Sayfa 25 / 40 İlkİlk ... 1521222324252627282935 ... SonSon
Toplam 587 mesajın 361-375 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #361
    Üye
    Jungle Avatarı

    Gerçek Adı
    Brays
    Üyelik Tarihi
    22.07-2011
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Sakarya
    Mesaj
    259
    Alınan Beğeniler
    17
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    umarım boşa kürek sallamıyoruzdur boşada olsa sonuna kadar gidicem.

  2. #362
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:29
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    E şimdi ne olacak? Ek savunmayı vermek ekstra bir maliyete neden olacak mı? Eğer bir maliyet getirmeyecekse, ek dilekçeleri verelim...

    Bu arada benim hazırladığım savunma metnini de aşağıya ekliyorum. Okuyup yorum yaparsanız son şeklini verebiliriz kısa sürede...

    _________________

    İSTANBUL 3. VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
    12 Aralık 2011

    ESAS NO : 2011/1957
    CEVAP VEREN (DAVACI) : Bülent Küçükaslan

    KARŞI TARAF (DAVALI) : Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü
    Yılanlı Ayazma Yolu Topkapı Maliye Ek Hizmet Binası
    Cevizlibağ/Zeytinburnu/İstanbul
    DİLEKÇENİN KONUSU : Ek Cevap dilekçesidir
    DAVA KONUSU : Fazla ve yersiz ödenen KDV’nin iadesi ile ilgili olarak
    Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 13.10.2011 tarihli red yazısı.
    AÇIKLAMALAR : 13.10.2011 tarihinde 52969 sayılı dilekçe ile Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne başvurarak, 16.09.2011 tarihinde almış olduğum özürlü statüsündeki aracım için ödenmiş olan Katma Değer Vergisi'nin tarafıma iadesini talep ettim. Ne var ki Müdürlük 13.10.2011 tarih ve 20088 sayılı cevap yazısı ile ödemiş olduğum Katma Değer Vergisi'nin geri iade edilmeyeceğini tarafıma bildirdi. Bu işleme karşılık İstanbul 3. Vergi Mahkemesine (E:2011/1957) dava açtım. Dava ile ilgili olarak Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün B.07.1.GİB.4.34.80.02 Sayı Numarası ile sunduğu cevap dilekçesine karşılık, ek dilekçemdir.

    YASAL DAYANAKLAR VE CEVAPLAR : Ödediğim KDV’nin haksız olduğundan bahisle tarafıma iadesi talebime karşılık davalı Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün sunduğu Savunmanın hukuki tutarlılığı bulunmamaktadır. Şöyle ki;

    USUL YÖNÜNDEN : Davalı Kurum yapmış olduğu savunmada 2577 sayılı kanunun dava açma sürelerini belirleyen 7. Maddesine dayanarak, 30 günlük süreyi geçtiğimden hareketle, davanın usul yönünden reddedilmesi gerektiğini iddia etmektedir. Madde şu şekildedir:
    Dava açma süresi:
    Madde 7 –
    1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
    2. Bu süreler;
    a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,
    b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği;
    Tarihi izleyen günden başlar.

    Bilindiği üzere KDV İadesinin tahakuku tahsile bağlı değildir ve KDV’yi tevkif yoluyla mükellefi olan kişi, yani bayii öder. Bu sebeple, eğer bayii dava açsaydı, evet, fatura tarihinden itibaren 30 günlük süre sınırlaması söz konusu olurdu. Ne var ki davayı bayii değil, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8. Maddesine binaen şahıs olarak bendeniz açmış bulunmaktayım (Emsal: Katma Değer Vergisi Sirküleri / 23).

    Bu bağlamda, yukarıda aktarılan 7. Maddenin (b) fıkrası uyarınca 30 günlük dava açma süresi fatura tarihinden itibaren değil, 13.10.2011 tarihli 52969 sayılı dilekçeme Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce verilen 20088 sayılı cevap yazısının tarafıma tebliğ edildiği 13.10.2011 tarihinden itibaren başlamalıdır.
    Bir başka ifadeyle 13.10.2011 tarihinde tarafıma tebliğ edilen red yazısına istinaden 19.10.2011 tarihinde açmış olduğum davanın usul yönünden kabulü gerekmektedir,


    ESAS YÖNÜNDEN : Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü yapmış olduğu savunmada Özel Tüketim Vergisi Kanunu’ndaki İstisnalar maddesine atıf yaparak, ÖTV’den istisna tutulan araçların özelliklerinin bu maddede tek tek belirtildiğinden ve sınırların çizildiğinden hareketle, KDV kanununun 17/4-s maddesinde bu tür bir vurgu olmamasına dayanarak, maddede geçen “araç-gereç” ibaresi ile otomobillerin kastedilmediğini iddia etmektedir.
    Bu iddiayı 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 4. Maddesi ve 4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. Maddesi geçersiz hale getirmektedir.
    Bilindiği üzere sakatlar 197 Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun 4. maddesi ile Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden; 4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesiyle Gümrük Vergisi'nden ve 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasının b bendi ile 4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesine atıf yapılarak Katma Değer Vergisi'nden istisna tutulmaktadır.

    197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun İstisnaları düzenleyen 4. Maddesi “Aşağıda yazılı motorlu taşıtlar vergiden müstesnadır” diye başlar ve “c) Sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar ile diğer malûl ve engellilerin, bu durumlarına uygun hale getirilmiş özel tertibatlı taşıtlar.” şeklinde devam eder.
    4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. Maddesi ise, “Malül ve sakatların kullanımına mahsus eşya”ları Gümrük vergisinden ve KDV’den istisna tutar.

