TEKSAN İnovatif Medikal Ürünler İstanbul, Antalya, Bursa ve Antalya'da
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    uzeyaz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.09-2015
    Son Giriş
    05.12-2019
    Saat
    15:48
    Yaşadığı Yer
    Çorum
    Mesaj
    27
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Merhabalar,
    Başımdan geçen süreci kısaca adım adım özetlemek istiyorum:
    1) 2010 yılında aldığım ÖTV indirimli ilk aracımı beş yıllık süresi dolduğu için sattım.
    2) Elimdeki raporlarımla Çorum Hyundai Bayiine başvurdum. Alacağım araç için sözlü olarak anlaşma yaptık.
    3) Çorum Vergi Dairesi, üzerinde engel oranı olmadığından, 25/05/2010 tarihli eski raporumu kabul etmediği için ben de bana söyledikleri gibi Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdum ve istedikleri gibi 29/09/2015 tarihli yeni rapor aldım. (Ek 1)
    4) Bu yeni rapora istinaden ÖTV indirimi yapıldıktan sonra aracımı satın aldım.
    5) Vergi dairesi aradan beş ay geçtikten sonra tereddüde düşmüş ve Maliye Bakanlığı’ndan görüş sormuş. (Ek 2)
    6) Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı da 20/06/2016 tarihli verdiği cevapta “Üzeyir YAZICI ve Orhan A..’nın mevcut engellilik durumları itibariyle Özel Tüketim Vergisi Kanununun (7/2-c) maddesinden yararlanmalarının mümkün olamayacağını” belirtmiş. (Ek 3A, Ek 3B, Ek 3C)
    7) Bu yazıya istinaden vergi dairesi araç satın aldığım firmadan ÖTV (17.216 TL), vergi ziyaı cezası (17.216 TL) ve faizini (6.266 TL) istiyor. Firma da vergi dairesi hakkında Çorum Vergi Mahkemesi’ne dava açıyor ve mahkemeyi kazanıyor. Çorum Vergi Mahkemesi’nin 10/05/2017 tarih ve 2017/125 sayılı kararı aynen şöyledir:
    “Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin Üzeyir YAZICI isimli %20 ortopedik engeli bulunan şahsa otomatik vitesli araç sattığı, davalı idareye bu araca ilişkin ÖTV beyannamesi ve eki özürlü raporlarını sunduğu, davalı idarenin verilmiş olan beyanname mukabili davacıya tahakkuk fişi düzenlendiği, konu ile ilgili oluşan tereddütler üzerine Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan görüş istenilerek gelen cevap doğrultusunda ÖTV'den istisna tutulamayacağı belirtilen araç satısından bahisle davacı şirkete yapılan cezalı tarhiyatın iptali için de bakılan davanın açıldığı görülmektedir. Davacının araç satışı yaptığı Üzeyir YAZICI'nın 1999 yılından beri tam teşekküllü Devlet Hastanelerinde yapılan muayeneleri neticesi verilen sağlık kurulu raporlarından polio sekeli olduğu sol alt ekstremitede rahatsızlığının bulunduğu sabittir. Son olarak 29.09.2015 tarihli Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından şahsın H sınıfı ehliyet alıp, otomatik vitesli araç kullanabileceği yönünde Engelli Sağlık Kurulu Raporu düzenlendiği görülmüştür.
    4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7'nci maddesinin 2'nci fıkrasının (c) bendinde, 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 santimetreküpü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 santimetreküpü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabının, Özel Tüketim Vergisi'nden müstesna olduğu hükmüne yer verilmiş, Maliye Bakanlığınca, bu hükmün uygulanmasına ilişkin olarak, sol alt ekstremitede (ayak veya bacakta) sakatlığı olanlar için otomatik vitesin hareket ettirici özel tertibat olarak sayılması gerektiği şeklinde düzenleme yapılmıştır. Anılan hükümde öngörülen istisnadan yararlanılabilmesi için, aracın, münhasıran satın alan kişinin sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibatı bulunması yeterli olup, söz konusu tertibatın aracın üretildiği tarihte mevcut olması veya sonradan takılmasının önemi yoktur. Olayda da, davacı şirket tarafından, sol ayağı sakat olan ve bu nedenle de, özel tertibat olmaksızın düz vitesli ve debriyajı olan bir aracı kullanması mümkün olmayan bir müşterisine satılan aracın, otomatik vitesli olması halinin, satın alan kişi açısından, mevcut sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat olarak kabulü gerekmektedir.
