Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon
Toplam 36 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    Capricorn Avatarı

    Gerçek Adı
    Akın
    Üyelik Tarihi
    11.06-2007
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    12:26
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    13.030
    Alınan Beğeniler
    21
    Verilen Beğeniler
    14
    Blog Mesajları
    65

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    KAZIM KOYUNCU


    kazim koyuncu belgesel 3 - Nostalji Müzik ..(Biyografi)

    Hayatı

    Artvin'in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy (Lazca: Pançol) Köyü'nde, 7 Kasım 1971 tarihinde doğmuşsa da nüfusa geç kaydedildiğinden dolayı resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972'dir. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başlamış, çocukluğu, "üstadım" dediği, "Kemençeci Yaşar" lakabı ile tanınan Yaşar Turna'nın yanında türkü dinleyerek geçmiştir İstanbul'a üniversite eğitimi için geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmaya başlamışsa da İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden siyasi nedenlerle ayrılmıştır. 1992 yılında profesyonel müzik hayatına atılmıştır. 2004'ün sonlarında sanatçıya akciğer kanseri teşhisi konulmuş ve kanser tedavisi görmeye başlamıştır. 25 Haziran 2005'de, 33 yaşında, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmiştir.


    Müzik kariyeri

    1992'de henüz 20 yaşında iken Ali Elver le "Dinmeyen" adlı özgün müzik grubunu kurmuş ve profesyonel müzik hayatı başlamıştır. Zamanla Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılmışsa da rock'tan kopamamış ve geleneksel Laz halk müziğini rock tabanlı yorumlamaya başlamıştır.

    1993’te Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurmuştur. Lazca rock yapma iddiası ile yola çıkan ve 1995'te Va Mişkunan (Bilmiyoruz), 1998'de de İgzas (Gidiyor) adlı albümleri yaparak bu iddialarını da gerçekleştiren grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live)çıkardıktan sonra 1999 yılında dağılmıştır.

    Kazım Koyuncu, tek başına müziğe devam etmiş ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer almıştı. 2001’de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardıktan sonra sonra Kanal D televizyonunda yayınlanan popüler TV dizisi Gülbeyaz'ın hem müziklerini yapınca yurt çapında tanınmıştır. Daha sonra Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyon dizisinin müziklerini hazırlamıştır..

    Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yapmış, Nisan 2004'te çıkardığı ikinci solo albümü Hayde ile popülaritesini arttırmıştır.

    Ölümünden sonra 16 şarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, Yalnızlığı Anla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklı albümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü Peşime), Grup Patika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat), Tuncay Akdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (Askıda Yaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü Halkevleri tarafından Ocak 2007 çıkartılmıştır. Bu albümün geliriyle Kazım Koyuncu Kültür Merkezi çalışmalarına başlamış ve halen çeşitli atölye çalışmalarıyla katılımcılarına ücretsiz eğitimler vermeye devam etmektedir. 2008 yılında Kazım Koyuncu'nun hayat hikayesinin yanısıra bir kısmı hiçbir yerde yayınlanmamış görüntülerle anlatan yönetmenliğini Ümit Kıvanç'ın yaptığı "Şarkılarla Geçtim Aranızdan" belgeseli 3 DVD halinde yayınlanmıştır


    Kaybının yankıları

    26 Haziran 2005 'te Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda düzenlenen tören sonrası onbinler tarafından Hopa'ya uğurlanmış ve 27 Haziran 2005 'te doğduğu köy olan Pançol'da fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığında ebedi istirahatgahına konulmuştur. Kazım Koyuncu'nun genç yaşta kaybı, gönülden bağlı olduğu Trabzonspor'un vefakar taraftarları, Laz dilinin tanınmasına yaptığı katkılardan dolayı Laz halkı, çevre sorunları konusunda gösterdiği duyarlılığın yanısıra alçakgönüllü, samimi ve hümanist kişiliğiyle kalbini kazandığı büyük halk kitleleri tarafından üzüntüyle karşılanmıştır.


    Kişiliği

    Akıllardan hiç çıkmayacak bir sözü:

    “ "Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."

    ARKA PLAN BİLGİSİ
    Gerçek ismi: Kâzım Koyuncu
    Doğum tarihi: 7 Kasım 1971
    Doğum yeri: Hopa, Artvin, Türkiye
    Kökeni: Laz
    Ölüm tarihi: 25 Haziran 2005 (33 yaşında)
    Ölüm yeri: Şişli, İstanbul, Türkiye
    Müzik türü: Rock
    Uğraş(lar)ı: Şarkıcı
    Enstrümanları: Vokal
    aktif yılları: 1992 - 2005
    Website: www.kazimkoyuncu.com

    BİR KAÇ VİDEOSU;


    http://video.google.com/videoplay?do...=kazım+koyuncu


    http://video.google.com/videoplay?do...66711396&hl=tr


  2. #17
    Üye
    Bacıbey Avatarı

    Gerçek Adı
    Havva
    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    24.06-2015
    Saat
    01:19
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    8.245
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bora ayanoglu - Nostalji Müzik ..(Biyografi)
    BORA AYANOĞLU

    1946 yılında istanbul'da doğdu.Babası tiyatro, sinema oyuncusu yönetmeni Sami Ayanoğlu, annesi tiyatro oyuncusu ve ilk kadın tiyatro sahibesi Şayeste Ayanoğlu'dur.Galatasaray lisesinde okuduktan sonra, 1963 yılında İst.Bel.şehir tiyatrosuna
    stajer oyuncu olarak girdi. Otuzdan fazla oyunda rol aldı, oyun müziklerini yazdı. Aynı yıl sinema oyunculuğuna ve besteciliğe
    başladı. Bir müddet sonra yorumculuğa da katarak, şarkılarını kendi seslendirmeye ve şarkılarının sözlerini kendisi yazmaya
    basladı.