    Görüldüğü üzere – tıpkı KDV kanununun 17/4-s maddesinde olduğu gibi- bu iki Kanun maddesinde de motor silindir hacmine dair bir bilgi yer almamakta, “taşıt”, “eşya” derken neyin kastedildiği belirtilmemektedir. Ama buna rağmen hiç kimse bu maddelere bakıp “sakatlar ‘kamyon, uçak, gemi’ alırken Gümrük vergisinden, KDV’den ve MTV’den muaftır” sonucunu çıkartmamaktadır.
    Dolayısıyla, “kanun yapıcı ‘araç-gereç’ derken otomobili kastetseydi, ÖTV Kanunu’nda olduğu gibi bunu açıkça yazardı” demenin asılsız ve dayanaksız bir çarpıtma gayreti olduğu ortadadır.

    Kaldı ki kanun koyucu eğer motorlu taşıtların KDV'den istisna tutulmamasını isteseydi ve bu araçların sakatların günlük yaşamları için gerekli olmadığı kanısına varsaydı, KDV kanununun 17/4-s maddesine bu durumu açıkça yazar, hatta ve hatta yurt dışından gümrük muafiyetiyle getirilen araçların KDV'den de istisna olduğunu belirleyen KDV kanununun 16/1-b maddesine "sakat araçları hariç" diye parantez içi bir hüküm koyardı. Zira KDV kanununun 16/1-b maddesinde KDV'den istisna olunması istenmeyen gümrük kanunu maddeleri parantez içi hükümle engellenmiş, ama otomobiller bu engellemeye dahil edilmemiştir. Bu durum açıkça ortaya koymaktadır ki kanun koyucu otomobilleri KDV'den istisna tutulmayacaklar statüsünde görmemektedir.

    Ayrıca yurt dışından ithal edilen özürlü statüsündeki araçlar KDV'den muaf tutulurken yurt içinden alınan araçların 5378 sayılı kanuna rağmen bir tebliğ ile KDV'den istisna tutulmamasının, hem kanunun tebliğ karşısındaki mutlak üstünlüğü ilkesini zedelediği, hem Anayasanın 10. maddesi ile çeliştiği, hem de yurt içindeki üreticiyi yurt dışındaki üretici karşısında zarara uğrattığı açıktır.
    Son olarak, “otomobiller münhasıran engelliler için üretilmiş araç değildir" demek; 32. Maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4 maddesine “s) Özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programları.” ibaresini ekleyen 5378 sayılı Kanun’un Başbakan imzasıyla sunulan genel-gerekçesine taban tabana zıt bir iddiadır: "Anayasamızda özürlü bireylerin temel sorun alanları olan; eğitim, sağlık, çalışma hayatı, sosyal güvenlik ve toplumsal hayata uyum alanlarında özel düzenlemeler yapılmış ve özürlü bireylere bu alanlarda özel olarak korunacak grup olarak yer verilmiştir. Ancak, Anayasamızda yer alan bu hükümlere rağmen özürlü bireylerin sorunlarının azaltılmasında yeterli mesafe alınamamıştır. [...] Özürlülük; özürlü bireyi, ailesini, yakın çevresini ve ait olduğu toplumsal yapıyı ilgilendiren bir olgudur. Özürlü bireylerin diğer toplum kesimlerinden farklı olmayan temel gereksinimleri bulunmaktadır. Sağlık, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanma, eğitim görme, meslek ve iş edinme, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler ile siyasal yaşama katılma bunların başında gelmektedir. Ancak temel gereksinimler açısından bir farklılık bulunmamasına karşın, bir özel gereksinim grubu oluşturan özürlü bireyler, bu hizmetlere ulaşabilirlik açısından diğer bireylere göre eşit olmayan bir konuma sahiptir ve bu anlamıyla da ayrımcılık belirginleşmektedir. [...] Ayrımcılık açısından değerlendirildiğinde; toplumsal alan ve yaşam çevresi, özürlü bireyler gözetilmeden düzenlenmektedir. Bu yapılanma, özürlü bireyi korunmaya muhtaç ve dar bir çevreye bağımlı kılmakta, toplumsal yaşam içinde ulaşabilirliğini sınırlandırmakta ve engelli duruma getirmektedir. Bu düzenlemelerdeki temel ilke; özürlü bireylerin gereksinimlerinin diğer bireylerinkiyle eşit önemde olduğu, bu gereksinimlerin toplumsal planlamalarda esas alınması ve bütün bireylere ayrımcılığı ortadan kaldıracak ve eşit katılım fırsatını tanıyacak biçimde kullanılması olmalıdır. [...] Bu bağlamda dünya ölçeğinde özürlülere yönelik yapılan her türlü çalışmanın ana hedefi özürlülerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımının sağlanması ve güçlendirilmesidir. İnsan hakları ve temel özgürlüklerin tam olarak hayata geçirilmesi, özürlülerin eşit fırsatlara sahip olmaları ve güçlendirilmeleri için esastır. Bölgesel farklılıkların, tarihsel, kültürel ve dini nedenlerin önemi akılda tutulurken, siyasi, ekonomik veya kültürel sistemlerine bakılmaksızın, tüm insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunmasını ve geliştirilmesini sağlamak ana hedeftir. Özürlü olmakla hiç kimsenin; bağımsız yaşama, yaşamdan haz duyma, kendi tercihlerini kullanma, topluma katkıda bulunma, bir meslek sahibi olma, ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel ve eğitsel alanlardan yararlanma, fırsat eşitliği, tam katılım, istihdam, iyi bir yaşam standardına ulaşma ve kendine yeterli olma, kendi sorunlarının çözümüyle ilgili konularda söz ve karar sahibi olma hakları kısıtlanamaz ve engellenemez. Özürlülerin kendine yeterli, toplumla kaynaşabilen, üretici bireyler olarak yetişmelerini sağlamak için eğitsel, kültürel, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Bütün hizmetler, olanaklar ve avantajlar özürlülerin toplumla kaynaşmalarını engellemeyecek biçimde ve onların durumlarına ve ihtiyaçlarına uygun koşullarda düzenlenmelidir. [...] Tasarı, yukarıda belirtilen gerekçelerle hazırlanmıştır."
    Sonuç olarak, kanun koyucu nasıl ki sakat kişi üzerine kayıtlı –üzerinde özel donanım bulunan ve/veya bulunmayan- araçları ÖTV, MTV ve Gümrük Vergisi’nden istisna tutmuşsa, nasıl ki yurt dışından alınan araçları KDV’den de istisna tutmuşsa, aynı gerekçelerle yurt içinden alınan araçları da KDV’den istisna tutmaktadır. Bu bağlamda davalı kurumdan beklentimiz örnek mahkeme kararlarına ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iradesine karşı ayak diremesi değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının önündeki engelleri kaldırması ve Başbakan imzalı kanun-gerekçesinin gereğini yerine getirmesidir.

