Türkiye'nin ilk Serabral Palsili Çocuklar Okulu, 2006'da Ankara'da açılacak

Beyin felçli çocuklara müjde!

Dünya nüfusunun yüzde 10'u Serebral Palsi (beyin felci) hastası. Türkiye'de ise bu hastalığa sahip insan sayısı yaklaşık 8 milyon. Bu hastalık fiziksel birtakım hareketleri engellediği için en başta çocukları olumsuz etkiliyor.

imperiaflex 0 0 0 - Türkiye'nin ilk beyin felçli çocuklar okulu açılıyor...
Serebral Palsi nedir?
Doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrası dönemde beynin bir bölümünün veya tümünün çeşitli sebeplerle hasar görmesiyle ortaya çıkan kalıcı hareket ve bazı durumlarda mental bozukluktur. Serebral Palsinin esas özelliği olan baş, gövde, kol ve bacaklardaki hareket yetersizliklerinin yanı sıra; epilepsi, görme, işitme, konuşma, algılama, davranış bozuklukları, zeka problemleri görülebilir. Ancak bu belirtilerin her SP'li çocukta olması şart değildir. Hatta aralarında üstün zekalı veya değişik açılardan üstün yeteneklere sahip olanları da vardır. Beyindeki etkilenim yoğunluğuna ve etkilenen bölgenin kontrol ettiği fonksiyonların büyüklüğüne göre hastalığın seyri değişiklik gösterir. Hastalık ilerleyici değildir, ancak ömür boyu sürer. Üç aylıkken başını tutamayan, altı ay civarında oturamayan, sekiz ayda dönemeyen ve on sekiz aylıkken hala yürüyemeyen çocuk, mutlaka SP açısından değerlendirilmek üzere Pediatrik Nörologa götürülmelidir.




Birçok insanın adını bile duymadığı Serebral Palsi, Türkiye'de sekiz milyon kişinin, özellikle de çocukların eğitim alamamalarına, toplumun dışında kalmalarına neden oluyor. Beyin felci olarak bilinen hastalık, özellikle eğitim çağındaki çocukların hayatlarını zorlaştırıyor. Hasta çocuklardan bazıları, ailesi tarafından sokağa çıkarılmadığı için hayatı boyunca ev hapsine mahkum oluyor. Daha şanslı olanlarsa tedavi ve eğitim alarak yaşamlarına biraz daha kolay devam edebiliyorlar. Eğitimlerine devam etmek isteyen çocuklar ve aileleri de yeni sorularla karşılaşıyorlar. Sorunların başında, beyninin zihinsel faaliyetlerle ilgili kısımda hasar bulunan, çocukların eğitimi ile ilgili bilgi sahibi olunmaması geliyor. Öte yandan, binaların, özellikle de okulların fiziksel engelli öğrencilerin kullanımına uygun olmaması da bir başka temel sorun olarak değerlendiriliyor.

Serebral Palsili çocukların fiziksel ve zihinsel durumlarına uygun eğitim alabilmeleri için fiziksel koşulları ve eğitim sistemi açısından özel olarak tasarlanmış bir okul gerekiyor. Türkiye'de ise henüz SP'li eğitim veren bir okul bulunmuyor. Bu ihtiyacı gören Serebral Palsili Çocuklar Vakfı ve Milli Eğitim Vakfı'nın işbirliği ile, Türkiye'nin ilk Serebral Palsili (beyin felçli) çocuklar okulu Ankara'da inşa ediliyor. Çayyolu'da yapımı süren ve 460 öğrenci kapasitesine sahip okul, 2006 yılında eğitim vermeye başlayacak. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürecek olan Serebral Palsili Çocuklar Okulu'na sağlıklı öğrenciler de kayıt yaptırabilecek. Milli Eğitim Vakfı Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Turhan, başarılı olması halinde başka illerde de yapmayı düşündükleri Serebral Palsili Çocuklar Okulu'nu anlatıyor.

- Türkiye'deki Serebral Palsili çocuklara ulaşmak zor mu?
Bizim toplumumuz bu alanda çok az bilgi sahibi. Bakıyorsunuz hasta çocuğu annesi, babası, saklamaya çalışıyor. Oysa, bu anne-babanın suçu değil, kalıtımsal da değil. Bu durumda anne-babaların suçluluk duygusu içine girmemesi lazım. Toplumumuzun da onlara o gözle bakmaması gerekiyor. Herkesin başına gelebiliyor. Böyle düşünmek gerekiyor.

