Sayfa 2 / 35 İlkİlk 12345612 ... SonSon
Toplam 520 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    kadir1981 Avatarı

    Gerçek Adı
    Kadir
    Üyelik Tarihi
    22.11-2004
    Son Giriş
    13.01-2010
    Saat
    14:26
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    77
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    bende kashastasıyım yürüyemiyom.ellerimide havaya kaldıramıyom
    ayaklarım kasık yarısı uzuyo..hiç bişey yapamıyom.sagıma soluma bönemiyom kendim.ben ellerim ilerlemesin diye haraket yapıyom.kollar ilerlemesin gevşeklik spor yapıyon..minerva.senin hastalıkla benim hastalık bir degil.benim hastalıgım şu

    HASTALıĞıM NEDIR?
    Duchanne kas distrofisi bir kas hastalığıdır.

    VÜCUDUMUN NERESI HASTA?
    Vücudumuzu hareket ettiren ve kolumuza, bacağımıza dokunup sıktığımızda elimize gelen kitleler kaslardır. Kaslar, binlerce kas hücresinden oluşur; bu hücrelerin her biri zarla çevrilidir. Sizde bu kasların her bir hücresinin zarında var olması gereken bir madde (DİSTROFİN isimli protein), yapısal olarak eksiktir.

  2. #17
    neseli09
    Misafir Üye
    neseli09 Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    :P Selamlar :P
    ismim: Mustafa Neşeli GİRGİN
    Yaş:24
    Nerden: Aydın/Nazilli
    Napar: Şu an için stajyer öğretmen,seneye ne olur bilinmez.

    01-Hastalık ilk kez kendini nasıl gösterdi ve Yaş kaçtı:

    Sanırım 16 yaş civarıydı. Ortaokul yeni bitmiş ve ben askeri okulların sınavlarına katılmıştım. Sınavda 400 metreyi 85 saniyede koşamayınca, ben kendimde birşeyler olduğunu anlamıştım. (ki ben okul ve ilçe takımında yıllardır futbol oynayan birisiydim,kaç 400 metreleri soluksuz koşmuştuk :P )

    02-Hastalık tanısı kaç yaşında konuldu ve neydi:

    Bu olaydan sonra hemen doktora gittik tabi, ne var bende diye. Bir-iki vitamin ilacı yazdı geri gönderdi. 3-4 ay sonra yine gittim,çünkü hastalık kendini hissetirmeye başladı ve koşarken sebebsiz yere düşmeler, merdiveni koşarak çıkamamalar baş gösterdi. Bu kez de yok ergenlk ağrısı,yok gelişim ağrısıdır diye geçiştirdi.
    Onlar geri göndermekten bıkmadı,bende gitmekten bıkmadım.Arasıra kavga da ettik tabii. Taa kii ellerimi yere koymadan ,yerden kalkamamaya başladığım ana kadar.Koşma işlevi de sıfırlanmıştı bu arada.Lisedeki beden öğretmeniyle karşılaşmamaya çalışıyordum,,bir bahane ile derslere girmiyordum.

    Nazillideki doktor sevk kağıdına 2 hastalık ismi yazdı (bunlardan biri myopatiydi,diğerini de hatırlamıyorum) ve bizi İzmir bozyaka ssk ya gönderdi. Orda çekilen EMG sonucunda doktor, acıyıcı bakışları altında hastalığın ismini söyledi!!
    --DİSTOL MYOPATİ,yani kas erimesi
    ---eee nolacak şimdi?
    ---Şu an için yapılacak birşey yok!Hastalığın tedavisi yok,ama ümitliyiz.
    ---Nasıl yani?
    ---Yanisi falan yok, askerliğini yaptın mı?
    ---Hayır
    ---Yapamazsın zaten, bu verdiğim raporu kaybetmeyin sakın
    dedi ve bizi fizik tedavi bölümüne gönderdi. Ordan da bir-iki hareket öğrenip evimize doğru yol aldık. :P
    YAŞ: 17-18

    1 hafta sonra filan,Ege Üniversitesine gittik bu kez. Orda yapılan kas biyopsisi sonucunda da hastalığın tam adı kondu:
    Progresif Muskuler Distrofi--Distol Myopati

    03-Vucuttaki bıraktığı şekil bozukluğu oldu mu olduysa nedir:

    Ayak ve kolların tam olarak açılmamasını, ayak ve kol bileklerinin sanki biraz içe doğru döndüğünü şekil bozukluğu olarak nitelendirirsek, cevabım: evet

    04-Bu hastalıktan olduğuna inandığınız veya olan yansıma hastalıklar ve rahatsızlıklar var mı varsa belirtiniz:

    :P Sanki bazen çenem uyuşuyormuş gibime geliyor, ve yine bazı bazı çenem benim konuşma hızıma yetişemiyormuş gibime geliyor.