    NETİCE VE TALEP : Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile kanuna aykırı olarak alınan KDV’nin geri iadesine, yargılama giderlerinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.

    Bülent Küçükaslan
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #363
    Üye
    av.omerustundag Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2011
    Son Giriş
    10.12-2011
    Saat
    14:42
    Yaşadığı Yer
    Adana
    Mesaj
    6
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar sizlere Adana Bölge İdare Mahkemesi'nin önce KDV iadesine karar verdiği ve fakat karar düzeltme aşamasında KDV iadesi talebinin reddine karar verdiği kararları gönderiyorum.Kararlar UYAP ortamında alınarak gönderilmiştir.İki karar arasındaki farkı görünce aynı mahkemenin nasıl farklı karar verdiğini göreceksiniz.

    KDV İADESİNE YÖNELİK KARAR

    T.C.ADANABÖLGE İDARE MAHKEMESİ
    ESAS NO : 2011/3082
    KARAR NO : 2011/3081
    İTİRAZ EDEN ( DAVACI ) : CUMA BALPETEK
    VEKİLİ : AV. ÖMER FARUK ÜSTÜNDAĞ- Seyhan/ADANA
    KARŞI TARAF ( DAVALI ) : ADANA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI - Merkez/ADANA
    İSTEMİN ÖZETİ : Özürlü olan davacı adına özel tüketim vergisi istisnasından yararlanılarak satın alınan araç için tahakkuk ettirilip ödenen 5.020,39-TL katma değer vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair 17.01.2011 tarih ve 1608 sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın iadesi istemiyle açılan davada; 5378 sayılı Yasa ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen "s" bendi ile getirilen istisna hükmünün, özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş araç-gerece ilişkin olması, söz konusu istisna hükmü ile ilgili olarak yasama organında yapılan görüşmeler esnasında istisna kapsamına belirli özellikleri haiz motorlu kara taşıtlarının da alınması yönünde yapılan kanun tekliflerinin ise kabul görmeyerek yasalaşmaması, dolayısıyla yasa koyucunun iradesinin bu tür araçların teslimine katma değer vergisi istisnası tanınmaması yönünde oluşması, öte yandan, gerek verginin yasallığı ilkesi uyarınca, verginin muafiyet ve istisna unsurlarında yasa ile düzenleme yapılabilecek olup bu alanın yönetsel ve yargısal tasarruf ve yorumlara kapalı olması ve gerekse 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin katma değer vergisi bakımından geçersiz olması, ayrıca katma değer vergisine ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenebilmesi karşısında, davacı tarafından özel tüketim vergisi istisnasından yararlanmak suretiyle satın alınan araç için satıcı firma tarafından davacıdan tahsil edilip mükellef sıfatıyla tahakkuk ettirilerek davalı idareye ödenen katma değer vergisinde ve ödenen tutarın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Adana 2. Vergi Mahkemesi 'nin 06/04/2011 gün ve E:2011/134 , K: 2011/318 sayılı kararının; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17'inci maddesine göre özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç gerecin ve özel bilgisayar programlarının katma değer vergisinden istisna tutulduğu, özel tertibatlı otomobillerin maddede belirtilen araç gereç kapsamına girdiği, aracın katma değer vergisinden istisna olduğu iddia edilerek bozulması istenilmektedir.
    SAVUNMANIN ÖZETİ : İtiraza konu mahkeme kararının usule ve hukuka uygun olduğu, itiraz isteminde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ve itirazın reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Karar veren A dana Bölge İdare Mahkemesi'nce; dava dosyası ve itiraz dilekçesi incelenerek gereği görüşüldü.
    Dava , ö zürlü olan davacı adına özel tüketim vergisi istisnasından yararlanılarak satın alınan araç için tahakkuk ettirilip ödenen 5.020,39-TL katma değer vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair 17.01.2011 tarih ve 1608 sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın iadesi istemiyle açılmıştır.
    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasında, Türkiye'de, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanunun 17. maddesinin 4. fıkrasına 01.07.2005 tarih ve 5378 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen (s) bendi ile, özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programları katma değer vergisinden istisna tutulmuştur.
    Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Onatça Motorlu Araçlar Ticaret Anonim Şirketi'nden özel tertibatlı otomobil satın aldığı, alınan araç için 28.12.2010 tarih ve A/112371 seri/sıra nolu fatura karşılığında 5.020,39-TL tutarında katma değer vergisi ödendiği, satıcı firma tarafından davacıdan tahsil edilen söz konusu tutarın iadesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine bahse konu olumsuz işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
    5378 sayılı Yasa'nın 32. maddesi ile özürlülerin günlük yaşamları için üretilmiş her türlü araç ve gerecin ve özel bilgisayar programlarına ilişkin mal ve hizmetlerin katma değer vergisinden istisna tutulmasına ilişkin düzenlemenin katma değer vergisi Kanunu'nun 17/4. maddesine eklendiği, 5378 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde Kanunun amacının, özürlülerin her türlü gelişmelerini ve önlerindeki engelleri kaldırmayı sağlayacak tedbirleri alarak topluma katılmalarını sağlamak olduğunun belirtildiği, bu haliyle yasanın amacına uygun olarak Katma Değer Vergisi Kanununa getirilen istisna hükmü göz önüne alındığında, davacıya ait binek otomobilin de özürlüler için üretilen her türlü araç gereç kapsamı içinde yer aldığı sonucuna ulaşıldığından, özürlü olan davacının özrüne göre yapılan tadilat sonucu satın alınan aracın, yasal düzenleme gereğince katma değer vergisinden istisna olması gerekmektedir.
    Açıklanan nedenlerle; itirazın kabulü ile Adana 2. Vergi Mahkemesi 'nin 06/04/2011 gün ve E: 20 11/134, K: 20 11/318 sayılı kararının bozularak kaldırılmasına, davanın kabulüne , davacı tarafından ödenen katma değer vergisinin davacıya iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 550,00-TL'lik Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı vekiline verilmesine,dava ve itiraz safhasında davacı tarafından yapılan giderlerin davalı idarece davacıya iadesine, peşin alınan yargılama gider karşılıklarından kullanılmayan kısımların istem halinde davacıya iadesine, 17/06/2011 tarihinde oybirliği yle karar verildi.