    Bora Ayanoğlu'nun tanınmış şarkıları şunlardır:

    Fabrika kızı , Yunus, Güller ve Dudaklar, Kırık Aynalar, O yaz, Gurur duyarım, Aklım sende, Canım seni istiyor (1993 altın
    güvercin yarışması 4 dalda birincisi) , Reddediyorum, Rose-Marie , kaset, CD, LP olmuş bestesi bulunmaktadır. Bir çok müzikale
    imza atan Bora Ayanoğlu'nun " Çiçekli saksı sokağı "adlı bir müzikali vardır. 80 film müziğine imza atmış, oyuncu olarak 25
    filmde oynamış, halen İst.Bel.Şehir Tiyatrolarında halen oyun müziği yazarı olarak görev yapmaktadır

    1973 doğumlu Sami Bolkan Ayanoğlu adında bir oğlu vardır.

  3. #18
    Üye
    Bacıbey Avatarı

    Gerçek Adı
    Havva
    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    24.06-2015
    Saat
    01:19
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    8.245
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İLHAN İREM

    İlhan İrem 1 Nisan 1955'te Bursa'da doğdu. 1969 yılında ortaokul son sınıftayken, okul orkestrasının solisti olarak müziğe ilk adımını attı. 1970 yılında Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği liselerarası müzik yarışmasında Meltemler adını verdikleri orkestraları ile Marmara Bölgesi birincisi oldu. Meltemler ile 1970 - 1973 yılları arasında Bursa Çelik Palas Oteli ve Uludağ'daki çeşitli otellerde dans müziği şarkıcılığı yaptı.

    1973 yılında kendi imkanları ile Diskotür firmasına yaptığı ilk 45'liği "Birleşsin Bütün Eller - Bazen Neşe Bazen Keder" ile beklediği başarıyı yakalayamadı. Plak firmasının bestelerini başka sanatçılara söyletme isteğini geri çevirdikten sonra yapmış olduğu ikinci 45'liği "Yazık Oldu Yarınlara - Haydi Sil Gözlerini" genç sanatçıyı bir anda en popüler sarkıcı konumuna getirdi. 1975 yılında yayınlanan üçüncü 45'liği "Anlasana" ile de başarısını devam ettirdi. 1976 yılında yayınladığı dördüncü 45'liğinde Tanrı'yı sorguladığı "Kuklacı Amca" 45'liği gelen baskılar sonucunda plak şirketi tarafından piyasadan toplatıldı. 1976 yılında ilk LP çalışması olan "İlhan İrem 1973-1976" yayınlandı. "Üzülme Dostum", "Havalar Nasıl", "Ayrılık Akşamı", "Sensiz de Yaşanıyor", "Bal Ağızlım" gibi her yaptığı 45'lik liste başı oldu 1973-1981 yılları arasında toplam 10 adet 45'liği yayınladı.

    1979 yılında yayınladığı senfonik yapıdaki "Sevgiliye" LPsi ile ilk defa akademik bir çalışmayla müzik yaşamında yeni bir yola saptı. "Sevgiliye" albümünde ilk defa kendi yazdığı sözler dışında bir Nazım Hikmet şiiri olan "Hoşgeldin"i besteler ve seslendirir. "Bir Yıldız" adlı bestesi 1979 Eurovision Türkiye finaline kalır ama yarışamadan askere alınır. 1981 yılında askerliğinde yaptığı bestelerden oluşan "Bezgin" yayınlanır. 1983 yılında yedi yıllık bir çalışmanın ürünü olan ve sanatçının kendisi tarafından "Rock senfonisi" olarak adlandırılmış üçlemesi "Pencere... Köprü... Ve Ötesi..." sırayla yayınlanmaya başlanır.

    1984 yılında Türkiye'yi Bulgaristan'da düzenlenen Altın Orfe Yarışması'nda temsil eder. Dereceye giremez ama "Gazeteciler Özel Ödülü"nü kazanır. 1985 yılında üçlemenin ikinci ürünü olan "Köprü" ile birlikte "Pencere.. Köprü... Ve Ötesi..." (Hikaye) adında ilk defa bir plağın öyküsü çizgilerle anlatılmış olarak piyasaya çıkar. 1986 yılında sözlerini yazdığı "Halley" Melih Kibar tarafından bestelendi ve Türkiye'ye Eurovision Şarkı Yarışması'nda o yıla kadar alınan en iyi dereceyi getirdi. 1987 yılında üçlemenin sonuncusu "Ve Ötesi", "Uzaklarda Biri Var" (Denemeler) ile birlikte yayınlandı. 1988 yılında "Dünden Yarına" adlı albümü, 1989 yılında "Uçun Kuşlar" albümleri yayınlandı. 1990 yılında üçüncü kitap olan "Katastrof" (Şiirler) ve "Pencere.. Köprü... Ve Ötesi..." yayınlandı. 1992 yılında "İlhan-ı Aşk" albümünü yayınladı.

    1994 yılında yayınlanan "Koridor" ve "Romans" albümleri ile birlikte aynı yıl dördüncü kitap "Delirium" (Denemeler) piyasaya çıktı. 1995 yılında "Sevgililer Günü / The Best Of İlhan İrem 1", 1997 yılında "Aşk İksiri & Cadı Ağacı / The Best Of İlhan İrem 2", 1998 yılında "Hayat Öpücüğü / The Best Of İlhan İrem 3" albümü ve "Millenium / Sanalizasyon Fareleri, Yarasalar ve Diğerleri" (Denemeler) adlı beşinci kitap okuyucuya ulaştı.