    Sonuç itibariyle, davacının araç satışı yaptığı Üzeyir YAZICI'ya ait Engelli Sağlık Kurulu Raporunda özel bir tertibat yaptırılarak araç kullanabileceği yönünde bir kayıt düşülmemesi, mevcut özrü itibariyle otomatik vitesli araç kullanabileceğine dair değerlendirmede bulunulması nedeniyle belirli bir engellilik derecesine sahip olunması aranmaksızın aracın satışının ÖTV istisnasından yararlanması gerekmekte iken aksi görüşle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamıştır.
    Açıklanan nedenlerle; davanın KABULÜNE, cezalı ÖTV tarhiyatının İPTALİNE aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, artan posta avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Samsun Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere 10/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
    8) Çorum Vergi Dairesi Müdürlüğü benimle ilgili verilen bu karara Samsun Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurarak itirazda bulunmuştur. Hâlbuki benimle aynı durumda olan ve Maliye Bakanlığı’nın ilgili yazısıyla ÖTV’den yararlanamaz dediği Orhan A.’nın kararına itiraz etmemiştir. Dolayısıyla vergi dairesinin Orhan A. ile ilgili cezalı tarhiyatı düzeltme yoluyla kaldırıp vergi mahkemesine bildirmesi üzerine Çorum vergi mahkemesi tarafından 2016/440 esas ve 2017/05 karar numarasıyla “… kabul nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer yoktur…” denilmek suretiyle cezalı tarhiyat iptal edilmiştir.
    Vergi Dairesi açıkça eşitlik ilkesine aykırı davranarak Orhan A. için davadan feragat edip yalnızca benimle ilgili olarak başkaca hiçbir delil, dayanak olmamasına rağmen Çorum Vergi Mahkemesi’nin yukarıdaki kararına itiraz etmiştir.
    Davacı firma, Samsun Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptığı savunmada da belirttiği gibi davalı idare tamamen formalite icabı istinaf yoluna başvurmuştur.
    9) Samsun Bölge İdare Mahkemesi’nin 07/11/2017 tarih, 2017/694 Esas ve 2017/727 Karar sayılı kararı aynen şöyledir:
    “Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin %20 ortopedik engeli bulunan Üzeyir Yazıcı isimli şahsa otomatik vitesli araç sattığı, davalı idareye bu araca ilişkin ÖTV beyannamesi verdiği ve ekinde özürlü raporlarını sunduğu, davalı idarece konu ile ilgili oluşan tereddütler nedeniyle Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan görüş istediği gelen cevap doğrultusunda araç satışının ÖTV'den istisna tutulamayacağından bahisle dava konusu cezalı tarhiyatın davacı şirket adına yapılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının araç satışı yaptığı Üzeyir YAZICI'nın tam teşekküllü Devlet Hastanelerinde yapılan muayeneleri neticesi verilen sağlık kurulu raporlarından polio sekeli olduğu sol alt ekstremitede rahatsızlığının bulunduğu anlaşılmaktadır. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde sayılan araçlara ilişkin olarak, bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabının özel tüketim vergisinden istisna olduğu, Kanun hükmünden anlaşılacağı üzere engellilik durumunun, esas itibarıyla, ilk iktisabı yapılacak taşıtın hareket ettirici aksamında tadilat yaptırılmasını gerektirecek nitelikte olması gerektiği açıktır. Dolayısıyla, engellilik durumunun, aracın hareket ettirici aksamında (debriyaj, fren veya gaz pedalı ile vites kolu) sabitlenmiş hareket ettirici tertibat yaptırılmasını gerektirecek nitelikte bir olması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından % 20 engeli bulunan şahsa satışı gerçekleştirilen araçta, engel durumuna göre hareket ettirici aksamında tadilat veya tertibat yaptırılmadığı tartışmasız olup, otomatik vitesli araç olma halinin, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7.maddesinin 2.fıkrasının (c) bendi uyarınca, satın alan kişi açısından, mevcut engelliğine uygun hareket ettirici özel tertibat olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Diğer taraftan, davacı tarafından vergi ziyaına sebebiyet verildiği sabit olduğundan 213 sayılı Kanun'un 341. ve 344. maddeleri uyarınca bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacı şirketin 2015/9 döneminde satışı gerçekleştirdiği otomatik vitesli araç nedeniyle davacı şirket adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Çorum Vergi Mahkemesinin 10/05/2017 tarih ve E:2016/439, K:2017/125 sayılı kararının kaldırılmasına, Dairemizce işin esasına geçilerek davanın reddine, aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan 71,80-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece yapılan 59,80-TL yargılama giderinin davacı tarafça davalı idareye ödenmesine, davacıdan 492 sayılı sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 31,40-TL'den az olmamak üzere reddedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcı ile aynı Kanun’un 13/j maddesinin parantez içi hükmü uyarınca 90,80-TL istinaf başvuru harcı alınmasına, posta ücreti avansından artan miktarın istinaf edene iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45/6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 07/11/2017 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.”