    Başkan
    TÜLAY BULGURCU
    33589
    Üye
    KEMAL ORANCA
    33619
    Üye
    ŞEBNEM ERDOĞAN
    37839



    YARGILAMA GİDERLERİ
    DAVA SAFHASI
    BAŞVURU HARCI : 18,40-TL
    POSTA GİDERİ : 24,00-TL
    TOPLAM : 42,40-TL

    İTİRAZ SAFHASI
    İT. BAŞ.HARCI : 53,00-TL
    POSTA GİDERİ : 18,00-TL
    TOPLAM : 71,00-TL

    GENEL TOPLAM : 113,40-TL

    S.D.22.06.11


  4. #364
    Üye
    av.omerustundag Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2011
    Son Giriş
    10.12-2011
    Saat
    14:42
    Yaşadığı Yer
    Adana
    Mesaj
    6
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KARAR DÜZELTME AŞAMASINDA YUKARIDAKİ KARARI BOZAN NİHAİ KARAR

    T.C.
    ADANA
    BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
    ESAS NO : 2011/3908
    KARAR NO : 2011/4974
    KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
    İSTEYEN ( DAVALI ) : ADANA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI - Merkez/ADANA
    KARŞI TARAF ( DAVACI ) : CUMA BALPETEK
    VEKİLİ : AV. ÖMER FARUK ÜSTÜNDAĞ - Seyhan/ADANA

    İSTEMİN ÖZETİ : Özürlü olan davacı adına özel tüketim vergisi istisnasından yararlanılarak satın alınan araç içintahakkuk ettirilip ödenen 5.020,39-TL katma değer vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair 17.01.2011 tarih ve 1608 sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın iadesi iste miyle açılan davanın reddine karar veren Adana 2. Vergi Mahkemesi'nin 06.04.2011 günlü E:2011/134, K:2011/318 sayılı kararını bozarak davanın kabulüne karar veren Mahkememizin 17.06.2011 gün ve E:2011/3082, K:2011/3081 sayılı kararının; davalı idare tarafından, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17.maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen "s" bendi ile getirilen istisna hükmünün, özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş araç-gerece ilişkin olduğu, bu maddeye ilişkin yayınlanan 110 Seri No.lu KDV Genel Tebliği'nde binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının istisna hükmünde yer almadığı ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.

    SAVUNMANIN ÖZETİ :

