Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 38 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    12:44
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.230

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    KAYNAŞTIRMA NEDİR?

    Kaynaştırma,gerektiğinde sınıf öğretmenine veya özel öğrenciye destek olan özel eğitim hizmetleri sağlanması koşulu ile,özel öğrencilerin normal eğitim ortamlarında eğitilmesidir.(Kırcaali-İftar,1992)

    Özel çocukları;işitme engelliler,görme engelliler,zihinsel engelliler,konuşma engelliler,süreğen hastalığı olanlar,bedensel yetersizliği olanlar,öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar,üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar olarak sıralayabiliriz.(Özsoy-Eripek ve Özyürek,1992)

    KAYNAŞTIRMANIN YARARLARI
    Kaynaştırmanın yararlarını;normal çocuğa,özel çocuğa,özel çocuğun anne-babasına ve sınıf öğretmenlerine olmak üzere dört grupta toplayabiliriz.

    1-Kaynaştırmanın Normal Çocuklara Yararları

    Normal çocuklar,özel çocuklarla kuracakları ilişkilerden kazandıkları bilgileri ilerleyen yıllarda da kullanabilirler.Bireysel farklılıkları daha kolay kabul edebilirler.(Metin,1992-Eripek,1986) Özel çocukları daha yakından tanıma ve onlarla ilgili ön yargılarını değiştirme fırsatına sahip olabilirler.

    2-Kaynaştırmanın Özel Çocuklara Yararları
    İyi planlanmış kaynaştırma eğitimine katılan çocuk,normal çocuğun davranışını gözleyerek ve model alarak toplumca benimsenen davranışlarını geliştirir.(Belma,1986-Metin,1992-Eripek,1986)
    Normal çocuklarla özel çocukların birlikte çalışmaları ve oyun oynamaları;sosyal etkileşim kurmada ve akademik çalışmalarda istek ve cesaret uyandırır.(Karatepe,1996)
    Özel çocukların;normal gelişim gösteren çocuklardan soyutlanması,duygusal ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkilediği kadar,dil ve zihin kapasitelerinin gelişimi açısından çok önemli fırsatlardan yoksun kalmalarına neden olmaktadır.(Belma,1986)

    3-Kaynaştırmanın Anne-Babalara Yararları
    Anne-babalar çocuklarının normal çocuklarla nasıl etkileşimde bulunduklarını gördükçe,çocukları hakkında daha gerçekçi olmaya başlarlar.İstenmeyen bazı davranışların sadece özel çocuklara özgü olmadığını,normal çocukların da benzer davranışlara sahip olabileceğini fark ederler.(Karatepe,1996)

    Özel çocuğa sahip anne-babaların,çocuklarının eğitimi ile ilgilenen uzman,rehber öğretmen ve sınıf öğretmeniyle iletişim halinde bulunması,anne-babalara güç ve cesaret verir.Çocuklarına nasıl yardımcı olacakları konusunda yeni yollar öğrenirler.

    4-Kaynaştırmanın Sınıf Öğretmenlerine Yararları
    Kaynaştırma uygulamaları ile normal sınıf öğretmenleri,özel çocuklarla çalışma şansına sahip olurlar.Öğretmenler özel öğrenci için kullandıkları yöntem ve teknikleri diğer öğrenciler için de kullanabilirler.Bilinen ve normal çocuklar için kullanılan etkili öğretim ve eğitim tekniklerinin birçoğu ilk kez özel çocuklar için geliştirilmiştir.Bu nedenle özel eğitim teknik ve yöntemlerini bilen bir normal sınıf öğretmeni,bu teknikleri bilmeyen öğretmenlerden daha başarılı olur.(Karatepe,1996)

    Ayrıca kaynaştırma eğitiminin başarıya ulaşması için öğrencinin gideceği kaynaştırma sınıfındaki akranları ile ön hazırlık yapılarak öğrencilerin özel öğrenciyi kabule hazır konuma getirilmesi sağlanmalıdır.

    Sınıf öğretmeni;özel çocuklarla ilgilenmenin zamanlarını tükettiği,normal çocukların başarısını aşağıya çektiği gibi ön yargılardan arınarak,özel çocuğun kendi sınıflarına katılmalarına istekli olmalıdır.