    05-Şu anki Fiziksel durumunuz? Yürübilme? Yokuş çıkma? Merdiven cıkma? desteksiz ayaga kalkabilme? Koşma? Zıplama?

    Koşma ve zıplama :0
    Yokuş çıkma:0
    Sandalyeden Kalkma. Sandalyesine göre değişiyor ve çok komik bir kalkış tarzım var :P Bazende kendimi yerde buluyorum tabii :P :P :P
    Yürüyebilme: Bir başkasına(özelikle anneme(canım annecim))yada duvara tutunarak yürüyebiliyorum ama çok değil.
    Merdiven Çıkma: Yine annemin yardımıyla çok yüksek olmayan yerleri çıkabiliyorum.

    Ve yaklaşık 1 aydır akülü sandalye kullanıyorum. Kullanmasam da olurdu ama biraz daha bağımlılık azalıyor.

    06-İlaç kullanıyormusunuz? Nedir faydasına inanıyormusunuz?

    Bir ara günde 10 tane Deltacortril içiyordum.İlk başlarda biraz daha iyi hissediyordum kendimi. Sanırım ona da bağışıklık kazandım. Faydasından çok zararını görmeye başladım,çok fazla kilo aldırıyordu. Ben de bıraktım,şuan hiçbir ilaç kullanmıyorum.

    Bu arada doğal ilaçlar da kullandım. Dedemiin ısrarı sebebiyle lokman hekim lokman hekim dolaştık, herbiri bişiler yapıp verdi.Yok bu ne olduğu belirsiz suyu içeceksin,yok bu balı yiyeceksin !!Onlardan da bir fayda görmedim sayılır. Ama Ispartada bir lokman hekim 20 lt su vermişti. Bundan başka bir sıvı almaycaksın demişti.Sanki onun biraz faydası oldu gibime geliyor. Fakat onun da arkasını aramadım,içmesi zor geldi.

    Arıcılık yapan bir komşumuz var.Bir akşam tvde arı sokturma metodunu görmüş ve bir poşetin içinde 3-4 kadar bal arısıyla eve çıktı geldi. Onları o gün sokturdu bakti bi alerji belirtisi yok, ertesi gün bi kovan arı getirivermiş bana. Bir ay boyunca günde 15 tane filan sokturduk. Aslında kasları rahatlatıcı bir etkisi var ve vücudu sıcak tutuyor. Ama onunda bir faydası olmadı.(Doğal akupuntur :P )

    07-Fizik tedavi yapıyormusunuz? Düzenli mi?

    Genelde hergün bi 45 dakika kondisyon bisikleti biniyorum. Diğer fizik tedavileri ise arasıra ve canım isterse annemin yardımıyla yapıyoruz.

    08-Çalışma(iş olarak) şekliniz nedir? i)Çok aktif ii)aktif iii)az aktif iv)pasif v)tamamen pasif (oturarark)

    aktif oturarak yokki burda :P :P :P

    09-Noroloji doktorunuz ile ne sıklıta görüşüyorsunuz?

    En son 1,5 yıl önce gördüm.Ege üniversitesinde 2 bayan doktorum vardı,aslında çok iyiler,çok içten ve candan davranıyorlar. İnsana moral veriyorlar. Geelişmeler hız kazandı filan işte...
    Ama artık gitmiyorum :wink:

    10-Eklemek istedikleriniz
    Ben biraz inatçıyımdır.Belki fizik olarak yenilmiş oalbilirim ama beyin olarak hala ben galibim. Yapabildiklerimle yetinmesini bilirim, onuda kaybedersem başka şeyler ararım ki, ben hastalığı düşüneceğime ; hastalık beni düşünsün.

    (not : 1. ve 2. madde biraz hikaye tarzı olmuş,kusura bakmayın olurmu :P )


    Bu forumu Açan ve foruma katılan tüm arkadaşlara KOCAMAN SEVGİLER
    Kendinize İyi Davranın

  3. #18
    Üye
    Onur Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.04-2003
    Son Giriş
    02.03-2009
    Saat
    12:22
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    108
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar hastalık başlagıcı ilerlemesi bakıyorum ki pek farklı değil. Sizlere bir sorum var.

    Denize giriyor musunuz?