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Hüküm veren A dana Bölge İdare Mahkemesi'nce; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre davalı idarenin kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Mahkememizin 17.06.2011 gün ve E:2011/3082, K: 2011/3081 sayılı kararı kaldırılarak işin gereği görüşüldü.
    Dava, ö zürlü olan davacı adına özel tüketim vergisi istisnasından yararlanılarak satın alınan araç için tahakkuk ettirilip ödenen 5.020,39-TL katma değer vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair 17.01.2011 tarih ve 1608 sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın iadesi iste miyle açılmıştır.
    Anayasa'nın 73'üncü maddesinin birinci fıkrasında, herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü olduğu; üçüncü fıkrasında ise, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği ve kaldırılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
    Anayasa'nın sözü edilen 73'üncü maddesi uyarınca herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere vergi ödeme yükümlülüğüne tabi olduğu, ancak bu zorunluluğun kişinin mali gücü ile orantılı olması ve yükümlüğün yasal bir tasarruf olan kanunlar ile belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
    Bahsi geçen hükmün üçüncü fıkrasında yer alan ve doktrinde "verginin yasallığı ilkesi" olarak adlandırılan ilkenin kapsamı, doktrin ve yargı kararlarında, vergiyi doğuran olayın, matrahın, oranın, vergi miktarının, indirimler ile istisnalar ve muafiyetlerin, verginin tarhı, tebliği, tahakkuku ve tahsilinin, ödeme zamanlarının, zamanaşımının, yükümlülerin ödevlerinin ve denetlenmesinin, uygulanacak yaptırımların, vergi uyuşmazlıklarında izlenecek yöntemlerin, vergi alacağını ortadan kaldıran nedenlerin, kısaca vergisel ödev ve usul ilişkilerinin, yasalarda yönetimin takdirine yer bırakmayacak şekilde yer alması olarak belirlenmiştir.
    Buna göre, verginin ana unsurlarından olan vergi muafiyet ve istisnalarının yasama organının kanun şeklinde somutlaşan iradesi ile belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, yönetsel ya da yargısal tasarruflarla vergiden muafiyet ya da vergi istisnası tanınması mümkün olmadığı gibi, mevcut muafiyet ya da istisna hükümlerinin değiştirilmesi ya da kaldırılması da olanaklı değildir.
    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasında, Türkiye'de, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu belirtilmiş; 19. maddesinin 1. fıkrasında ise diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğu, katma değer vergisine ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
    Aynı Kanun'un 17. maddesinin 4. fıkrasına 01.07.2005 tarih ve 5378 sayılı Kanunun 32. maddesiyle eklenen (s) bendi ile, özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programları katma değer vergisinden istisna tutulmuştur.
    Bahse konu 5378 sayılı Kanun ile ilgili görüşmeler esnasında Milletvekili tarafından verilen kanun teklifinin 23. maddesinde "n) Bizzat özürlüler tarafından kullanılan özel tertibatlı olarak imal edilmiş, sonradan özel tertibat takılmış ve ilave özel tertibat takılmış motorlu kara taşıtları ya da özürlünün taşınması amacıyla birinci dereceden yakını bir sürücü veya özürlü kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan özürlü adına trafik siciline kayıtlı motorlu kara taşıtları; o) Özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç, özel bilgisayar programları ile fonksiyon kazandırıcı ortez-protez vb. yardımcı ve destekleyici cihazlar " bentlerinin 25.10.1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasına eklenmesi; Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekilleri ile 46 milletvekili tarafından verilen teklifin 68. maddesinde ise "s) Özürlülere hizmet amaçlı kurulmuş dernek, vakıf ve bunların üst kuruluşlarının çalışmalarında kullanılmak üzere iktisap edecekleri motorlu kara taşıtlarıyla, sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla olan malûl ve özürlülerin adlarına kayıtlı taşıtlar ile diğer malul ve özürlülerin, bu durumlarına uygun hale getirilmiş tertibatlı taşıtlar; t) Özürlülerin eğitimleri, meslekleri, sportif faaliyetleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç, özel bilgisayar programları ile fonksiyon kazandırıcı ortez - protez vb. yardımcı ve destekleyici cihazlar " bentlerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17 nci maddesinin "4 Diğer istisnalar" bendinin (r) alt bendinden sonra gelmek üzere maddeye eklenmesi teklif edilmiştir.
    Ancak gerek Hükümet tarafından verilen teklifte, gerekse Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonunun kabul ettiği metinlerde, 25.10.1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17'nci maddesinin (4) numaralı fıkrasına "s)Özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programları" bendinin eklenmesi yeterli görülmüş ve belli özellikleri haiz motorlu kara taşıtları istisna kapsamı dışında bırakılarak kanun teklifi yasalaşmıştır.
    Yasalaşan hükmün incelenmesinden, özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programlarının tesliminin katma değer vergisinden istisna olduğu anlaşılmaktadır.Buna göre, teslimi katma değer vergisinden istisna tutulacak bir araç-gereç ya da bilgisayar programının münhasıran özürlülerin eğitimleri, meslekleri ve günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş olması zorunludur.
    Uyuşmazlıkta, ö zürlü olan davacı adına özel tüketim vergisi istisnasından yararlanılarak satın alınan araç için28.12.2010 tarih ve A/112371 seri/sıra nolu fatura karşılığında 5.020,39-TL tutarında katma değer vergisi ödendiği, satıcı firma tarafından davacıdan tahsil edilen söz konusu tutarın iadesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine bahse konu olumsuz işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
    Dava dosyasının incelenmesinden, teslime konu otomobilin, üretim özellikleri itibariyle toplumdaki tüm bireylerin kullanımına sunulan binek, motorlu bir nakil vasıtası olduğu ve dolayısıyla özürlülerin eğitimleri, meslekleri veya günlük yaşamları için özel olarak üretime tabi tutulmuş araç-gereç kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
    Olayda, 5378 sayılı Yasa ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17.maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen "s" bendi ile getirilen istisna hükmünün, özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş araç-gerece ilişkin olması, söz konusu istisna hükmü ile ilgili olarak yasama organında yapılan görüşmeler esnasında istisna kapsamına belirli özellikleri haiz motorlu kara taşıtlarının da alınması yönünde yapılan kanun tekliflerinin ise kabul görmeyerek yasalaşmaması, dolayısıyla yasakoyucunun iradesinin bu tür araçların teslimine katma değer vergisi istisnası tanınmaması yönünde oluşması, öte yandan, gerek verginin yasallığı ilkesi uyarınca, verginin muafiyet ve istisna unsurlarında yasa ile düzenleme yapılabilecek olup bu alanın yönetsel ve yargısal tasarruf ve yorumlara kapalı olması ve gerekse 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin katma değer vergisi bakımından geçersiz olması, ayrıca katma değer vergisine ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenebilmesi karşısında, davacı tarafından özel tüketim vergisi istisnasından yararlanmak suretiyle satın alınan araç için satıcı firma tarafından davacıdan tahsil edilip mükellef sıfatıyla tahakkuk ettirilerek davalı idareye ödenen katma değer vergisinde ve ödenen tutarın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
    Açıklanan nedenlerle, davalı idare tarafından vaki kararın düzeltilmesi isteminin kabulüne, Mahkememizin itiraz üzerine verdiği 17.06.2011 gün ve E:2011/3082, K:2011/3081 sayılı kararının kaldırılmasına, Adana 2. Vergi Mahkemesi'nin 06 /0 4 /20 11 günlü ve E: 20 11 / 134, K: 20 11 / 318 sayılı kararının onanmasına, davanın reddine, dava, itiraz vekararın düzeltilmesi safhalarında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, peşin alınan yargılama gider karşılıklarından kullanılmayan kısımların istemi halinde ilgilisine iadesine, 30/11/2011 tarihinde oybirliği yle karar verildi.

