 1 / 3 123 SonSon