    Yalnız bu kararda hâkimlerden biri azlık oyu vererek “Çorum Vergi Mahkemesinin verdiği kararın usul ve hukuka uygun olduğunu” belirtmiştir.
    10) Samsun Bölge İdare Mahkemesi’nin bu kararı üzerine otomobil bayisi ÖTV’yi, cezasını ve faizini vergi dairesine ödüyor. Sonra da bana rücu ederek benim adıma 43.856 TL’lik ilamsız icra takibi başlatıyor. İtiraz ettiğim için icra takibi durduruluyor. Daha sonra firma asliye hukuk mahkemesine dava açıyor. Çorum 2.Asliye Hukuk Mahkemesi bizim de talebimiz üzerine görevsizlik kararı vererek dosyayı tüketici mahkemesine gönderiyor.
    11) Şu an davamız Çorum Tüketici Mahkmesi’nde devam ediyor. İkinci duruşması yapıldı. Hâkim “vergisel mevzuat ve teknik” konularda uzman bilirkişi raporu istedi. 28/11/2020 tarihine duruşma günü verildi.

    12) Yukarıda yazdığım konuyla ilgili şimdi merak ettiğim hususlar şunlar:
    a) Bir buçuk yaşında geçirdiğim çocuk felci nedeniyle ortopedik engelli bir vatandaşım. Bebeklik ve çocukluk yıllarımın çoğu hastanelerde geçti. İlkokul, ortaokul yıllarımda pek çok ameliyat oldum. En son 1989 yılında Eğirdir Kemik Hastalıkları Hastanesi’nde ameliyat olana kadar koltuk değneği, yürüme cihazı, dizliklerle ancak yürüyebiliyordum. İlk ve ortaokulu bu şekilde zorlanarak okudum. Bu ameliyattan sonra biraz rahatladım ve desteksiz yürümeye başladım. Engellilik durumum belli ve ortadadır. Elimde 1996 ve 1999 yıllarında Numune ve Hacettepe hastanelerinden alınmış, özür oranı %45 ve %50 olan, rahatsızlığımın sürekli olduğunu belirten raporlarım var. Rahatsızlığım ilerlediği ve çalışırken zorlanmaya başladığım için engelli haklarından yararlanarak 2014 yılında memuriyetten emekli oldum. Şu an uzun yürüme cihazıyla ancak yürüyebiliyorum. Bu cihazı çıkardığımda desteksiz, yardımsız bir adım bile atamıyorum.
    Anayasa ve yasaların engelli bireylere tanıdığı bir hakkı kullanarak acaba ben yanlış mı yaptım? Çünkü 2015 yılında yalnızca 17.216 TL olan ÖTV indirimini şimdi firma benden yeni masraflar ve faiziyle birlikte 60.000 TL olarak talep ediyor. Benim bu parayı ödeme gücüm yok. Aldığım emekli maaşıyla üç çocuk okutuyorum ve ancak zar zor geçinebiliyorum. Tamamen haksız, hukuksuz, keyfi bir uygulama olarak benden istenen bu para yüzünden uykularım kaçıyor. Tam iki yıldır icra yazıları ile, mahkemelerle hayatım zehir oluyor. Benden kaynaklanmayan, varsa bile benim dışımdaki kurumların yanlışından kaynaklanan sebeplerden dolayı
    b) Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yayınladığı 25/10/2017 tarih ve 60167 sayılı özelgede (http://www.gib.gov.tr/sol-alt-ekstre...i-7-cm-kisalik)
    “Engelli Sağlık Kurulu Raporunda yer alan engellilik durumunuz (Sol alt ekstremite polio sekeli, Bacak uzunluk ölçümü: 7 cm kısalık - %36) itibariyle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun (7/2-c) maddesinde düzenlenen istisna uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.” denilerek benimle aynı teşhis konulan şahsın ÖTV’den yararlanabileceğini hükme bağlarken vergi dairesine yazdığı yazıda benim yararlanamayacağımı belirtmiştir. Bu alenen bir hukuksuzluk değil midir?