    BAŞKAN VEKİLİ
    ŞEBNEM ERDOĞAN
    37839
    Üye
    SEDAT KOÇ
    37998
    Üye
    AHMET TOMUL
    38049


    YARGILAMA GİDERLERİ
    DAVA SAFHASI
    BAŞVURMA HARCI : 18,40-TL
    POSTA GİDERİ : 24,00-TL
    TOPLAM : 42,40-TL

    İTİRAZ SAFHASI
    İTİRAZ BAŞVURU HARCI : 53,00-TL
    POSTA GİDERİ : 18,00-TL
    TOPLAM : 71,00-TL

    K.D. SAFHASI
    POSTA GİDERİ : 18,00-TL

    S.D.05.12.11

  5. #365
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:29
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ömer bey, son karardaki argümanların maddi hata içerdiği gerekçesiyle itiraz edilemez mi? Daha önce burada tartıştığpımız ve aşağıda 4 numaralı maddede ifade etmeye çalıştığımız bilgiler doğrultusunda bir işlem yapılamaz mı?

    Bir de yukarıda sordum, ben vergi dairesinin savunmasına karşılık yukarıdaki ek dilekçeyi verdiğimde, mahkeme giderleri açısından bana ek maliyet çıkartacak mı hakim? Şimdiye kadar davayı açarken verdiğim 100 tl gibi bi şey var, dahası istenecek mi?

    http://www.engelliler.biz/forum/ozel...tml#post976571

    4- "engelliler kanunu yasalaşırken bu kanuna engelli taşıtlarıda dahil edilmek istendi ve kanun teklifleri sunuldu ama kabul edilmedi"
    Bu argüman kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Bu iddia iki açıdan tutarsızdır:
    1- Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülen 5378 sayılı ÖZÜRLÜLER VE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN'un KDV istisnasını düzenleyen 30. maddesine dair ne Genel Kurul'da ne de komisyonlarda bir teklif yapılmıştır. Bu madde 1 Temmuz 2005 tarihinde gerçekleştirilen 22. Dönem 3. Yasama Yılı 123. Birleşiminde kabul edilmiştir ve Genel Kurul Tutanağı incelendiğinde (bkz) maddeye dair hiç bir teklifin yapılmadığı açıkça görülmektedir.
    2- Bu maddeye dair ilgili komisyonlardaki görüşmelerde de bir öneri yapılmamıştır. Yapılan şey şudur: Başbakanın imzası ile 44 maddeden oluşan "Özürlüler Hakkında ve Bazı Kanunlar ile Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı" TBMM Başkanlığına verilmiştir. Aynı anda Başkanlığa aynı konuda 2 ayrı kanun teklifi daha sunulmuştur. Bunlardan biri Tekirdağ Milletvekili Mehmet Nuri Saygun imzasıyla sunulan 46 maddelik "ÖZÜRLÜLER İDARESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ"dir, diğeri de 49 Milletvekilinin imzasıyla sunulan 91 Maddelik "ÖZÜRLÜLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ"dir. Bu bağlamda iki kanun teklifi Tasarı ile aynı konuları düzenlediğinden, Tasarı ile birleştirilmiş, görüşmelerde Başbakan imzasıyla sunulan Tasarının esas alınacağına karar verilmiştir. Yani, ortada ne dava konusu ile ilgili maddeye dair bir teklif vardır ne de görüşme. Olan şey, aynı içerikte olduğu gerekçesiyle biri 46 diğeri 91 maddeden oluşan kanun tekliflerinin tümden görüşme dışı bırakılmasıdır.
    Hülasa, 5378 sayı numarası ile yürürlüğe giren ÖZÜRLÜLER VE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN'un bu 137 maddeyi tümden dışladığını söylemenin mantıkla ve kanunun amacı ile bağdaşmadığı, hukuki mesnetten yoksun olduğu açıktır. Ayrıca mevcut yasada var olan bir şey için ilgili kanuna ekleme yapılmasının bir anlamı olmadığından dolayı, olası bir kanun teklifinin kabul edilmemesi de son derece doğaldır.

    5- "otomobiller münhasıran engelliler için üretilmiş araç degildir"