    Özel öğrenciler için uygun eğitsel metot,materyal sağlanmalıdır.

    Sınıf öğretmenleri,özel eğitim öğretmenleri,rehber öğretmen,yöneticiler ve anne-babalar özel çocuğun eğitim uygulamalarının ve planının bir parçası olmalıdır,aralarında iyi bir iletişim sistemi geliştirmelidir.

    Kaynak: Bornova-İZMİR
    Aşık Veysel Görme Engelliler İ.Ö.Okulunda 20-31 Temmuz 1998 tarihleri arasında yapılan
    "Engelliler Kaynaştırma Eğitimi" ders notları

    Öğretim Görevlisi : Sendur PEKER
    Öğretim Görevlisi : Ümit ŞAHBAZ


    KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDE YAŞANACAK GÜÇLÜKLER
    Gönlümüz tüm öğrencilerimizin belli seviyeye gelip kaynaştırma eğitimine gitmesi, gittikleri okullarda kabul görüp, akranları olan çocuklardan iyi davranışları model alarak, bizim dünyamıza adapte olup hayatlarını sürdürmelerini arzulamaktadır.

    Bizim dünyamıza dedim çünkü; otistik bireyin geniş kapsamda eğitimi denilince ben olayı şöyle görmekteyim: Yaşadığımız, belli normları olan dünyamıza bir şanssızlık olarak gelmiş olan, fizik olarak bizden farkı olmayan, fakat iletişim, yaşam tarzı, takıntıları, kendini yaşamaktaki ısrarları ile tamamen başka bir dünyaya ait olan bireyi bizim dünyamıza adapte edebilmektir. Otistik birey bizim iletişim dilimiz bilmemekte ya da konuşmayı kendince gereksiz görmektedir. Kurallarımızı anlamsız bulmakta, kendini yaşamayı, içinden geldiği gibi davranmayı daha gerçekçi bulmaktadır.

    Bence de otistik dünya daha saf ve temiz.
    Ama ne yazık ki bu dünyaya gelmişler. Burada, bizimle yaşamak zorundalar. Biz anne-babalar ve eğitimcilere düşen görev ise onların elinden tutarak; onlara bu dünyanın dilini ve kurallarını tanıtıp, bizlerle birlikte yaşamaktan zevk almalarını sağlamaktır.
    Bu dünyanın kurallarından biri de eğitim-öğretimdir. Bu da bizim dünyamızda okul denilen kurumlarda yapılmaktadır.
    Normlarımıza göre her 6-7 yaşına gelen birey eğitim-öğretim görmek için ilköğretime başlar.
    Çocuklarımıza genellikle 3-4 yaşlarında “OTİSTİK” tanısı konulmaktadır. Öyleyse otistik bireyi ilköğretime hazır hale getirebilmek için önümüzde 3-4 yılımız vardır. Bu süre bu çabalar içinde koşuştururken göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Bakarız çocuğumuz 6 yaşına gelmiş.
    Tek evdeki eğitimle olmuyor, akranlarıyla birlikte olması, onlarla bir şeyler paylaşması, onlardan bir şeyler öğrenmesi gerektiğinden bir ana sınıfı veya özel kreş düşünülür.
    Özel kreşler belki onlar için maddi bir gelir kaynağı olduğumuzun hatırına sesini çıkarmaz. İlköğretim Okulunun ana sınıfına giden otistik bireyin 3-4 gün sonra velisi okula çağrılır. Çocuğunuzun sizin de bildiğiniz; sosyal beceri, iletişim, günlük yaşam becerileri, akademik beceri gibi tüm alanlardaki eksikleri ve uyumsuzlukları sıralanır. Çocuğunuzun sınıfta düzeni bozduğu, öğretmenin tek sizin çocukla ilgilenemeyeceği, bu sınıfta olamayacağı açıkça söylenir. Siz durumunuzu ve çocuğunuzun özel durumunu anlatmaya çalışırsınız. Sık sık bunlar tekrarlanarak ana sınıfı biter.
    Geçen bu bir yıl; sizi, çocuğunuzun eğitim-öğretim sürecinde nasıl zorluklar beklediği gerçeğiyle yüz yüze getirmiştir. Ama başka seçeneğiniz de yoktur. Kabul göreceğiniz, otistikler için, onları anlayacak bir yer yok ki. Seneye, ilköğretimin 1.sınıfı için ümitleriniz sönmüştür. Çareler aranır. Sonunda şöyle bir çözüm bulunur. Bir yıl geç başlasa daha iyi olur. Ama evde de beklememeli. Biraz daha uyum için akranları ile birlikte olmalı. İlköğretim 1. sınıfa kayıtsız olarak başlatalım. Zille sınıfa girip çıkmayı, sırada oturmayı, öğretmeni dinlemeyi, teneffüslerde diğer çocuklarla birlikte oynamayı öğrensin. Mavi önlük, beyaz yaka (ne kadar da yakışmıştır). Çantanın içi o sınıf için ne gerekiyorsa eksiksiz, en iyisi, en güzeli ile donanmıştır. (Daha cazip gelsin diye) Burada bizim (oğlumla benim) şansımız aynı okulda olmamız. Öğretmeni baş edemediğinde, sınıfın düzenini bozduğunda benim sınıfa (3.sınıf) gönderiliyor, ceza olarak. Bu hemen hemen her gün yaşanıyor.