    2000 yılında eski çalışmaları olan "Bezgin", "Pencere... Köprü... Ve Ötesi..." albümleri, bazı bölümleri yeniden mix edilmiş orijinal kayıtlarıyla "Bezginin Gizli Mektupları", "Uçuk Mavi Pencere", "Bulutlara Köprü", "Düşler ve Ötesi" isimleriyle tekrar piyasaya çıktı. 2001 yılında en son çalışması "Seni Seviyorum" yayınlandı. Halen İlhan İrem 2003 yılında 30. sanat yılını kutlamak için dinleyicilerine sürpriz albüm, DVD, kitap ve konser çalışmaları içinde.

    BEN DEĞİLİM

    Yıllardan sonra
    Bu akşam ilk defa
    Anılar içinde
    Başbaşayız seninle

    Yıllanmış mektuplar
    Sararmış resimler
    Hepsi de birer birer
    Gözyaşlarım gibiler

    Dokunmayın bu akşam
    Gözyaşıyla doluyum
    Artık resimlerde kalmış
    Bir sevdanın kuluyum

    Hayır... ben değilim
    Ben olamam yanındaki
    Hayır... ben değilim
    Yanıbaşındaki...

    Böylesine dopdoluyken
    Bugün gözlerim
    Nasıl da gülmüşüm
    Şu resimlerdeki gibi

    İçimden geliyor,
    Herşeyi yakıp yıkmak
    Ne bir mektup, ne bir resim
    Hiçbirşey bırakmamak

    Bu akşam sana ait
    Ne varsa yakacağım
    Anılarla beraber
    Ben de yok olacağım

  4. #19
    Üye
    Bacıbey Avatarı

    Gerçek Adı
    Havva
    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    24.06-2015
    Saat
    01:19
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    8.245
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    6429073 0 - Nostalji Müzik ..(Biyografi)

    EROL EVGİN

    1947, istanbul Moda doğumlu. istanbul Erkek Lisesi'ni ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan üniversitesi) Yüksek Mimarlık Bölümü'nü bitirdi. ilk plağı 1968'de yayımlandı "Sen-Eski Günler". 1976'da türk Pop Müziği'nde ilk kez kitlelerle kucaklaşanbir ekip çalışmasına Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile birlikte imza attı. "işte öyle Bir şey" (Altın Plak), "Sevdan Olmasa", "Bir de Bana Sor", "Etme Eyleme", "Söyle Canım" (Altın Plak), "Hep Böyle Kal", Çiğdem'in vefatına kadar (1983) süren bu ekip çalışmasının bazı ürünleri idi. 1980-1984 yılları arasında Haldun Dormen'in yazıp yönettiği, Egemen Bostancı prodüksiyonu iki müzikalin başrolünde, "Hisseli Harikalar Kumpanyası" ile 400 kez, "şen Sazın Bülbülleri" ile 200 kez sahneye çıktı. Sinemada üç müzikal filmde baş rol oynadı. 1986'da sahne çalışmalarına ara vererek, eşi yüksek mimar Emel Evgin ile birlikte mimarlık bürosunu açtı. 1989'da kurulan Popsav'ın üç yıl başkanlığını, 1992'den başlayarak birçok televizyon programının sunuculuğunu ve yapımcılığını yaptı. Çok sayıda ödül sahibi. Elvan (1975) ve Murat (1977) adlı iki çocuk babası.

    İŞTE ÖYLE BİR ŞEY

    Seni düşündüm dün akşam yine
    Sonsuz bir umut doldu içime
    Birde kendimi düşündüm sonra
    Bir garip duygu çöktü omzuma

    Hani ıssız bir yoldan geçerken
    Hani bir korku duyarda insan
    Hani bir şarkı söyler içinden
    İşte öyle bir şey

    Hani eski bir resme bakarken
    Hani yılları sayarda insan
    Hani gözleri dolarya birden
    İşte öyle bir şey,işte öyle bir şey

    Seni düşündüm dün akşam yine
    Bir garip huzur doldu içime
    Birde kendimi düşündüm sonra
    Bir garip duygu çöktü omzuma

    Hani yıldızlar yanıp sönerken
    Hani bir yıldız düşerde insan
    Hani bir telaş duyarda birden
    İşte öyle bir şey

    Hani yağmurlar yağarya bazen
    Hani gök gürler ya arkasından
    Hani şimşekler çakar peşinden
    İşte öyle bir şey,işte öyle bir şey

  5. #20
    Üye
    Anti Oksidan Avatarı

    Gerçek Adı
    @vni
    Üyelik Tarihi
    19.08-2007
    Son Giriş
    04.07-2017
    Saat
    00:50
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.658
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Erol Evgin deyince bu parçayı anımsamamak, ve hüzünlenmemek elde mi?
    Gitar çalan arkadaşlarım için akorlarıyla vereyim..


    BİR DE BANA SOR


    Nerden aklıma esti kimbilir
    Gezdim dün gece şehri şöyle bir
    Herkes evinde kendi halinde
    Heryerde huzur her yerde neşe

    Bir ben uykusuz bir ben huzursuz
    Bir ben çaresiz bir ben sensiz

    Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor
    Nerde nasıl yaşarım bir de bana sor
    Evlerin ışıkları bir bir yanarken
    Bendeki karanlığı gel de bana sor

    Nerden aklıma esti kimbilir
    Gezdim dün gece şehri şöyle bir
    Eski sokaklar yerli yerinde
    Dostlar oturmuş kır kahvesinde
    Her yerde huzur her yerde neşe
    Bir ben uykusuz bir ben huzursuz
    Bir ben çaresiz bir ben sensiz

    Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor
    Sensiz yaşamak neymiş bir de bana sor
    Ak düşen saçlarımı bir bir sayarken
    Bunca yıl nasıl geçmiş bir de bana sor

    Söz: Çiğdem Talu
    Müzik: Melih Kibar

  6. #21
    Üye
    Bacıbey Avatarı

    Gerçek Adı
    Havva
    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    24.06-2015
    Saat
    01:19
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    8.245
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    535536 - Nostalji Müzik ..(Biyografi)


    YASEMİN KUMRAL

    Yasemin Kumral Şimşek (d. 1952, İstanbul), Türk ses sanatçısı.