    5378 sayılı kanunun Başbakan imzasıyla sunulan genel gerekçesi bu argümanı kadük hale getirmektedir: "Anayasamızda özürlü bireylerin temel sorun alanları olan; eğitim, sağlık, çalışma hayatı, sosyal güvenlik ve toplumsal hayata uyum alanlarında özel düzenlemeler yapılmış ve özürlü bireylere bu alanlarda özel olarak korunacak grup olarak yer verilmiştir. Ancak, Anayasamızda yer alan bu hükümlere rağmen özürlü bireylerin sorunlarının azaltılmasında yeterli mesafe alınamamıştır. [...] Özürlülük; özürlü bireyi, ailesini, yakın çevresini ve ait olduğu toplumsal yapıyı ilgilendiren bir olgudur. Özürlü bireylerin diğer toplum kesimlerinden farklı olmayan temel gereksinimleri bulunmaktadır. Sağlık, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanma, eğitim görme, meslek ve iş edinme, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler ile siyasal yaşama katılma bunların başında gelmektedir. Ancak temel gereksinimler açısından bir farklılık bulunmamasına karşın, bir özel gereksinim grubu oluşturan özürlü bireyler, bu hizmetlere ulaşabilirlik açısından diğer bireylere göre eşit olmayan bir konuma sahiptir ve bu anlamıyla da ayrımcılık belirginleşmektedir. [...] Ayrımcılık açısından değerlendirildiğinde; toplumsal alan ve yaşam çevresi, özürlü bireyler gözetilmeden düzenlenmektedir. Bu yapılanma, özürlü bireyi korunmaya muhtaç ve dar bir çevreye bağımlı kılmakta, toplumsal yaşam içinde ulaşabilirliğini sınırlandırmakta ve engelli duruma getirmektedir. Bu düzenlemelerdeki temel ilke; özürlü bireylerin gereksinimlerinin diğer bireylerinkiyle eşit önemde olduğu, bu gereksinimlerin toplumsal planlamalarda esas alınması ve bütün bireylere ayrımcılığı ortadan kaldıracak ve eşit katılım fırsatını tanıyacak biçimde kullanılması olmalıdır. [...] Bu bağlamda dünya ölçeğinde özürlülere yönelik yapılan her türlü çalışmanın ana hedefi özürlülerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımının sağlanması ve güçlendirilmesidir. İnsan hakları ve temel özgürlüklerin tam olarak hayata geçirilmesi, özürlülerin eşit fırsatlara sahip olmaları ve güçlendirilmeleri için esastır. Bölgesel farklılıkların, tarihsel, kültürel ve dini nedenlerin önemi akılda tutulurken, siyasi, ekonomik veya kültürel sistemlerine bakılmaksızın, tüm insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunmasını ve geliştirilmesini sağlamak ana hedeftir. Özürlü olmakla hiç kimsenin; bağımsız yaşama, yaşamdan haz duyma, kendi tercihlerini kullanma, topluma katkıda bulunma, bir meslek sahibi olma, ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel ve eğitsel alanlardan yararlanma, fırsat eşitliği, tam katılım, istihdam, iyi bir yaşam standardına ulaşma ve kendine yeterli olma, kendi sorunlarının çözümüyle ilgili konularda söz ve karar sahibi olma hakları kısıtlanamaz ve engellenemez. Özürlülerin kendine yeterli, toplumla kaynaşabilen, üretici bireyler olarak yetişmelerini sağlamak için eğitsel, kültürel, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Bütün hizmetler, olanaklar ve avantajlar özürlülerin toplumla kaynaşmalarını engellemeyecek biçimde ve onların durumlarına ve ihtiyaçlarına uygun koşullarda düzenlenmelidir. [...] Tasarı, yukarıda belirtilen gerekçelerle hazırlanmıştır."
    Kaldı ki kanun koyucu eğer motorlu taşıtların KDV'den istisna olmamasını isteseydi ve bu araçların engellilerin günlük yaşamları için gerkekli olduğu kanısına varmasaydı, KDV kanununun 17 4 s maddesine bu durumu açıkca yazar, hatta ve hatta yurt dışından gümrük muhafiyetiyle getirilen araçların KDV'den de istisna oldugunu belirleyen KDV kanununun 16'ya 1 b fıkrasına "engelli araçları hariç" diye parantez içi bir hüküm koyardı. Malum, KDV 16'ya 1 b'de KDV'den istisna olunması istenmeyen gümrük kanunun maddeleri parantez içi hükümle engellenmiş, ama arabalar engellenmemiştir. Bu durum açıkca ortaya koymaktadır ki kanun koyucu arabaları KDV'den istisna olarak görmektedir.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  6. #366
    Üye
    fullmoongokturk Avatarı

    Gerçek Adı
    Göktürk KARAGÖZ
    Üyelik Tarihi
    30.04-2010
    Son Giriş
    03.11-2017
    Saat
    23:51
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    646
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İtiraz dilekçem saygın kişiler tarafından hazırlandı ve Pazartesi günü itiraz edecektim ama Vekil Av. Ömer Üstündağın açıklamaları doğrultusunda Cuma Balpetek adına gelişen sonuçları görünce şok oldum...

  7. #367
    Üye
    Kalem Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek
    Üyelik Tarihi
    18.07-2010
    Son Giriş
    11.12-2017
    Saat
    00:58
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    11.631
    Alınan Beğeniler
    331
    Verilen Beğeniler
    89

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aman diyim vazgeçmeye kalkma Göktürk... Bu gelişmeleri de göz önünde bulundurursun hukukçularla.
    Umudunuzu tüketmeyin arkadaşlar. Şenlik asıl şimdi başlıyor

  8. #368
    Üye
    fullmoongokturk Avatarı

    Gerçek Adı
    Göktürk KARAGÖZ
    Üyelik Tarihi
    30.04-2010
    Son Giriş
    03.11-2017
    Saat
    23:51
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    646
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Abla; davayı kazanmışlar fakat Düzeltme talebinde bulunan mercii dava geri haketmiş. Karar gereği Davacıya ödenen KDV geri talep edilmiş + masraflarda davacının üzerine bırakılmıştır. Bu durumda olay sıkıntı...

  9. #369
    Üye
    istikbal Avatarı

    Gerçek Adı
    İbrahim
    Üyelik Tarihi
    02.06-2008
    Son Giriş
    22.09-2017
    Saat
    00:26
    Mesaj
    195
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    43

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İşte ülkemizin harika özelliklerinden biriside budur zaten. Verilen haklar çatır çatır geri alınır. Aracı Yurt dışından getirtirsen KDV YOK - Yurt içinden alırsan KDV VAR!. Sonra kalkarlar utanmadan "ama çok ithal araç alıyoruz sonra cari açık oleyooo bik bik bik" derler. Hem özendirirler hem engellerler. Bence asıl engelli haklarından yararlanması gereken bizler değil kafalarının içinde engel bulunan bu organlardır. O değilde utanmadan sıkılmadan halen nasıl Avrupa Birliği normlarına ayak uydurmaya çalışıyorlar hayret ediyorum. Avrupa'da bir çok ülke (örnek ingiltere) engelliye bırak ötv kdv ödetmeyi aracı bile kendi tertibat yaptırıp veriyor. Var mı daha ötesi!

    Özetle: Yine her zamanki gibi büyük sinek örümcek ağını delip geçti ve yine biz küçük sinekler ağa takılıp kaldık.

    Soru: Dava'ların artık kesinlikle kazanılamayacağı aşikar olmuşken öğrenmek istiyorum acaba bu kararlar KDV mahkemesi aşamasında olup davayı kaybeden tarafa yüklenen dava giderlerinin tutarları ne olur? Eğer çok yüklü bir miktar ise davayı daha kayıtlara girmeden pazartesi günü geri çekmeyi düşünüyorum.

    Saygılarımla.

  10. #370
    Üye
    pasam Avatarı

    Gerçek Adı
    halil
    Üyelik Tarihi
    06.11-2010
    Son Giriş
    10.09-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    169
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ankarada ikamet eden ve araç alıpda kdv iadesi için müracat yapmak isteyen arkadaşlar gelin birlik olalım ve iyi bir avukat bulalım kdv davalarımızı verelim tek avukata hem bızde rahat ederiz avukat ucuza gelir ne dersınız.