    Evde bire bir çalışırken kalem tutup, ödev yapıyoruz. (Zor da olsa) Okulda bunu kesinlikle yapmıyor. Yazmak istemiyor. Kalem kırılıp, silgi ile birlikte pencereden dışarıya fırlatılıyor. Ama sınıftaki kırk öğrencinin adı soyadı yanlışsız söyleniyor. “Bu çocuktan bir şey olmaz” diyorum. İstediklerini (işine geleni) çok güzel öğreniyor.Sınıf fişlerde epey ilerledi, biz daha yazmıyoruz. Evde sesli harflerden başladık, bunları okuyup yazıyoruz. Sıra sert sessizlerde. Biz seslerden fişlere, diğer çocuklar fişlerden sese, aralık ayında aynı yerde buluştuk, okuyoruz. Okuduğu öyküler, yazılar ve şiirlerle, soru-cevaplarla her alanda daha hızlı bir gelişme bekliyorduk, yanılmışız. Okuyor ama; kelime hazinesi zayıf, vurgu yok, sözcükleri bazen birleştiriyor, kısacası anlamadan okuyor. Yine amaca ulaşamadık.

    Matematikte “bir bir daha kaç eder?” sorusunun cevabını çubuklar ve fasulyeler yardımıyla yapıyor, soyut düşünemiyor.

    Tek kazancımız; seneye sekiz yaşında, kayıtlı öğrenci olarak 1. sınıfa başladığında, okuma-yazma ile fazla uğraşmayıp, bu zamanı matematikte ilerleme ile geçireceğimiz.

    Ertesi yıl, yeni bir okulda, yeni arkadaşlarla birlikte. Sınıfında kurallara uyup, sınıfının gerektirdiği tüm sorumlulukları yapmak zorunda. Eğitim-öğretimde yaşadıklarımızı bir yana bırakalım. Velilerle başımız dertte. Çocuğuma özel öğretmen tutup eğitimini evde yaptırmam gerektiğini bana anlatmaya çalışanlar. (ben bilmiyorum ya) Okul müdürüne şikayet edip sonuç alamayınca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne şikayet edenler. Benim çocuğum yüzünden kendi çocuğunu başka okula götürenler. (Anlayışlı olanlar da var bu arada)

    Ben bu durumdan memnun muyum acaba? Her gün evde saatlerce ödev yaptırmaya çalışırken. Onu anlamaya çalışırken. Yaptığı uyumsuz davranışların nedenini (onun anlayacağı dilden konuşarak) öğrenmeye çalışırken ben mutlu oluyor muyum acaba?