    Bana hep sorarlar. Denize girermisin, deniz kum faydalı olur gibisinden :wink: Ama bana deniz yasak Çünkü deniz bana kötü geliyor. Hatta banyo bile yeri geldimi etkiliyor. :roll: Ne oluyor derseniz hastalığım ilerliyor.

    Sebebine gelince. Bilirsiniz denize girip çıktıktan sonra rüzgar ıslak vucüda şok etkisi yapıyor. İşte ne oluyorsa o anlarda oluyor. Tıbbi açıklaması mutlaka vardır. Bende banyo sonrası bazen azda olsa etkilenmem bana ilginç geliyor.


    Diğer başka konu ise hastalığımıza eşlik eden kötü yan etkileri olabildiğince hafifletmek için tecrübe paylaşımı yapalım. Ne dersiniz? Örneğin nefes alma zorluklarına karşı egzersizler....

  4. #19
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Kuşcu
    denizi yararlı kullanmak tabiki havayada bağlı bir şey denizden çıktıktan sonra soğuk havaya maruz kalırsan yumuşamış kaslar şok etkisi ile sertleşip dahada kötü bir hal alabilir banyo sonrasıda geçerli sıcaklığı muhafaza etmek gerkiyor kışın özellikle yün çorap,yün atlet giymenin sıcaklığı koruyarak vücuda ,kaslara faydası olmakta nefes egzersizi ile ilgilide araştıralım arkadaşım ve hepimi faydalanalım ama sana çok minik ve kolay bir egzersiz söylemem gerekirse balon şişirmeyi deneyebilirsin

  5. #20
    Üye
    ahmetyildiz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:22
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    105
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Benim sıkıntım şu sıralar Ayaklarda ve sanki varis var gibi varis corabi kullanan var mi? Bir de ayaktaki saglı sollu koçlarda ciddi agrilar var gün boyu soguk suda tutuyorum ne yapacagimi saşirdim ciddi ağrılar oluyor Tavsilyeleriniz nelerdir...

    Menevra ve Kuscu Arkadaslar ben aksine soguk su ile duş alınca bir rahatlama hissediyorum bel ki de uyuşturma etkisiyle...Bilemiyorum...

    Ya bir de sorulara eleştiriler gelmiş eklenip çıkartılabilinir önemli olan burda hastalıkta erken teşhiş sansı olan yeni arkadaslara bu hastalıkla mücadelede zaman kaybetmeden deneyimlerimizin paylaşılması ben bu şansı çok geç yakaladım ve Doktorlar da öyle fazla zaman Ayırmıyorlar belki iş yükü belkide bizim birer cahil olduğumuz yönündeki önyargıdan dolayı...

    Ben tekrar ediyorum Mesela 5 yaşında teşhiş konulan bir hasta yakını olsam ona neler Tavsiye ederiz bunun anlamlı olduğunu düşünüyorum...

    Kendi Adıma.
    1-aktif Hayat
    2-Az uyuma 6.5-7 saat önerilen Asla 8 geçirmeme
    3-Ne kadar zor da olsa onur kırıcı da olsa aktif hayatını sürdürme ve başka insanların bakışlarına karşı savunma içgüdüsü ve bunun etkisini sıfırlama yönünde pisikolojik destek.
    4-Düzenli olarak bir klübe üye olup yüzme (Aidatlar makul Ankarada) Keşke zamanı geri alabilsem..
    5-Kasların çok fazla zorlanması çok Ayakta durmak zararlıdır Düzenli Egzersizlerin Anlamlı olduğunu kavrama
    6-Bisiklet evdeki egzersiz için ideal bende hiç olmadı...
    7-Yatarken uygun aparat takılarak yatılması
    (Hastalık Norolojik olduğu kadar Ortopedik yönü de vardır)
    8-


    Aklıma geldikçe güncelliyecegim...

  6. #21
    Üye
    HAVA Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.03-2005
    Son Giriş
    02.06-2006
    Saat
    10:28
    Mesaj
    11
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ilgileneceğinizi düşündüğüm bir haber

    “Kas Hastalıklarında Genetik Çalışmaların Son Durumu" Konferansı

    "Kas Hastalıklarında Genetik Çalışmaların Son Durumu" konulu bir konferans düzenlenecek.
    Konferans, 28 Mayıs 2005 saat 14:00-17:00 arasında Türkiye Kas Hastalıkları Derneği konferans salonunda Boğaziçi Üniversitesi Gen. Morfoloji bölümünden Dr. Aslıhan Tolun tarafından verilecek.