    Müzik eğitimini babasından ve Prof. Fuat Koray'dan alan Yasemin Kumral, Roma'da gitar, piyano ve şan öğrenimi gördükten sonra Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik bölümünden mezun olmuştur.

    Yurt çapında sayısız konserler veren ve plakları yayınlanan Yasemin Kumral'ın en popüler şarkısı 1975 yılında yayınlanan Bim Bam Bom isimli şarkısı olmuştur. Yasemin Kumral, 1980'den beri Mevlana'nın beyitleri üzerine besteler yapmaktadır.




    BİM BAM BOM...

    Oldu en sonunda oldu bim bam bom
    Rüyalarım gerçek oldu bim bam bom
    Duyduk duymadık demesin hiç kimse
    İşte ilan ediyorum herkese

    ah ah ah çok şükür dostlar
    Benimde artık bir sevgilim var
    Hırsından çatlasın düşmanlar
    Şimdi benimde bir sevgilim var

    Kim demiş kimse ona bakmaz diye
    Kimse onu koluna takmaz diye
    Evde kalmaktan kurtulamaz diye
    Çatlasın patlasın dönsün deliye

    [Nakarat]
    Ha ha ha dinleyin dostlar
    Benimde artık bir sevgilim var
    Hırsından çatlasın düşmanlar
    Şimdi benimde bir sevgilim var

    Suratım asıkmıs hiç gülmezmişim
    İki laf etmesini bilmezmişim
    Doğrusu hiç mi hiç çekilmezmişim
    Gördünüz mü meğerse ben neymişim

    Bim bam bom çok şükür dostlar
    Benimde artık bir sevgilim var
    Bim bam bom çatlasın düşmanlar
    Artık benimde bir sevgilim var

    Ne yapsam nafile bu iş olmazmış
    Benden daha çirkini bulunmazmış
    Yüz yıl bekar kalsa beni almazmış
    Milyonlar versem yanımda durmazmış


    Eski şarkılar gibisi yok...

  7. #22
    Üye
    Bacıbey Avatarı

    Gerçek Adı
    Havva
    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    24.06-2015
    Saat
    01:19
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    8.245
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    humeyra do do do do si re re sevdim seni bir kere balet - Nostalji Müzik ..(Biyografi)

    HÜMEYRA

    Hümeyra Akbay bilinen adıyla Hümeyra (d. 15 Ekim 1947, İstanbul) Türk besteci, söz yazarı, müzisyen ve oyuncu.

    1970'lerden bu yana müzisyen ve oyuncu olarak bilinen Hümeyra, Avrupa Yakası dizisi ve Babam ve Oğlum filmi sayesinde yeni kuşaklarca da tanınmıştır.

    Müzisyen olarak tanındığı 1970'lerde "Kördüğüm", "Sessiz Gemi", "Otuzbeş Yaş" gibi şarkıları büyük hit oldu. Daha sonra popüler çizginin dışında, "Tutkulardan intihar", "Beyhude" gibi albümler de yaptı. Tutkulardan intihar, Türkiye'de rap müzik tarzında söylenmiş ilk şarkı örneğidir.

    Önce tiyatro, sonra televizyon, en son da Talihli Amele'yle sinema oyunculuğuna başladı. Ferhan Şensoy'un "Ortaoyuncular" ekibiyle 1985 yılında "İçinden Tramvay Geçen Şarkı" da rol aldı. 1986'da "Asiye Nasıl kurtulur?" filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Antalya Film Festivali'nde Altın Portakal Ödülü kazanmıştır. 10. İstanbul Uluslararası Sinema Tarih Buluşması'nın geleneksel onur ödülü "Işık Saçan Apollon" 2007 yılında kendisine verilmiştir. Fikret Hakan ve Ömer Kavur'la evlenip boşandı.

    SESSİZ GEMİ

    Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

    Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
    Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

    Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
    Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

    Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
    Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

    Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
    Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

    Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
    Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden

    YAZAR:YAHYA KEMAL BEYATLI..



  8. #23
    Üye
    Bacıbey Avatarı

    Gerçek Adı
    Havva
    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    24.06-2015
    Saat
    01:19
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    8.245
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    e11fq4 - Nostalji Müzik ..(Biyografi)


    EROL BÜYÜKBURÇ


    Erol Büyükburç (1936 Adana) Turk pop müziği sanatçısı.

    Liseyi 1968 yılında Atatürk Lisesi'nde bitirdi. Üniversiteyi ise 1972 yılnda İstanbul Üniversitesi pop müzik bölümünde bitirdi ve sanatçı oldu. İlk albümü Sevgi Çiçekleri 1975 yılında müzik marketlerinde yer aldı. 1981 yılnda ise yeni albümü Sen Varsın'ı çıkarttı. Bu albümndeki Sevemem şarkısı ile ün kazandı. 2000 yılnda eşi Elvan Büyükburç'u karaciğer yetmezliği sonucu kaybeden Erol Büyükburç bu sefer 22 Temmuz 1999'da kızı Ajlan Büyükburç'u trafik kazasında kaybetti. Bunun sonucunda çok çok üzülen Erol Büyükbürç, 2003 yılındaki Shubo reklamıyla yeniden hayranlarını güldürmeyi başardı.