    Üç gün önce Türkçe dersinde işledikleri metni okurken “S” harfini “ş” diye okuduğu için kendisine kıkırdayan arkadaşının kolunu üç gün sonra koparırcasına ısıran çocuğu kim anlar ? Her yerde, her zaman onun ifade dili ben olamam ki. Sınıfta ders anında belki yıllar önce yaşadığı komik bir olayı; şimdi yaşıyormuş gibi hatırlayıp kendi kendine gülünce onu kim anlar ? Okul bahçesinde oynarken kendi etrafında dakikalarca dönmesinin sebebini kim anlar ? Diğer çocuklara yetişmek için değil, onların yanında kendinin varlığını hissedebilmek için evde masa başında ne kadar çaba harcadığını kim bilebilir ? Diğerlerinin 10-15 dakikada yapabileceği bir ödevi yapabilmek ve anlamak için iki saat çalıştığını kim bilebilir ? Sadece otistik çocuk ve onunla çalışan tabii ki.

    İlköğretimin 5 yıldan 8 yıla çıkarılmasına otistikler ve diğer norm dışı kabul edilen çocuklar adına üzülmekteyim. Onların; diğer insanlarla birlikte yaşayacak konuma gelmelerini sağlayacak, özbakım, sosyal beceri, iletişim becerileri gibi alanlarda gelişmeye daha çok ihtiyaçları var. Anlayamadıkları, anlamakta zorlandıkları soyut kavramlarla uğraştırmanın bu çocuklara pek faydası yok.

    Çocuklarımızın kaynaştırmaya gittikleri okullarda akranlarıyla aralarındaki farklılık yaşları büyüdükçe daha da artmaktadır. Ayrıca kendi farklılıklarını küçük yaşlarda pek anlamasalar da büyüdükçe bunu anlamaya başlıyorlar.

    Çocuklarımızın şansa ihtiyaçları var. Şansları açık olsun. Onları sevilecekleri, kabul görecekleri ortamlarda eğitmek en güzeli. Ben “OÇEM” leri otistik çocuklar adına bir şans olarak görüyor, burada bu çocuklar yararına çalışmak isteyen arkadaşlarıma tüm otistikler adına teşekkür ediyorum.

    Hazırlayan ve Sunan: Nedret ÖZDEMİR
    Sabahat Akşıray O.Ç.E.M
    Emiralem - İZMİR

    K
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  2. #2
    Üye
    mimar Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.06-2003
    Son Giriş
    05.10-2007
    Saat
    10:36
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    102
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar,
    bir kaynaştırma eğitiminden bahsediliyor son zamanlarda yoğun olarak. Olaya engelliler açısından bakılıyor mu, bunu tam olarak bilemiyorum ama ben işitme engelli çocukların işitme engeli olmayan çocuklarla aynı sınıfta ders yapmasının doğru olmadığını düşünüyorum. İşitme engelliler açısından bakacak olursam, kaynaştırma eğitimine sıcak bakmıyorum. engelli çocuklara yönelik okullarda, kaliteli bir eğitimle, engelli çocuklarımızı yarınlara hazırlamalıyız, diye düşünüyorum. Onları engelli olmayan çocuklarla kaynaştırmak adına da bir şeyler yapılmalı tabi ki ama bence bu engelli ve engelsiz çocuğu aynı sınıfa koyarak yapılmamalı.

  3. #3
    Üye
    Cigdemy Avatarı

    Gerçek Adı
    Çiğdem
    Üyelik Tarihi
    02.04-2003
    Son Giriş
    28.11-2016
    Saat
    21:01
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    702
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ayrı sınıf olabilir ama bence aynı okulda olmalılar/yız

  4. #4
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    29.11-2017
    Saat
    15:58
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.344
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    16
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hem yatılı hem spesifik(belirli) bir engel grubuna ait bir okul...
    Bana negatif duygular çağrıştırıyor açıkçası.
    2. şıkkı tercih eder(d)im.

    Çocuk felci geçirdim (sizin gibi) İlkokul eğitiminden sonra koleje başladım.
    Okulda benden başka engelli öğrenci yoktu. Zorlandığımı hatırlamıyorum. Hatta okul müdürü benimle konuşup " Sema her sabah sıraya girmene lüzum yok , ayakta durup yorulmanı istemeyiz , sınıfta bekleyebilirsin" dediği halde bunu kabul etmedim. Sıranın en önünde İstiklal Marşı okuyup tüm sınıfı benim yürüme hızıma uydurdum

    Hep onlardan biri oldum , onlar da beni farklı görmedi. Bugünkü toplum-iş hayatı içinde aktif olmamı okul yıllarına borçlu olduğumu düşünüyorum.