  7. #22
    Üye
    FINDIK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.05-2005
    Son Giriş
    26.04-2006
    Saat
    14:53
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    69
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bende kas hastasıyım hastalığımın adı gulyembare sendromu buda bir çeşidi.

    hastalığa 8 yaşımdayken yakalandım, gribal bir belirtiyle başladı çok kısa bir sürede tüm fonksiyonlarım durdu. hiç bir fiziksel hareketim kamadı. 19 gün komada kaldım daha sonra solunum oproblemim başladı boğazımdan açılan delik sayesinde nefes lamya başladım. benim hastalığım kalıtsal değil. herkesde olabilecek türden bir rahatsızlıkmış(mikrobik).

    uzun yıllardan sonra fizik tedavi-egzersizler-ayrıca çok hareketli bir çocuk olmamdan dolayı fiziksel fonksiyonlarımı 10 yıl içinde yeniden kazandım.(oturma/ellerimi oynotma/parmaklarımı kullanma/ayakta durma/adım atabilme/yürüme vb.)

    tabiki hastalığın izlerini taşımaktayım. merdiven çıkmak-yokuş tırmanmak-oturup kalmak gibi problemlerim var.

    hastalığımın teşhisi hemen konuldu. bu rahatsızlıkdan dolayı sırtımda skolyoz oluştu, ayrıca akciğerlerimin su toplaması sebebiyle sık sık üst solunum yolu rahatsızlıkları yaşıyorum. birde çok sık ayak ve bacaklarımda ağrı oluyor. skolyozdan dolayıda sırt ağrıları çekiyorum.

    bu rahatsızlığımla ilgili hiçbir ilaç kullanmıyorum. doktorum bu rahatsızlıkla ilgili ilaç olmadığını söyledi. dokturumun bana verdiği önerilere dikkat etmeye çalışıyorum. sürekli hareket halinde kalmaya çaılışıyorum, oturmak bana hiç iyi gelmiyor. sigara ve alkol kesin yasak. beslenmeye dikkat etmek lazım protein vitaminler. ama hareket kesin şart arkadaşlar. tabiki yorulmamak şartıyla. yorgunluk hissedilince dinlenilecek. fizik tedaviyi hatalığımdan sonra bir yıl kadar gördüm daha sonra bıraktım. dediğim gibi çok hareket ettim bu sayede bayağı iyi sonuçlar aldım.

    bilgisayar operatörü olarak çalışıyorum. oturmak bana iyi gelmediği için sık sık ayakta yapılacak işlere talip oluyorum. merdiven çıkmaya/inmeye çalışıyorum.

    herhangibir norolog ile bir bağlantım yok. zaten bana verebilecekleri birşeyde kalmadı. ben bir bayanım 32 yaşındayım 1 oğlum var doğum biraz beni olumsuz yönde etkiledi hareket kabiliyetetim azaldı/kilo aldım buda beni oldukça zorladı. ama dediğim gibi yürüyüşler egzersizler sayesinde çok daha iyi oldum. herzaman söylediğim gibi sürelki hareket.

    Arkadaşımın dediği gibi hastalıkla mücadelede anahtar kelimeler: aktif hayat(bedenen çalışma) , az uyuma, fizik tedavi, yüzme düzenli

    ARKADAŞLAR; HERŞEYDEN ÖNEMLİSİ HAYATIN İÇİNDE OLMAK, YAŞAMAK ÇOK AMA ÇOK GÜZEL BİR ARMAĞAN O YÜZDEN YILMADAN MÜCADELEMİZİ VERMELİYİZ UNUTMAYALIMKİ YAPTIĞIMIZ HERŞEY KENDİMİZ İÇİN, UMUT HERŞEYİN BAŞI UMUDUMUZ BİTTİMİ BİZDE BİTERİZ. UFACIK BİR IŞIK BİLE ÇOK ÖNEMLİ BU HASTALIKLA GİTTİĞİ YERE KADAR MÜCADELE ETMELİYİZ. HEPİNİZE SEVGİLER......
    :lol: :lol: :lol:

  8. #23
    Üye
    ahmetyildiz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:22
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    105
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İstanbuldaki Kas hastaları Selselnet arkadasımızın belirttigi konferansa katılacak olan var mı?

    Bir kaç kişi katılsa ne güzel olur ya...

    Bizi de bilgilendirirsiniz...

    Çok şey mi istiyorum acaba...