  11. #371
    Üye
    Jungle Avatarı

    Gerçek Adı
    Brays
    Üyelik Tarihi
    22.07-2011
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Sakarya
    Mesaj
    259
    Alınan Beğeniler
    17
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bülent abi bi savunma yazısı bekliyorum abi benim avukatım yok vergi dairesinin verdiği savunmadanda pek bişe cıkaramadım forumda konuşmuştuk ama derleyip toplayıp bi savunma cıkarmamamız lazım birde şu varki
    biz savuma vermesek vergi mahkemesini kaybedip bölge idare mahkemesinde elimizden geleni yapsak daha iyi olmazmı farzedelim vergi mahkemesinde savunma verdik ve davayı kazandık bu kez vergi dairesi bölge idare mahkemesine gitmezmi giderse sonuc ne olu bilemiyorum????

  12. #372
    Yasaklı Üye
    saww Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2011
    Son Giriş
    17.09-2012
    Saat
    14:38
    Mesaj
    2.171
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: istikbal Mesajı Gör
    Aracı Yurt dışından getirtirsen KDV YOK.
    Tutanmı var golcü arkadaşım
    Param olsa yurtdışından alırım sıfır bile olsa. Nedenmi?
    En az 4-5 bin € kerda oluyorsun.
    Atıyorum vergisiz çırılçıplak merso 25 bin aynısı aB de 20 bin..
    E zaten yerli araç yok kimin cebine giriyor bu 5 bin €?
    kdv dediğin ayrı bir gelir.!

    Daha düne kadar internetten parfüm alınıyordu! Atıyorum burda 180 tl lik parfümü 70 tl ye alıyordunuz.
    Onuda yasakladılar. Kim için zengin kapitalist için!
    Halbuki 150 € luk alışveriş vergiden istisnadır. Tekelci kapitalist zengine yasa çıkaran bir meclis istemiyorum.

  13. #373
    Üye
    aramiise Avatarı

    Gerçek Adı
    Hüseyin
    Üyelik Tarihi
    01.03-2008
    Son Giriş
    27.07-2017
    Saat
    17:37
    Yaşadığı Yer
    iskenderun
    Mesaj
    29
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu konularda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru olabiliyormu sonuçta orda verilen karar hem geçerli hemde nihai karar

  14. #374
    Üye
    av.omerustundag Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2011
    Son Giriş
    10.12-2011
    Saat
    14:42
    Yaşadığı Yer
    Adana
    Mesaj
    6
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sayın Bülent bey;Gönderdiğim ikinci karar için malesef itiraz edilecek başka bir merci yok.O nedenle artık bu dosya bakımından karar kesin.Yani iç hukuk yolları tükendi.Sizin gönderdiğiniz savunmaları ve hatta daha fazlasını biz ileri sürdük.Bu konuda aylardır araştırma yapıyorum.Okumadığım kitap ve araştırmadığım mevzuat ve karar kalmadı hemen hemen.Bu arada Adana dışında İstanbul ve Ankara,İzmir gibi yerdeki avukat meslektaşlarımla da sürekli iletişim halindeyim oralardan da gelen haberler kararların aleyhe olduğu yönünde.
    Sizin bakımınızdan eğer mahkeme red yönünde karar verirse itiraz harcı yatırmak zorunda kalırsınız yani yaklaşık olarak bir 50-100 TL arası daha harcamanız olur o nedenle siz gene de davanıza devam edin kaybedeceğiniz çok bir şey yok.
    Bülent bey inanın bu sitede ve diğer sitelerde yazılan her şeyi düşündük yazdık dilekçelerimize ekledik ama nafile sonuç değişmedi.Mahkeme yasa koyucu olan TBMM'nin ancak düzenleme yapabileceğini ve yasaların idare veya mahkemelerce yorumlanamayacağını söylüyor ama Maliye Bakanlığının açıkça yasayı yorumladığı 110 numaralı tebliğe atıf yaparak karar veriyor. Bir diğer soru da şu peki yorumu mahkeme yapamayacaksa o halde yasada geçen ve davaların dayanak noktası olan "her türlü araç-gereç"tabirine nelerin dahil olduğuna nelerin dahil olmadığına kim karar verecek.Vergi daireleri ve maliye bakanlığımı karar verecek.Davalı olan maliye kendi hazırladığı tebliğe dayanıyor.Yani kendi ürünü olan şeyi tekrar delil olarak kullanıyor ki hukuk açısından mantıklı değil.
    Şimdi ne olacak?Biz kendi dosyalarımız bakımından işin peşini bırakmayacağız.İç hukuk yolları tamamen tükenmiş olduğundan artık yeni müracaat yeri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi.Bu konuda açlışmaya başladık karar tebliğinden hemen sonra da dosyamızı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göndereceğiz.

    SAYIN ARAMİİSE;İç hukuk yolları tükenmiş olduğundan artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine müracaat edebiliriz.

  15. #375
    Üye
    istikbal Avatarı

    Gerçek Adı
    İbrahim
    Üyelik Tarihi
    02.06-2008
    Son Giriş
    22.09-2017
    Saat
    00:26
    Mesaj
    195
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    43

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Sayın Üstündağ, Avrupa insan hakları mahkemesine başvuru işlemleri için yönlendirmelerini bekliyoruz öyleyse. Bu ülkeyi böyle tüm dünyaya rezil edeceksin ki ancak o zaman hak hukuk tanır hale gelsin. Sonra da kalkarlar utanmadan "kendi ülkenizi elin gavuruna şikayet etmeye utanmıyormusunuz" derler! Asıl utanmaz kim bu vesile ile anladı herkes çok şükür ki.




Sayfa 25 / 40 İlkİlk ... 1521222324252627282935 ... SonSon