    Son söz , siz engelliymişsiniz gibi davranmadıkça veya hissetmedikçe , diğerleri engelinizin farkında bile olmuyor.
    .

  5. #5
    Üye
    cemil_58 Avatarı

    Gerçek Adı
    Cemil
    Üyelik Tarihi
    13.09-2005
    Son Giriş
    12.10-2017
    Saat
    11:09
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    79
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ENGELLİ ARKADAŞLARLA AYNI ORTAMDA BULUNMAK GÜZEL OLUR.

  6. #6
    Üye
    efekt Avatarı

    Gerçek Adı
    No name
    Üyelik Tarihi
    27.10-2005
    Son Giriş
    07.11-2017
    Saat
    14:07
    Mesaj
    620
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bence engellilerinde okuyabileceği tarza yapılan bi okul ama engelli okulu değil genel bi lise olması herkesin okuyabileceği

  7. #7
    Üye
    karakaya Avatarı

    Gerçek Adı
    Musa
    Üyelik Tarihi
    30.07-2005
    Son Giriş
    02.11-2017
    Saat
    09:18
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    858
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    tüm okul hayatım normal okullarda geçti.ve bu benim için çok iyi oldu.küçük yaşta engelimi aştım.hiç sorun yapmadım.bence kaynaştırma olmalı

  8. #8
    Üye
    ==ORHAN== Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.09-2005
    Son Giriş
    14.07-2015
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    AKSARAY
    Mesaj
    209
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ayrım yapılmadan hep beraber yapılmasını temenni ederim. Herkes birbirini daha iyi tanır. Daha sonra zor olur bence kaynaşma.

  9. #9
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Henüz kesinleşmedi sanıyorum. bu konuda okullara bir üst yazı gelmedi fakat; engelli ve engelsiz öğrencilerin bir arada okutulması öneriliyor MEB tarafından şuan. Özellikle zihinsel engelli öğrenciler için. şuan bi kaç tane engelli öğrencim var. biz kaynaştırma eğitimi uyguluyoruz onlara. MEB in de tavsiyesi bu yönde zaten. duyumlarımıza göre zihinselli engelli eğitimi veren okullar yakında kapatılacak ; hatta bunun çalışmaları da başladı. bütün engelli öğrencilere kaynaştırma eğitimi uygulanacak. BENCE DE EN DOĞRUSU BU DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

  10. #10
    Üye
    canan Avatarı

    Gerçek Adı
    Canan
    Üyelik Tarihi
    18.07-2004
    Son Giriş
    10.09-2017
    Saat
    18:27
    Yaşadığı Yer
    Kırıkkale
    Mesaj
    25
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bütün öğrenim hayatım genel okullarda geçti, bedensel engelli olmama rağmen. Aileme bu konuda hep şunu sorardım; beni hiç engellilerin okuluna vermeyi düşünmediniz mi?. Onlarda hep şu cevabı verirlerdi. Hayır hiç düşünmedik! ailem için bu bana yapılamazdı. Ama bana sormuş olsalardı, öğrenim hayatımın belli bir dönemi bu tür özel okullarda okumak isterdim! Çünkü genel okullarda kendini kabul etme süreci biraz daha uzuyor, bu dezavantajlarından bir tanesi bana göre. Engelinle barışık olma daha da zorlaşıyor. O yaşlarda daha farklı şeyler hissediyorsunuz ve yaşıyorsunuz. Hep engelsiz bireylerlesiniz ve onlarlar yarış halinde. Mücadele ruhunuz gelişiyor. Arkadaşlarınıza sergilediğiniz davranışlar bulunduğunuz sınıfın engellilere bakış açısını şekillendiriyor ve bu sınıf içindeki her bir birey toplumu oluşturduğu içinde topluma yansıyor!

  11. #11
    Üye
    disabled071 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.08-2005
    Son Giriş
    05.10-2010
    Saat
    14:28
    Yaşadığı Yer
    KOCAELİ
    Mesaj
    16
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    tabiki karma olmasında fayda var diye düşünüyorum... tabi çok özel bir durumu yoksa...