  9. #24
    Üye
    HAVA Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.03-2005
    Son Giriş
    02.06-2006
    Saat
    10:28
    Mesaj
    11
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kas erimesi ALS

    Henüz çaresi yok. Riluzole (rilutek) isimli bir ilacın hastalığın hızını biraz azalttığı, ilerlemeyi yavaşlattığı gösterildi. Trofik faktörlerle ilgili çalışmalar sürüyor. Antioksidan adı verilen çeşitli ilaçlar bir çok merkezde kullanılmaktadırlar. Sadece bunların riluzole dahil hastalıkta görünür, fark edilir bir etki yapması söz konusu değildir. Ancak hastalık seyrinde ne doktorun ne hastanın fark edemeyeceği bir yavaşlama yapmaları mümkündür. Tedavi konusunda çok ciddi çalışmalar süre geliyor. Bir gün bunların sonuç vereceğine inanabiliriz. ALS tanılı hastalar içindi....Gerovitali ise bana dokturum tavsiye etti ilaçın recetesini yayınlayacağım ilerki günlerde....Ayrıca bir çok buluş ilaç dahil tesadüfüdür daha önce bir astım ilacının bir kas hastasını iyileştirdiğini okumuştum...neden olmasın.....
    bir not daha bir arkadaşımda kas hastası onada doktoru erik, salata, çekirdek, cola, cikolata gibi gıdaları tüketmemesini istemiş....ne kadar bilimsel bilmiyorum ama göz ardı etmemek gerek....

  10. #25
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben kendi adıma selselnet arkadaşımın bir arkadaşına doktorun önerisi üzerine bazı besinleri almaması önerilmiş bunların içinden özellikle çikolatayı biraz fazla tüketince örneğin bir hafta boyunca her gün bir çikolata yesem bir hafta sonrasında kendimde çokda yerini belirleyemediğim bir rahatsızlık ağırlık halsizlik hissettiğimi şahsen gözlemledim ve mümkün mertebe ancak çook canım isterse yemeye çalışıyorum ve bu rahatsızlığı da çikolatanın karaciğeri yoran bir besin olması na bağlıyorum kendimce ve kısaca karaciğerin şu önemli fonksiyonlarını hatırlatarak bağlantıyı nasıl kurduğumuzu sizde göreceksiniz

    Bir Üs Gibi Faaliyet Gösteren Karaciğerin Bazı Görevleri
    Vücudun toplam enerjisinin % 12-20 kadarını kullanarak faaliyetlerini gerçekleştiren karaciğer, bilinen 500 kadar fonksiyonu yerine getirmektedir. Karaciğerin başlı başına bir üs gibi faaliyet gösterdiği alanlardan bazıları şunlardır:

    Hücreler İçin Gereken Besinlerin Düzenlemesini Yapar:
    Vücudumuzdaki yaklaşık 100 trilyon hücreden her birinin, ihtiyaç duyduğu besin maddelerini alabilmeleri için gerekli düzenlemeyi yapan karaciğerdir. Bu düzenlemeyi yaparken hücrelerin nelere ihtiyaç duyduğunu çok iyi bilmesi gerekir. Fakat kendisi de benzer hücrelerden oluşan bu organın, gerekli bilgileri nerede topladığı, bunları nasıl yorumladığı ve doğru kararlara nasıl vardığı, üzerinde düşünülmesi gereken konulardır.

    Besinleri Üretmek İçin Gereken Hammaddeleri Alır:
    Karaciğerin faaliyetlerini gerçekleştirirken kullandığı hammaddeler kanla taşınır. Nasıl bir üretim tesisinde, hammadde çeşitli kanallardan alınarak daha sonra farklı malzemelere dönüştürülürse; karaciğer de kendisine ulaştırılan hammaddeleri durmaksızın sentezler, depolar veya kullanılmak ya da atılmak üzere kanla vücuda geri gönderir.

    Vücut İçin Gerekli Maddeleri Depolar:
    Yüzlerce kimyasal tepkimenin yer aldığı dev bir laboratuvarı andıran karaciğer; aynı zamanda hayatın sürmesi için gerekli olan çeşitli maddelerin depolanmasını da sağlar ve bazı maddeleri de kendisi üretir. Demir, bakır, A vitamini ve D vitamini bunlardan birkaçıdır. Ayrıca, kanın pıhtılaşmasını sağlayan "protrombin", "fibrinojen" ve "heparin" gibi proteinlerin de üretim yeridir.