    c) Bir ildeki vergi dairesi engelli raporuna vergi indiriminden yararlanamaz derken başka bir ilin vergi dairesi aynı raporla vergi indirimi uygulamıştır. Çorum’dan ÖTV indirimli araç alamayıp aynı raporla başka ilden indirimli araç alanlar vardır. Bu alenen kanunların keyfi uygulandığı anlamına gelmez mi?
    d) Aynı ilde, aynı firmadan iki kişi (Üzeyir YAZICI ve Orhan A.) ÖTV indirimli araç alıyor. Bakanlığın görüşü doğrultusunda vergi dairesi firmaya cezalı ötv tarhiyatı yapıyor. Firma her iki müşterisi için ayrı ayrı vergi mahkemesine dava açıyor. Her iki davayı da kazanıyor. Vergi dairesi aynı durumda olan kişilerden birinin kararına razı oluyor, öbürünü istinaf mahkemesine taşıyor. Oysa istinafa gitmediği kişinin raporu hem sürekli değil bir yıl süreli, hem de sol el rahatsızlığı olduğunu belirtiyor. Hâlbuki asıl bu kişinin otomatik vites aracı kullanıp kullanamayacağı konusunda tereddüde düşülebilirdi. Aynı yazıya istinaden ötv indirimi iptal edilen iki kişiden birinin vergi mahkemesi kararına itiraz etmeyip onun yararlanmasına imkan verirken, diğerinin kararına itiraz edip onun ötv indirimini hem de cezasıyla birlikte tahsil etmeye kalkışmak eşitlik ilkesine aykırı değil midir?
    e) Ben bir tüketici olarak engelli raporumla satıcıya başvurarak ÖTV’siz araç alacağımı bildirdim. Satıcı raporumu inceledikten sonra bu raporla ÖTV indiriminden yararlanacağımı söyledi ve 2015 model Hyundai Accent Blue araç için 45.500 TL üzerinden anlaştık. Satıcı gerek raporumla, gerekse ÖTV indirimiyle ilgili bir tereddüt olduğunu belirtmedi. Satış işlemi sırasında herhangi bir sözleşme imzalamadım. Satış işlemi sözlü pazarlık usulü ile gerçekleşmiştir. Şimdi satıcının çıkıp da cezalı ÖTV’yi benden tahsil etmesi doğru mu? Ortada bir sözleşme de yokken aradan iki yıl geçtikten sonra ÖTV’yi ve cezalarını tüketiciye yansıtması (tüketicinin herhangi bir ihmali, kusuru, yanlış beyanı olmadığı halde) hukuki olarak mümkün müdür?

  2. #2
    Üye
    ugir Avatarı

    Gerçek Adı
    Uğur
    Üyelik Tarihi
    19.01-2013
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    12:31
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.493
    Alınan Beğeniler
    70
    Verilen Beğeniler
    155

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    arabayı alıcan cekecen bayının onune verıcen atese sonrada basına sosyal medyaya gondereceksın demek gelıyor ıcımden ama ıste neyse bır defa daha bayılere asla guvenılmemesı gerektıgını ortaya cıkaran bır yazı.

  3. #3
    Üye
    uzeyaz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.09-2015
    Son Giriş
    05.12-2019
    Saat
    15:48
    Yaşadığı Yer
    Çorum
    Mesaj
    27
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    SAdece bayilere değil vergi dairesine de güvenilmiyor. Önce raporu kabul ediyor. ÖTV indirimini uyguluyor, aradan beş ay sonra tereddüt var deyip Ankara'ya yazıyor. Madem tereddüt var neden bize bildirmiyorsun?




Başlığın Etiketleri