    MANOLYA

    manolya
    cennet olur bu dünya
    bir an kalsan yanımda
    yanagım yanagım da

    manolya
    zindan olur bu dünya
    senden ayrı kalınca
    acılara dalınca

    manolya manolya
    dokunsam solarmısın
    manolya manolya
    öpersem kızarmısın

    mis kokuyor yanağın
    ateşli dudağın
    öpünce yakıyor
    aşk acısı çekenin derdi çok oluyor yüregi kanıyor


  9. #24
    Üye
    Bacıbey Avatarı

    Gerçek Adı
    Havva
    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    24.06-2015
    Saat
    01:19
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    8.245
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    JUANITO

    Cezayir’li Musevi bir ailenin oğlu olan Juanito Türkiye’de Los fırtınalarının estiği yıllarda, 1960’ların ortasında; Fransız vatandaşı olarak gelir İzmir’e. Kaybettiği Cezayir’in yerine koyduğu Türkiye’yi, Türk pop müziğinin en dışa açılmaya çalıştığı zamanlar da yakalar. İzmir meltemini saçlarında hisseden her fani gibi, Juanito’da Akdeniz’in tuzunu, Cezayir’in bahar kokulu yıldızlarını Kordon Boyu’nda, Ege’nin tuzuyla karşılar. “Ay Beyaz, Deniz Mavi“ sözcükleri Juanito’nun Akdeniz’li sesiyle daha renkli, “Kumsaldaki İzler“ onun şarkılarıyla daha kalıcıdır.

    270px Juanito Can%C4%B1m Vatan%C4%B1m Alb%C3%BCm kapa%C4%9F%C4%B1 - Nostalji Müzik ..(Biyografi)

  10. #25
    Üye
    Bacıbey Avatarı

    Gerçek Adı
    Havva
    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    24.06-2015
    Saat
    01:19
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    8.245
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Rana-Selçuk ALAGÖZ

    Rana Selcuk Alagoz 1 - Nostalji Müzik ..(Biyografi)




    1965 yılından beri şarkı söyleyen Alagöz kardeşler 9 yıldır kesintisiz olarak Kervansaray'da sahneye çıkıyor.
    Müziğe ilk başladıklarında yabancı şarkılara
    Türkçe sözler yazan Alagözler şu anda 69 ülkenin şarkılarından oluşan repertuvarlarıyla turistleri ağırlıyor.

    Zeyno, Vah Bacım Vah, Dibi dibi da (Saklama Sevgini), Herşey Bitmiştir Artık, Malabadi Köprüsü, Alagözler'in hala hatırlarda olan kimi altın plak kazanmış parçaları. Alagöz kardeşlerin sahneya çıkmaları Altın Mikrofon yarışmalarıyla başlıyor. Aslında Alagözler'in müzik macerası aileye dayanıyor. Müzik öğretmeni olan baba, kardeşlere ilk müzik eğitimini veriyor. Müzikle geçen bir çocukluktan sonra, profesyonel olarak müziğe başlamak, hayatı müzik üzerine kurmak zaten kendiliğinden geliyor. Alagöz kardeşlerin müzik üzerine kurulu hayatlarında elbette ki bazı dış etkenler de rol oynuyor.

    YARIŞMAYLA BAŞLADI

    Yıl 1965. Selçuk Alagöz Hürriyet Gazetesi'nin açtığı Altın Mikrofon yarışmasına katılmaya karar veriyor. Yarışmaya katılan Selçuk Alagöz dereceye giremiyor. 1966 yılında şansını bir kez daha denemek istiyor. Bu kez finale kalıyor.

    Selçuk Alagöz 1967 yılında yapılan Altın Mikrofon'a da katılmak ister fakat o yıl yeni bir uygulama başlar. Bu uygulamaya göre daha önce yarışmaya katılanlar aynı adla katılamazlar fakat farklı bir grupla yarışmaya katılabilirler. Yarışmaya katılmaya kesinlikle kararlı olan Selçuk Alagöz, bunun üzerine yarışmaya kardeşi Rana Alagöz adına kayıt yaptırır. O dönem Rana Alagöz öğretmenlik yapmaktadır. Ama yarışmaya katılır. Böylece Selçuk Alagöz'e Rana Alagöz'ün de katılmasıyla uzun yıllar sürecek bir müzik serüveni başlar.

    Alagöz kardeşler 1967 yılında yapılan Altın Mikrofon'a aralarında Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu'nun da bulunduğu bir orkestra ile katılırlar ve 3. olurlar. Daha sonra Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlu'nun Moğolları kurmak için ekipten ayrılmasıyla amatör bir orkestra olan Işıldak'la çalışmaya başlarlar. Rana Hanım eşi Taylan Bey'le bu orkestra sayesinde tanışır.

    YABANCI ŞARKILAR, TÜRKÇE SÖZ

    Rana ve Selçuk Alagöz önceleri o yıllarda bütün şarkıcıların yaptığı gibi yabancı şarkıların üzerine Türkçe sözler yazarlar. Şarkılarını konserlerde özel gecelerde söylerlar. Alagöz kardeşler Türkiye'yi katıldıkları yurtdışı organizasyonlarla birçok defa temsil eder.

    Uzun bir dönem konserlerle turnelerle geçer. Yıl 1979 olduğunda Alagözler Kervansaray Otel'de sahneye çıkmaya başlar. Turistik bir otel olan Kervansaray'da ancak 3 ay çalışırlar. Onlardan sonra aynı yerde Özdemir Erdoğan 1984 yılına kadar çalışır. 1984 yılında Kervansaray'da tekrar sahneye çıkmaya başlayan Alagözler hala aynı yerde şarkı söylüyor. Rana Alagöz o dönem için şunları söylüyor: ‘‘Biz konser sanatçısıyız, özel bir gece olur gideriz, halk konserlerine katılırız, o zamanlar da masası olan sanatçılar değildik.’’

