herkese merhaba, engelliler forumuna yeni üye oldum. sol diz altı amputasyonlusu g.doğu gazisiyim. Özür oranım %40 (16.12.2010 tarihinde yayınlanan yeni yönetmeliğe göre) Bildiğiniz gibi sol diz altı amputasyonlular "tertibatsız" otomatik vites araç alabiliyor ancak kanunen "tertibatlı" araç muamelesi görüyor ve bu nedenle de eşinim (evli olduğum için bu öreneği verdim) kullanamıyor.

sol diz altı engellilerin özel tertibatsız araç alabilmeli ancak bu araçları evli ise eşi ve/veya çocuğu, evli değilse de anne-baba veya kardeşinin kullanabilmesi ile ilgili Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı ile görüştüm.
Sıkıntımızda haklı olduğumuzu, konu hakkında dilekçe ile başvurmamı ve bu konu hakkında ben ve benim gibi sol diz altı amputasyonlu ne kadar çok malul, sakat ve engelliden dilekçe gelirse konu üzerine o kadar çok dikkat çekileceğini ve çözüme daha da yaklaşılacağını söylediler. Ben de bir dilekçe yazdım ve bu dilekçeyi cumhurbaşkanına, başbakana, özürlüler idaresi başkanlığına ve bu başkanlığın bağlı olduğu devlet bakanına e-maille gönderdim. siz ve/veya tanıdıklarınız bu dilekçeyi (kendinize göre düzenleyebilirsiniz tabi ki) ne kadar çok gönderirisek o kadar çok sesimizi duyurma şansımız olur diye düşünüyorum. e-mailimden ulaşırsanız, word dokümanı olarak mail de gönderebilirim.

bu konudaki görüş ve bilgilerinizi (eksik biliyor olabilirim) paylaşırsanız sevinirim. İyi günler :-)


BAŞBAKANLIK ÖZÜRLÜLER İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA
ANKARA

1998 yılında görev yapmakta olduğum birlikte mayına basma sonucu sol ayağını kaybetmiş güneydoğu gazisi emekli subayım. Tarafınızca verilmiş olan özürlü kimlik kartımın seri numarası AA 010535, özür oranım da %40’dır.

Bilindiği üzere, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin Nitelik ve Ölçüleri düzenleyen 53’üncü maddesinin 31.12.2004 tarih ve 25687-3 mükerrer sayılı Resmi Gazetede değişiklik yapılan 4’üncü fıkrasında “…Malul, sakat ve engelli tarafından bizzat kullanmak amacıyla ülkemizden satın alınarak ilk iktisap edilen özel tertibatlı araçların tescil belgelerine, “Araç sahibi tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır” şeklinde, 2. el araç olarak satın alınmış ise, “Araç sahibinden başkasının kullanması yasaktır.” şeklinde şerh konulur.” ile “b” fıkrasının devamında “…Malul ve sakatlara ait özel tertibatlı araçların her ne sebeple olursa olsun, yönetmelikte izin verilen kişiler dışında başkaları tarafından kullanıldığının tespiti halinde; araç trafikten men edilerek bu hususta düzenlenecek bir tutanakla mer’i mevzuat çerçevesinde işlem yapılmak üzere ilgili gümrük ve maliye birimlerine intikal ettirilir.” hükümleri yer almaktadır.
Evli ve bir çocuklu bir aile olarak Ankara’da yaşamakta olup, eşim de ben de çalışmaktayız. 4 yaşında olan oğlumuz kreşe gitmekte, kreşin eşimin iş yerine yakın olması nedeniyle oğlumu genellikle kreşe eşim götürüp getirmektedir. Bildiğiniz üzere “otomobil” özellikle büyük şehirlerde eskisi gibi lüks olmaktan çıkmış ve bir ihtiyaç haline gelmiştir. Özellikle ben ve benim gibi özürlüler açısından bu ihtiyaç daha belirgin bir haldedir.
Sol ayağı diz altından itibaren olmayan (sol diz altı ampütasyonu) malul, sakat ve engellilerin, özürlü olmayan birisi gibi, özel tertibatsız, otomatik vites bir otomobil alabilmektedir ancak özel tertibatsız bu otomobil, kanunen “özel tertibatlı araç” muamelesi görmektedir. Özel tertibatsız otomatik vitesli bir aracı da eşimin, oğlumun (1. Derece kan bağım olanlar) veya evli olmayalar açısından kardeşin (2. Derece kan bağı olanlar) kullanamaması, gerek eşime ve gerekse kendime ayrı ayrı birer araba alabilecek durumda olamadığım(ız) hususu da dikkate alındığında ortaya ciddi bir mağduriyet çıkarmaktadır. Özel tertibatsız otomatik vitesli bir aracı eşimin de kullanmasının karayolları açısından herhangi ilave bir risk de oluşturmayacağını değerlendirmekteyim.
Bilindiği üzere malul, sakat veya engelli tarafından bizzat kullanılmak amacıyla satın alınan araçların malul, sakat veya engelli haricindeki kişiler tarafından kullanılabilmesi hususu önceki yıllarda daha esnek olmasına rağmen, ancak yasa hükümlerinin amacı dışında kullanıldığının ve konu ile ilgili suiistimallerin tespit edilmesi neticesinde bugünkü katı halini almıştır.
Sonuç olarak, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, ben ve benim gibi özellikle sol ayağı olmayan malul, sakat ve engellilerin mağduriyetinin giderilmesi maksadıyla, yönetmelikte yer alan ibarelerin, malul, sakat ve engellinin evli olup olmama durumu da göz önüne alınarak (eş, çocuk, kardeş, ana ve babayı içine alacak şekilde) “Araç sahibi ve 1 ve 2’inci derece kan hısımları tarafından kullanılması zorunlu olup…” ve “Araç sahibi ve 1 ve 2’inci derece kan hısımları haricinde kullanılması yasak olup…” şeklinde değiştirilmesi hususlarında gereğinin yapılarak, yapılan işlemler ve gelinen son durum hakkında 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamında tarafıma bilgi verilmesini saygılarımla arz ederim.