    Yaşam İçin Gerekli Proteinleri Üretir:
    Karaciğerin başlıca görevlerinden biri de ihtiyaç duyulan proteinleri sentezlemesidir. Hiçbir özel eğitim görmeden ne yapması gerektiğini bilen karaciğer, sindirim sonucu ortaya çıkan aminoasitlere ait azot moleküllerini doğru yöntemi kullanarak ayrıştırır ve bunları, karbonhidrat ve yağlarla tepkimeye tabi tutarak, yeni proteinler üretir. Ayrıca, yağ ve proteinleri kullanarak bu defa karbonhidrat gibi maddeleri de üretir. Karbonhidrat ve proteinden yağ da üretebilen karaciğer, bunu depolayarak daha sonra kolayca enerjiye dönüştürülebilir.

    Savunma Sistemine Destek Verir:
    Daha önce de belirttiğimiz gibi karaciğer, vücudumuzun savunma sisteminin önemli bir parçasıdır. Hata yapmaksızın zehirli maddeleri bulup etkisiz hale getirir ve sonra da dışarı atar.

    Karaciğerdeki özel fagositler, kandaki yabancı maddeleri ve bakterileri temizler. Karaciğer ayrıca ilaçların zararlı toksik etkilerini giderir, bu şekilde iyileşmek amacıyla aldığımız ilaçların zehirleyici yan etkiler oluşturması engelenmiş olur. Tam anlamıyla bir güvenlik sistemi gibi çalışarak kan yoluyla kendisine ulaşan tüm zararlı maddeleri tespit eder. Dışarıdan vücudumuza giren ve kan yoluyla mide veya bağırsaklardan karaciğere gelen bu zararlı maddeleri diğerlerinden ayırt ederek tanıyan ve sonra da gerekeni anında yapan karaciğer hücreleri olmasaydı, çok basit bakteri türleri veya iyileşmek için aldığımız ilaçlar bizi bir hastalıktan diğerine sevk edebilirdi.

    Yaşamımız için zaruri olan tüm bu işlemler, vücudumuzdaki 1.5-2 kilogramlık bir organ tarafından hiç ara verilmeksizin yapılmaktadır. Siz bu yazıyı okurken de bahsedilen tüm bu işlemler hiç durmadan sürmektedir. Bu mucizevi sistemde meydana gelecek anlık bir duraklama dahi, yaşamımızın son bulması veya geri dönüşü olmayan hastalıklara maruz kalmamız için yeterlidir.

    Peşpeşe sıraladığımız bu işlemleri gerçekleştiren karaciğer; kendisi de protein, yağ ve su gibi yapıtaşlarından oluşan bir organdır. Senelerce eğitilmesine rağmen ancak bazı kimyasal reaksiyonları öğrenebilen ve uygulayabilen bir insandan defalarca daha fazla uzman olması ve hata yapmaksızın her tepkimeyi başarıyla sonuçlandırması insanı hayrete düşürmek için yeterlidir. Tüm karaciğer hücreleri vücudumuzda hangi maddelerin kullanılacağını bilirler. Bunları bildikleri gibi, bu maddelerin moleküler ve kimyasal yapılarından da haberdardırlar. Böylece kimliklerini tespit ettikleri farklı besin maddelerini laboratuvarlarında değişimden geçirerek faydalı maddelere dönüştürürler. Tabii bunları yaparken, protein sentezi için vitaminlere ve enzimlere ihtiyaç olduğunu, kanın temel yapıtaşı alyuvarların üretiminde demirin esas teşkil ettiğini veya kandaki şeker oranının dengede tutulması gerektiğini de çok iyi bilmektedirler!

  11. #26
    Üye
    HAVA Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.03-2005
    Son Giriş
    02.06-2006
    Saat
    10:28
    Mesaj
    11
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ilgileneceğinizi düşündüğüm bir haber

    “Kas Hastalıklarında Genetik Çalışmaların Son Durumu" Konferansı

    "Kas Hastalıklarında Genetik Çalışmaların Son Durumu" konulu bir konferans düzenlenecek.
    Konferans, 28 Mayıs 2005 saat 14:00-17:00 arasında Türkiye Kas Hastalıkları Derneği konferans salonunda Boğaziçi Üniversitesi Gen. Morfoloji bölümünden Dr. Aslıhan Tolun tarafından verilecek.
    evet arkadaşlar bu konferansa katılacak kimse yok mu.!?

  12. #27
    Üye
    fulyaa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.05-2005
    Son Giriş
    07.08-2016
    Saat
    00:08
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ahmet arkadaşım merhaba,

    Benim de bir tür kas hastalığım var ama benim ki omurilik kaynaklı.SMA.
    Senin düşüncen olan formla ilgili ben de katkıda bulunayım.

    Benim yaşım 42. 32 yılı aşkındır tekerlekli sandalyedeyim.9-10 yaşlarında sandalyeye oturdum.

    -Hastalığım bir yaşında farkedilmiş.Güç kaybıya anlaşılmış.
    -Tanı 6 yaşındayken Hacettepe´de sadece kas hastalığı olarak söylebildi.
    Asıl tanı 19 yaşındayken Çapa´da konuldu.- Spinal Müsküler Atrofi, (SMA )
    ( tip 2 ila 3 arası olarak )
    -Vücutta şekil bozukluğu olarak skolyoz oluşturuyor.
    -Fiziksel durumum,şimdi sadece yazı yazabilecek kadar,bilgisayarda da ekran klavyesiyle yazabilecek kadar hareket edebiliyorum.
    -Yakın zamana kadar ilaç kullanmadım.Şimdi birkaç aydır eksik olan proteini aktive ettiği iddia edilen epilepsi ilacını kullandım.Deneme aşamasında olduğu için adını vermek istemem.Hastaları yanlış yönlendirmemek adına.Artı ve eksileri vardı eksilerinden rahatsız olduğum için şimdilik bıraktım.
    -Fizik tdaviyi çok hareketsiz olduğum için kendim yapamıyorum.Bir de SMA´da bu tür zorlamalarda motor nöronların ölümüne neden olduğuna dair bazı bilimsel iddialar var.Tam kanıtlanmış olmasada.Belki bundandır çokta önerilmedi.
    -Çalışma şekli olarak hareket azlığım yönünden pasifim ama yapabileceklerim konusunda çok aktif olabildiğimi söyleyebilirim.17 yılı aşkındır dernek aktivitesi ve hocalarımızla çalışmalarımda bu aktiviteyi gösterebildim zannediyorum.
    -Nörologla görüşme konusuna gelince 22 yılı aşkın zamandır Çapa´daki kas hast.polikliniğiyle temasta olduğumdan ve 17 yıldır dernekle.Hocalarımızla artık çok tanışıkız ve bir aile gibi de olduk gibi.Bundan dolayı Bir sorun yoksa 1-2 yıl da polikliniğe giderim ve çok sık telefonla temastayım.İstediğim zaman görüşebilme şansım var.

    Umarım katkım olmuştur.Aynı zamanda tanıştığıma d çok sevindim.
    Görüşmek üzere selamlar.

    Fulya

  13. #28
    Üye
    HAVA Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.03-2005
    Son Giriş
    02.06-2006
    Saat
    10:28
    Mesaj
    11
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nörolojik Hastalıkların Tedavisinde Kök
    Hücrenin Yeri ve Ege Üniversitesi Deneyimi

    Yakın zamana kadar erişkin memeli canlılarda santral sinir sistemi hücrelerinin rejenere olamadığı düşünülürdü. Bu görüş, uygun ortamda nöron,astrosit veya oligodendrosit olarak diferansiye olabilen multi-potent nöronal kök hücrelerinin mevcudiyetinin gösterilmesi ile terk edilmektedir (22-25). Normalde santral sinir sisteminde rejenere olabilen kök hücrelerinin dentat subgranuler bölgede, lateral ventriküller ve hipokampus çevresinde bulunduğu gösterilmiştir. Bu hücrelerin serebral infarkt gibi durumlarda devreye girerek iyileşmeye katkıda bulunduğu ancak sayıca yetersiz olmaları ve ortaya çıkan gliozis gibi nedenler ile sınırlı etkileri olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle dışarıdan verilmeleri tedavi için uygun bir seçenek olarak görülmektedir (26). Kök hücre kaynağı olarak fötal doku kullanılarak yapılan çalışmalarda bazı hastalıklarda başarılı sonuçlar alınmıştır: Bunlardan biri; deneysel olarak omurilik yaralanmasında fötal omurilik transplantları kullanılarak rejenerasyon olduğunun gösterilmesidir (27). İnsanlarda ise son yirmi y›l içinde 300 kadar Parkinson hastasına dopaminerjik hücre transplantasyonu gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamalar›n çoğunda dopaminerjik nöronlar insan fötuslarının ventral mezensefalonundan elde edilmiştir. İmplantların fonksiyonel olarak doku ile uyum sağladıkları ve canlılıklarını sürdürdükleri PET-scan ve hastalar›n klinik olarak düzelmeleri ile kanıtlanmıştır. Ancak bu çalışmalarda bir hasta için 6-7 fötus kullanılması etik bir sorun gibi görünmektedir. Diğer yandan yabancı dokunun immunolojik reddedilme ve transinfeksiyon riskleri de bulunması bu çalışmaların diğer bir dezavantajı olarak karşımıza ç›kmaktadır (28, 29). Serebral infarkt için deney hayvanlar›nda geliştirilen modellerde kök hücreleri kullanılmış ve anatomik ve fonksiyonel iyileşmeye önemli katkıda bulunduğu görülmüştür. Bu çalışmaların yanı sıra
    insan teratokarsinom dokusundan izole edilmiş embriyonel karsinom hücreleri serebral infarkt tedavisi için insanlarda kullanılmış ancak bu hücrelerin teratojenik potansiyeli olması kullanımını önemli ölçüde sınırlamıştır. Karaciğer, amniyon membran›, olfaktor bulbus ve post-mortem erken dönemde (20 saat) insan kadavralarından nöronal kök hücreleri elde edilebildiği gösterilmiştir. Ancak daha önce bahsedilen transinfeksiyon, sayıca yetersiz olması ve etik sakıncalar nedeni ile elde edilmesi ve kullanımı güçtür. Hastalar›n kendi kemik iliğinden elde edilen otolog kök hücreleri etik aç›dan sorunsuz olmalar› ve klinik riskleri taşımadığından ideal kaynak gibi görülmektedir. Hematopoetik kök hücrelerin uygun koşullarda nöronal hücre diferansiyasyonu gösterebileceği in vitro ve deney hayvanı çalışmalarında gösterilmiştir (30).