    Şu ana kadar 45 plakları bulunan Alagözler'in 3 de altın plak ödülleri var. Altın plaklardan birini Rana Alagöz 'Her şey bitmiştir artık' adlı parçası ile aldı. Rana Algöz'ün bu şarkıyla ilgili bir de anısı var. Bu parça ortaya çıkmadan kısa bir süre önce nişanlanan Rana Hanımın bu parçası kısa sürede çok sevilir. Aile dostlarından yaşlı bir hanım için durum çok farklıdır. Şarkıyı her duyduğunuda çok dertlenir. Bir gün Rana Alagöz'ün annesine rastlayınca büyük bir üzüntü ile sorar: ‘‘Rana nişanlısından neden ayrıldı? Sürekli her şey bitmiştir artık diye şarkı söylüyor duyuyorum çok üzülüyorum’’ der.

    ‘‘Her şey bitmiştir artık /Yolumuz ayrılıyor /Senin de benim gibi içerin kan ağlıyor’’ dizelerini Rana Alagöz'ün nişanlısından ayrıldığına yormuş olduğu ortaya çıkar. Aile dostuna bunun bir şarkı olduğu anlatılarak içi rahatlatılır.

    Kervansaray yılları Alagöz kardeşlerin repertuvarlarını hem değiştirmiş hem de geliştirmiş. Daha çok turistlerin ağırlandığı Kervansaray'da tekrar çalışmaya başlayan Alagözlerin repertuvarlarına farklı dillerden şarkılar girmeye başlar. Bugün 69 ülkenin ezgilerini söyleyen Alagözler gelen misafirleri şaşırtıyor. Almanca, İngilizce, İspanyolca şarkılara şaşırmayanlar, Japonca, Hintçe duyunca şaşırıyorlar. Böyle bir repertuvara nasıl sahip oldular? Alagöz kardeşler gelen turistlerden, konsolosluklardan, turizm şirketlerinden sürekli kasetler isteyip bunları dinleyerek, beğendikleri parçaların üzerinde çalışarak böylesi bir repertuvarı oluşturmuş.

    Alagözlerin grubu Selçuk, Rana, Ali ve Nilüfer Alagöz'den oluşuyor. Nilüfer Alagöz gruba yaklaşık 9 yıl önce katılıyor. O dönem Nilüfer Alagöz'ün birlikte çalıştığı bir dans grubu var. Nilüfer orada dans ediyor, fakat bir yandan da şarkı söylemek istiyor. Kardeşleriyle birlikte şarkı söyleme isteğini bir türlü dile getiremiyor. Kardeşindeki eğilimi farkeden Rana Hanım, konuyu aile meclisinde gündeme getiriyor. Ve Nilüfer gruba katılıyor. Başlarda biraz zorlanıyor. Fakat zamanla o da grubun ayrılmaz parçalarından biri oluyor.

    Rana Alagöz: ‘‘Grup olarak çalışmanın avantajları var’’ diyor. ‘‘Eğer o gün yorgunsanız, hastaysanız diğerleri sizi idare ediyor’’ diyor. Bu işi hep keyifle yaptıklarını sözlerine ekleyen Rana Alagöz ‘‘sağlığımız, gücümüz müsade ettikçe işimizi yapmaya devam edeceğiz’’ diyor.


  11. #26
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar ;

    Bu başlık bir tanıtım başlığıdır ..
    Şu ana kadar tanıtımsız,sırf video olarak
    Eklenmiş tüm mesajları, Beğendiğiniz Müzik Klipleri
    başlığı altında topladım ..

    Sizden Ricam; Bu başlıkta sanatçılarımızın kısa biyografilerini,
    Videoları ile birlikte paylaşmaya özen gösterelim ..

    ___Teşekkür Ederim ..

  12. #27
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AYLA DİKMEN

    Ayla Dikmen (1944 - 1990) Kütahya’da doğdu.
    Baba Ali Rıza Dikmen ve anne Bedriye Dikmen’in en küçük çocuklarıydı.
    Müziğin baş köşeye kurulduğu bir evde gözlerini açtı hayata.
    Baba piyano ve ud, anne ise keman çalmaktaydı.Abla Meral Dikmen ve ağabey Oktay Dikmen,
    bu müzik ortamına bir parça uzak kaldı. Ancak Ayla Dikmen’in hemen hemen her günü,
    müzikle dolu geçti, hemen hemen her gününü anne ve babasını dinleyerek geçirdi.

    Küçüklüğünde ‘haylaz’ bir çocuk olduğu söylenir.
    Elbisesini ters giyip bisiklete binmeleri aile ve akrabalar arasında en çok konuşulan konuymuş;
    Aynı zamanda yüzlere tebessüm yerleştiren, gülümseten bir konu.


    İlk, orta okul ve lise eğitimini Aydın’da tamamladı. Lisedeyken okul korosuna katıldı.
    Müzik öğretmeni İhsan Ünaldı aynı zamanda türkü de derlemekteydi ve Dikmen,
    Aydın Lisesi’nin radyosunda solist olarak şarkı söylemeye başladığında
    ilk olarak hocasının derlediği bu türküleri söyledi. Ardından da, büyük zorluklarla
    dinlemeye çalıştığı Kahire Radyosu’ndan öğrendiği Batı müziği şarkılarını (İngilizce olarak) seslendirdi.

    2391 - Nostalji Müzik ..(Biyografi)2392 - Nostalji Müzik ..(Biyografi)

    Lise çağı bitince Ankara’ya gitti ve burada Ankara Yüksek Ticari İlimler Akademisi’nde
    eğitimine devam etti. Bu eğitimi sırasında TBMM’de ‘stenograf’ olarak da çalışmaya başladı.
    Ardından da, ‘sekreter’ yetiştiren bir okulda stajyer öğretmenlik yaptı.