- Serebral Palsili çocukların eğitimi zor mu?
Bu tür eğitim ekip çalışmasını gerektiriyor. Öğretmeni, doktoru, fizyo terapisti, sosyal uzmanı, psikoloğu, hemşiresi ortak çalışmalı. Türkiye'de bu alanda çok iyi durumda değiliz.
- Bu okuldan nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
Bu okulun bir merkez olmasını istiyoruz. En iyisini yapsın ve bunu da Türkiye geneline yaysın. Bu çocuklarımız, beyninde hasar olan çocuklar. Beynin herhangi bir yerinde gelişen hasar, diğer organları etkiliyor. Bunun tam olarak tedavi edilmesi mümkün değil. Dolayısıyla çocuğu rahatlatmak, çocuğun kendine güvenmesini sağlamak, kendi kendine bazı problemlerini çözebilecek hale getirebilmek bizim hedefimiz. Dolayısıyla çocuğun çevresindekiler için de faydalı olacak.

- Okulun personeline özel eğitim verilecek mi?
SP'li çocukların eğitimi ve bakımı ile ilgili personelin temini konusunda Milli Eğitim Bakanlığı ve Serebral Palsili Çocuklar Derneği ortak çalışıyorlar. Öğretim elemanlarının ve diğer hizmetlilerin yetiştirilmesi konusunda ortak hareket edecekler. Eğer gerekirse biz de yardımcı olacağı elbette. Birimizin eksik kaldığı noktada diğerimiz gücümüzün yettiği yere kadar yardım etmemiz gerekiyor.

- Okulda sanatsal faaliyetler de yapılacak mı?
Bu çocukların arasında çok yaratıcı, çok yetenekli çocuklar var aslında. Sanatsal yeteneği çok üstün olan çocuklar var. Tam bir eğitim verilemese de sanatsal becerisi geliştirilebilir. Aileler çocuklarını evden çıkarmıyorlar, ama belki de evde hapis hayatı yaşayan o çocuklar arasında dünyaca ünlü bir müzisyen gizli. Bu yetenekleri ortaya çıkarmak için zaman zaman atölye çalışmaları yapılacak.

- Okulda sağlıklı çocuklara da eğitim vermeyi planlıyorsunuz.
Çocukların beyinlerinin bir bölümü hasarlı ama zekâ açısından diğer çocuklarla aynı şekilde kavrama düzeyine sahip. Normal çocuklarımız için laboratuvarlar, engelli çocuklarımız için el becerilerini geliştirebilecekleri işlikler hazırlanıyor.

- Sağlıklı çocukların veliler çocuklarını bu okula vermeyi kabul edecekler mi?
Aslında endişemiz var tabii. Örneğin çok kültürlü bir veli ile konuştum. Çocuğunu o okula göndermek istemeyeceğini söyledi. Kimseyi zorlayamayız. Kaç veli çocuklarını o çocuklarla aynı okula göndermek ister bilemiyoruz. Uygulama olarak bir ilki gerçekleştiriyoruz. O nedenle biraz zor olacak.

- Hastalık ne kadar yaygın?
Dünya nüfusunun yüzde 10'unda görülüyor. 600 milyon kişi, Serebral Palsi hastası. Türkiye'de sekiz milyon kişinin SP'li olduğu tahmin ediliyor. Sekiz milyon hastanın üçer kişilik aileye sahip olduğunu düşündüğünüz zaman, 24 milyon insan hastalıktan etkiliyor.

- Yurtdışında SP'li eğitimi ne durumda?
Bir akrabam Almanya'da, ateşli bir hastalık sonucu belden aşağısı tutmuyor. Lise mezunu. Vergisiz maaş alıyor. Babası bin 500 Euro, kendisi 3 bin Euro alıyor. Ayakları tutmadığı için araba tahsis ettiler. İngiltere'de bir engelli okulu gezdim. Orada karma eğitim veriliyor.

- Başka illerde projenin devamı gelecek mi?
Eğer veliler memnun olursa, başka illerde de okulu açmak isteriz. Örneğin İstanbul Bakırköy'de dernekten aileler bir çalışma yapmışlar. Evleri gezmişler ve Bakırköy'de 2 bin 700 spastik çocuk olduğu saptanmış. İstanbul'da bu çeşit bir merkezi birden fazla yerde yapmak gerekir.


Kaynak: Tempo Dergisi