    Erişkin Hematopoietik Kök Hücrenin İskelet
    Kas› Hücresine Diferansiyasyonu
    Erişkin hematopoietik kök hücrenin iskelet kas› hücresine diferansiye olabileceği çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir. İlk olarak Ferrari ve ark. Kemik iliği kaynaklı hücreleri hasarlı kas bölgesine direkt enjekte ederek kök hücrelerin iskelet kasına diferansiyasyonunu gösterdiler. Sadece direkt enjeksiyon değil aynı zamanda Kİ transplantasyonundan
    sonra kas hasarı meydana getirildiğinde de donör kökenli hücreler yeni kas liflerinin oluşumuna katkıda bulunmuştur (31). Gussoni ve ark. da fare muskuler distrofi modelinde seçilmiş hematopoietik kök hücrelerle yapılan transplantasyon sonrası
    donör kökenli distrofin eksprese eden hücreleri göstermişlerdir (32).
    arkdaşlar farkındayım uzun oldu ama ancak bu kadar kısaltabildim geniş bilgiyi bu sitede bulabilrsiniz www.thod.org/pdf.php3?id=9

  14. #29
    Üye
    fulyaa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.05-2005
    Son Giriş
    07.08-2016
    Saat
    00:08
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    131
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar merhaba,

    Biraz önce öğrendiğime göre ALS derneğinini hazırladığı ( ki o da bir tür kas hastalığı ama genetik değil,yani %5 civarı genetik ), ALS´de kök hücre paneli yapılacakmış.19 Haziran pazar günü saat 15. 17 arası.Konuşmacı ise Boğaziçi Üniversitesinden Prof.Nazlı Başak.Kendisi Boğaziçinde ALS ile ilgili kök hücre çalışmalarınn yapılacağı laboratuvar sorumlusu.

    Bakalım 16 Mayıs´taki panelden sonraki görüşler ne?Bu konuşmacı hocamız daha çok biz özürlülerle ilgili çalışmalar içerisinde sanırım.Öteki panelde daha çok onkolog,kadıdoğumcu,kardiyologtu konuşmacılar.

    Görüşmek üzere herkese sevgi ve selamlar.

    Fulya Öğretir

  15. #30
    Üye
    bedirhan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.08-2004
    Son Giriş
    12.11-2007
    Saat
    18:20
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    becker tipi müsk.distrofi hast.yım ahmet selamlar
    burada becker m.dist.platformu oluşturmak çok iyi fikir zira
    www.beckermuskulerdistrofi.org da bunun için ancak ingilizce ... ulusal planda bunu yapmalıyız. sende uyku konusu ilginç geldi bana az uykunun faydalı olduğunu nasıl anladın ? bana sıcak su iyi gelir. bunun gibi birçok şey var ancak bilimsel izahını bulmak lazım.

    buraya yazalım faydalı olur.




Sayfa 2 / 35 İlkİlk 12345612 ... SonSon