    Müzik ile profesyonel olarak ilgilenmeye başlaması İlham Gencer sayesinde oluyor.
    Gencer, bir çay partisinde tesadüfi olarak Dikmen’i dinliyor ve kendisine
    bu işe mutlaka profesyonel olarak devam etmesi gerektiğini öğütlüyor. Dikmen,
    bu ‘öğüt’ sonrası bir ‘şarkıcı’ olmayı ciddi olarak kafasına koyar.
    Ancak ailesinin bu isteğini engelleyeceğini düşündüğü için evde bundan hiç söz açmaz
    ve eğitimine ikinci bir üniversite ile devam etmek istediğini söyleyip İstanbul’a gelir..
    Siyasal Bilgiler’e kaydını yaptırır. Genç Dikmen’in asıl niyeti, müzik dünyasına
    profesyonel bir giriş yapmak için gerekli bağları kurmaktır. Bunu da Yavuz Özışık ile,
    tanışarak başarır. Ailesinden korktuğu için adını değiştirir ve Parla Nur adını seçerek
    Özışık ile çalışmalara başlar. Özışık ile yaptığı bir radyo programı sırasında,
    Türkiye Müzisyenler Sendikası’nda oldukça aktif bir rolü olan Şerif Yüzbaşıoğlu ile tanışır.
    Bu tanışma, Dikmen’in hayatını tamamen değiştirecektir. Yüzbaşıoğlu, Dikmen’i dinledikten hemen sonra
    orkestrasına katılmasını teklif eder. Yüzbaşıoğlu’nun orkestrası oldukça
    önemli bir orkestradır ve bu orkestrada ‘kadın solist’ olmak Dikmen’in hayal dahi edememiş olduğu bir durumdur ..




  13. #28
    Üye
    PRENSES Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.04-2007
    Son Giriş
    02.03-2016
    Saat
    12:13
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    6.816
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Zerrin Özer


    Zerrin %C3%96zer - Nostalji Müzik ..(Biyografi)

    Ailedeki üçüncü ve en küçük kız çocuğu olan Zerrin Özer, 4 Kasım 1962'de Ankara'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara'da tamamladı.


    Anne ve babasının ayrılığı çocukluk yıllarının mutsuz geçmesinin en büyük sebebi oldu. Kendi çalışmasıyla 1975'te katıldığı TRT yarışmasında birinci olmasının verdiği heyecan ve cesaretle müziğe yoğunlaştı.

    1978 - 1980 yılları arasında Türkiye'nin ünlü orkestralarından, İstanbul Gelişim Orkestrası ile caz ve dans müziği yaptı.
    1979 yılında çıkardığı ilk plağı "Yalvarırım" beklenen ilgiyi görmedi. 1980'de ilk plağının hemen bir yıl ardından Orhan Gencebay imzalı şarkısı "Gönül" beklenmedik bir başarı yakaladı ve için şöhret yolunda dev bir adım oldu.

    1982 yılında Paris Eyfel Kulesi'nde "Binbir Gece" adı altında Türkiye'yi tanıtıcı konserler verdi. Bir yıl sonra Paris'teki Olympia'da bir resital için sahneye çıktı.

    1988'de "Bırak Ellerimi", ardından 1989'da "Dünya Tatlısı" albümünü çıkardı. Müzik çalışmalarına "Dünya Tatlısı" albümünün ardından iki sene ara verdi.

    Takvimler 1991'i gösterdiğinde "İşte Ben" albümüyle hayranlarının karşısındaydı. "İşte Ben" albümü bir çok ödüle layık görüldü. Hızlı başlayan 90'lı yıllar Özer için üzücü devam etti. Önce evliliği sona erdi ardından bir çok sağlık problemi ile karşı karşıya kaldı.

    2000 senesinde piyasaya çıkarttığı "Bir Zerrin Özer Arşivi" adlı toplama albüm ile sanat hayatında ikinci kez en iyi albüm ödülünü kazanan Özer, 2001 senesinde Ben adlı bir toplama albüm daha çıkarttı. 2002 yılında, uzun bir aradan sonra ilk stüdyo albümü olan Ben Sana ve 2005 yılında yoğun ilgi gören türkü & caz albümü Ölürüm Ben Sana'yı çıkarttı. Ölürüm Ben Sana albümü, Altın Plak ödülüne layık görüldü. Zerrin Özer, 2006 yılında Levent Süren ile evlendi.





  14. #29
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.626
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ersan ERDURA


    1949 yılında Gaziantep'te doğan Ersan Erdura,ilk-orta ve lise tahsilini İstanbul'da yaptı.
    1965 yılında Boğaziçi Orkestrası ile en iyi orkestra ve en iyi solist ödüllerini aldı.
    1967 yılında Hafta Sonu Gazetesinin yaptığı Altın Ses Yarışma'sında birici olarak Altın Ses Kralı oldu..

    1965-78 yılları arasında orkestra şarkıcılığı yaptı.
    Selim Özer Orkestrası-Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası gibi, 1978 yılında,
    Çocuk Gözler adlı eseriyle şöhreti yakaladı.

