Toplam 2 mesajın 1-2 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:19
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    SEZEN AKSU'NUN logo - [Teşekkür] Sezen Aksu'nun 14 Ocak'taki Radikal'ine...

    14 Ocak Pazar günü bir günlüğüne Radikal Gazetesi'nin genel yayın yönetmeni olan Sezen Aksu'nun gündemi 'can', 'yaşam' ve 'eşitlik'ti.
    Yeryüzünün üstüne çöke(rtil)en kapkara bulutların arasından sıyrılıp, insanı sımsıcak 'gülümse'ten Sezen Aksu'ya ve Radikal'e teşekkür ederiz.

    Sezen Aksu'nun Radikal'inin manşeti:

    sezen - [Teşekkür] Sezen Aksu'nun 14 Ocak'taki Radikal'ine...
    72098 radikal2 122 387lo - [Teşekkür] Sezen Aksu'nun 14 Ocak'taki Radikal'ine...

    Türkiye'nin beş ayıbı:
    Kadın
    Çocuk
    Hayvan
    Engelli
    Çevre


    'Uyum yasalarını kabul ederken gösterdiğimiz hassasiyeti, uygulamada göstermiyoruz. Kadın hakları, çocuk hakları, engelli hakları, hayvan hakları ve çevre hakları bir türlü hayata geçmiyor

    Kadını işte, Meclis'te görmek zor, mezarda bulmak kolay
    Geçen yıl 25 kadın 'namus', 150 kadın ev içi şiddet nedeniyle katledildi. Daha dün bir kadın, 'makarna pişirdiği için' öldürüldü. 10 kadından altısı istismar ediliyor. Cinsiyet ayrımcılığı her yerde. 1935'ten beri Meclis'e 8 bin 294 erkek, 186 kadın girdi...

    Çocuklarımız haklarını daha 1929'da talep etmişti...
    1929'un Türkiye'de çocuklar için çok özel bir anlamı var. 23 Nisan ilk kez bu tarihte kutlandı. Nisan 1929'da, yani tam 78 yıl önce örgütlenen 4 bin çocuk ilk kez TBMM'den haklarını talep etti. 'Çocuk Hakları Sözleşmesi'yse 1995'te uygulamaya geçti.

    Yeryüzündeki çileli dostlarımızla biz lafta eşitiz
    "Bütün hayvanlar saygı gösterilme hakkına sahip" diyen Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi 1978'de ilan edildi. Türkiye Hayvanları Koruma Yasası'nı 2004'te çıkardı. Ancak hâlâ her gün bir yerden bir katliam ya da bir işkence haberi geliyor...

    'Ya yıldızlara hayatı götüreceğiz Ya dünyamıza inecek ölüm...'
    Bitki ve canlı türleri bakımından dünyanın en zengin ülkelerindeniz, ama yok etme yarışında da varız. Bakanımız, bir çocuğa şu yanıtı veriyor: "Sana bunları kim sorduruyor!" Ömer Madra: 2006 çevre bakımından uyanış yılıydı, 2007 umut ve eylem yılı olsun.

    Engelliye karşı ulusal tutum: Görmezden gelmek
    Türkiye'de 8,5 milyon özürlü var, aslına bakarsanız, gerçek sayı bilinmiyor. Örneğin, terörün kaç kişiyi sakat bıraktığı meçhul.
    Özürlülerin nüfusa oranı yüzde 12.29; yüzde 36'sı okuryazar değil. Yasayla verilen haklar, yönetmeliklerle imha ediliyor...
    K
    Ve Sezen Aksu'nun başyazısı:

    Gülümse

    sezen - [Teşekkür] Sezen Aksu'nun 14 Ocak'taki Radikal'ine...
    SEZEN AKSU

    Bunca yıl bu kadar göz önünde bir popüler figür olmak, bir günlüğüne bir yetişkin oyunu gibi de olsa beni Radikal'i yönetme sürprizi ile karşı karşıya getirdi. Yurttaş Sezen olarak bana sağladığı bu şanstan dolayı 'o kadına' (Sezen Aksu) teşekkür borçluyum. İlk anda kendi alanımın dışına çıkma fikri beni korkutmadı değil. Sakinleşince dedim ki, "Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker".
    Manşetteki beş ayıbın benim kişisel ilk beşim olduğunu ifade ederek başlamak isterim. Burada ilk beşi belirlerken esas aldığım, yaratılış itibarıyla güçlü olanın zayıftan çaldığı yaşama hakkıdır sadece. İnsan hakları yerine kadın hakları demem de bu yüzden.
    Mecburiyetten değil insaniyetten, AB bizi dövüyor diye değil, zihniyet ve vicdanen insan sınıfına dahil olduğumuzdan yüzde yüz emin olmadıkça insan haklarının önünün tam olarak açılacağına inanmadığımdan, 'ana'dan başlamak daha çok sindi içime.
    Çocukları Koruma Kanunu 1957'de yürürlüğe girdiği halde, 1997'ye kadar sümen altı ederek 40 yıl kaybettiren büyükler, geleceğin haklarına sahip çıkabilecek zihniyette çocuklar yetiştirebilir mi sizce? Bu yüzden çocuklara da sormak istedim "haklarınızdan haberiniz var mı?" diye. Örneğin 15 yaşındaysalar, Dernekler Kanunu'na göre; toplumsal, ruhsal, ahlakî, bedensel ve zihinsel yetenekleriyle; spor, eğitim ve öğretim haklarını, sosyal ve kültürel varlıklarını, aile ve özel yaşamlarını korumak ve geliştirmek amacıyla dernek kurup yönetebileceklerini, 12 yaşından itibaren de üyelik hakkına sahip olduklarını söylemek istedim.
    NASA'nın uzay ve havacılık konusundaki en büyük temsilcisi James Hansen'ın küresel ısınma için hemen bir şey yapılmazsa sadece 10 yıl kaldığını açıkladığından haberdar iseler, geleceği olmayan çocuklar olarak zaten haklarının ellerinden çoktan alınmış olduğunu, bu yüzden bilip bilmemenin pek de bir önemi kalmadığını düşünmesinler diye.
    Bir yandan, 8.5 milyonla Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 12.29'unu oluşturan özürlülerin neredeyse yarısının (yüzde 47'si), hiçbir tedavi imkânı bulamadığını, 2005 yılında AB talepleri doğrultusunda bir özürlüler yasası çıktığı halde, bir türlü hayata geçirilmemesinin ayıbının küçük tanıkları olmaktan sıkıntı duymasınlar; 2003 Özürlüler Hayat Başarısı Ödülü'nü almak üzere Cenevre'den THY ile Türkiye'ye gelirken, bir kolu, bir bacağı olmayan Şafak Pavey'i, iki kolu ya da iki bacağı birden eksik olmadığı için yeteri kadar özürlü bulmayıp, tekerlekli sandalye tahsis etmeyen zihniyet yüzünden, daha yolun başında umutsuzluğa kapılmasınlar diye.
    Diğer yandan, parmakla sayılacak kadar azalan güzelim monachus'ların (Akdeniz fokları) gözlerinin önünde yok olup gitmesi, barınak hayvanlarının açlıktan birbirini yemeye başlaması, daha insani hiçbir yöntem kalmamış gibi kanatlıların diri diri yakılarak itlaf edilmesi nedeniyle geleceğe küsmesinler diye.
    Bütün bu ayıpların değiştirilemez bir utanç yazgısı olmadığını anlatmak; Mevlana'lar, Hacı Bektaş'lar, Yunus Emre'ler diyarının çocukları olduklarını hatırlatmak; ortak akıl, ortak duygu, hiç kirlenmemiş taptaze vicdanlarla yola çıkıldığında hayatı yeniden üretmemek mümkün değil demek istedim onlara.
    Yüzyıllar önce söylenmesi gereken her şeyi bu topraklarda söylemişler zaten...
    "Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme",
    "Oturduğun yeri pak et, yediğin lokmayı hak et."
    Hacı Bektaş Veli
    "Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar"
    "Sen yeni bir çocuk doğurmadıkça kan tatlı süt haline gelmez"
    Mevlana
    Gel ey kardeş gel de birliğe özen
    Birliktir her nefsin kal'asın bozan
    Hiç kendi kendine kaynar mı kazan çevre yanın ateş eylemeyince
    Aşkın odu geldi yüreğim harlar
    Aşkı olan arı namusu neyler
    Be hey Yunus sana söyleme derler
    Ya ben öleyim mi söylemeyince
    Yunus Emre
    Radikal'e, dersimi çalışma sürecinde bilgi, birikim, arşiv ve gönüllerini açan, güvenerek ortak kalemleri olmama izin veren, en değerlisi umudumu yeniden parlatmama katkısı olan dostlarıma ve beni tanıdığınız alandaki kredilerime binaen zaman ayırıp yazımı okuduğunuz için sizlere içtenlikle teşekkür ederim.
    Bunları yazarken gülümsüyorum, siz de gülümseyin lütfen.
    K
    Engellilerle ilgili haberin tamamını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.
    Ayrıca aynı gün yayınlanan Radikal 2'de, Şafak Pavey'in, sakatlığından dolayı THY'da yaşadığı olumsuzğu konu eden mektubu da yayınlandı. Bu konu uzun süre önce forumumuzda da tartışılmıştı. O tartışma: http://www.engelliler.biz/forum/view...=142734#142734

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:19
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Bu sayıda konu edilen THY'nin yanlış uygulaması haberi ses getirmiş arkadaşlar ve THY yönetmeliği değiştireceğini duyurmuş: Haberin tamamı burada

    Sorunlarımız böyle manşet olduğunda utlaka karşılık buluyor...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...