  12. #12
    Üye
    calıkusu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.09-2006
    Son Giriş
    09.04-2015
    Saat
    22:54
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    5
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bende Ortopedik Özürlüler Okulu mezunuyum. o faunusun içinde bizi korudular rampalar vardı yemeğimiz önümüze geliyordu. ben değnekli ya da sandalyeli değilim ama ben bile mezun olduktan sonra falladım çünkü orada bizi zorlayacak hiç bir şey yoktu. (bilenler bilir Tevfik Hoca dışında) ama dışarısı öyle değil heryerde merdivenlenler var sana sakat olduğunu hissettiren insanlar bence de okullar karma olmalı anneler ilkokul 1 den itibaren çocuğuyla aynı sınıftaki özürlü çocuğu (bak annesini dinlememiş böyle olmuş) değil (bak bu da farklı bir arkadaş) diye tanıtabilmeli çocuklarına

  13. #13
    Üye
    msg Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.06-2005
    Son Giriş
    29.11-2017
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    109
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Özel bir eğitim alma ihtiyacı olmadığı sürece bence kesinlikle normal okullarda okumalı. bir ayrım yapılmasına gerek yok.
    Bu şekilde okulların mimari olarak düzeltilmesi bence daha yararlı olur.

    Ama şunu söyleyebilirim yatılı okulu, özellikle bir erkek için hayatında bir dönem de olsa tavsiye ederim.

  14. #14
    Üye
    hcozalp Avatarı

    Gerçek Adı
    Cenk
    Üyelik Tarihi
    16.04-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    20:23
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    88
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhabalar;
    Özürlülük durumuna göre değişen bir durum. Örnek olarak, özürlü Baş kısmında değil ise (ortopedi,kaş,diyabet gibi) genel bir okula gidebilir, fakat özürlü Baş kısmında ise (görme,işitme gibi) özel okula ihtiyaç duyar. Zira okularda seviyesiz öğrencilerle doludur. Bu durumdan dolayı bazı özürlülere dokunabilir. Bu yüzden rahat eğitim alabilmeleri açısından özel okul ihtiyaçı duyar. Ben, genel okulda mezunum keşke özel okulum olsaydı ne iyi olur dediğim çok olmuştur.

  15. #15
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    13:22
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    59
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    merhabalar
    Kaynaştırma eğitimi konusunda eğitim sistemi yetersiz kalıyor.Öğretmenlere yeterli eğitim verilmeden çalışma alanına gönderiliyorlar.Öğretmenler bilgi yetrsizliği ve ve bazı kaygılarla kaynaştırma eğitimi alması gereken çocuklar konusunda yetersiz kalmaktalar,bazı öğretmenlerde sanki bir tükenmişlik duygusuyla bu öğrencilere emek harcamak istemiyorlar.Ben bu konuda bir kaç vakaya şahit oldum ,ben öğretmene bu çocukların kaynaştırma eğitiminden yararlanma hakları olduğunu,öğretmen olarak diğer öğrencilerden birazcık fazla emekle bu çocuğunda bir çok şeyi öğreneblieceğini anlatmaya çalıştım ama öğretmen benim 30 tane öğrencim var ben onunla nasıl ilgileneyim,onunla ilgilensem diğer çocuklara birşey veremeyeceğim kaygısı vardı.
    Bence önce eğitim sisteminde bu konunun halledilip,bu konuda yetkin öğretmenler yeiştirmek gerekiyor.Öğretmen alana çıktığı zaman ne yapacağını bilmiyor hem öğretmen hem de çocuklar perişan oluyor.
    Başka çare kalmayıp o çocuğun kaynaştırma eğitimi alması mecburi hale gelince de o çocuk sadece sınıfta oturuyor,yani çocuk atıl bir duruma getiriliyor.Birazcık çabayla çok şeyi başarabilecek bir insan bu şekilde heba ediliyor.
    Bu konu da özellikle ailelerin de bilinçli olması gerekiyor.Haklarını bilmeliler ve talepte bulunmalılar.Tam bizim topluma uygun bir söz var "Hak verilmez ,alınır" diye.
    Sevgilerimle...




Sayfa 1 / 3 123 SonSon