    Ersan Erdura'nın 5 LongPlay ve birçok 45'lik plağındaki şarkıları,
    bundan sonraki senelerde hep hit oldu. Türkiye'nin Elvis Presley'i olarak tanınsada,
    sonradan bu imajı üzerinden attı.
    Söylediği romantik şarkıları ile büyük bir hayran kitlesine sahip oldu.
    Ancak daha sonraki yıllarda, kendi deyimiyle 'arabesk salgını' çıktı.
    Ancak o pop müzikten taviz vermeyince şarkı sözleri ile kaldı.


    osd5ht - Nostalji Müzik ..(Biyografi)




    Ersan ERDURA - Çocuk Gözler




    Ersan ERDURA - Beni Ara


    http://www.videoface.gen.tr/ersan-erdura-beni-ara.html

  15. #30
    Editör
    KKELEBEKK Avatarı

    Gerçek Adı
    Kısmet
    Üyelik Tarihi
    23.10-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    00:16
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    22.066
    Alınan Beğeniler
    193
    Verilen Beğeniler
    82

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    GÖKBEN

    Gökben 1952- İstanbul doğumlu sanatçı. 25 Kasım 1952 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir.Gerçek adı Nermin Gökben'dir.Babasını kaybettiğinde henüz 1 yaşındaydı.1968 yılında fotomodel olarak çalışmaya başladı.Ancak asıl ilgi alanı müzik olduğundan asıl yapmak istediği iş şarkıcılıktı.Sahneye çıktı ve beğeni toplamayı başardı.



    İlk 45'liğini yaptığı 1972 yılının umut vadeden en iyi kadın şarkıcısı seçilmiştir. 1973 yılında 1 Numara Plakçılık saflarına geçmiştir. 1976 yılında Aşk Dediğin Laftır, 1977 yılında Bu Ne Biçim İştir adlı albümlerini yapmış, en büyük başarıyı ise 1979 yılında yaptığı Samanyolu albümüyle yakalamıştır. 1980 yılında İşadamı Kaya Mutlu ile evlenerek evli kaldığı 5 yıl boyunca müziğe uzun bir ara vermiştir. 1986 yılında Sembol Plak etiketiyle yayınlanan Yaz Gülü adlı pop-arabesk tadındaki albümüyle müziğe dönüş yapmıştır. "Şiribim Şiribom" adlı 45'liğinden altın plak ve "Şekerim" adlı parçasının yer aldığı Severken Yoruldum adlı albümünden altın kaset ödülünü almıştır. Yurdaer Doğulu, Ali Kocatepe, Atilla Özdemiroğlu, Esin Engin, Metin Özülkü, Şehrazat, Aysel Gürel, Selmi Andak gibi isimlerle çalışmıştır.



    En meşhur şarkıları "Derdim Var Dağlar Gibi", "Şiribim Şiribom", "Aşk Dediğin Laftır", "Akılsız Başa Fayda Yok", "Çiripi Çiripa","Rüzgar Gibi Geçtin", "Eninde Sonunda", "Neler Neler Oldu", "Canın Sağolsun", "Samanyolu", "Hatıram Olsun", "Yak Gönül Yak", "Yaz Gülü", "Şekerim" , "Taktı Taktı", "Lafı mı Olur" olarak sıralanabilir. Son albümü 1992 yılında Şahin Özer'den yayınlanan "Aşka Çeyrek Var"dır. "POPSAV" üyesidir. 1981 doğumlu olan Begüm Mutlu adında bir kız çocuğu sahibidir. Anne bir, baba ayrı kızkardeşi olan Nil Ünal'ın ablasıdır. Kızkardeşi, Ekrem Bora ve Suna Pekuysal ile 1988 yılında çevirdiği "Yasak Aşk" adlı bir de filmi vardır.Müziklerini İzzet Öz'ün yaptığı bu filmde sözleri Aysel Gürel'e ait 2 tane şarkı okumuştur ancak bu şarkılar bir albümde yer almamıştır.

    Aşk Dediğin Laftır ve Rüzgar Gibi Geçti şarkıları Deniz Seki'nin Aşkların En Güzeli albümünde tekrar söylenmiştir. Diri Dahdar şarkısı ise Ziynet Sali'nin Mor Yıllar albümünde tekrar okunmuştur. İstanbul'da oturmaktadır.

    Şimdi sarışın, kısa saçlı, kahküllü, kıpır kıpır bir şarkıcıdır. Geçmişte saçlarını uzatmışlığı veya kahverengi ve kızıl renge boyatmışlığı da vardır.


    Diskografi

    45'lik

    * Aşka İsyan Edilmez - Sevdiğimi Bile Bilmeyecek (1972)
    * Aşkın Sonu - Züleyha (1973)
    * Derdim Var Dağlar Gibi - Yine Verirdim Sana (1973)
    * Şiribim Şiribom - Ve Bir Gün Sen (1974)
    * Randevu - Çiripi Çiripa (1974)
    * Gururum - Eninde Sonunda (1975)
    * Rüzgar Gibi Geçtin - Aşk Dediğin Laftır (1975)
    * Akılsız Başa Fayda Yok - Çok mu Gördün (1976)
    * Antalya'ya koş - Ertan Anapa, Seyyal Taner,Ali Kocatepe ile (1976)
    * Neler Neler Oldu - Böyle Aşk Eksik Olsun (1977)
    * Diridahdar - Ruhumda Bir Fırtına Var (1977)
    * Aşkla Pazarlık Olmaz - Aşktan Başım Dönüyor (1978)
    * Bir Tanrıyı Bir de Beni Unutma - Haydi (1979)
    * Tatildeki Sevgilim - Yasak Aşk Film müziği (1988)
    * Olmaz olsun (Gel Diyor) - Yasak Aşk film müziği (1988)

    Albüm (LP/MC/CD)

    * Aşk Dediğin Laftır (1976-1 Numara LP)
    * Bu Ne Biçim İştir (1977-1 Numara LP)
    * Samanyolu (1979-1 Numara LP)
    * Yaz Gülü (1986-Sembol LP)
    * Severken Yoruldum (1989-Oskar MC)
    * İşine Gelirse (1990-Oskar MC) )
    * Aşka Çeyrek Var (1992-Şahin Özer CD&MC)[/FONT]

    Aşk Dediğin Laftır




Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon